Gökçeada ve Bozcaada

Gökçeada ve Bozcaada Türkiye’nin iki güzide adası. Her ikisi de Antik Yunan’dan günümüze sayısız hikaye ve destana mekan olmuş adalar.

Gökçeada, Türkiye’nin en büyük adası konumunda. Türk ve Rum karışık bir nüfusun 500 senelik Osmanlı hakimiyeti döneminde birlikte yaşadığı adada artık Rum nüfus neredeyse kalmamış durumda. Eski adıyla İmroz, tam bir rüzgar adası. Her an bir rüzgar esiyor. Burası için Rüzgar Blimci olmak ayrı bir avantaj. Zira rüzgarın estiği yöne göre denize girilecek noktayı belirlemeniz gerekiyor. Bana hep Chicago‘yu hatırlatmıştır. Orası da “Rüzgarlı Şehir” olarak bilinir. Aydınlık Plajı, Yıldız Koyu, Bademli Köyü, Kaleköy, Zeytinliköy ve Tepeköy gibi Rum köyleri de gezilebilecek diğer noktaları.

Bozcaada ise tarihteki Tenedos ismiyle ün salmış bir ada. Truva’nın alınması öncesi Agamemnon gemilerini burada sakladı der Homeros. Bugün artık yerlisi oldukça az bir oranda kalan ada, özellikle büyük şehirlerden çok göz alan bir ada. Adada çok fazla Osmanlı eseri bulunmamakta. En derli toplu ve göze batan tarihi yeri ise Bozcaada Kalesi. Yaz aylarında aşırı derecede kalabalık olduğunu hatırlatmak gerek. Rüzgar güllerinin olduğu tepeye çıkıp şahaser bir gün batımı ise mutlaka görmeniz gerekenler içerisinde.