Yalıköy, tarih kokan mahalle

Beykoz’un 25 mahallesinden biri olan Yalıköy’deyiz. Anadolu’daki sahil kasabalarının doğallığında, insanların birbirini tanıdığı, iyot kokusu ve martıların sesiyle huzur duyacağınız bir yer Yalıköy. Beykoz hiç şüphesiz çok büyük bir ilçe ve gezilecek çok bölgesi var. Bizden size tavsiye, en az yarım gününüzü buraya ayırın, vazgeçemeyeceksiniz.

Her zaman olduğu gibi önce kısa bir tarih bilgisi vermekte fayda görüyoruz. Bölgede tarihi süreç içinde Ermeni, Rum, Türk ve Arnavut kökenli vatandaşlar yaşamış. Günümüzde her sokakta bu çok kültürlülüğün izlerine rastlamak mümkün. Özellikle Türk mimari yapısına dair muhteşem evler var. Sahilden dik yokuşlara doğru tırmandıkça bu yapıları göreceksiniz. Fakat birçoğu yıkılmaya yüz tutmuş.

Kimler gelmiş kimler geçmiş bu güzel mahalleden. Ahmet Mithat Efendi YalısıAhmet Mithat Efendi, Orhan Veli Kanık, Ressam Burhan Önal bu isimlerden sadece birkaçı. Ünlü şair Orhan Veli İshakağa Yokuşu’ndaki Çayır Sokak’da 9 numaralı evde dünyaya gelmiş.

Günümüzde eskilerin dostlukları samimiyeti kaldı mı bilemeyiz. Fakat mahalle tüm canlılığıyla sizleri içine çekiyor. Beykoz çok uzak gidemem diyenler için: Her 20 dakikada bir Yeniköy-Yalıköy arasında motor seferleri olduğunu hatırlatalım. Boğazın en geniş geçişli bölgesinde keyifli bir yolculuk edeceğinizin garantisini verelim. Çarşı içinde gezdikçe küçük bir  kasabadaymış gibi hissettirecek dükkanlara rastlayacaksınız. Nasıl mutluluk verici.. Biz gittiğimizde sabah saatleriydi ve esnaf yeni yeni dükkan açıyordu. Onlarla sohbet etmek ve izlemek çok keyifliydi.

Balık mı dediniz?

Yalıköy sahil boyunca çok hoş manzaralarla sizleri bekliyor. Beykoz balıkçıların neredeyse merkezi durumunda olduğu için ağ atan büyük tekneleri ve etrafında uçuşan martıları seyretmenin keyfi ise tabi ki paha biçilemez. Buradan da anlaşılacağı için bölge taze ve ucuz balığın adresi durumunda.

Yalıköy’den bahsedince tarihi çeşmelerini es geçmek olmaz. 1749 yılında Osmanlı’da Gümrük Emiri olarak görev yapan İshak Ağa tarafından inşa ettirilen ve Yalıköy’ün başında bulunan İstanbul’un en büyük kır kahvelerinin birinin önünde yer alan çeşme, orijinal halini günümüze kadar koruyabilmiştir. Bu çeşme halk arasında Terazi Çeşmesi olarak bilinir. İshak Paşa döneminden kalan bir diğer çeşme ise Beykoz vapur İskelesinin yakınında yer alan caminin kıble duvarının

hemen önündeki çeşmedir. 1741 yılında inşa edilen çeşme tek cephelidir. Anadolu yakasının tesbit edilebilen en eski çeşmelerinden biri de Yalıköy’de bulunan Kethüda Çeşmesi’dir. (H.940-M.1533) Çeşme 1978 senesinde yol genişletme çalışmaları sebebiyle yer değiştirmiş. Çeşme 1983 yılında eski yerinin gerisinde Ahmed Mithat Efendi yalısının arka cephesi önünde yeniden kurulmuş. Fakat bu nakil sırasında taşları zedelenmiş, özellikle iki yandaki küçük çeşmeleri yok olmuş denecek kadar tahrip edilmiş. Bu arada 1 ve 4 numaralı kitabeler birbirinin yerini almış.

Buradaki tarihi mezarlık ise Çakmak Dede Mezarlığı. Küçük bir köy mezarlığını andıran bu mezarlık, Yalıköy’ün eski sahiplerinin daimi istirahatgahı.

Kadersiz Kışla

Beykoz-Yalıköy mahallesinin ayrılmaz parçası olan bir diğer önemli tarihi değeri ise yaklaşık yirmi bin metrekarelik bir alana sahip olan Kışla’dır. Kışla’nın ön cephesinde bir kitabe, Osmanlı tuğrası, kemerli bir giriş kapısı ve kemerlerin oturduğu sütun başlıkları yer alır. Kışla’nın III. Sultan Selim dönemine dek ne hizmet verdiği tam olarak bilinmemekte. III. Sultan Selim dönemi ile birlikte Kışla’nın bir sanayi bölgesine dönüşmesi planlanmış. III. Sultan Selim bu doğrultuda askeri amaçlı bir çuha fabrikası ile kâğıt fabrikasının kurulmasını emretmiş olsa da, 1807 Ayaklanması sonucunda tahttan indirilerek öldürülmesinin ardından bu proje sekteye uğramış, III. Sultan Selim’in yerine geçen II. Sultan Mahmud bu projeyi sürdürmemiştir. Başlanan inşaat yarım kalmış ve tesisler desteksiz kalmış.

Kışla Balkan Savaşı ve Birinci Dünya Savaşı sonrasında yetimler yurdu (Dar’ül Etyam) olarak hizmet vermiş, daha sonra askeriye tarafından kullanılmaya başlanmış. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Beykoz çayırında konuşlanan askeri birliklere karargâh işlevi gören Kışla, 1960’lı yılların ardından Askeri İnzibat Merkezi olarak tayin edilmiştir.

Bu güzel mahalleyi gezip keşfettikten sonra karnınızın acıkması normal. Çarşı içindeki taş fırınlardan alacağınız hamur işlerini, Boğaz’ın Karadeniz’e açılan sularını izleyerek yiyebileceğiniz çay bahçeleri sizleri bekliyor.

Nasıl gidilir:

Üsküdar İskelesi’nin karşısından Beykoz dolmuş veya otobüslerine binip sahil boyunca şahane manzaraları izleyerek Yalıköy’e ulaşabilirsiniz. Avrupa yakasından direkt gelmek isteyenler için Yeniköy İskelesi’nden 20 dakikada bir kalkan motorlar ideal. Aynı motorla geri dönmeniz de mümkün. Bir diğer alternatif de Sarıyer’den Anadolu Kavağı’na giden şehir hatlarına binip karşıya geçmek. Böylece bir taşla iki kuş vurup Anadolu Kavağını da gezebilirsiniz.

Gonca Sağlık