turrehberin.com
Korona COvid-19

Korona Sonrası Yurtdışı Seyahat

Korona Sonrası Yurtdışı Seyahat

Korona sonrası yurtdışı seyahat konusunda gerek Türkiye’de gerekse dünyada insanların kafalarında daha cevaplanmamış çok soru var. Bu soruların büyük çoğunluğu ise oldukça gerçekçi sebeplere dayanmakta. Biz de bu yazımızda olası bir yurtdışı seyahati planlamanızı nasıl yapmanız gerektiğini anlatmaya çalışacağız. Tabii bu arada akıllara takılan kimi sorulara da cevap vereceğimizi umuyoruz. Soru-cevap şeklinde planlamanızı nasıl yapmalıyız görelim.

Korona Virüsü yüzünden yurtdışına seyahate çıkmadan önce test yaptırmamız gerekiyor mu?

Bu konuda ülkeler bazında henüz netleşmiş bir ortak tutum yok gibi gözüküyor. Örneğin Türkiye Haziran 2020 itibarıyla oldukça açık bir tutum sergileyerek, ülkeye her ülkeden herkesin gelebileceğini duyurdu. Hatta bir adım daha ileriye giderek eğer Türkiye seyahati esnasında Covid-19’a yakalanmış bir turist olursa, onu da Türkiye’de tedavi edeceğini bildirdi. Geniş gönüllüyüz ne diyelim. Ancak bizim bu tutumuz karşısında Avrupa Birliği daha sert bir duruş sergileyerek AB üyesi ülkeler haricinde virüsün yoğun yaşandığı bir yere gidilirse, yolcunun dönemeyebileceğini veya dönse bile 14 gün karantinada kalacağını açıkladı. Kimi ülkeler ise seyahate çıkmadan önce yolculardan son 2-3 gün içerisinde yapılmış bir test talep etti.

Hangi ülkelere seyahat etmek daha iyi olur?

Bu sorunun cevabı elbette ki virüsün en az görüldüğü ülkeler olmalı. Ancak burada da virüs ile ilgili düzenli istatistik tutmayan ya da tutsa bile tüm gerçekliğiyle söylemeyen ülkeler karşımıza çıkıyor. Üstelik tüm ülkeler aynı sayıda nüfusa da sahip değiller. Yani 3 milyon kişinin yaşadığı bir ülkede birkaç bin kişinin hasta olması ile 300 milyon kişinin yaşadığı bir ülkede aynı rakamda kişinin hasta olması birbirine denk durumlar değil. Burada ise yardımımıza Worldometers sitesi çıkıyor. Bu sitedeki istatistikleri iyi okumayı bilmemiz lazım. Bu sitenin istatistik kısmına gelip oradaki “Tot Cases / 1M Pop” yani 1 Milyon nüfus başına toplam vaka sayısı sekmesine tıklamanız lazım. Yazıyı yazdığımız esnadaki durumun ekran görüntüsü aşağıdaki gibi. Vaka Sayısı

Buradan da anlaşılacağı gibi Katar maalesef nüfusuna göre virüsün en fazla yayıldığı yer olarak başı çekiyor.

Bu kadar bilgi yeterli mi?

Yeterli olduğunu söylemek isterdik. Ama henüz kendimizi yeterince garantiye almadık. Aynı sitede ikinci kontrol etmemiz gereken yer “Tot Tests / 1M Pop” yani her 1 milyon kişi için devletlerin gerçekleştirdiği test sayılarını incelemeliyiz. Böylelikle hangi devletlerin kendi halklarını ne kadar sıkı kontrol ettiğini görebiliriz. Yine yazının yazılması esnasındaki güncel verilere göre aşağıdaki gibi bir görüntü elde edeceksiniz.

Test Sayıları

Artık biraz daha rahatlayabiliriz. Ama henüz işimiz tamamlanmış sayılmaz.

Hangi Havayolu Kullanılmalı?

Havayolları Korona sonrasında ilk etkilenen kurumlar olarak neredeyse tüm uçuşlarını durdurdular. Hatta bu yüzden işini kaybeden birçok havayolu çalışanı da oldu. Şimdi ise yeniden uçmanın derin hesapları içerisindeler. Bu aslında yürümeyi sil baştan öğrenmek gibi bir şey. Uçmaya başlayanlar veya planlayanlar, korona öncesi dönemdeki gibi her yere veya her gün bir kaç sefer şeklinde bir plana sahip değil. Çünkü hiçbir havayolu firması yeni normallerde kaç kişinin seyahat etmek isteyebileceğini ve kaç kişinin bu masrafın altından kalkabileceğini henüz bilmiyor. Ama siz niyetlisiniz. En fazla Korona testi yapanlardan en az virüs yayılımının olduğu ülkelerden birini gözünüze kestirdiniz. O zaman o ülkeye uçarken direk uçmalısınız. Yani uçağınız başka hiçbir havalimanına inmemeli ve orada sizi indirip başka ülkelerden gelen insanlar ile beraber bir başka uçağa binmemelisiniz. Yoksa bütün planlamanız boşa çıkabilir.

Yeme-İçme Konaklama?

İşte burası tabiri caizse zurnanın zırt dediği yer. Konaklamanızı mümkün olduğunca çok sayıda odası olan ve büyük odalı otellerde yapmalısınız. Tercihen ayak üstü bir noktada bulunmayan bir otel seçerseniz daha iyi olur. Yeme-içme konusunda ise ya sadece oteldeki imkanları kullanacaksanız ya da 20-30 sene önceki Türklerin yaptığı gibi yanınızda bir valiz dolusu atıştırmalık yiyecek götüreceksiniz.

Sonuç olarak

Turrehberin.com olarak göz korkutmaktan daha çok, mümkün olduğunca virüse bulaşmadan seyahat edebilmeniz için bu yolları anlattık. Abartılı gelmiş olabilir. Ancak gezi ve seyahat esnasında böyle bir rahatsızlığa yakalanmak hem ülkeye dönüşte hem de döndükten sonra Türkiye’de sıkıntı çekmenize sebep olacaktır.

Ulaştırma bakanlığı tarafından belirlenen uçuş kuralları ile ilgili yazımızı da buradan okumanızı tavsiye ederiz. Umarız en kısa sürede, burada yazdığımız hiçbir şeye ihtiyaç olmadan gezeceğimiz günler gelir. Sağlıcakla kalın.

THY

COvid-19 uçuş kuralları genelge ile belirlendi

COvid-19 uçuş kuralları genelge ile belirlendi

COvid-19 uçuş kuralları 1 Haziran 2020 tarihinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından bir genelge ile belirlendi. Bu genelgenin şimdilik 2020 yıl sonuna kadar kullanılacağı belirtildi. Gerek görüldüğü taktirde bu tarihin uzatılması da söz konusu olabilecek.

Buna göre yeni uçuş kuralları uçağa biniş, uçuş esnası ve uçaktan iniş olmak üzere 3 ayrı durum içinde ele alınmış.

COvid-19 uçuş genel önlemleri

    • Uçaklarda koltuk ceplerine konulan dergi ve broşürler kaldırılacak.
    • Uçaklarda sağ taraf son iki koltuk sırası COVID-19 izolasyon alanı olarak belirlenmeli ve boş bırakılacak.
    • İhtiyacı olan yolcular tarafından kullanılan tekerlekli sandalyeler her kullanımdan sonra temizlenecek ve dezenfeksiyonu sağlanacak

COvid-19 uçuş yolcu önlemleri

  • Uçağa binmeden önce bilet rezervasyonları esnasında kabin içerisinde mümkün olduğunca boş koltuk kalacak şekilde yerleşim yapılmasına özen gösterilecek.
  • Yolculardan Halk Sağlığı Yolcu Tanıtım Formunun (Public Health Passenger Locator Form) doldurulması istenecek.
  • Uçağa biniş sırasında termal kamera sistemi veya yolcuların ateşini ölçmek için herhangi bir uygulaması bulunmayan havalimanlarında, yolcular uçağa binmeden önce temassız ateş ölçer ile kontrolden geçirilecek ve semptom sorgulaması yapılacak.
  • Yolcuda 38º C’nin üstünde ateş, burun akıntısı, öksürük, solunum sıkıntısı gibi semptomlar görülmesi halinde, uçağa kabul edilmeyecek.
  • Biniş sırasında yolcular uçağa sosyal mesafeyi (en az 1 metre) sağlayacak şekilde oturma yerlerine göre kabul edilecek, uçak içinde yolcu hareketliliği azaltılacak. Uçağa biniş sırasında el antiseptiği kullanmaları sağlanacak.
  • Yolcuların uçağa biniş ve iniş sırasında sosyal mesafeyi koruyabilmeleri ve kabin ekibinin yolcu bagajına dokunma ihtiyacını azaltabilmek için kadın el çantası, erkek evrak çantası, dizüstü bilgisayar ve bebek el çantası dışında el bagajı kabine kabul edilmeyecek.
  • Uçak girişinde çocuk pusetlerinin poşetlenmesi sırasında beklenilen alanlarda sosyal mesafeye uyulacak.
  • Uçaklar mümkün olduğunca köprülü pozisyonlara park ettirilmeli ve uçağa giriş bu şekilde yapılacak.
  • Yolcuların biniş kapısından uçağa transferleri otobüsle yapılacaksa, otobüse maksimum kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edilecek.

Uçuş esnasında kabin içi önlemleri

  • Uçak içi emniyet bilgilendirmesinde, COVID-19 kapsamında alınması gereken uçuş tedbirlerine de yer verilecek. Ateş, öksürük, burun akıntısı ve solunum güçlüğü şikayeti olan yolcuların görevlilere bildirilmesi istenecek.
  • Yolcular uçak içerisinde tıbbi maske kullanacak.
  • Bebeklerde (0-2 yaş) boğulma riski nedeniyle maske kullanılmayacak. Çocuklarda (2-12 yaş) uygun boyutlarda maske veya bandana kullanılacak.
  • Kalp, solunum, astım ve otizm gibi uzun süre maske takamayacak rahatsızlıkları olan hasta yolcular doktor raporunu ibraz etmek kaydıyla yüz koruyucu ile seyahat edebilecek.
  • Yolculara verilecek malzemeler mümkünse kişiye özel olacak, mümkün değilse her kullanımdan sonra temizlenip paketlenecek. Yastık ve battaniyelerin 2 saatten uzun uçuşlarda, ambalajlı olarak kullanılması sağlanacak.
  • İki saatten kısa uçuşlarda yiyecek servisi yapılmayacak.
  • Önceden hazırlanmış kapalı ambalajlı/paketlenmiş yiyecek ve içecekler yolculara servis edilecek/satılacak ve mümkün olduğunca uçağa biniş öncesinde yolcuların oturma alanlarına bırakılacak. Uçuş sırasında servis yapılması gerekiyorsa tek bir paket halinde yolcuya servis yapılacak. Uzun menzilli uçuşlarda tek bir paket olacak şekilde servis tekrarlanabilecek.
  • Yeme ve içme sırasında maske çıkartılacağından yan yana oturan yolcular aynı anda yeme ve içmeye başlamayacak. Bir yolcu yeme ve içmesini bitirdikten sonra yanındaki yolcu yeme ve içmeye başlayacak. Bu konuda uyarı anonsu yapılacak.
  • Tuvalet sırası oluşturulmayacak, koridorlarda beklenmeyecek.

COvid-19 uçuş sonrası iniş önlemleri

  • İniş sonrasında kabin içerisindeki teması en aza indirebilmek için yolcuların küçük gruplar halinde ayağa kalkması ve uçaktan indirilmesi sağlanacak. Bununla ilgili anonslar yapılacak.
olimpos-kapak-750x400

Açgözlülüğün yeni kurbanı Olympos

Açgözlülüğün yeni kurbanı Olympos

Son dönemlerde Turizm kaynaklı çıkan bir başka garip iznin kurbanı Olympos olmak üzere. Özellikle son yıllarda devlet eliyle 3 kuruş için katledilen doğal ve tarihi güzelliklerimizin arasına sanırız bir yenisi eklenecek. Yıllar içinde Uzun Göl, Ayder Yaylası gibi yerleri “yerli halk para kazanacak fena mı?” gibilerinden bir kandırmaca ile güya turizme açan bir yönetime sahibiz. Geçen günlerde bu yönetimin son yok ettiği doğal güzellikler listesine maalesef Salda Gölü‘nü de eklemiştik . Artık bu listeye yeni girecek yerin adı da Olympos olarak açıklandı.

Olympos bugüne kadar 1. derece sit alanı iken bu hafta içerisinde 3. derece sit alanı konumuna indirildi. Daha önce çivi bile çakamayacağınız bir yerken şu an bu değişimle neredeyse her türlü şeyin yapılabileceği bir yer haline gelmiş oldu. Tabii kandırma hikayesi yine aynı. Yerel halk buradan daha fazla gelir sağlayacak.

Olympos sadece doğal güzelliği ile değil, aynı zamanda en az 2500 yıllık antik kenti ile de ünlü bir yer. Olypos Antik kenti döneminin ünlü birliği olan Likya birliğinin büyük ticaret şehirlerinden birisiydi. Bizler bu kentin daha da ortaya çıkarılması ve korunmaya alınması haberini beklerken tam tersinin olmasını üzüntüyle karşıladık.

Bizi daha fazla üzen ise, böyle bir haberin faydalı bir iş yapılıyormuş gibi duyurulması oldu. Tüm haber kaynakları noktasına virgülüne dokunmadan alttaki şekilde haberi paylaştılar.

(“En kötü plan plansızlıktan iyidir” diyerek, imar planının ilk başvurusunu yapan Olympos’ta muhtarlık yapmış isimlerden Kumluca Belediyesi meclis üyesi Halil Karataş, “Uzun yıllardan beri üzerinde titizlikle çalışılan Olympos Koruma Amaçlı İmar Planı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanmış olup, önümüzdeki günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde ve Kumluca Belediyesi’nde askıya çıkacaktır. Olympos halkı olarak başta Kültür ve Turizm Bakanımızın nezdinde emeği geçen siyasetçi, bürokrat ve teknik olarak çalışan herkese teşekkür ediyoruz” dedi.)

Bugün geçmiştekileri andığı gibi, gelecekte de “Tarih” bugün bu kararları alanları lanetle anacaktır.

Göbeklitepe

Göbeklitepe yeniden gündemde. Yeni bir keşif var.

Göbeklitepe yeniden gündemde. Yeni bir keşif var.

Tüm dünyanın COvid-19 ile ilgilendiği şu günlerde, İsrail’den bir gazete, İsrailli arkeologların Göbeklitepe ile ilgili çok önemli bir bulguya ulaştığını ileri süren bir haber yayınladı. İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesinin haberi aslında Cambridge Archaeological Journal‘da yayınlanan bir makaleye dayanmakta. Haklay ve Gopher’ın hazırladığı makale, Neolitik hatta geç Paleolitik çağda yapılan inşaatların hiç de “öylesine” yapılmadığını belirtiyor. Hatta o dönem mimarlarının bir takım geometri hesapları hakkında bilgiye sahip olduklarını ispat eden diğer çalışmalarına bir başka örnek niteliğinde. Göbeklitepe bu düşünceyi ispat edebilecek en eski ve en iyi korunmuş örneklerden.

Hacklay yaptığı açıklamada “Bu alanın bulunması bile başlı başına bir sürpriz iken, bizim yaptığımız bu çalışma aslında bu yapının sanıldığından çok daha teferruatlı bir planlama ve yapım sürecine sahip olduğunu ispatlıyor,” dedi. Göbeklitepe ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz. Aynı yazı içerisinde bulunan videomuz da sizleri beklemekte.

Haberimize tekrar dönersek, arkeologlar A,B,C ve D olarak isimlendirilen dairesel yapılardan, A dan daha eski oldukları bilinen B,C ve D üzerine yoğunlaşmışlar.

Beklenmeyen sonuç

Haklay, şu ana kadar bu yapılar hakkında inanılan şeyin, her bir dairenin farklı gruplar tarafından yapıldığı şeklinde olduğunu söyledi. Yenisinin yapımından önce eskisinin tamamen temizlenip üstünün kapandığı şeklinde inanıldığını ekledi. Haaretz gazetesine yaptığı açıklamada kendilerininde bu yönde bir düşünce ile çalışmaya başladıklarını not etmiş. Ancak daha önce mimar olarak çalışan Haklay, mimari formal analiz metodu denilen bir metot uygulamış. Bu metot  var olan yapıların var olan halinden tasarım aşamalarındaki planlama prensipleri ve metotlarına ulaşmayı amaçlayan bir sistem. Metot uyguladığında farklı bir sonuca ulaşılmış.

Önce kullandığı bir algoritma ile düzensiz daireler şeklinde olan yapıların merkezlerini bulmuş. Bu merkezlerin her bir dairenin merkezinde bulunan ve diğer taşlardan daha yüksek olan taşıyıcı 2 T taşının hemen hemen ara noktasına düştüğünü fark etmiş.  Esas şaşırtıcı sonuç, bu üç dairenin merkez noktalarının birbirine bir çizgi ile bağlandığında, her bir kenarı 19,25 metre uzunluğunda mükemmel bir eş kenar üçgen olmaktan sadece 25 santimetre ile şaştığını görmüş.

Göbeklite Çalışması

Gizli geometrik plan araştırması: Plan K. Schmidt and J. Notroff, DAI

Yazının ve tekerleğin icadından binlerce yıl önce, böylesine bir yapı topluluğunun ölçümlü taban alanı planını yapmadan tasarlamak mümkün değil

İsrailli arkeologların ortaya çıkardığı sonuç, her ne kadar farklı dönemlerde yapılmış olsa da, başlangıç esnasında bu dairesel yapıların aynı anda planlandıkları. Haklay’e göre her bir daire ufak farklılıklar içerse de birbirinden farklı ve uzun bir inşa dönemi geçirmiş. Ama plana sadık kalınmış. Bu da şimdiye kadar düşünülenden 3 kat daha fazla insan gücü ve zaman gerektiği gerçeğini getiriyor. Haklay asıl şaşırtıcı olan bir diğer şeyin, Avcı-Toplayıcı bir toplumdan böyle bir organizeyi beklemek olduğunu söylemiş.

Peki bu ne anlama geliyor.

Tel Aviv Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Gopher, böyle bir planı gerçekleştirmek için bir proje, projeden sorumlu bir mimar, gerekli malzemelerin koordineli olarak toplanmasını organize edecek bir yönetici ve yapılarda çalışmak için gerekli yüzlerce  belki binlerce işçi gerektiğini hatırlatıyor. Tüm bu işlemin paylaşımcı Avcı-Toplayıcı topluluk için fazla olduğunu, burada yeni bir topluluk türünün doğuşunun izlenmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Bu çalışmaya dahil olmayan Jerusalam Hebrew Universitesi Arkeoloji Profesörü Belfer-Cohen ise, bu üç yapının birlikte inşa edilmiş olabileceği gerçeğini kabul etti. Ancak bunun diğer yapılar için de geçerli bir gerçek olmayabileceğini de ekledi. Belfer-Cohen’e göre bu tür bir bilgi, Aysbergin sadece ucunu bize gösteriyor. Tek bir topluluğun delirip sabah akşam böyle bir yapı için çalışması, farklı toplulukların bu bölgeyi bir kutsal alan ilan ederek burada kendi halkalarını yapmalarından daha düşük bir ihtimal.

Ancak yinede planlı bir yapı ve organizasyon gerekliliği nedeniyle Gopher ve Haklay’in bu çalışması paylaşımcı Avcı-Toplayıcı Neolitik Çağ insanın yavaş yavaş bir yönetici kişi veya ailenin altında, geometrik bir bilgiye sahip mimarlar ile kompleks yapılar yapabildiğini ispatlar konumda

Şimdiye kadar elde edilen bilgiler, Göbeklitepe’nin bir kült alanı olduğunu ispatlar nitelikte. Bakalım gelecekte burası ve benzer diğer yerler üzerinden edindiğimiz bilgiler, insanlık tarihine nasıl katkılar sağlayacak

 

 

 

Korona Vİrüsü Türkiye

Korona Virüsü 19 Nisan Türkiye Değerlendirmesi

Korona Virüsü 19 Nisan Türkiye Değerlendirmesi

Korona Virüsü 19 Nisan 2020 tarihi itibarıyla ülkemizde ve tüm dünyada yayılmasına devam etmekte. Biz de sizler için rakamlar ile Türkiye’nin hangi noktalarda şüpheli bir durum gösterdiğini anlatmak istiyoruz. Burada kullandığımız verileri worldometers web sitesinden ve T.C. Sağlık Bakanlığı bilgilendirmelerinden aldığımızı belirtmek isteriz. Daha önceki Türkiye virüs rakamları ile ilgili şüphelerimizi 14 Nisan günü çektiğimiz bu videomuzda anlatmıştık.

Öncelikli olarak virüsten en fazla zarar gören ilk 6 ülke ile Türkiye’nin ilk vak’aya sahip olduğu günden bugüne kadar geçirdiği süreyi karşılaştırdığımızı söylemek istiyoruz. 19 Nisan 2020 Türkiye için 41.gün ve bu nedenle diğer ülkelerin de ilk 41 günlerini burada dikkate alıyoruz.

Yinede siz grafikleri okurken, Amerika Birleşik Devletleri’nin en kötü, İspanya’nın 2. en kötü ve İtalya’nın en kötü 3. ülkesi olduğunu unutmayın. Yazının en sonunda, algoritmamızın bize verdiği 9 Mayıs 2020 Türkiye vak’a sayısı tahmini rakamlarımızı sizlerle paylaşacağız.

Aşağıdaki grafikleri incelemenin haricinde daha fazla veri incelediğimiz videomuzuda buradan izleyebilirsiniz.

 

Korona Virüsü 19 Nisan Vak’a Sayısına Göre İlk 41 Gün Karşılaştırması

Korona virüsü tespit edilen kişi sayısı, yapılan test sayılarının artmasıyla birlikte artış gösterdi.

Korona 41. Gün

Grafikten de kolaylıkla görüldüğü üzere, şu an dünyanın en kötü etkilenen ilk 3 ülkesi ile başa baş giden, hatta İtalya ve İspanya’dan daha kötü bir etkilenme performansı göstermekteyiz. Bu durum oldukça korkutucu zira 19 Nisan itibarıyla 61. gününü yaşayan A.B.D, İspanya ve İtalya şu an itibarıyla neredeyse felç durumundalar. Bizim 41. günümüz itibarıyla onların çok üzerinde bir vak’a sayısına sahip olmamız, geleceğe olumlu bakmamızı engelliyor.

65. Gün tahmini Türkiye vak’a sayısı

Yukarıdaki durumu daha iyi anlamak için, 13 Mayıs 2020 tarihine geldiğimizde, yani diğer ülkeler ile Türkiye’nin tahmini 65. günlerini karşılaştırdığımızda, aşağıdaki tarzda bir grafiğe sahip olma ihtimalimiz çok yüksek.

Korona 65.gün

Buradan da görebileceğiniz gibi, 13 Mayıs 2020 tarihinde ülkelerin 65.günleri karşılaştırıldığında, Türkiye en fazla etkilenen 2. ülke olabileceğini görüyoruz. Burada hasta sayılarını nüfusa oranlarsak, o taktirde ABD’den bile daha fazla etkilenen ülke konumuna geleceğimizi söylemeliyiz.

Vaka sayılarının dağılımı: İyileşme ve ölüm oranları

Korona vakalarının ülkelere göre dağılımları bizlere bazı noktalara şüpheli yaklaşmamızı gerektiriyor.Vaka Dağılımı 19 Nisan

Grafikte görüldüğü gibi gri alanı fazla olan ABD, İngiltere ve Türkiye gibi ülkelerde hastaların iyileşmediği ve ölmediği ama sürekli hasta kaldığı gibi bir durum var. Bu rakamlar gerçeği yansıtıyorsa, yakın bir gelecekte bu 3 ülkenin hem iyileşme hem de ölüm oranlarında ciddi bir patlama olması gerekiyor.  Ancak son 1 haftadır böyle bir gelişmenin olmadığını söylemek gerekir. Aksi taktirde bu 3 ülkenin rakamlarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkacak.

Bir diğer nokta ise yine ABD, Türkiye ve Almanya’da ölüm oranları çok düşük. Bunun önemli bir sebebi, bu 3 ülkenin sağlık sisteminin dünyanın en iyileri arasında olduğu  gerçeğidir. Bunun yanı sıra özellikle Almanya’nın, ölüm sebebi kaydında koronayı asıl ölüm sebebi olarak göstermeyip, tetikleyici olarak görmesi. Yani kronik bir rahatsızlığı olan bir kişi korona sebepli hastaneye yatırılsa bile, ölümü halinde koronadan ötürü değil, kronik rahatsızlığından ötürü ölmüş olarak gösteriliyor.

Sonuç Olarak

Korona Virüsü 19 Nisan 2020 tarihi itibarıyla, hızından hiçbir şey eksiltmeden yayılmasına devam etmekte. Bizim algoritmamız ise, 13 Mayıs 2020 tarihinde, yani Türkiye’nin 65. gününde normal bir ilerlemede 178,000 kişi,  artarak ilerlemede ise 246,000 kişinin bu hastalıktan ötürü hastanelerde olacağını gösteriyor. Bu da ülkemizin geleceğinin İtalya, İspanya veya A.B.D gibi problemli olabileceğini düşünmemize sebep veriyor. Hayatta kalmak ve sevdiklerimizin hayatta kalmasını sağlamak için #EvdeKal Türkiyem.

Korona Vİrüsü Türkiye

Korona Virüsü 8 Nisan 2020 verileri ile Türkiye Raporu

Korona Virüsü 8 Nisan 2020 verileri ile Türkiye Raporu

Korona Virüsü 8 Nisan 2020 tarihi itibarıyla yayılmasına devam etmekte. Üstelik artış hızı yükselerek gidiyor. Tabii bunda yapılan test sayısının artması en önemli sebep. Yani aslında hastalık yayılmıyor. O zaten yayılmış durumda ama biz testler vasıtasıyla yeni hastaları keşfediyoruz. Burada kullandığımız verileri worldometers web sitesinden ve T.C. Sağlık Bakanlığı bilgilendirmelerinden aldığımızı belirtmek isteriz. Daha önceki virüs ile ilgili bilgi videomuza buradan ulaşabilirsiniz.

Öncelikli olarak virüsten en fazla zarar gören ilk 10 ülke ile Türkiye’nin ilk vak’aya sahip olduğu günden bugüne kadar geçirdiği süreyi karşılaştırdığımızı söylemek istiyoruz. 08 Nisan 2020 Türkiye için 30.gün ve bu nedenle diğer ülkelerin de ilk 30 günlerini burada dikkate alıyoruz.

Yinede siz grafikleri okurken, Amerika Birleşik Devletleri’nin en kötü, İspanya’nın 2. en kötü ve İtalya’nın en kötü 3. ülkesi olduğunu unutmayın. Yazının en sonunda, algoritmamızın bize verdiği 29 Nisan 2020 Türkiye vak’a sayısı tahmini rakamlarımızı sizlerle paylaşacağız.

Korona Virüsü 08 Nisan Vak’a Sayısına Göre İlk 30 Gün Karşılaştırması

Korona virüsü tespit edilen kişi sayısı, yapılan test sayılarının artmasıyla birlikte artış gösterdi.30. gün vaka sayısı

Grafikten de kolaylıkla görüldüğü üzere, şu an dünyanın en kötü etkilenen ilk 3 ülkesinin misliyle üstünde bir etkilenme performansı göstermekteyiz. Bu durum oldukça korkutucu zira 8 Nisan itibarıyla 54. gününü yaşayan A.B.D, İspanya ve İtalya şu an itibarıyla neredeyse felç durumundalar. Bizim 30. günümüz itibarıyla onların çok üzerinde bir vak’a sayısına sahip olmamız, geleceğe olumlu bakmamızı engelliyor.

51. Gün tahmini Türkiye vak’a sayısı

Yukarıdaki durumu daha iyi anlamak için, 29 Nisan 2020 tarihine geldiğimizde, yani diğer ülkeler ile Türkiye’nin tahmini 51. günlerini karşılaştırdığımızda, aşağıdaki tarzda bir grafiğe sahip olma ihtimalimiz çok yüksek.

Buradan da görebileceğiniz gibi, 29 Nisan 2020 tarihinde ülkelerin 52.günleri karşılaştırıldında, Türkiye en fazla etkilenen 2. ülke olabilir. Burada hasta sayılarını nüfusa oranlarsak, o taktirde ABD’den bile daha fazla etkilenen ülke konumuna geleceğimizi söylemeliyiz.

Vaka sayılarının dağılımı: İyileşme ve ölüm oranları

Korona vakalarının ülkelere göre dağılımları bizlere bazı noktalara şüpheli yaklaşmamızı gerektiriyor. Korona Vaka dağılımı

Grafikte görüldüğü gibi gri alanı fazla olan ABD, İngiltere ve Türkiye gibi ülkelerde hastaların iyileşmediği ve ölmediği ama sürekli hasta kaldığı gibi bir durum var. Bu rakamlar gerçeği yansıtıyorsa, yakın bir gelecekte bu 3 ülkenin hem iyileşme hem de ölüm oranlarında ciddi bir patlama olması gerekiyor.  Aksi taktirde bu 3 ülkenin rakamlarının gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkacak.

Bir diğer nokta ise yine ABD, Türkiye ve Almanya’da ölüm oranları çok düşük. Bunun önemli bir sebebi, bu 3 ülkenin sağlık sisteminin dünyanın en iyileri arasında olduğu  gerçeğidir. Bunun yanı sıra özellikle Almanya’nın, ölüm sebebi kaydında koronayı asıl ölüm sebebi olarak göstermeyip, tetikleyici olarak görmesi. Yani kronik bir rahatsızlığı olan bir kişi korona sebepli hastaneye yatırılsa bile, ölümü halinde koronadan ötürü değil, kronik rahatsızlığından ötürü ölmüş olarak gösteriliyor.

Sonuç Olarak

Korona Virüsü 08 Nisan 2020 tarihi itibarıyla, hızından hiçbir şey eksiltmeden yayılmasına devam etmekte. Bizim algoritmamız ise, 29 Nisan 2020 tarihinde, yani Türkiye’nin 51. gününde normal bir ilerlemede 102,000 kişi,  artarak ilerlemede ise 150,000 kişinin bu hastalıktan ötürü hastanelerde olacağını gösteriyor. Bu da ülkemizin geleceğinin İtalya, İspanya veya A.B.D gibi problemli olabileceğini düşünmemize sebep veriyor. Hayatta kalmak ve sevdiklerimizin hayatta kalmasını sağlamak için #EvdeKal Türkiyem.

 

Korona Vİrüsü Türkiye

Korona Virüsü 30 Mart 2020 Türkiye Raporu

Korona Virüsü 30 Mart 2020 Türkiye Raporu

Korona Virüsü 30 Mart 2020 tarihi itibarıyla yayılmasına devam etmekte. Üstelik artış hızı yükselerek gidiyor. Tabii bunda yapılan test sayısının artması en önemli sebep. Yani aslında hastalık yayılmıyor. O zaten yayılmış durumda ama biz testler vasıtasıyla yeni hastaları keşfediyoruz. Burada kullandığımız verileri worldometers web sitesinden ve T.C. Sağlık Bakanlığı bilgilendirmelerinden aldığımızı belirtmek isteriz. Daha önceki virüs ile ilgili bilgi videomuza buradan ulaşabilirsiniz.

Öncelikli olarak virüsten en fazla zarar gören ilk 10 ülke ile Türkiye’nin ilk vak’aya sahip olduğu günden bugüne kadar geçirdiği süreyi karşılaştırdığımızı söylemek istiyoruz. Örneğin 29 Mart Türkiye için 20.gün ve bu nedenle diğer ülkelerin de ilk 20 günlerini burada dikkate alıyoruz.

Yinede siz grafikleri okurken, özellikle İtalya’nın şu an dünyanın en hasta 3. ülkesi olduğunu unutmayın. Yazının en sonunda, algoritmamızın bize verdiği 6 Mayıs 2020 Türkiye vak’a sayısı tahmini rakamlarımızı sizlerle paylaşacağız.

Korona Virüsü 30 Mart Vak’a Sayısına Göre İlk 20 Gün Karşılaştırması

Korona virüsü tespit edilen kişi sayısı, yapılan test sayılarının artmasıyla birlikte artış gösterdi.

korona virüsü 20 mart

20. gün itibarıyla ülkemizin, karşılaştırdığımız ülkeler içinde en çok vak’aya sahip ülke olduğunu görmekteyiz. 20. gün rakamlarında 3 kat fark attığımız İtalya’nın, güncel vak’a sayısının 98,000’lerde olduğunu hatırlatalım.

Ölüm Sayısına Göre İlk 20 Gün Karşılaştırması

20. gün itibarıyla ölümle sonuçlanan vak’aları karşılaştırdığımızda aşağıdaki sonuçlara ulaşıyoruz.Korona Virüsü 30 Mart

Vak’a sayısında fark attığımız ülkelere göre ölümlü vak’a sayımız daha gerilerde gözüküyor. Umuyoruz ki bu rakamlar gerçek rakamları göstermektedir ki o taktirde mutlu oluruz. Ama hasta sayısında fark attığımız ülkelerden daha az ölüm olması şüphe çekici.

Aktif Korona Vak’ası Sayısına Göre İlk 20 Gün Karşılaştırması

Korona Virüsü 30 Mart Türkiye sayılarını diğer ülkelerin ilk 18 gün performansları ile karşılaştırma noktasında bu sefer ölüm ve iyileşen vak’alar düşüldükten sonraki aktif hasta sayılarını inceledik.

Korona virüsü 30 mart

Yine rakamlar karşılaştırıldığında Türkiye’nin aktif vak’alar noktasında diğer ülkelere göre açık ara fark attığını görüyoruz. Bu aktif vak’aların ya iyileşme ya da ölüm ile sonuçlanması gerektiğinden ötürü, yakın zaman içerisinde bu iki rakamdan birinde ciddi bir artış öngörüyoruz.

Ölüm Oranına Göre İlk 20 Gün KarşılaştırmasıKorona Virüsü 30 Mart

Ülkemizin ölüm oranlarına bakıldığında Hollanda, İran, Fransa ve İtalya gibi ülkelerden daha iyi bir performans sergilediğini görüyoruz. Ancak bu rakama biraz şüphe ile yaklaştığımızı söylemek isteriz.

Sonuç Olarak

Korona Virüsü 30 Mart 2020 tarihi itibarıyla, hızından hiçbir şey eksiltmeden yayılmasına devam etmekte. Bizim algoritmamız ise, 6 Mayıs 2020 tarihinde, yani Türkiye’nin 60. gününde normal bir ilerlemede 85,000 kişi,  artarak ilerlemede ise 167,000 kişinin bu hastalıktan ötürü hastanelerde olacağını gösteriyor. Bu da ülkemizin geleceğinin İtalya, İspanya veya A.B.D gibi problemli olabileceğini düşünmemize sebep veriyor. Hayatta kalmak ve sevdiklerimizin hayatta kalmasını sağlamak için #EvdeKal Türkiyem.

 

Korona Vİrüsü Türkiye

Korona Virüsü 28 Mart 2020 Türkiye Raporu

Korona Virüsü 28 Mart 2020 Türkiye Raporu

Korona Virüsü Türkiye içerisinde  hızla yayılmaya devam ediyor. Bizler de sizlere durumun önemini anlatmak amacıyla, elimizden geldiğince basitleştirilmiş karşılaştırmalar sunmak istiyoruz. Bunu yaparken, bu karşılaştırmalarda kullandığımız verileri worldometers web sitesinden ve T.C. Sağlık Bakanlığı bilgilendirmelerinden aldığımızı belirtmek isteriz. Daha önceki virüs ile ilgili bilgi videomuza buradan ulaşabilirsiniz.

Öncelikli olarak virüsten en fazla zarar gören ilk 10 ülke ile Türkiye’nin ilk vakaya sahip olduğu günden bugüne kadar geçirdiği süreyi karşılaştırdığımızı söylemek istiyoruz. Örneğin 27 Mart Türkiye için 18.gün ve bu nedenle diğer ülkelerin de ilk 18 günlerini burada dikkate alıyoruz.

Bu noktada, ülkeleri karşılaştırırken aynı gün sayısı içerisinde sahip oldukları Vaka Sayıları, Ölen Kişi Sayısı, Aktiv Virüslü Kişi Sayısı ve Ölüm Oranı olarak başlıklara böldük.

Korona Virüsü 28 Mart Vaka Sayısına Göre İlk 18 Gün Karşılaştırması

Korona virüsü tespit edilmiş vaka sayısının karşılaştırılması sonucu aşağıdaki grafiğe ulaştık.

Görebildiğiniz üzere Türkiye Korona vakaları onusunda maalesef neredeyse İran kadar kötü bir durum sergiliyor. Yine günümüzde felaketi yaşayan İtalya’nın ise neredeyse 2 katı bir vaka sayısına sahip.

Ölüm Sayısına Göre İlk 18 Gün Karşılaştırması

Korona sebebiyle ilk 18 gün içerisinde ülkelerin beyan ettikleri rakamlara bakacak olursak, bu sefer aşağıdaki grafik ortaya çıkıyor.

Maalesef ülkemizin bu noktadaki yeri de hiç iç açıcı değil. İran’dan sonra ve İtalya’dan hemen önce, en fazla ölüm görülen ülkelerden birisiyiz.

Aktif Korona Vakası Sayısına Göre İlk 18 Gün Karşılaştırması

Korona Virüsü 28 Mart Türkiye sayılarını diğer ülkelerin ilk 18 gün performansları ile karşılaştırma noktasında bu sefer ölüm ve iyileşen vakalar düşüldükten sonraki aktif hasta sayılarını inceledik.

Ve maalesef bu noktada İran’ın bile üzerine geçerek, aktif hasta sayısında, ilk 18 gün içerisinde liderliği ele geçirdik. Bunun en büyük sebebi elbetteki halkımızın, uyarıları fazla kaale almaması idi.

Ölüm Oranı Sayısına Göre İlk 18 Gün Karşılaştırması

Bizim karşılaştırdığımız noktalar içinde, şimdiye kadar en mutluluk verici haber, ölüm oranının nispeten düşük olmasıydı.

Türkiye bu noktada nispeten düşük bir orana sahip olsa da yine de çok iyi bir orana sahip olduğunu söyleyemeyiz.

Sonuç Olarak

Korana Virüsü 28 Mart Türkiye rakamları karşılaştırıldığında, virüsün ülkemizdeki yayılışının korkutucu boyutta olduğunu söylememiz gerekiyor. Bu noktada devletimizin koyduğu kuralları çiğnemeyerek, hem kendimizi hem de etrafımızı bu illete karşı korumamız gerekiyor. Hayatta kalmak ve sevdiklerimizin hayatta kalmasını sağlamak için #EvdeKal Türkiyem.

Korona COvid-19

COvid-19 hakkında Turrehberin.com açıklaması

COvid-19 hakkında Turrehberin.com açıklaması

COvid-19 veya daha bilindik ismiyle Korona Virüsü maalesef Türkiye dahil birçok ülkede salgın olarak yayılmaya devam ediyor. Bu konuya yönelik her gün, ülkelerin aldıkları önlem haberlerini izlemekteyiz. Biz Turrehberin olarak size uzun uzun yazmak yerine bir video ile seslenmek istedik.

Bu konunun ciddiyetini anlamamız gerekiyor. Burada risk altında olanlar sadece belli bir yaş gurubu veya sağlık durumunda olanlar değil. Onlar elbette öncelikli olarak daha fazla sıkıntı çekebilecek olan kişiler. Ancak hiçbir sağlık sorunu olmayan kişiler bile bu hastalık karşısında ciddi sıkıntılar çekebiliyor. O yüzden herkese elinden geldiğince #Evdekal Türkiye diyoruz.

 

 

 

 

Kuğulu Park

Kuğulu Park

Kuğulu Park

Kuğulu Park, hem bulunduğu bölge hem de Ankara için şehrin önemli noktalarından birisi. Ankara‘nın bu bölgesi önceleri bir derenin geçtiği kavaklık bir alanmış. Zaten bu yüzden bu bölgeye Kavaklıdere denilmiş. Hatta aynı sebeple, burada kurulan şarap fabrikasının adı da Kavaklıdere Şarapları olmuş. Daha önceleri de burada bir park olsa da, esasen Vedat Dalokay’ın burada Belediye Başkanlığı esnasında açtığı park daha bir önem kazanmış. İlk beyaz kuğuları Viyana Belediyesi hediye etmiş. Ardından siyah kuğuları ise Çin Hükümeti Pekin’den göndermiş. Zaman zaman kuğuların kaçırılması gibi haberler ile gündeme gelen Kuğulu Park, aynı zamanda bir buluşma noktası oldu. Parkın hemen yanındaki cadde, Türkçe ve kadınların şeçme ve seçilme haklarına kavuşması için öncü olan Tunalı Hilmi Bey’den ismini alan Tunalı Hilmi Caddesidir. Bu cadde tarafından girişte, Tunalı Hilmi Bey’in bir heykeli ve hayatının kısa bir anlatımı bulunmakta.

2007 yılında bu bölgeye yapılan Kuğulu Altgeçidi inşaatı sırasında, Kuğulu Park’ın kaldırılacağı haberi üzerine bölge halkının ciddi protesto ve parkı koruma çalışmaları oluşmuştu. Belki de bu nedenle, park günümüzde varlığını devam ettirebilmekte. Bizim ziyaretimiz esnasında, ender karşılaşılacak bir kış görüntüsü oluşmuştu. İlgili videomuzu aşağıda izleyebilirsiniz.

Kuğulu Park ve içerisinde bulunan Kavaklıdere Şaraplarının kurucusu olan Cenap And Bey’e ait And Evi ve parkın kendisi Anıtlar Kurulu Kararı ile sit alanı ilan edilerek koruma altına alınmış durumda.

Halen 24’ten fazla kuş türüne ev sahipliği yapan Kuğulu Park’ın, bitki türleri de oldukça geniş bir çeşitliliğe sahip. Kavak, Leylak ve Mazı türleri en sık rastlanan türler içerisinde.

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları