Chicago

Chicago denince akla ilk gelen şey rüzgar olmalı. Zaten bu yüzden ismi “Windy City/Rüzgârlı Şehir” olarak anılıyor. Yolda yürürken rüzgârdan dolayı ilerleyemediğiniz hatta geriye gittiğiniz ender yerlerden birisi burası. Buna rağmen metropoliten alanında 10 milyon insanın yaşadığı, yılda yerli ve yabancı 62,5 milyon turistin gezdiği, tek başına Türkiye’nin yıllık üretimine yakın bir değerde üretime sahip bir şehir. Pizzası, Chicago Bulls’u, Michael Jordan’ı, Jazz’lı geceleri ve sanatçıları ile meşhur kente ilk Avrupalı yerleşim 1780 yılına dayanıyor.1833 yılında sadece 200 kişinin yaşadığı kasaba, 1860’lardan sonra ilgi odağı olmuş ve sadece 60 sene içinde 1,000,000 kişiyi aşmış.Mafya savaşları ve Al Capone gibi ünlü Mafya liderleri ile de ünlenen Chicago bizce güzel bir şehir.

Gece Hayatı

Şehrin gece hayatı, şehir gibi çok çeşit sunuyor. Bar ve benzeri içkili yerlerine yasal giriş yaşı 21. DJ tarzlı gece kulüplerinin haricinde özellikle Jazz konusunda çok ün yapmış House of Blues gibi yerler de var ve çok revaçtalar. Dolayısıyla gitmeden önce mutlaka rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. The Green Mill Cocktail Lounge ise canlı müzik için bulunmaz kaftan. Keyfinize göre bir yer bulacağınızdan emin olabilirsiniz.

Ne Almalı

Basketbol takımından, gölüne; jazz müziğinden rüzgarına kadar çok farklı ve çekici temalara sahip Chicago’nun hediyelikleri de aynı çeşitlilikte. Her çeşitten bir tane alsanız fazladan bir bavula ihtiyaç duyacağınız kesin.

Başa dön tuşu