Basilica di San Marco

Basilica di San Marco, veya Aziz Marco Bazilikası aslında üzerinde bir roman yazılabilecek bir tarihi silsilenin merkezinde bulunmuş bir ibadet yeri. Gerçi bir kaç romanda bahsi geçiyor (mesela Dan Brown‘un Cehennem/Inferno) ve hatta “Assasin’s Creed” gibi oyunlarda da çatısından vs. atlayabiliyorsunuz ama bunların hiç biri binanın gerçek değerini göstermiyor. Aziz Marco’nun bedeni 829 yılında Mısır‘dan (İskenderiye) Venedik‘e getirilmesiyle başlıyor her şey. 832 yılında ilk kilise yapılıyor ama 976’da çıkan isyanda yanan kilise tekrardan 1063 yılında inşa ediliyor. 1204 yılında 4. Haçlı Seferi’ni yöneten ve aynı zamanda Venedik Doge’u olan Enrico Dandalo, Kudüs yerine Constantinapol’e gelip burayı yağmalıyor. Hala da Ayasofya’da yatan Enrico Dandalo’nun buradan yağmaladıkları sayesinde San Marco Bazilikası muhteşem ötesi değerlere sahip oluyor. Bunların içerisinde en ilgi çekeni ise bazilikanın üstünde bulunan ve aslında Constantinapol’ün Hipodrom’undan çalınan 4 at heykeli. Bu heykellerin asılları müzede kopyaları hala bazilikaya ilk konuldukları yerde durmakta. Sonrasında Bellini gibi ünlü sanatçıların da eserleri ile katkıda bulundukları bazilika 1807 yılından itibaren şehrin katedrali oluyor. Unutmadan bu bazilikanın Chiesa d’Oro yani Altın Kilise olarak da bilindiğini söylemek lazım.