Aya İrini

Hagia Irene / Aya İrini

Hagia Irene / Aya İrini

Aya İrini veya yabancıların bildiği isimle Hagia Irene, Aya Sofya‘nın çağdaşı bir bina. Burada bulunan Artemis, Afrodit ve Apollon Roma Tapınaklarının yerine, onların malzemeleri kullanılarak, M.S. 320’li yıllarda yapılmış. Yapıldığı zaman Aya Sofya ile aynı avluda bulunuyormuş. Sonrasında çıkan büyük yangında Aya Sofya gibi, o da yanmış. Imparator Justinianus Aya Sofya ile birlikte, Aya İrini’yi de tekrar yaptırmış. 532’li yıllarda yapımına tekrar başlandığı bilinse de ne zaman bittiği bilinmiyor. Ancak 700’lü yıllarda depremden tekrar zarar görüyor. Osmanlı İstanbul’u fethedince, Topkapı Sarayı‘nın dış bahçe surları içinde kalıyor. Bu nedenle, Osmanlı döneminde camiye dönüştürülmeyen en büyük Bizans Kilisesi olma özelliğine hala sahip. Osmanlı döneminde daha çok cephanelik olarak kullanılan bina, günümüzde çağdaşı Aya Sofya gibi, tarihi bir müze konumunda. Binanın akustik yapısının çok iyi olması nedeniyle, zaman zaman konserler de veriliyor. Buraya girmek için ayrıca bilet almak zorundasınız.

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı

Topkapı Sarayı, Dünya hanedanlarının yaşadığı saraylar içerisinde hala ayakta kalabilen en eski saraylardan bir tanesidir. Üstelik bunu, hanedanın son zamanlarında terk edilmiş olmasına rağmen yapabilmiştir.

Fatih Sultan Mehmet, 1453 yılında İstanbul’u fethedince burada çeşitli değişikliklere gider. Ancak sarayın inşaatına başlanması çok sonraları 1465 yılına rastlar. 1478 yılında bitirilen saray, bugün Sarayburnu olarak adlandırılan bölgede yaklaşık 700,000 metrekare büyüklüğündeymiş. Artık sadece 300,000 metrekarelik bir alan bulunuyor.

Saray’ın giriş kapısında yapılış tarihinden bir kitabe bulunuyor. Saltanat kapısı olarak adlandırılan bu kapıdan girildiğinde karşınıza çıkan alan, eskiden de halkın başvurmak için girebildiği alanmış. Burada Aya İrini Kilisesi, Alay Meydanı, Fırın, Darphane, Hastahane, Hasırcılar Ocağı ve odun ambarı gibi yerler bulunmakta. Aya İrini’ye girmek için ayrı bilet almanız gerekiyor .

Bilet alarak geçebileceğiniz ikinci avlu noktasında ise sağ tarafta mutfaklar, sol tarafta Adalet Kulesi (Adaleti temsilen), Divan-ı Hümayun, Harem Dairesi girişi (ki burası içinde ayrı bilet almak gerekiyor) ve Zülüflü Baltacılar Koğuşu bulunuyor. Üçüncü avluya geçiş yerinde ise Sancak-ı Şerif’in dikildiği nokta bulunmakta.

Üçüncü avluya girer girmez karşınıza çıkan Arz odası, Padişahın devlet adamlarını ve yabancı elçileri ağırladığı odadır. Saray’ın içinden dahi olsanız, bir çok kişi bu noktadan ileri gidemez. Odanın hemen arkasında Padişahın ve Enderun öğrencilerinin de kullanımına açık olan Ağalar Camii’ni görebilirsiniz. Bu avlu Padişah ve Enderun tarafından paylaşılır. Kutsal Emanetler de yine bu avluda bulunur.

Dördüncü avlu ise tamamen Padişah’ın köşkleri ve asma bahçelerinin bulunduğu yerdir. Sünnet Odası ile Bağdat ve Revan Köşklerinin arasında bulunan ve denize bakan balkon şeklindeki yapı ise, Padişahın Ramazan ayında orucunu açtığı İftariye Kameriyesidir.

Bu son avlunun alt kısmına geçtiğinizde ise Hekimbaşı kulesi, ahşaptan yapılma Kara Mustafa Paşa Köşkü, Sofa Camii ve saraya en son eklenen Mecidiye Köşkü ile Esvab Odası bulunmakta.

 

logo

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • GOOGLE+

    +1'leyelim lütfen...

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Güney Amerika

Pasifik

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları