turrehberin.com
Korona Vİrüsü Türkiye

Korona Virüsü 30 Mart 2020 Türkiye Raporu

Korona Virüsü 30 Mart 2020 Türkiye Raporu

Korona Virüsü 30 Mart 2020 tarihi itibarıyla yayılmasına devam etmekte. Üstelik artış hızı yükselerek gidiyor. Tabii bunda yapılan test sayısının artması en önemli sebep. Yani aslında hastalık yayılmıyor. O zaten yayılmış durumda ama biz testler vasıtasıyla yeni hastaları keşfediyoruz. Burada kullandığımız verileri worldometers web sitesinden ve T.C. Sağlık Bakanlığı bilgilendirmelerinden aldığımızı belirtmek isteriz. Daha önceki virüs ile ilgili bilgi videomuza buradan ulaşabilirsiniz.

Öncelikli olarak virüsten en fazla zarar gören ilk 10 ülke ile Türkiye’nin ilk vak’aya sahip olduğu günden bugüne kadar geçirdiği süreyi karşılaştırdığımızı söylemek istiyoruz. Örneğin 29 Mart Türkiye için 20.gün ve bu nedenle diğer ülkelerin de ilk 20 günlerini burada dikkate alıyoruz.

Yinede siz grafikleri okurken, özellikle İtalya’nın şu an dünyanın en hasta 3. ülkesi olduğunu unutmayın. Yazının en sonunda, algoritmamızın bize verdiği 6 Mayıs 2020 Türkiye vak’a sayısı tahmini rakamlarımızı sizlerle paylaşacağız.

Korona Virüsü 30 Mart Vak’a Sayısına Göre İlk 20 Gün Karşılaştırması

Korona virüsü tespit edilen kişi sayısı, yapılan test sayılarının artmasıyla birlikte artış gösterdi.

korona virüsü 20 mart

20. gün itibarıyla ülkemizin, karşılaştırdığımız ülkeler içinde en çok vak’aya sahip ülke olduğunu görmekteyiz. 20. gün rakamlarında 3 kat fark attığımız İtalya’nın, güncel vak’a sayısının 98,000’lerde olduğunu hatırlatalım.

Ölüm Sayısına Göre İlk 20 Gün Karşılaştırması

20. gün itibarıyla ölümle sonuçlanan vak’aları karşılaştırdığımızda aşağıdaki sonuçlara ulaşıyoruz.Korona Virüsü 30 Mart

Vak’a sayısında fark attığımız ülkelere göre ölümlü vak’a sayımız daha gerilerde gözüküyor. Umuyoruz ki bu rakamlar gerçek rakamları göstermektedir ki o taktirde mutlu oluruz. Ama hasta sayısında fark attığımız ülkelerden daha az ölüm olması şüphe çekici.

Aktif Korona Vak’ası Sayısına Göre İlk 20 Gün Karşılaştırması

Korona Virüsü 30 Mart Türkiye sayılarını diğer ülkelerin ilk 18 gün performansları ile karşılaştırma noktasında bu sefer ölüm ve iyileşen vak’alar düşüldükten sonraki aktif hasta sayılarını inceledik.

Korona virüsü 30 mart

Yine rakamlar karşılaştırıldığında Türkiye’nin aktif vak’alar noktasında diğer ülkelere göre açık ara fark attığını görüyoruz. Bu aktif vak’aların ya iyileşme ya da ölüm ile sonuçlanması gerektiğinden ötürü, yakın zaman içerisinde bu iki rakamdan birinde ciddi bir artış öngörüyoruz.

Ölüm Oranına Göre İlk 20 Gün KarşılaştırmasıKorona Virüsü 30 Mart

Ülkemizin ölüm oranlarına bakıldığında Hollanda, İran, Fransa ve İtalya gibi ülkelerden daha iyi bir performans sergilediğini görüyoruz. Ancak bu rakama biraz şüphe ile yaklaştığımızı söylemek isteriz.

Sonuç Olarak

Korona Virüsü 30 Mart 2020 tarihi itibarıyla, hızından hiçbir şey eksiltmeden yayılmasına devam etmekte. Bizim algoritmamız ise, 6 Mayıs 2020 tarihinde, yani Türkiye’nin 60. gününde normal bir ilerlemede 85,000 kişi,  artarak ilerlemede ise 167,000 kişinin bu hastalıktan ötürü hastanelerde olacağını gösteriyor. Bu da ülkemizin geleceğinin İtalya, İspanya veya A.B.D gibi problemli olabileceğini düşünmemize sebep veriyor. Hayatta kalmak ve sevdiklerimizin hayatta kalmasını sağlamak için #EvdeKal Türkiyem.

 

Korona Vİrüsü Türkiye

Korona Virüsü 28 Mart 2020 Türkiye Raporu

Korona Virüsü 28 Mart 2020 Türkiye Raporu

Korona Virüsü Türkiye içerisinde  hızla yayılmaya devam ediyor. Bizler de sizlere durumun önemini anlatmak amacıyla, elimizden geldiğince basitleştirilmiş karşılaştırmalar sunmak istiyoruz. Bunu yaparken, bu karşılaştırmalarda kullandığımız verileri worldometers web sitesinden ve T.C. Sağlık Bakanlığı bilgilendirmelerinden aldığımızı belirtmek isteriz. Daha önceki virüs ile ilgili bilgi videomuza buradan ulaşabilirsiniz.

Öncelikli olarak virüsten en fazla zarar gören ilk 10 ülke ile Türkiye’nin ilk vakaya sahip olduğu günden bugüne kadar geçirdiği süreyi karşılaştırdığımızı söylemek istiyoruz. Örneğin 27 Mart Türkiye için 18.gün ve bu nedenle diğer ülkelerin de ilk 18 günlerini burada dikkate alıyoruz.

Bu noktada, ülkeleri karşılaştırırken aynı gün sayısı içerisinde sahip oldukları Vaka Sayıları, Ölen Kişi Sayısı, Aktiv Virüslü Kişi Sayısı ve Ölüm Oranı olarak başlıklara böldük.

Korona Virüsü 28 Mart Vaka Sayısına Göre İlk 18 Gün Karşılaştırması

Korona virüsü tespit edilmiş vaka sayısının karşılaştırılması sonucu aşağıdaki grafiğe ulaştık.

Görebildiğiniz üzere Türkiye Korona vakaları onusunda maalesef neredeyse İran kadar kötü bir durum sergiliyor. Yine günümüzde felaketi yaşayan İtalya’nın ise neredeyse 2 katı bir vaka sayısına sahip.

Ölüm Sayısına Göre İlk 18 Gün Karşılaştırması

Korona sebebiyle ilk 18 gün içerisinde ülkelerin beyan ettikleri rakamlara bakacak olursak, bu sefer aşağıdaki grafik ortaya çıkıyor.

Maalesef ülkemizin bu noktadaki yeri de hiç iç açıcı değil. İran’dan sonra ve İtalya’dan hemen önce, en fazla ölüm görülen ülkelerden birisiyiz.

Aktif Korona Vakası Sayısına Göre İlk 18 Gün Karşılaştırması

Korona Virüsü 28 Mart Türkiye sayılarını diğer ülkelerin ilk 18 gün performansları ile karşılaştırma noktasında bu sefer ölüm ve iyileşen vakalar düşüldükten sonraki aktif hasta sayılarını inceledik.

Ve maalesef bu noktada İran’ın bile üzerine geçerek, aktif hasta sayısında, ilk 18 gün içerisinde liderliği ele geçirdik. Bunun en büyük sebebi elbetteki halkımızın, uyarıları fazla kaale almaması idi.

Ölüm Oranı Sayısına Göre İlk 18 Gün Karşılaştırması

Bizim karşılaştırdığımız noktalar içinde, şimdiye kadar en mutluluk verici haber, ölüm oranının nispeten düşük olmasıydı.

Türkiye bu noktada nispeten düşük bir orana sahip olsa da yine de çok iyi bir orana sahip olduğunu söyleyemeyiz.

Sonuç Olarak

Korana Virüsü 28 Mart Türkiye rakamları karşılaştırıldığında, virüsün ülkemizdeki yayılışının korkutucu boyutta olduğunu söylememiz gerekiyor. Bu noktada devletimizin koyduğu kuralları çiğnemeyerek, hem kendimizi hem de etrafımızı bu illete karşı korumamız gerekiyor. Hayatta kalmak ve sevdiklerimizin hayatta kalmasını sağlamak için #EvdeKal Türkiyem.

Korona COvid-19

COvid-19 hakkında Turrehberin.com açıklaması

COvid-19 hakkında Turrehberin.com açıklaması

COvid-19 veya daha bilindik ismiyle Korona Virüsü maalesef Türkiye dahil birçok ülkede salgın olarak yayılmaya devam ediyor. Bu konuya yönelik her gün, ülkelerin aldıkları önlem haberlerini izlemekteyiz. Biz Turrehberin olarak size uzun uzun yazmak yerine bir video ile seslenmek istedik.

Bu konunun ciddiyetini anlamamız gerekiyor. Burada risk altında olanlar sadece belli bir yaş gurubu veya sağlık durumunda olanlar değil. Onlar elbette öncelikli olarak daha fazla sıkıntı çekebilecek olan kişiler. Ancak hiçbir sağlık sorunu olmayan kişiler bile bu hastalık karşısında ciddi sıkıntılar çekebiliyor. O yüzden herkese elinden geldiğince #Evdekal Türkiye diyoruz.

 

 

 

 

Kuğulu Park

Kuğulu Park

Kuğulu Park

Kuğulu Park, hem bulunduğu bölge hem de Ankara için şehrin önemli noktalarından birisi. Ankara‘nın bu bölgesi önceleri bir derenin geçtiği kavaklık bir alanmış. Zaten bu yüzden bu bölgeye Kavaklıdere denilmiş. Hatta aynı sebeple, burada kurulan şarap fabrikasının adı da Kavaklıdere Şarapları olmuş. Daha önceleri de burada bir park olsa da, esasen Vedat Dalokay’ın burada Belediye Başkanlığı esnasında açtığı park daha bir önem kazanmış. İlk beyaz kuğuları Viyana Belediyesi hediye etmiş. Ardından siyah kuğuları ise Çin Hükümeti Pekin’den göndermiş. Zaman zaman kuğuların kaçırılması gibi haberler ile gündeme gelen Kuğulu Park, aynı zamanda bir buluşma noktası oldu. Parkın hemen yanındaki cadde, Türkçe ve kadınların şeçme ve seçilme haklarına kavuşması için öncü olan Tunalı Hilmi Bey’den ismini alan Tunalı Hilmi Caddesidir. Bu cadde tarafından girişte, Tunalı Hilmi Bey’in bir heykeli ve hayatının kısa bir anlatımı bulunmakta.

2007 yılında bu bölgeye yapılan Kuğulu Altgeçidi inşaatı sırasında, Kuğulu Park’ın kaldırılacağı haberi üzerine bölge halkının ciddi protesto ve parkı koruma çalışmaları oluşmuştu. Belki de bu nedenle, park günümüzde varlığını devam ettirebilmekte. Bizim ziyaretimiz esnasında, ender karşılaşılacak bir kış görüntüsü oluşmuştu. İlgili videomuzu aşağıda izleyebilirsiniz.

Kuğulu Park ve içerisinde bulunan Kavaklıdere Şaraplarının kurucusu olan Cenap And Bey’e ait And Evi ve parkın kendisi Anıtlar Kurulu Kararı ile sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmış durumda.

Halen 24’ten fazla kuş türüne ev sahipliği yapan Kuğulu Park’ın, bitki türleri de oldukça geniş bir çeşitliliğe sahip. Kavak, Leylak ve Mazı türleri en sık rastlanan türler içerisinde.

Gordion Antik Kenti

Gordion Antik Kenti

Gordion Antik Kenti, Friglerin başkenti olarak bilinen önemli bir antik kent. Ankara‘nın Polatlı ilçesinin hemen dışında bulunan antik kente gitmek için özel araç gerekli. Zira Polatlı dışında bir ovanın göbeğinde kurulu olan antik kent neredeyse hiçliğin ortasında bulunuyor. Gordion esasen Friglerin en önemli kültürel birikimlerinin bulunduğu yer. Burası ve etraftaki mezarların olduğu tümülüsler, bizler için çok önemli bilgiler içermekte. Mesela kentin yaklaşık 3 km mesafesinde bulunan meşhur Frig Kralı Midas’ın tümülüsü, aynı zamanda dönemin dünyada bulunan en büyük ahşap yapısı olarak belirlenmiş durumda. Gordion Müzesi ise burada ziyaret edilmesi gereken bir diğer önemli nokta. Maalesef bir süredir ziyarete kapalı. Bir yenileme çalışması yapılmakta. Umarız ki, bu yenileme çalışması sonucunda ortaya çıkacak olan müze, beklediğimize değecek.

Midas’ın başkenti Gordion’un Yassıhöyük köyünde bulunan mezarı ise oldukça önemli bir yer. Çünkü buradaki tahtadan yapılma gömü odası, döneminin en büyük ahşap yapısı olarak biliniyor. Eşek Kulaklı Midas’ın kulaklarının eşek kulağı şeklinde olduğu efsanesi ise günümüze kadar gelen bir hikaye. Ancak Midas’ın kafatasına bakıldığında bunun gerçekliğini gösteren bir durum söz konusu değil. Ancak hikayesini aşağıdaki videomuzda anlattık. Midas’ın mezarının içinden çıkanlar ve 360 derece video ile gezme şansını Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde görebiliyorsunuz. Zaten Gordion’u ziyaret etmeden önce mutlaka bu müzeyi gezmenizi tavsiye ediyoruz.

 

 

 

 

 

M.Ö 900’lü yıllarda gerçekten büyük bir şehir halinde kurulmuş şehir şu an için ancak aranırsa bulunacak bir halde. Aslında şehrin bulunduğu bölgede M.Ö. 3000’li yıllardan M.S. 1300’lü yıllara kadar bir yerleşim olduğu biliniyor. Ancak Friglerin burada bir başkent kurmaları ancak Hititlerin yıkılması sonrası gerçekleşiyor. Her ne kadar M.Ö 1200’lü yıllarda Frigler bu şehre yerleşselerde, bugün yüzeysel olarak görebildiğiniz o devasa yapıların inşaatı M.Ö 900’lü yıllarda gerçekleşmiş. Bu ilerlemede Midas ve babası olan Gordios’un büyük etkileri bulunmakta. Gordion Antik Kenti’ni Ankara’ya yapacağınız ziyaretlerde mutlaka gezmenizi tavsiye ederiz.

AB Bayrağı

Schengen Vizesi şartları ve ücreti değişti

Schengen Vizesi şartları ve ücreti değişti

Avrupa Birliğine üye ülkeleri ziyaret ederken alınması gereken Schengen Vizesi şartları ve ücreti değişti. 2 Şubat 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, vize uygulamasında yapılan değişiklikler sadece fiyat konusunda olmadı. Bu değişiklikler içerisine uygulama yönünden de değişiklikler getirildi.

Schengen Vizesi yeni şartları

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından duyurusu yapılan Schengen Vizesi ile ilgili değişiklikleri ana kaynağından okumak için buradan ulaşabilirsiniz. Sizler için yeni kuralları aşağıdaki şekilde özetledik.

  • Avrupa Birliği üyesi ülkelerden herhangi birinin vatandaşı değilseniz, bu topraklara yapacağınız geziler için vize alma mecburiyetiniz bulunuyor.
  • Daha önce seyahatinizden 3 ay önce başvuru yapmanız gerekirken, artık 6 ay öncesinden başvuru yapabiliyorsunuz.
  • Başvurularınızı elektronik ortamdan yapma şansınız var. Ancak daha önce parmak izinizi vermemiş iseniz, her halükarda Büyükelçilik veya konsolosluklara giderek parmak izinizi vermeniz gerekiyor.
  • Vize başvurunuza cevap 15 gün içerisinde verilmeye devam edecek.
  • Türkiye Cumhuriyeti‘nin “Geri Kabul Anlaşması” tavrı, size vize verilmesini etkileyecek.
  • Seyahat sigortası yaptırma mecburiyeti devam ediyor.
  • Birden fazla Schengen’e üye ülkeye ziyaret yapacak iseniz, en çok kalacağınız ülkeden vize başvurusu yapmak zorundasınız.
  • Eğer birden fazla ülkeye ziyaret edeceksiniz ama her birinde eşit süreli konaklama yapacaksınız, o zaman da Schengen bölgesine ilk hangi ülkeden giriş yaptığınız önem kazanıyor. Bu durumda Schengen vizenizi ilk giriş yapacağınız ülkeden almak zorundasınız.
  • Schengen Bölgesine çok seyahat ediyorsanız ve giriş çıkış tarihleriniz ile ilgili bir sıkıntı hiç yaşamadıysanız, size artık daha uzun süreli ve çoklu giriş çıkış vizesi verilecek. Bu süreç 1 yıl ile başlayacak ve en çok 5 yıllık çoklu giriş-çıkış vizesine kadar devam edecek.

Vize Ücretleri Değişti

Schengen vizesi almak isterseniz, artık daha fazla para vereceksiniz. Yaş guruplarına göre farklı fiyat uygulaması ise devam ediyor. Buna göre:-

0-6 Yaş arası için herhangi bir vize ücreti alınmıyor.

6-12 Yaş arası için vize ücreti 40€ olarak belirlendi.

12 yaş ve üstü için vize ücreti %33 artarak 80€ oldu.

Hırvatistan, Bulgaristan, G. Kıbrıs, İrlanda ve Romanya için vize ücreti 60€’da sabit bırakıldı.

Ayrıca 6-18 yaş için, üye ülkelere vize ücreti almama hakkı da verildi. Böylece ülkeler, kendi turizm politikaları çerçevelerinde, bu yaş grubu ziyaretçilerden vize ücreti almayabilecek.

Korona COvid-19

Coronavirus Korona Virüsü Seyahati Zorlaştırıyor

Coronavirus Korona Virüsü Seyahati Zorlaştırıyor

Tüm dünya son bir haftadır “Coronavirus” veya Türkçe ismi ile Korona Virüsü ile ilgili haberler ile çalkalanıyor. Tabii bu çalkalanmanın gerçek bir boyutu olmakla beraber, bu kadar büyümesinin asıl sebebi, sosyal medya üzerinden sorumsuz kişilerce paylaşılan manipülatif haberler. Ülkemizde de FOX TV’de yayınlanan bir doktor dizisi, 20. bölümünde Malezya‘dan gelen bir yolcu ile hastalığın Türkiye‘ye girdiğini söyleyen bir replik içeriyor. Hikaye tamamen kurgu olsa da, hem Malezya hem de Korona Virüsü bir gerçek. Ne yazık ki diziyi yapanlar, uluslararası ticaret ve ülkeler arası ilişki gibi daha önemli konuları dikkate alacak bir sorumluluk seviyesine sahip değiller. Bu tür bir çok manipülatör, hastalığın kendinden daha çok, kendilerinin ondan çıkarabilecekleri kârı düşünerek hareket ediyor. Bu ise sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada insanların panik seviyesini arttırıyor.

Biz de seyahat etme planı olanlar için bu virüsü ve yayılma durumunu objektif bir biçimde yazmaya karar verdik. soru ve cevaplar ile Korona Virüsü hakkında ki detaylar ile, virüs hakkında sürekli bilgi alabileceğiniz bir haritayı yazımıza ekledik.

Korona Virüsü Nedir?

Coronavirus olarak bilinen virüs, aslında 2003 yılında yine Çin’den yayılmaya başlayan SARS ve 2012 yılında Suudi Arabistan ve Bahreyn’de yayılan MERS virüslerinin de dahil olduğu bir virüs grubunun adı. Bu viral patojen, çeşitli solunum yolu rahatsızlıklarına sebebiyet veriyor. Kişilerin bağışıklık sistemine göre farklı tepkiler verdiği virüs, özellikle bebek/çocuk ve yaşlı kişiler ile bağışıklık sistemi düşük olan kişilerde ölümle sonuçlanabiliyor.

Coronavirus belirtileri nelerdir?

Resmi adı 2019-nCov olan virüsün hastalık belirtileri maalesef herkes de görülebilecek türden. Hapşırma, öksürme, nezle gibi basit soğuk algınlıklarında görülen semptomlar ile aynı. Bu da virüsün tespitini zorlaştırıyor. Ama en büyük sıkıntı, bağışıklık sistemine göre insanların virüsü kapmalarından 14 gün sonraya kadar bunu anlayamayabilmeleri. Yani kısaca sağlam bir vücudunuz varsa, virüsü kapsanız bile 14 gün boyunca bundan haberdar olmayabilirsiniz. Özellikle Çin’e son 2 hafta içinde seyahat etmiş kişilerin hasta olmasalar bile hastaneye başvurarak bunu belirtmeleri tavsiye ediliyor. Virüs ancak laboratuvar testleri sonucunda tespit edilebildiğinden, bu çok önemli.

Virüsün dünyaya dağılımı şu an için nasıl

Korona Virüsü yayılımı ile ilgili en kesin ve net bilgiyi anında öğrenebileceğimiz tek yer, John Hopkins (ABD) Üniversitesi araştırmacılarının yapmış olduğu virüs yayılım haritası olarak görülüyor.

Bu yazıyı hazırladığımız esnada alınan ekran görüntüsünden de anlaşılabileceği gibi, toplamda 7783 kişinin bu hastalandığı, 170 ölüm ve 133 tamamen iyileşme olduğunu ve ana yayılım bölgelerini görebiliyorsunuz. Virüs yayılımı şu an için sadece seyahat yoluyla gerçekleştiğinden, haritada oluşan kırmızı noktaların, Çin’den gelen yolcular olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu bağlamda Çin en tehlikeli alan olmakla beraber, ardından Tayland, Hongkong, Japonya ve Singapur gibi, Çin ile daha alakalı ülkeler olduğunu görüyoruz. Haritaya bu linkten ulaşabilirsiniz.

Korona Virüsü nasıl bulaşıyor?

Her ne kadar bir kaç gündür “Yarasa Çorbası” gibi şeyler özellikle sosyal medyada yer alsa da, virüsün canlı hayvan pazarı veya bir balık türünden geldiği düşünülüyor. Çinli yetkililer hastalığın ana kaynağının haricinde, insandan insana da bulaşabildiğini açıkladılar. Almanya ve Japonya da, kendi ülkeleri içerisinde yerel temas nedeniyle Çin’i ziyaret etmemiş kişilerin hastalandığı bilgisini verdi. Genel bilgi ise, hasta veya virüs taşıyıcısı kişiler ile yakın temas halinde hastalığın bulaştığı şeklinde.

Havayolları Çin’e uçuşlarını durduruyorlar

Son birkaç gün içerisinde, birçok havayolu şirketi, Çin’e giden ve Çin’den gelen uçuşlarını durduklarını bildirmeye başladı. En son olarak İngiliz Havayolu Şirketi olan British Airways 23 Şubat 2020 tarihine kadar uçuşları durdurduğunu açıkladı.  Almanya Havayolu Şirketi olan Lufthansa da 29 Şubat tarihine kadar uçuşlarını durdurduğunu açıkladı. Türk Havayolları da bu konuda bir karar alacağa benziyor. Yakın zamanda başka havayollarının da bu listeye girebileceğini düşünebiliriz. Bir anlamda seyahat noktasında Çin’e bir tecrit uygulanmakta diyebiliriz.

Bu şartlarda seyahat etmeli miyim?

Halen tüm dünyada hasta olanların %98,65’i yani neredeyse tamamı Çin içinde bulunmakta. Diğer ülkelerde bulunanların büyük çoğunluğu da Çin’den bu ülkelere gelenlerden. Dolayısıyla Çin haricindeki ülkelere seyahat etmenizde bir sıkıntı olduğunu düşünmüyoruz. Hastalığa karşı bir aşının geliştirilmekte olduğu bilgisini de göz önüne alırsak, belki de 1-2 hafta içerisinde bu sorunun çözüleceği gerçeği de bulunmakta. Dolayısıyla, eğer seyahat planlarınızı Şubat sonrası için yapıyorsanız, planlamanıza devam edebilirsiniz. Ama Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı’nın vatandaşlar için yaptığı Çin’e seyahat etmeme uyarısını da dikkate almanızı tavsiye ederiz.

gezerken

Seyahat ve Fotoğraf

Seyahat ve Fotoğraf

Seyahat ve fotoğraf, bizim için gezilerimizin asıl amacını oluşturuyor diyebiliriz. Bu zevkler konusunda yalnız da değiliz. Sadece Türkiye‘de değil, tüm dünyada gezen insanların bolca fotoğraf çektiği bilinen bir gerçek. Hatta kimi ülkelerin turistleri için sadece fotoğraf çekmek amaçlı gezdiklerine yönelik bir inanış da var. Bu konuda en ünlenmiş turistlerin başında Japon turistler gelmekte. Biz de bu yazımızda sizlere, seyahat ederken nasıl güzel ve beğeni toplayacak fotoğraflar çekebileceğinizin sırlarını vereceğiz. Hazırsanız başlayalım mı?

1 – Gideceğiniz şehirleri veya yerleri çalışın

Bir seyahate çıkmadan önce, mutlaka ama mutlaka gideceğiniz yerleri iyi bir şekilde çalışın. Orada nereleri görmek isteyebileceğinizi, ilginizi çekebilecek noktaları belirleyin. Bu aynı zamanda bir gezi rotası oluşturmanızı da sağlayacak.

2 – Fotoğraf için yanınıza aldığınız makineyi iyi tanıyın

Artık çoğu kişi cep telefonları ile fotoğraf çekiyor. Ama yine de fotoğraflarınızı neyle çekecekseniz, o makinenin tüm çekim modlarını ve ayarlarını iyice öğrenin. Kısa süre içinde fotoğraf çekmeniz gerekebilir. Bir kenarda durup, hangi ayarda fotoğraf çekeceğinizi düşünmeyi son ana bırakmak, fotoğraf öncesi dikkatinizi dağıtacaktır. Aile seyahat

3 – Doğru yerde konaklayın

Özellikle büyük şehirlere gittiğinizde konaklama için tercih noktaları fazlalaşır. Elbette seyahat için ayırdığınız bütçeye göre bir otelde kalmak isteyeceksiniz ama, kaldığınız yerin size güzel bir şehir manzarasını fotoğraflamanıza izin vermesi güzel olmaz mıydı. Belki de en güzel fotoğrafınızı, kaldığınız odanın penceresinden çekeceksiniz. Kim bilebilir?

4- Beğendiğiniz fotoğrafçıları takip edin, fotoğraflarını inceleyin

Dünyanın neredeyse her yerinin fotoğrafı çekildi. O yüzden beğendiğiniz bir fotoğrafçı varsa ve o sizin gideceğiniz yerleri daha önce fotoğraflamış ise, mutlaka onları inceleyin. Işığı nasıl almış, açıyı nereden yakalamış veya neye odaklanmış inceleyin. Belki de sizin şansınız daha iyi olacak ve onun yakalayamadığı bir güzelliği yakalayacaksınız. Ünlü bir fotoğrafçının yakaladığından çok daha iyi bir pozu yakalayıp fotoğraflayabilirsiniz.

5 – Fotoğraf çekmek için erken kalkıp yola çıkın

Yorgun olabilirsiniz ama fotoğrafçılık hobiniz ise erken kalkmalısınız. Çünkü fotoğraf çekmek için yakalayacağınız en iyi ışık genelde güneşin doğuşunun 1 saat sonrası veya batmasından 1 saat öncesidir. Günün geri kalan kısmında ışık nispeten dik bir açıyla geleceğinden ötürü, fotoğrafınızı kötü yönde etkileyecektir. Tabii, çok kalabalık bir ortamda bir sürü insanın kapladığı bir alanda istediğiniz pozu yakalamak da zor olacaktır. Tek Başına Gezmek seyahat

6 – Bir ustaya çırak olun

İnsanların ortak özelliği, görerek öğrenme kapasitelerinin yüksek olmasıdır. Dolayısıyla kendinize fotoğraf ve seyahat konusunda akıl verebilecek birine öğrenci olmaya çalışın. Size nasıl fotoğraf çekmeniz gerektiğini öğretecektir. Böylece en kısa sürede beceri ve bilginizi arttıracaksınız.

7 – Gittiğiniz yerin dilinden birkaç kelime öğrenin

Gittiğiniz yerin dili sizinkinden farklı ise, birkaç kelime de olsa öğrenmeye çalışın. Özellikle “Merhaba”, “Günaydın”, “Teşekkürler” gibi kelimeleri öğrenirseniz, hem yereller size çabuk ısınır hem de iyi ilişkiler kurmanızı sağlar. Gezi esnasında bunun faydasını fazlasıyla yaşayacaksınız.

8 – Yerel tavsiyeler alın

Unutmamanız gereken en önemli şey, sizin orada sadece kısa bir süre bulunduğunuz. O yüzden yerel insanlardan, fotoğraflanması gereken güzel manzaralar, özellikli yerler gibi konularda destek alın. Hatta belki fotoğraflamak istediğiniz yerin en iyi karesinin nereden olabileceğini size söyleyebilirler. Bu size, sizin için çok önemli olan zamandan tasarruf sağlayacaktır. Seyahat, yerel destekle çok daha kolay yapılır.

9 – Seyahat esnasında ve fotoğraf çekerken insana saygı duyun

Unutmamak gerekir ki, hepimiz insanız. Fotoğrafının çekilmemesini söyleyen veya hissettiren birisinin fotoğrafını çekmek için ısrarcı olmayın. Veya fotoğrafını çektiğiniz kişi, sizden fotoğrafı göndermenizi isterse, mutlaka gönderin. İnsanların isteklerine veya taleplerine saygı duyun.

10 – Yüksüz seyahat edin

Fotoğraf çekmek için en önemli şey, o duyguya girebilmektir. Sırtınızda veya üstünüzde bir sürü eşya ve yük varken ve siz bundan rahatsızlık duyarken iyi bir kare yakalamanız çok zordur. O yüzden mümkün olduğunca rahat ve huzurlu bir şekilde gezmek için yükünüzü hafif tutun.

11 – Zaman kavramını iyi kullanın

Bir yeri veya şeyi fotoğraflamak için acele etmeyin. Kimi zaman tam açıyı veya ışığı yakalamak için aynı yerde belki saatlerce beklemeniz gerekebilir. Hatta bazen aynı noktadan günlerce fotoğraf çekmeyi deneyebilirsiniz. O yüzden zamanlamayı ve zamanı dengeli ve iyi planlamalısınız.

12 – Kendi yaşadığınız yeri küçümsemeyin

Fotoğrafçılık bir tutkudur. Nerede yaşıyorsanız yaşayın, bu tutkunuzu her yerde yapabilirsiniz. Özellikle yaşadığınız şehirde kameranızla birlikte gezin. Nasıl pozlar yakalayacaksınız bir bilseniz? Böylece kendi şehrinizi de gezmiş olacaksınız. Hatta tarihe bir not olarak şehrinizin “o an”larını miras bırakacaksınız.

13 – Seyahatten vazgeçmeyin

Çok gezen mi çok okuyan mı bilir?” diye sorarlar ya. Çok gezen daha iyi bilir diyelim biz. Hakikaten de öyle. Her ne kadar masraflı olsa da, her bütçeye uygun geziler planlayabilirsiniz. Özellikle de İnternet çağında bu artık çok daha kolay. O yüzden seyahat etmekten hiç vazgeçmeyin. banneryeni seyahat

14 – Güzel bir fotoğraf bahanesiz kişilerden çıkar

Dünyada birçok şeyi iyi bir şekilde yapmak için, kaliteli malzeme kullanmak gerekir. Ama fotoğrafçılık için böyle bir ihtiyaç yoktur. Makinenizin ne olduğu, gezi masrafları, profesyonel malzeme gibi şeyler, iyi bir kare yakalamak için gereken şeyler listesine girmez. Herkesin gıpta ile bakıp kıskanacağı fotoğrafları çekmek için öncelikli gereken şey, “fotoğraf aşkı“dır. Bahanesiz çekim yapanlar, güzel kareler yakalar. 9 eşya Fotoğraf

15 – Fotoğrafı çekmeden önce hissedin

İnsanoğlu fotoğraf çekmeyi, anı ölümsüzleştirmek için keşfetmiştir. Çünkü yaşanılan saniyenin bir daha yaşanması imkansızdır. Bu yüzden, hafızalarında yer etsin, baktıkça hatırlansın diye fotoğraf çekilir. İşte tam da bu yüzden, vizörden gördüğünüz her şeyi çekmemelisiniz. Önce bir rahatlayıp duygularınızı hissetmeniz gerekir. Duygularınızı veya bulunduğunuz yerin size hissettirdiklerini poza yansıtmalısınız.

16 – Doğal ışık en iyisidir

Günümüz fotoğrafçılığında her türlüsünden dijital düzeltme, ışık oyunları ve hatta olmayanı varmış gösterme şansı var. Ancak bir kareyi tartışmasız güzel kılan, orada doğal ışık kullanılmış olmasıdır. Flaş olmadan, yapay veya dijital ışık kullanmadan, filtre uygulamadan, olduğu gibi çekilen kareler her zaman için daha değerlidir.  Batang Ai Seyahat

17 – En az bir tepe fotoğrafı çekin

Seyahat ettiğiniz yerin kuş bakışı, tepeden bir noktadan çekilmiş en az bir fotoğrafınız olsun. Gittiğiniz yerleri tepeden görebileceğiniz bir noktadan çekmeyi unutmayın. İnanın pişman olmayacaksınız. Belki de en güzel kareniz, bu kare olacaktır. spaccanapoli-turrehberin fotoğraf

18 – Klişeler klişedir

Herkesin çektiği, herkesin sosyal medyada paylaştığı bir kareyi siz de paylaşmak isteyebilirsiniz. Ama düşünün, herkes Pisa kulesini düzeltmeye çalışırken fotoğraflatıyor kendini. Sizin bir farkınız olsun. Başka bir bakış açısı geliştirin. İlginçliği yakalayın.

19 – Yavaş seyahat edin

Koştura koştura yapılan bir gezinin ne tadı olur ne de ruhu. Bir geziden tat almak için o geziyi ruhunuzda hissetmeniz gerekir. O yüzden gezinizi ağırdan alın. Bir daha ki sefer olmayacakmış gibi, eze eze, yedire yedire gezin. Belki gerçekten de, oraları bir daha görme imkanınız olmayacak. O yüzden çekeceğiniz fotoğrafları da hatırlamak isteyeceğiniz türden karelerden çekin.

20 – Vizör sadece çekmek içindir

Ve son olarak, elinizdeki kameranın vizöründen bakarak gezmeyin. Gezerken o kareye sokmayın kendinizi. Sadece ve sadece, açıyı, ışığı ve pozu netleştirdiğiniz zaman vizörden bakın. Onun dışında gezdiğiniz yerlerin ve seyahatin tadını, kendi gözlerinizle görmenin keyfine varın.

Fotoğraf sanatı, insanın bakış açısını yalın bir şekilde sunduğu ve kendine özgü şekilde bu bakış açısını yansıttığı bir sanattır. Teknolojinin geliştiği her noktada bu bakış açısını sergileyen yine insanın ta kendisi olacaktır.

 

womens-power-2245108_640

Turrehberin 2019 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2019 Yılında Sizlerle Birlikte Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2019 yılında, sizlerin de verdiği destekle birlikte büyümesine devam etti. İlk olarak 2015 yılının Eylül ayında yayına başlayan Turrehberin.com, o dönemlerde tam anlamıyla bir emekleme dönemi geçiriyordu.

Amatör bir ruha sahip profesyonel bir web sitesi ile, halkımıza seyahat kültürünü ve gezmenin inceliklerini anlatarak paylaşımlarda bulunmayı amaçladık. Dünyanın ve Türkiye’nin binlerce gezi noktasını, fotoğraf ve videolar ile sizlere tanıttık. Gerek web sitesini, gerekse sosyal medya kanallarını bu amaçta birleştirdik. İşin en güzel yanı ise bunu, baştan sonra sadece iki kişi, karı-koca olarak gerçekleştirdik.

Bu nedenle Turrehberin 2019 yılında ilerleme kaydetmeye devam edince, biz de çok mutlu olduk. Bizlere gerek e-posta, gerekse sosyal medya mesajlarınız ile verdiğiniz desteklerin üzerine böyle bir sonucu almak bizi de çok çok mutlu etti. 2018 yılı sonunda da benzer bir başarı yakalamıştık. 2018 için yazdığımız yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

2019’da bize gösterdiğiniz teveccühe teşekkür ederiz. İstatistiklere gelince.

 Turrehberin 2019 İstatistikleri

  • 2019 yılında web sitemizi ziyaret eden tekil kişi sayısı %27 arttı.
  • Sosyal Medya takipçi sayımız geçen seneye oranla %63 arttı.
  • Siteye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler listesinde ilk 3’ü,  %84,6 ile Türkiye, %5 Amerika Birleşik Devletleri, %2,39 ile Almanya oluşturdu.
  • Siteyi ziyaret edenlerin %40’ı İstanbul, %11’i Ankara, %7,5’i ise İzmir’dendi.
  • Turrehberin 2019 yılında %31 ile en çok 25-34 yaş grubunca ziyaret edilirken, %20 ile 35-44 yaş ve %14 ile 18-24 yaş grubu ilk 3’ü tamamladı.
  • Sitemizi ziyaret edenlerin %70’i Organik Arama Motoru üzerinden gelirken, %18’i sosyal, %11’i ise direk giriş yaptı.
  • Sitemiz ziyaret edilirken %64 oranla cep telefonları, %34 oranla ise bilgisayar kullanıldı.

2020 yılında sizlerle beraber gezmeye devam etmek dileğiyle.

Molla Zeyrek Camii Pantokratorw

Zeyrek Camii / Molla Zeyrek Camii

Molla Zeyrek Camii

Molla Zeyrek Camii DışıDoğu Roma döneminden kalma bir yapı olan Pantokrator Kilisesi ve manastırı, günümüz İstanbul’u için Molla Zeyrek Camii olarak bilinmektedir. Burası Ayasofya‘dan sonra, Bizans’tan geriye kalan kiliseler içinde en büyük ikinci kilisedir. 3 ayrı şapel birleşiminden oluşan kiliseye bir manastır da eşlik etmekteymiş. Yığma tuğla tekniğiyle 1118-1124 yılları arasında yapılan kilisenin banisi Bizans İmparatoru II. İoannis ve ailesi tarafından yaptırılmış ve “Her Şeye Kadir İsa”ya adanmıştır. Bu yüzden orijinal ismi “Hristos Pantokrator”a ithafen Pantokrator olmuş.

Günümüz İstanbul’unda Zeyrek olarak bilinen semte adını veren cami burasıdır. Cami’nin teras bölgesinden enfes bir Haliç görüntüsü olduğunu söylemeyi unutmayalım.

Bu güzel yapı söylediğimiz üzere Bizans İmparatorluk ailesi için yaptırılmış ve bu sebepten dolayı içi muhteşem eserler ile donatılmış. Ünü o kadar fazlaymış ki, Komnenos ve Paleologos Hanedanlıkları üyeleri ölünce buraya gömülmüşler. Hatta gücü yeten çok yüksek rütbeli Bizanslı yöneticiler bile buraya gömülmüş. Tabii bu ün Haçlı Seferleri esnasında 4. Haçlı Ordu’su için güzel bir yağma alanı olması ile sonuçlanıyor.

Molla ZeyrekOsmanlı’nın Fatih Sultan Mehmet eliyle fethi gerçekleştirdiği yıllarda bu bina çoktan harabe haline gelmiş, hatta hapishane olarak kullanılır bir noktadaymış. Fatih burada hapis tutulan Georgios Kourtesios Scholarios’u Ekümenliğin ilk İstanbul Patriği olarak görevlendirmiş.

Yine aynı dönemde, Hazırcevap Mehmet Efendi olarak bilinen bir alimi, bu kilise ve etrafının cami ve medreseye çevrilmesi görevini veren Sultan, Mehmet Efendi’yi de buraya baş öğretmen olarak atamış. Hazırcevap sıfatının karşılığı Zeyrek ismini alan, zekasından ötürü de farsça Molla olarak dillendirilen Mehmet Efendi sayesinde burası hem cami hem de medrese olarak işlev görmeye başlamış. Caminin ismi Molla Zeyrek olarak kalmış. Semt ise önce Zeyrekhane ardından ise Zeyrek olarak bilinmiş.

Gelin arzu ederseniz içini birlikte gezelim.

Turrehberin Youtube Kanalı Zeyrek Camii

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları