Meriç ve Mecidiye

Meriç Nehri ve Mecidiye Köprüsü

Meriç Nehri ve Mecidiye Köprüsü

Meriç Nehri ve Mecidiye Köprüsü, sanki bir olmak için var olmuşlar. Gündüzü ile gecesi ile birbirine bu kadar ahenkle yakışan bir nehir ve köprüye çok nadir rastlanır. Edirne aslında köprüler kenti. Ancak bu köprü gerek yapısı, gerek nehir üstüne vurduğu aksı ile gerçekten bir huzur yeri. Tabii böyle bir yer olunca hemen kenarına çay bahçeleri ve restoranlar yapılıp, hafta içi aşıkların hafta sonu ailelerin ama her zaman için şehri ziyaret edenlerin akınına uğruyor. Dolayısıyla huzur kısmı sona eriyor. Ama güzellik aynen devam.

Köprünün tarihi bir köprü olması ise ayrı bir durum. Sultan II. Mahmut 1832 yılında burayı ziyaret ettiğinde, o zamanlar ahşap olan köprünün yerine taştan köprü yapılmasını söyler. O köprü ancak 10 yıl sonra Sultan Abdülmecid zamanında başlar ve 5 yıl sonra bitirilir. 12 gözden oluşan köprünün kitabesi, Yunan işgali esnasında yok edilir.

Burası özellikle gün batımında çok güzel bir görsel sunuyor. Fotoğraf ile uğraşanlara bir tüyo olsun.

Edirne Karaağaç Tren İstasyonu

Karaağaç Eski Tren Garı

Karaağaç Eski Tren Garı

Karaağaç Eski Tren Garı, Karaağaç’ta Lozan Barış Anıtı ve Müzesi ile aynı bölgede. Daha doğrusu anıt ve müze, Gar binasının bahçe bölümünde. Eski Gar binası ise artık Trakya Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne ev sahipliği yapıyor. Binanın geçmişine gelirsek, tam anlamıyla bir acıklı hikaye.

Şark Demiryolları projesinin bir ayağı olarak Edirne Karaağaç’ta bir Gar yapımı planlanmış. Edirne Garı olarak hizmet yapması düşünülmüş. Gar binası ise İstanbul‘daki Sirkeci Garı örnek alınarak yapılmış. Binanın yapıma başlangıç tarihi tam olarak bilinmiyor ama yapım emri II. Abdulhamid tarafından verilmiş. 1914 yılında tamamlandığı zaman ise artık hiçbir şey aynı değilmiş. 1. Dünya Savaşı nedeniyle önünden geçen demiryolu güzergahı değiştiği için kullanılamamış. Savaş sonrasında ise Karaağaç artık Türk toprağı olmaktan çıkmış. Sonrasında Lozan anlaşması gereği savaş tazminatı olarak alınan Karaağaç ile birlikte tekrar Türk toprağı olmuş. Ancak 1930’da hizmete girebilmiş. Yeni tren yolu ve yeni gar binası 1971 yılında açılınca burası değişik işlerde kullanılmaya başlanmış. Yunanistan sınırına 4 km. gibi kısa bir mesafede olduğundan 1974 Kıbrıs Çıkartması esnasında askeri karakol olarak bile kullanılmış. Gelmişken görülmeli.

Edirne Eski Belediye Binası

Edirne Eski Belediye Binası

Edirne Eski Belediye Binası

Edirne Eski Belediye Binası, bilindiği kadarıyla, Osmanlı Devleti içerisinde ilk defa müstakil belediye binası olarak yapılan bina. Edirne Valisi Hurşit Paşa, 1863 yılında yayınlanmış olan bir kanunu uygulayarak, 1867 yılında ilk Belediye teşkilatını Edirne için kurmuş. İlk Belediye Başkanı hakkında tam bilgi yok. 1898 yılına kadar belediye binası olmadığından ötürü Gümrük Binasının birkaç odasını kullanmış. 1898 yılında ise, halkın ileri gelenlerinin topladığı yardım paraları ile, 1900 yılında açılacak şekilde inşa edilmiş. Bina, alt ve üstte 2 salon ve  toplam 10 oda olarak yapılmış. Pozisyonu itibarıyla Selimiye Cami, Eski Cami ve Üç Şerefeli Cami‘nin tam arasında gibi kalır. Dolayısıyla eski şehrin çok merkezi bir noktasında.

Edirne Sarayı

Edirne Sarayı ve Adalet Kasrı

Edirne Sarayı ve Adalet Kasrı

Edirne Sarayı ve Adalet Kasrı, Osmanlı İmparatorluğunun devletten imparatorluğa geçiş sürecinin yaşandığı önemli bir saray. Ancak maalesef geriye pek bir şey kalmış denemez.

Şehir merkezinden “Saray Yolu”nu kullanarak ilerlediğinizde, Edirne Kırkpınar Güreş Meydanı‘na gelirsiniz. İşte burası normalde eski “Saray içi” denilen bölgeymiş. Zaten Edirne Sarayı’nın oldukça büyük bir alana sahip olduğu kayıtlarda bilinen bir olgu. Güreş Meydanını geçip yola devam ederken, Saray binaları içinde tek sağlam kalan yönetim binası olan Adalet Kasrı’na varırsınız. Burası Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmış. Usta Mimar’ın eseri yine dimdik ayakta.

Adalet Kasrı ise adı üzerinde, Yargıtay olarak kullanılan bir yermiş. Bakanlar Kurulu olarak da kullanılırmış. Binanın ilk katı Şerbethane, ikinci katı Divan Sekreterliği, en üst kat ise Divan olarak kullanılmış.

Saray’dan geriye kalan eserler içerisinde ise BAB-US SAADE (Saadet Kapısı), Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı ve Cem Sultan’ın doğduğu Cihannüma Kasrı, Kum Kasrı Hamamı, Kanuni Köprüsü, Namazgah gibi bölümler bulunmakta ancak halleri içler acısı.

Başkent İstanbul olduktan sonra da sıkça kullanılan saray, 1752 yılındaki büyük depremde zarar görmüş ardından 1776 yılındaki yangında da hasar görmüş. Fakat esas darbeleri 1829 yılındaki Rus işgali sırasında almış. Kısa sürede çok tahrip edilen Saray, son ve asıl darbeyi 1876 yılında, yine Rusların Edirne’yi alacakları  korkusunu taşıyan Vali tarafından verilen bir emirle, havaya uçurulmuş.

Büyük Sinagog

Büyük Sinagog

Büyük Sinagog

Büyük Sinagog, Edirne’nin tarihi geçmişi ile ilgili önemli noktalardan birisi aslında. 1492 yılında Avrupa’daki Yahudi halka yapılan baskılar dayanılmaz bir hal alınca Osmanlı İmparatorluğu, kendilerine kucak açmıştı. O tarihten başlayarak Edirne’ye gelen Yahudi Cemaatleri kendilerine Edirne içerisinde mahalleler oluşturmuştu. Ta ki 1905’teki meşhur Büyük Yangın’a kadar. 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi kurucu proje koordinatörü ve küratörü, araştırmacı yazar Naim Avgidor GÜLERYÜZ, yazdığı kitapta o faciayı şöyle anlatır:

2 Eylül 1905 gecesi saat 20.30 sularında, Kaleiçi Metropolit Mahallesinde, Topkapı Sokak 35 numaradaki boş evinin üçüncü katında başlayan yangın 18 saat sürdü. Tulumbacıların ve itfaiyenin tüm gayretlerine rağmen, su kıtlığı dolayısıyla çabalar sonuç vermeyince de 1.100 ev, 252 dükkân, 28 depo, 6 eczane, 8 fırın, 13 ahır, 1 cami, 4 kilise, 13 sinagog ve 5 okul, toplam 1.430 bina tamamen yandı. Yardıma muhtaç yangın zedelerin sayısı, 3.378’i Yahudi olmak üzere toplam 4.072 kişiydi. Sinagog ve Yeşivalar’daki çok değerli ve antika Sefer Toralar ile Behmoras ve Geronlar’ın tarihî kütüphaneleri eşi bulunmaz eserleriyle birlikte bu yangında kül oldu. Bu felâketten sonra bölge ‘yangınlık’ olarak anılmaya başlandı.

Bunun üzerine o bölgede tek ve büyük bir Sinagog inşaatına karar verilir. Sultan II. Abdulhamid tarafından bir fermanla Büyük Sinagog 1907 yılında açılır. Sonrasında gelişen diğer olaylar ile birlikte, en son 1985 yılına kadar işlev gören Sinagog kapanır. Atıl ve harap duruma düşer. Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçen bina, 2010 yılında restorasyon listesine alınır. 2015’te ise restore edilerek tekrar açılır.

Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın ise 3. en büyük Sinagogu olan bina, Edirne’de Yahudi cemaati kalmadığı için, özel günler sebebi ile çevre illerden gelen Yahudi cemaati tarafından kullanılıyor. Gezmek isteyenler için Edirne tarihi açısından önemli bir nokta. Sinagog’un giriş kısmında 2 sütun üstündeki bölümde ise “Musa’nın 10 Emri” iki ayrı taş tablette bulunuyor.

 

lozananitivemuzesi

Lozan Anıtı ve Lozan Müzesi

Lozan Anıtı ve Lozan Müzesi

Lozan Anıtı ve Lozan Müzesi, Edirne’ye gelen herkesin mutlaka görmesi gereken yerler arasında. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir anlamda kuruluş bildirgesi de olan Lozan Anlaşması 24 Temmuz 1923 yılında Lausanne kentinde imzalanmıştı. Karaağaç semtinde bulunan müze ve anıt 1998 yılında törenle açıldı. Anıt 45 derecelik açıyla yere saplanan 3 ayrı konsola bağlı 3 sütundan oluşmakta. Yaklaşık 36,5 metre olan ilk sütun Anadolu’yu, 32 metrelik ikinci sütun Trakya’yı ve 17,5 metrelik son sütun ise Karaağaç’ı temsil ediyor. Bu sütunları çevreleyen beton çember birlik ve beraberliği simgeliyor. Çemberin üzerinde bulunan genç kız motifi ile estetik, zerafet ve en önemlisi hukuku temsil etmekte. Kız figürünün bir elinde barış ve demokrasiyi temsilen bir güvercin, diğer elinde ise Lozan anlaşmasını temsilen bir belge var. Yarım daire şeklinde anıtı çevreleyen havuz ise Türkiye’nin etrafını çeviren denizleri temsilen konmuş. Halk içinde Lozan anlaşmasının 2023 yılında sonlanacağı gibi bir sahte bilgi olsa da, orijinal Lozan anlaşmasının İngilizce bir kopyasına buradan ulaşabilir ve böyle bir şey olmadığını kendiniz de görebilirsiniz. Ancak metnin oldukça uzun olduğunu belirtmek isteriz.

Müzede ise Lozan Barış Anlaşması ve bu anlaşmaya Türkiye’yi temsilen imza koyan heyetin başındaki İsmet İnönü ile ilgili eserler bulunmakta.

Makedon Kulesi

Makedon Kulesi

Makedon Kulesi

Makedon Kulesi, şehrin nispeten arka planda kalmış önemli eserlerinden birisi.

Saraçlar Caddesinin ters istikametinde bulunan Kule aslında Roma İmparatoru Hadrianus tarafından, Doğu seferi esnasında şehre gelişinde yaptırdığı kalenin 4 kulesinden birisi. Yapım tarihi olarak M.S 123 yılı bahis konusu. Yani yaklaşık 1900 yıllık bir yapı. Daha sonra üzerine, saat kuleleri Osmanlı içinde yaygınlaşınca, önce ahşaptan bir saat kulesi eklemişler. Ardından kule ahşap olduğu için yangında yanınca, bu sefer taştan saat kulesi yapılmış. Ancak o da daha sonra depremde zarar görünce, kalan kısmı dinamitle uçurulmuş. Gerçi kulenin zaten yeni yapılan (o dönem için) Avrupa yolu (Saraçlar Caddesi) tarafından gelişte, cami minarelerini geride bırakan bir görüntü olduğu ve yıkılması gerektiği konuşulmuştur. Gerçi bunu konuşan Adnan Menderes, daha sonra İstanbul’da Vatan Caddesi yapımı için çoğu Osmanlı tarihi camisi olan 40 kadar camiyi yıktırmıştı. Sonuçta şimdi atıl, dibinde kalıntıların olduğu, yazık bir yer halinde Makedon Kulesi.

 

Edirne

Saraçlar Caddesi

Saraçlar Caddesi

Saraçlar Caddesi veya nam-ı diğer “Çarşı” Edirne‘nin bir anlamda kalbi. 2008 yılından önce araç trafiğine açık olan caddenin, şu anki hali bize göre öncesinden çok ama çok daha güzel. Yoğun bir yerli ve yabancı turist sayısına sahip cadde trafiğine, Edirne yerlileri de eşlik ediyor. Gezerken sabah veya akşam üstü güneşinde, binaların çok daha güzel renklere büründüğünü hissediyorsunuz. Herhangi bir Balkan veya Orta Avrupa ülkesinin benzer caddelerinden hiç farkı yok. İstanbul’da ise İstiklal Caddesi ile özdeşleşebilir. Konaklama veya yeme-içme arayanlar için de birebir ideal bir nokta. Özellikle Bulgar ve Yunan turistler etrafınızda iken, kendinizi sınırı geçmeden, geçmiş gibi hissedebilirsiniz. Bizce uğranması gereken Edirne noktalarından.

Edirne Müzesi

Edirne Arkeoloji Müzesi ve Etnografya Müzesi

Edirne Arkeoloji Müzesi ve Etnografya Müzesi

Edirne Arkeoloji Müzesi aynı zamanda Etnografya Müzesi olarak da hizmet veren şirin ve ufak 2 katlı bir bina ile artık güzelleştirilmiş bir bahçeden oluşmakta. Artık diyoruz çünkü daha evvelden pek bu kadar iyi değildi. Şehir Müzesi olarak adlandırılan ve 2017 yılında Edirne Belediye Başkanı tarafından yaptırılan Edirne Müzesi burası değil. Orası daha yakın tarih ve kültür anlatan bir müze iken burası tamamen Arkeoloji ve Etnografya Müzesi. Selimiye Camii‘nin doğu kapısından çıkınca karşınıza Osmanlı mezar taşları geliyor. O mezar taşlarının hemen arkasında bu tatlı müzeyi görebiliyorsunuz. Müze sayesinde bölgenin yerleşiminin prehistorik döneme kadar gittiğini öğrenmek, özellikle Helen, Roma ve Bizans eserlerini görmek isteyenlere tavsiye ederiz.

Üç Şerefiyeli Cami

Üç Şerefeli Cami

Üç Şerefeli Cami

Üç Şerefeli Cami kimin tarafından ve ne zaman yaptırıldığı tartışmalı bir cami. Ancak Ulu Cami’den sonra yapıldığı ve bu sebeple Ulu Cami’ye Eski Cami dendiğine göre, 1414 yılından sonra bitmiş olması gerekiyor. Ağırlıklı bilgi 1437 yılında yapımına başlanıp, 1447 yılında tamamlandığı şeklinde. II. Murat’ın yaptırdığı cami için, döneminin şaheseri deniyor. Minarelerden bir tanesi 3 şerefiyeli olduğundan bu ismi almış. Diğer bir minaresi de burma şeklinde motife sahip olduğu için Burmalı Cami olarak da anılıyor. 3 Şerefiyeli minareye 3 ayrı yoldan çıkılıyor. Bu minare 81  o zamanlar için rekor bir yükseklikte imiş. Caminin bir başka özelliği ise Selçuklu cami sisteminden gelen mimari mirası Osmanlı türünü devşiren ilk yapı olma özelliği. Bu cami artık Osmanlı Cami mimarisinin başlangıç noktası olarak görülüyor.

logo

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • GOOGLE+

    +1'leyelim lütfen...

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Güney Amerika

Pasifik

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları