
Frankfurt Gezi Rehberi’mize hoş geldiniz. Bu yazıda sizi Main nehri kıyısında bulunan bu güzel kentle tanıştırmak istiyoruz. Güzel bir Frankfurt gezisi için aşağıdaki bölgeleri kaçırmamanızı tavsiye ederiz.
St. Bartholomew Katedrali
Frankfurt sokaklarında yürürken, şehrin göğe uzanan siluetinde kırmızı taşlarıyla dikkat çeken St. Bartholomew Katedrali hemen gözünüze çarpıyor. Gotik mimarisiyle sizi içine çeken bu yapı, sadece bir dini mekân değil; aynı zamanda Alman imparatorlarının taç giydiği tarihî bir sahne. İçeri adım attığınızda vitray pencerelerden süzülen ışık, heykellerin gölgeleriyle birleşerek sizi yüzyıllar öncesine götürüyor.
Katedralin kulesine çıktığınızda ise Frankfurt’un modern gökdelenleriyle tarihî yapıları yan yana görmenin büyüsünü yaşıyorsunuz. Şehrin geçmişi ve bugünü, tek bir manzarada birleşiyor. Ücretsiz giriş imkânı sayesinde, ister kısa bir mola için ister uzun bir keşif için uğrayabileceğiniz bir durak.
Bu deneyim, Frankfurt’u gezen herkes için kaçırılmaması gereken bir an: tarihin derinliğiyle modernliğin buluştuğu bir yolculuk.
Ziyaret saatleri: Cuma günleri 13:00 – 20:00, diğer günler 09:00 – 20:00 arası. Daha detaylı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.
Römerberg
Römerberg, Frankfurt’un tarihi ve kültürel merkezi olarak bilinir. Meydanda, ortaçağdan kalma yarı ahşap evler, gotik tarzda inşa edilmiş eski belediye binası Römer ve 14. yüzyıldan beri Noel pazarı düzenlenen Paulskirche Kilisesi gibi önemli yapılar yer alıyor. Eski şehir merkezi, adalet havuzuna da ev sahipliği yapıyor. Burası hem en kalabalık yaya alanı hem de Frankfurt‘un en güzel meydanıdır.
Römerberg, Frankfurt’un en popüler turistik noktalarından biridir. Burada hem yerel hem de yabancı turistler, meydanın tarihi atmosferini yaşamakta. Alışveriş, kafe ve restoranlar diğer ilgi alanları. Ziyaretçiler sadece oturup insanları da izleyebilirler. Meydanın etrafında pek çok müze, galeri ve kültür merkezi de bulunmakta. Örneğin, tarihi Frankfurt Katedrali‘ni, Alman mimarisinin örneklerini sergileyen Alman Mimarlık Müzesi’ni veya Frankfurt’un en eski sanat koleksiyonunu barındıran Städel Sanat Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.
Römerberg, Frankfurt’u ziyaret eden herkesin mutlaka görmesi gereken bir yer. Burada hem tarihi hem de modern Almanya’nın ruhunu hissedebilirsiniz. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılmak, lezzetli Alman yemeklerinin tadını çıkamak ve unutulmaz anılar biriktirmek mümkün. Meydanın keyfini çıkarmak için acele etmeyin, çünkü burası sizi büyüleyecek.
Paulskirche / St. Paul Kilisesi
Johann Friedrich Christian Hess tarafından tasarlanmış olan Paulskirche, kırmızı kum taşından yapılmış yuvarlak bir yapıdır. Yapıldığı zamanlarda Frankfurt’un en büyük ve modern salonlarından biri olarak görülüyordu. Bu nedenle de Almanya’nın ilk demokratik anayasası oluşturulurken, bu bina çalışma alanı olarak kullanılmış.
Amerikan Başkanı John F. Kennedy‘nin 1963 yılında konuşma yaptığı yer olarak da ünlenen kilise Frankfurt‘un en önemli mekanlarından biri konumunda. Bugün bina artık bir kilise olma noktasından çıkmış. Çeşitli etkinlik ve gösterilere sahip olan bir halk binası olmuş durumda. Binanın alt katında “PAULSKIRCHE. Demokrasi, Tartışma, Anıt” adında sürekli bir sergi bulunmakta. Bu sergide Alman birliği ve demokrasisinin gelişimi anlatılıyor.
Paulskirche’yi ziyaret ettiğinizde, binanın tarihi atmosferini hissedebilir ve Almanya’nın demokrasi yolculuğuna tanıklık edebilirsiniz. Ayrıca, binanın çevresinde yer alan diğer tarihi yapılar ve müzeler de ziyaretçilerine zengin bir kültürel deneyim sunmaktadır. Frankfurt’un kalbinde yer alan bu yapı, hem tarih meraklıları hem de kültürel gezginler için mutlaka görülmesi gereken bir yer. Bu sebeple Frankfurt Gezi Rehberi içindeki yerini hak ediyor.
Frankfurt Modern Sanatlar Müzesi
Frankfurt Modern Sanatlar Müzesi, Almanya’nın en önemli kültür merkezlerinden biridir. Dünyanın da en önemli çağdaş sanat galerilerinden birisi olarak anılmakta. Frankfurt Modern Sanatlar Müzesi, 1960’tan günümüze kadar 450’den fazla dünyaca ünlü sanatçının 5000’den fazla parça eserini sergilemekte. 1981 yılında kurulan müze, binanın şeklinden ötürü “A piece of cake / Bir dilim pasta” olarak da anılıyor. Sanatseverlerin kaçırmaması gereken bir müze olduğunu söylememize gerek yok sanırım.
Müze, Salı-Cuma günleri 10:00-18:00, Cumartesi-Pazar günleri 10:00-20:00 saatleri arasında açıktır. Pazartesi günleri kapalıdır. Müze giriş ücreti ve diğer bilgiler için müzenin web sitesine bu linkten ulaşabilirsiniz.
Müze, Frankfurt Hauptbahnhof (ana tren istasyonu) yakınında yer almaktadır. U-Bahn (metro), S-Bahn (banliyö treni) veya tramvay ile kolayca ulaşılabilir. Müze, engelli dostu bir müzedir. Asansör, tekerlekli sandalye ve koltuk değneği gibi olanaklar mevcut. Frankfurt Modern Sanatlar Müzesi’nde, fotoğraf çekebiliyorsunuz. Ancak fotoğraf çekimi esnasında flaş kullanmak yasak.
Frankfurt Modern Sanatlar Müzesi, sanatın farklı yönlerini keşfetmek isteyenler için harika bir seçenek. Almanya’nın finans merkezi olan Frankfurt’ta kültürel bir mola vermek için ideal bir yerdir.
Eschenheimer Kulesi
Eschenheimer Kulesi 1400’lü yılların başında yapılan ve Frankfurt surlarının bir parçası olan 47 metre yüksekliğinde bir kule. Frankfurt’un eski döneminden neredeyse hiç bozulmadan kalabilmiş yegane eser diyebiliriz. Etrafındaki yüksek binaların arasında neredeyse kaybolan bu yapı aslında çok önemli bir kalenin 60 kulesinin ayakta kalan tek parçası.
Gotik tarzda inşa edilmiş olan Eschenheimer Kulesi, dikkat çekici mimarî detaylara sahiptir. Kule, oldukça zarif ve karmaşık taş işçiliği ile öne çıkar. Kulede, Orta Çağ’da kullanılan bazı savunma özellikleri, örneğin ok delikleri ve mazgallar hâlâ görülebilmektedir.
Kule bugün Frankfurt’un tarihî dokusunu yansıtan önemli bir turistik cazibe merkezidir. Kulede çeşitli etkinlikler düzenlenmekte ve ziyaretçilere açılmaktadır. Ayrıca, kulenin tepesinde yer alan restoran ve kafe, ziyaretçilere eşsiz bir şehir manzarası sunmaktadır.
Eschenheimer Kulesi, Frankfurt’un tarihî mirasının bir sembolüdür. Kule, şehrin Orta Çağ’dan günümüze kadar geçen süreçteki evrimini gözler önüne sermektedir. Bu yapının korunması ve turizme kazandırılması, hem yerel halk hem de turistler için büyük bir değere sahiptir. Kulede yemek yemek isteyenler için restoranın web sitesine buradan ulaşabilirsiniz.
Senckenberg Müzesi
Senckenberg Müzesi, Senckenberg Bahçesi içerisinde bulunan ve kendi türünde Avrupa’nın önde gelen “Doğa” müzelerindendir. Frankfurm am Mein şehrinde bulunan müze, aynı zamanda kendi türünde Almanya‘nın en büyük ikinci müzesi konumunda. Almanya’nın en büyük doğa tarihi müzesi olması haricinde 200 yılı aşkın bir geçmişe sahiptir. Müzede, dünyanın dört bir yanından getirilmiş hayvan, bitki, mineral, fosil ve insan kalıntıları sergileniyor. Özellikle büyük dinozorlar ile ilgili galerileri çok değerli ve ilgi çekici. Bu konuda Avrupa’nın en zengin müzesi olarak görülüyor. 2000 ayrı türden doldurulmuş kuş koleksiyonu ile dünyanın en büyük doldurulmuş kuş koleksiyonuna sahip. Müzenin giriş kısmında sizi gerçek boyutlarında dinozor modelleri karşılıyor. Tabii doğal olarak müze çocukların ilgisini fazlasıyla çekiyor. İlgi çeken bir başka sergi ise 60 cm. boyutunda olan ve günümüz atlarının atası sayılan 50 milyon yıllık bir at kalıntısı. Bu özellikleri ile müze Frankfurt Dinozor Müzesi olarak da biliniyor.
Senckenberg Müzesi ‘nin bir diğer önemli bölümü de, insan evrimini anlatan bölüm. Bu bölümde, insanın ataları olan maymunlar, Australopithecus, Homo habilis, Homo erectus, Neandertal ve Homo sapiens gibi türlerin kafatasları, iskeletleri ve yaşam biçimleri hakkında bilgiler verilmektedir. Ayrıca, insanın kültürel evrimini gösteren araç-gereçler, sanat eserleri ve giysiler de sergilenmekte.
Müzenin bir başka ilgi çekici bölümü de, canlı hayvan koleksiyonudur. Bu bölümde, akvaryumda yaşayan balıklar, sürüngenler, amfibiler ve böcekler gibi hayvanlar görülebilmektedir. Bu hayvanlar, hem eğitim hem de araştırma amaçlı olarak müzede tutulmaktadır.
Senckenberg Müzesi’nin ziyaret sürelerine gelirsek, müze pazartesi günleri kapalı. Salı-cuma günleri 09:00-17:00, cumartesi-pazar günleri 09:00-18:00 saatleri arasında açık. Müze hakkında daha fazla bilgi için bu linke tıklayabilirsiniz.
Senckenberg Müzesi’ni ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Hem eğlenip hem de öğrenebileceğiniz harika bir yer. Frankfurt Gezi Rehberi’miz içerisinde görmeniz gereken önemli noktalardan biri.
Goethe Evi ve Müzesi
Goethe Evi Frankfurt am Main için belki de en övünülesi nokta. Burası 1749 yılında doğan ünlü yazar, şair ve bilim insanı Johann Wolfgang von Goethe’nin yaşadığı yerdir. Goethe Evi günümüzde, Goethe’nin hayatını, eserlerini ve dönemini tanıtmak amacıyla bir müze olarak hizmet vermekte. Ev, 1944 yılında II. Dünya Savaşı sırasında bombalanarak yıkılmış, ancak daha sonra orijinaline sadık kalınarak yeniden inşa edilmiş. Evin orijinal şekli aslında 1600’lerden kalma iki ayrı bina iken sonradan yazarın ailesi tarafından tek bir yapıya dönüştürülmüş. Bina, ailenin elinden çıktıktan sonra çok el değiştiriyor. En sonunda 1863 yılında satın alan tarafından Goethe Müzesi şeklinde tasarlanıyor. Hemen yayında da Goethe Müzesi bulunmakta.
Goethe Evi’nde, yazarın çocukluk ve gençlik yıllarına ait eşyalar, resimler, kitaplar ve mektuplar sergilenmektedir. Ayrıca, Goethe’nin en ünlü eseri olan Faust’un ilk taslağının yazıldığı çalışma odası da ziyaretçilerin ilgisini çekmekte. Ev, Alman edebiyatının ve kültürünün önemli bir simgesi olarak kabul edilmekte. Evi ziyaret etmek isteyenler, her gün 10:00-18:00 saatleri arasında müzeye giriş yapabilirler. Perşembe günü ziyaret saati 21:00’a kadar uzatılıyor. Giriş fiyatları ise ziyaretçilerin yaş ve statülerine göre değişik fiyatlandırmalara sahip. Müzede belirli saatlerde rehberli gezi de mevcut. Bunun için müzenin web sitesinden daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Goethe Evi, Frankfurt’a gelindiğinde mutlaka uğranması gereken bir yer.
Hauptwache
Hauptwache, kelime anlamı olarak “Ana Muhafız” anlamına gelir. Eski ve modern yapıların oluşturduğu Frankfurt‘un en yoğun yaya trafiğinin olduğu bölgelerden biridir. Burası hem yerel halkın hem de turistlerin uğrak noktasıdır ve Frankfurt’un en önemli toplu taşıma merkezlerindendir. Frankfurt Gezi Rehberi’nin içine girmeyi hak eden bir bölge.
Adını 1730 yılında inşa edilen ve şehrin ana bekçi istasyonu olarak kullanılan tarihi binadan alır. Barok stili muhafız binası, o zamanlar bağımsız şehir devlet olan Frankfurt’un merkez askeri binası olarak işlev görmüş. 1866 yılında Prusya şehri ele geçirince, binanın önemi kalmamış. Hapishane ve polis istasyonu olarak işlevine devam etmiş. 1904 yılından günümüze kadar gelen sürede ise bir kafe olarak hizmet etmekte. Bu meydan aynı zamanda alışveriş merkezi hüviyetinde. 2. Dünya Savaşı esnasında çok ciddi tahribat alan bina ve etrafı içerisinden, eskiye dair neredeyse tek kurtulan bu bina olmuş. Metro sisteminin toplandığı bir alanda güzel bir mekanda vakit geçirmek isteyenler için ideal.
Hauptwache ayrıca, Goethe Evi ve Müzesi gibi kültürel mekanlara da yakındır. Alman edebiyatının dev ismi Johann Wolfgang von Goethe’nin doğduğu ev, şimdi onun yaşamını ve eserlerini sergileyen bir müze olarak faaliyet göstermektedir. Hauptwache, Frankfurt’un kültürel hayatının merkezinde yer alır ve sanatseverler için ideal bir başlangıç noktasıdır.
Sonuç olarak, Frankfurt’un tarihini, kültürünü ve modern yaşamını bir arada sunan eşsiz bir yerdir. Hem yerel halkın hem de ziyaretçilerin keyifle vakit geçirebileceği, alışveriş, sanat ve ulaşım için merkezi bir noktadır. Frankfurt’u ziyaret eden herkesin, Hauptwache’nin sunduğu deneyimleri keşfetmesi gereken bir yer olduğunu unutmayın.
Museumsufer / Müzeler Bölgesi
Museumsufer Main nehrinin sol yakasında bulunan ve her biri önemli 39 ayrı müzenin bulunduğu bir bölge. Sadece Frankfurt‘un değil, Avrupa’nın önde gelen etnoloji müzelerinden olan Dünya Kültürleri Müzesi, Eski Heykelcilik Müzesi ve Alman Mimari Müzesi gibi müzeler bu noktada. Ama büyük ihtimalle en güzel ve önemli müze Stadel Güzel Sanatlar Müzesi‘dir. Diğer müzelerin içerisinde İkon Müzesi, 10-21. yy. mobilya ve günlük ev eşyalarına uygulanan sanatsal yaklaşımların sergilendiği Museum Angewandte Kunst gibi müzeler de bulunmakta.
Deutsches Filmmuseum (Alman Film Müzesi) ve Museum für Kommunikation (İletişim – Komünikasyon Müzesi) da ilgi çeken diğer müzeler içerisinde. Özellikle İletişim Müzesinde dünyanın en geniş pul koleksiyonlarından birisi bulunmakta.
Böylelikle Frankfurt Gezi Rehberi’mizin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Paylaşılmayan bilgi değersizdir.