Kethüda Hamamı

Kethüda Hamamı

Kethüda Hamamı

Bu yazımızda, İstanbul’u gezmekle bitiremeyeceğimizin kanıtlarından biri olan Kethüda Hamamı ‘ndan  bahsedeceğiz. İstanbul’da yaşayıp da Ortaköy’e gitmeyenimiz var mı? Zannediyoruz yoktur veya yok gibidir. Peki ya Kethüda Hamamını bilmeyen var mı? Ya da bilen var mı diye mi sormalıyız? Böyle bir güzellik, böyle sürprizler ancak şehr-i İstanbul’a aittir. Her keşifte bir sürpriz hazırlar…Hep önünden geçtiğimiz fakat görmediğimiz bir eserle karşılaşınca duyduğumuz o heyecan içimizde Kethüda Hamamını gezmeye başlıyoruz.

Yapı, Ortaköy Meydanda, meşhur kumpircilerin hemen karşısında. 1980’lerin ilk yarısına kadar özgün işleviyle kullanılmış. 2001 senesinde yapılan restorasyondan sonra sırasıyla, restoran, gece kulübü ve tasarım ofisi olarak kullanılmış. 2011’de tekrar bakıma alınan yapı özgün haline kavuşarak Beşiktaş Belediyesi tarafından kültür merkezi haline getirilmiş.

16. Yüzyıldan kalma bir yapı olan hamam, halk arasında Ortaköy Hamamı olarak biliniyor. Vezir Kara Ahmet Paşa’nın kâhyası Hüsrev Kethüda tarafından yaptırılan eser, Barbaros Hayrettin Paşa Türbesi, Sinan Paşa Camii ve Yahya Efendi Dergahıyla birlikte Beşiktaş’taki Mimar Sinan eserlerinden biridir.

Kethüda isminin anlamını merak edenler için yazalım, Kethüda zengin insanlara yardım eden kişi, kâhya anlamına geliyor.

İki kare bölümden oluşan Kethüda Hamamı ‘nda iki kubbe bulunuyor. Klasik Osmanlı mimari örneği olan taş hamamda, soğukluk-soyunma, ılıklık-hela ve sıcaklık-hamam bölümleri bulunuyor. 1200 metrekare alana sahip binaya ilk girdiğinizde geniş bir avluyla karşılaşıyorsunuz. Merdivenle üst kata çıkılıyor. Pencerelerin rengi ve sekizgen kasnaklı kubbe muhteşem. Alt katta hamam odaları bulunuyor. Restorasyonda orijinal kurnalar da değerlendirilmiş. Odalarda mermer hamam malzemelerini görmeniz mümkün. Mimar Sinan’ın bu muhteşem eseri, Osmanlı klasik dönem hamam mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Evliya Çelebi de 14 bin 888 İstanbul hamamı içinden bu hamamı ayırarak övgüyle bahsetmiştir.

Böyle önemli eserlerin değerinin bilinmesi ve müze olarak korunması çok önemli.. Dileriz kıymeti bilinir..

Yazı ve Fotoğraflar : Gonca SAĞLIK

Eyüp Sultan

Eyüp Sultan Camii ve Türbesi

Eyüp Sultan Camii ve Türbesi

Eyüp Sultan Camii, İstanbul’un fethinden sonra ilk ilgilenilen noktalardan birisidir. Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin’in bulduğu sahabelerden Eyüb El Ensari’nin türbesinin de bulunduğu cami 1458 yılında yapılmış ve kullanıma açılmış. Gerek cami gerekse türbe bu tarihten itibaren defalarca tadilat görmüş.

Evliya Çelebi’nin notlarında burası ile ilgili olarak “Eyüb Sultan Camii: Bu, Fatih Sultan Mehmed Han’ın yapısıdır ki sevabını Ebu Eyyûb el-Ensarî’ye hediye eylemiştir. Deniz kıyısına yakın ensari yerinde düz bir yerde yapılmıştır. Bir kubbelidir. Mihrab tarafında yarım kubbesi daha vardır. Lakin o kadar yüksek değildir. Caminin içinde sütun yoktur. Orta kubbe etrafında sağlam kemerler vardır. Mihrabı ve minberi sanatlı değildir. Hünkar mahfili sağ taraftadır. İki kapılıdır. Biri sağ tarafta yan kapısı, diğeri kıble kapısıdır. Kıble kapısı üzerinde bir mermer üzerinde celi yazı ile şu tarih yazılmıştır: hamden lillah beyti mamur oldu bu. Sağ ve solda iki minaresi vardır. Avlusunun üç tarafı odalarla süslüdür. Ortasında cemaat maksuresi vardır. Bu maksure ile Eba Eyüp mezarı arasında göklere baş uzatmış iki çınar vardır ki, cemaat gölgesinde ibadet eder. Bu avlunun da iki kapısı vardır. Batı kapısının dışında büyük bir avlu daha vardır. İçinde dut ve diğer ağaçlarla yedi tane büyük çınar vardır. Bu avlunun iki tarafında abdest muslukları vardır. Bu camiden başka şehir içinde seksen kadar mescid vardır ki dördü Mimar Sinan yapısıdır.” denmektedir.

Bugün o çınarlar hala yerlerinde durmaktadır.

 

Aya İrini

Hagia Irene / Aya İrini

Hagia Irene / Aya İrini

Aya İrini veya yabancıların bildiği isimle Hagia Irene, Aya Sofya‘nın çağdaşı bir bina. Burada bulunan Artemis, Afrodit ve Apollon Roma Tapınaklarının yerine, onların malzemeleri kullanılarak, M.S. 320’li yıllarda yapılmış. Yapıldığı zaman Aya Sofya ile aynı avluda bulunuyormuş. Sonrasında çıkan büyük yangında Aya Sofya gibi, o da yanmış. Imparator Justinianus Aya Sofya ile birlikte, Aya İrini’yi de tekrar yaptırmış. 532’li yıllarda yapımına tekrar başlandığı bilinse de ne zaman bittiği bilinmiyor. Ancak 700’lü yıllarda depremden tekrar zarar görüyor. Osmanlı İstanbul’u fethedince, Topkapı Sarayı‘nın dış bahçe surları içinde kalıyor. Bu nedenle, Osmanlı döneminde camiye dönüştürülmeyen en büyük Bizans Kilisesi olma özelliğine hala sahip. Osmanlı döneminde daha çok cephanelik olarak kullanılan bina, günümüzde çağdaşı Aya Sofya gibi, tarihi bir müze konumunda. Binanın akustik yapısının çok iyi olması nedeniyle, zaman zaman konserler de veriliyor. Buraya girmek için ayrıca bilet almak zorundasınız.

Taksim Anıtı

Taksim Cumhuriyet Anıtı

Taksim Cumhuriyet Anıtı

Taksim Cumhuriyet Anıtı, her gün önünden milyonlarca insanın yürüdüğü, altında buluştuğu, fotoğraf çektirdiği bir anıt. Ancak sorsanız, bir çoğu ne anıtın tarihini ne de manasını anlatabilir sizlere. Onu da isterseniz biz anlatalım.

Taksim meydanına yerleştirilecek anıt heykel için günümüz ismiyle Mimar Sinan Üniversitesinde bir yarışma yapılır ve kazananı olan Sabiha (Bengütaş) Hanım, anıtı yapmak üzere anlaşılan Heykeltıraş Pietro Canonica ile çalışmak üzere İtalya’ya gönderilir. Anıt, tören amaçlı yapıldığından, dairesel bir alanın ortasına konmak üzere planlanır. Şehrin su dağıtımının yapıldığı yer olduğu için ismi “Taksim” olan meydana anıtın yapılacağını öğrenen Canonica, anıtı havuz üzerine oturacak bir anıt olarak planlar. Ancak 6 taksitte ödeme anlaşması yapılmasına rağmen, parasızlıktan (halktan toplanan bağışlar ile yapılmıştır) son taksit ödenemeyince havuz kısmı yapılmaz. 84 Ton ve 11 metrelik anıt İtalya’dan İstanbul’a gemi ile getirilir.

Anıtın Kuzey yönünde Gazi Mustafa Kemal, askerlerinin önünde simgelenirken, Güney yönünde ise Atatürk’ün sivil hali, arkasında İsmet İnönü, Fevzi Çakmak ve iki Rus Komutanı, General Mihail Vasilyeviç Frunze ve Mareşal Kliment Yefremoviç Voroşilov ile görülür. Rus komutanlar, Sovyet Rusya’nın Türkiye’ye savaş esnasında verdiği desteği hatırlatmak için konmuştur.

Doğu ve Batı yanında bulunan 2 ayrı askerin altında ise 2 ayrı kadın figürü vardır. Kadın figürlerinden birisi mutsuz ve peçeli bir kadını, diğeri ise modern ve mutlu bir kadını resmeder. 8 Ağustos 1928 tarihinde açılışı yapılan heykel, o tarihten günümüze, her gün fotoğraflara mekan olmuş bir yerdir.

Harbiye Askeri Müzesi3

Harbiye Askeri Müzesi

Harbiye Askeri Müzesi

Harbiye Harbiye Askeri Müzesi, İstanbul içinde gittiğiniz müzeler içerisinde, belki de sizi en fazla derinden etkileyecek müzelerden birisidir. Valikonağı Caddesi’nin hemen girişinde, Harbiye’den Nişantaşı’na geçerken yolun sağ tarafında kalan müzenin bahçesinde devasa toplar ve jet uçakları görüyorsunuz. İçeri girdiğinizde ise sizi Türk tarihindeki devletlerin bayrakları karşılıyor. Türkler tarihte orduları ve ordu düzenleri ile ünlendikleri için, bu müze bunu hatırlatmak ister bir şekilde düzenlenmiş. 55,000 sergilenebilir materyale sahip müze, bunların 5,000 kadarını sergilemekte. Böylelikle dünyanın önde gelen askeri müzelerinden biri konumunda.

Müzenin bulunduğu Harbiye Binası 1993 yılından itibaren tamamen müzeye tahsis edilmiş durumda. Bu arada Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale ile ilgili özel bölümlerin olduğunu belirtelim.

Atatürk’ün askeri eğitimini tamamladığı sınıf ise onun adına düzenlenerek tertip edilmiş. Müze aynı zamanda Mehter Takımı’na da ev sahipliği yapmakta. Pazartesi ve Salı günleri kapalı olan müzeyi kalan zamanlarda gezebilirsiniz.

Mihrimah Sultan Camii

Mihrimah Sultan Camii

Burada bahsettiğimiz Mihrimah Sultan Camii, Üsküdar iskelesi karşısında bulunan cami. “Mihr-i Mah” kelime anlamı olarak “Güneş ve Ay” demek. Kanun-i Sultan Süleyman kızına bu ismi vermişti. 17 yaşına gelen prenses evlendirilmek istendiğinde Mimar Sinan ve Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa aday olarak çıkmıştı. Hürrem Sultan’ın telkinleri ile, rüşvetçi olarak bilinen Rüstem Paşa ile Mihrimah Sultan evlenmişler. Ardından cami yapmak isteyen Mihrimah Sultan, Mimar Sinan’a bu talebini iletmiş. Mimar Sinan’da ilk Mihrimah Sultan Camii’ni Üsküdar’a yapmış. Karşılıksız aşkın ilk eseri olan bu camiden sonra ikincisi de Edirnekapı’da yapılmış. Mimar Sinan’ın mimari ve matematik dehası Edirnekapı’daki caminin yapımından sonra belli olur. Nisan ve Mayıs aylarında sadece bir kaç gün, güneş Üsküdar’daki caminin ardından batarken, ay Edirnekapıdaki caminin ardından doğar. Mihrimah ismine uyumlu olarak.

Yıldız Sarayı

Yıldız Sarayı

Yıldız Sarayı

Yıldız Sarayı aslında Sultan I. Ahmet zamanından itibaren başlayan bir şekilde Yahya Efendi’nin Tekke ve arazisi üzerine yapılmaya başlanan köşk ve konaklar ile başlayan bir sürece sahip. Daha sonra Sultan I. Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz’de burada köşkler yaptırıyor. Ancak asıl olarak Osmanlı’nın 4. Sarayı olma durumu Sultan Abdülhamid zamanına denk geliyor. Biraz paranoya biraz da hakikat olarak Sultan Abdülhamid, Dolmabahçe Sarayı‘nın  denizden işgal edilebileceği korkusunu taşıyor. (Bu korku 13 Kasım 1918 yılında Sultan Vahdettin zamanı gerçek olmuştur.) Bu sebeple Yıldız Koruluğu içerisinde daha önceki padişahların konaklarının bulunduğu yere Yıldız Sarayı’nı yaptırıyor. O dönemlerde ciddi bir casus teşkilatı ve ispiyonlama sistemi kuran Sultan Abdülhamit, işi öyle boyutlara getiriyor ki, sokakta “Yıldız” dediğiniz anda tutuklanıyorsunuz. Oldukça sade yapılan Yıldız Sarayı binalar topluluğu içerisinde Şale Köşkü, Malta Köşkü, Çadır Köşkü (ki bir zamanlar hapishane olarak kullanılıyordu.),Yıldız Saray Müzesi (eskiden Sultan Abdülhamid’in Marangozhanesi idi), Yıldız Kraliyet Porselen Fabrikası ve Sultan Abdülhamid’in özel ilgisi olan Tiyatro ve Opera Salonu bulunmakta.

Pera Müzesi

Pera Müzesi

Pera Müzesi

Pera Müzesi Tepebaşında bulunan eski Bristol Otel’in dış cephesi korunarak içi düzenlenen binaya kurulmuş bir müze. 2005 yılında Suna ve İnan Kıraç Vakfı bünyesinde açılan müzede, Vakfa ait “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonları sergileniyor. Müzede hem sabit hem de dönemsel sergiler bulunmakta. Pera Müzesi içerisinde ayrıca açılan Pera Müzesi Film ve Video Bölümü ise sinema klasiklerinden deneysel film ve video örneklerine kadar örnekler içeriyor.

Rüstem Paşa Camii

Rüstem Paşa Camii

Rüstem Paşa Camii

Rüstem Paşa Camii, Mimar Sinan tarafından yapılan ve özellikli camilerden birisi. Tahtakale’de Hasırcılar Çarşısı içerisinde bulunan cami, Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı Rüstem Paşa tarafından yaptırılmış. İşin ilginç yanı, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan, 17 yaşına bastığında evlendirilmek istendiğinde, iki damat adayı çıkmış. Birisi Diyarbakır Valisi olan Rüstem Paşa, diğeri ise o zamanlar 50 yaşında ve evli olan Mimar Sinan. Hürrem Sultan’ın da talebiyle, entrikacı ve rüşvetçi olarak bilinen Rüstem Paşa Mihrimah Sultan’ı almış. Mimar Sinan ise bu aileye camiler yapmış. Rüstem Paşa camiinin en önemli özelliği ise çinileri. Neredeyse her tarafı çiniler ile örülmüş olan caminin çinileri, Osmanlı dönemi çini sanatının en kaliteli ve güzel örneklerinden.

Miniaturk

Miniatürk

Miniatürk

Miniatürk 2001 yılında temelleri atılan ve 2003 yılında açılan, o günden bugüne de büyümeye devam eden bir minyatür parkı. 60,000 metrekarelik alanı ve 15,000 metrekarelik sergi alanı ile de dünyanın en büyüklerinin arasına girmiş durumda. Minyatür parkının içerisinde bulunan ve gerçek boyutlarının 1/25’i ölçüsünde yapılan eserlerin toplam sayısı 134. Bu 134 eserin 62 tanesi İstanbul içinden, 59 tanesi Türkiye’nin diğer illerinden, 13 eser ise eski Osmanlı sınırları içerisinde bulunan ülkelerdeki önemli eserlerden oluşmakta. Genelde İstanbul’a kısa süre için gelen yabancı turistlerin kısa sürede ülke ile ilgili bilgi almak için gittikleri yerlerden birisi olarak oldukça ilgi çeken bir park. Parkta kulaklık ile bilgi verilmekle birlikte, plakalar üzerinde de, sergilenen eserler hakkında bilgiler verilmekte.

logo

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • GOOGLE+

    +1'leyelim lütfen...

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Güney Amerika

Pasifik

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları