Aziz Mahmud Hüdayi Türbe ve Camisi

Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, Koçhisar doğumlu bir seyyid (Hz. Muhammed’in kızı Hz. Fatıma soyundan gelen) olarak 1541 yılında doğmuş. Yaklaşık 87 yıllık hayatı içine 8 ayrı Osmanlı Padişahı dönemi girmiş. Bursa Kadısı olarak atandığı zaman, dönemin alimlerinden Muhammed Üftade hazretlerinin dergahına dahil olmak istemiş. Atıyla ziyaretine giderken, atı yola devam etmeyince inip yürüyerek dergaha varmış. Ancak Muhammed Üftade hazretleri,  “–Gidin Kadı Efendi! Sizin şöhrete boğulmuş, mal ve makam debdebesi içinde şaşaalı bir hayâtınız var. Bu kapı ise, yokluk kapısıdır. Zâten atınız bile buraya gelmek istemediğinden kayalara saplanmadı mı?” deyince geri dönmüş. Kadı Mahmud Efendi ancak kadılıktan ve öğretmenlikten vazgeçip, malını mülkünü satarak fakirlere dağıtması karşılığında Muhammed Üftade hazretleri tarafından kendisine öğrenci olarak kabul etmiş. Bu sayede Kadı Mahmud, Aziz Mahmud Hüdayi olma yoluna girmiş. Hayatı boyunca gerek halkın gerekse padişahların saygısına ve sevgisine kavuşmuş. Üsküdar vapur iskelesini arkanıza alıp, karşınızda bulunan Mihrimah Sultan Camii’nin sağındaki caddeden yukarı çıkarken, yolun sağ kolunda Aziz Mahmud Hüdayi Türbe Tabelasını göreceksiniz. İşte o yoldan gidenler aşağıdaki duaya nail olurlar. 

“Yâ Rabbî! Kıyâmete kadar bizim yolumuzda bulunanlar, bizi sevenler ve ömründe bir kerre türbemize gelip rûhumuza Fâtiha okuyanlar bizimdir… Bize mensub olanlar, denizde boğulmasınlar; âhir ömürlerinde fakirlik görmesinler; îmânlarını kurtarmadıkça ölmesinler; öleceklerini bilsinler ve haber versinler ve de ölümleri denizde boğularak olmasın!..”