Dünyanın en güzel hayalet kasabaları

Dünyanın en güzel hayalet kasabaları adı altında terk edilmiş kasabaları sizler için derledik. Hayalet kasabanın da güzeli olur mu demeyin. Dünya üzerinde çok fazla terk edilen yerleşim yeri olmasına rağmen, bunların hepsi de güzel olmuyor maalesef. Biz de sizler için, çok çeşitli sebeplerden terk edilen, dünyanın en ünlü ve güzel hayalet kasabalarını sıralıyoruz. Bir kısmını turistik olarak gezebileceğiniz gibi kimilerine yaklaşmanız bile yasak.

1- Kayaköy – Türkiye

Kayaköy, Fethiye’de bulunan ve yerleşimi çok eskiye dayanan bir Yunan Köyü. Yüzlerce yıl birlikte yaşayan Türk ve Yunan ırkı, 1.Dünya Savaşı esnasında, İngilizler tarafından desteklenen ve Osmanlı’dan ayrılan Yunan Krallığı’nın Kurtuluş savaşı veren Türkler ile o kadar fazla çarpışıyorlar ki, en sonunda savaş bitiminde, her iki taraf, kendi kalan unsurları diğerine göndermek üzere anlaşıyor. Yani Türkiye’de yaşayan Yunanlılar Yunanistana, Yunanistanda yaşayan Türkler Türkiye’ye gönderiliyor. İşte Kayaköy’de bu mübadele işlemine tabi oluyor. Tek farkı ise mübadelede gelen Türkler tarım ile uğraştıklarından burada durmayıp ovalara gidince, bu yerleşim boş kalıyor. Ortaya da böyle bir görüntü çıkıyor.

2- Craco – İtalya

Aslında oldukça iyi kazanan bir İtalyan köyü olan Craco, tamamen doğal afetler nedeniyle bir anda terk edilmiş. Tarım ile kazanan yerleşim yerinde ilk önce 1963 yılında toprak kayması, 1972 yılında sel ve 1980 yılında ise deprem olunca halk pılısını pırtısını toplayıp burayı terk etmiş. Mel Gibson’ın yönettiği “The Passion of the Christ / Tutku- İsa’nın Çilesi” filmi ile 2008 yılında çekilen 24. James Bond filmi olan “Quantum of Solace” filmlerinde burasıda kullanılmış.

  3- Kolmanskop – Namibia,

Kolmanskop, eskiden basit bir maden köyüymüş. Günün birinde, buradaki köylülerden bir tanesi bir elmas bulmuş(1908). Artık nasıl bir elmas ise, buraya Alman şehir yapılanması şeklinde bir kasaba oturtmuşlar. Alman nereden çıktı demeyin. 1. Dünya Savaşı öncesi Almanlar burada sömürgeciydi. Ardından buraya öyle bir şehir oturtmuşlar ki, Afrika Kıtası’nın ilk tramvayı, evler, hastahane, balo salonu, casino, ve Güney Yarım Küre’nin ilk X-ray istasyonu hep buraya kurulmuş. İşte o elmas damarı tükenince de, gelenler, geldikleri gibi apar topar gitmişler. Artık burası Namibya‘yı ziyaret edenler için turistik bir mekan sadece.

4- Oradour-sur-Glane, Fransa

Limoges yakınlarındaki kısaca Oradour olarak bilinen bu köy, tam anlamıyla bir anıt mezar. Zaten girişte “UNUTMA” diye asılan tabela da bunun bir kanıtı. 2. Dünya Savaşı sonlarına yaklaşılırken, 10 Haziran 1944 günü saat 14:00’da buraya giren Nazi kuvvetleri, köyde yaşayan 648 kişinin 642’sini katlederek öldürmüş. Biraz da şans eseri sadece 5 erkek ve 1 kadın saldırıdan yaralı olarak kurtulmuş. Daha sonraları Nazilerin işlediği savaş suçları arasına da alınan bu katliamın bugün bile ne sebeple işlendiği bilinmiyor.

5- Belchite, İspanya

Belchite, Zaragoza’nın yaklaşık 40 kilometre kadar güneydoğusunda kalan ve belkide tarihte hiçbir özelliği ile anılmayacak bir kasaba iken, İspanya İç Savaşı’nın merkezi konumuna gelerek tarihe geçti. Ancak bunu tam bir yıkım ile ödedi. General Franco’nun galibiyeti ile sonuçlanan savaşta, eski yerleşim bir anlamda ibret olsun diye yıkık bırakılırken, yeni bir Belchite, hemen yanı başına kurulmuş. Burası da yeni bir turistik mekan olmuş. Yine de gezecek olanlar yıkıntılarda dikkatli gezsinler.

6-Prypiyat – Ukrayna

Daha çok Chernobyl Nükleer Santralinde çalışanların yaşamaları için 1970 yılında kurulan bu şehir, 50,000 kişinin evi durumundaydı. Ancak 27 Nisan 1986 yılına gelindiğinde, insanların tamamı Chernobyl Nükleer patlaması sonucu burayı acil terk ettiler. Hesaplamalara göre en erken 900 yıl sonra tekrar yaşanabilecek bu yere, her yıl ortalama 10,000 turist gelip selfie çekiyor. Siz gider misiniz bilemeyiz?

7 – Tyneham – İngiltere

Burası da yine güzel bir yerleşim yeri iken, bir gün İngiliz Savunma Bakanlığı, halka geçici bir süreliğine burayı askeri eğitim alanı yaptıklarını söylüyor. Tabii o zaman tarihler 2. Dünya Savaşı dönemi olan 1943’ü gösteriyor. Ancak o geçici süre bir türlü geçmek bilmiyor. Ve buranın yerli halkı bir daha bu topraklara hiç dönemiyor.

8 – Bodie – California – USA

Tam anlamıyla bir Amerikan rüyası hikayesi. 1859 yılında William Bodey, burada altın bulur. Hemen arkasından bir değirmen inşa edilir. 20 madenci buraya yerleşir ve ardından 21 sene sonra kasaba nüfusu 10,000 olur. 1880 yılında Amerika’da 10,000 nüfus ciddi bir rakamdır. Ana caddesi yaklaşık 1,5 km ve sağlı sollu barlar ile doludur. Ancak maden sona erer ve 1946 yılından itibaren kasaba da hayalet kasabaya dönüşür. Yine de diğerlerinden farklı olarak California Eyalet Pakları altında Milli Tarihi Anıt olarak korunmakta ve geziler düzenlenmekte.

9 – Humberstone – Şili

Humberstone, Şili’nin kuzeyinde bulunan ve Potasyum Nitrat işleyen hareketli bir 19. yy kasabası iken, 20. yy başlarında işlerin yavaşlaması ile küçülmeye ve en sonunda 1960 yılına gelindiğinde tamamen terk edilen bir kasaba. 2005 yılında ise hem burası hem de yakında bulunan Santa Laura UNESCO tarafından endüstriyel gelişimin mihenk taşlarından birisi olan Potasyum Nitratı üretimini temsil eden en sağlam alanlar olarak Dünya Mirası Listesine eklendiler.

10 – Maraş – Kıbrıs

 

Türkiye’den bir yerle başladık, Kıbrıs’la bitirelim. Maraş ya da o zamanlar daha bilindik ismi ile Varosha (ki bu da Türkçe’deki Varoş kelimesinden gelmektedir.) bir zamanlar dünyanın sayılı tatil beldelerinden birisi konumunda idi.  Ancak Kıbrıs Harekatı’nın bitmesi ile birlikte, bu bölge tampon bölge ilan edildi ve yerleşime kapatıldı. O günkü lüks bina ve tatil beldesinin yerinde şimdi yıkılmak üzere olan binalar var. Diğer bölgelerin aksine, buraya girişler yasak durumda.