Selçuk

Selçuk

İzmir’in Selçuk ilçesi, belki de dünyanın sayılı antik şehir bölgelerinden birisidir. Bu bir anlamda ilçeyi dünya klasmanına taşısa da, maalesef, ayrı bir bölümde bahsettiğimiz Efes Antik Kenti‘nin gölgesinde de bırakmakta. Oysa ilçe sadece antik kent ile sınırlı olamayacak kadar değerli.

Bilinenin aksine, bugünkü Efes Antik kenti aslında Selçuk’ta bulunan Ayasuluk Tepesinde kurulmuş bir kent. Hititlerin Apasus olarak kayda geçtikleri kentin tarihi M.Ö 6000’li yollara kadar gidiyor. Ancak çok fazla istila geçiren ve en son Perslerin eline geçen şehir, Büyük İskender’in geri alması sonucu, şu an bulunduğu yerde M.Ö 300’lü yıllarda yeniden kurulmuş.

Selçuk Arkeoloji Müzesi, bu iki ayrı Efes kentinden çıkartılan arkeolojik eserlerden ötürü, dünyanın sayılı “Yerel Bölge Eserleri” sergileyen eser zengini müzelerinden.

Ancak bizim buraya fotoğraf olarak da yerleştirdiğimiz bir İsa Bey Camii var ki, tam bir şaheser diyebiliriz. Ayasuluk, Aydınoğullsrı tarafından 1304 yılında ele geçirilmiş. Aydınoğlu İsa Bey tarafından 1375 yılında yaptırılan cami, Beylikler dönemi Türk tipi avlulu cami ve Anadolu Camilerinin bilinen en eski örneği konumunda. Selçuklu çinileri ile süslü caminin 2 minaresinden biri tamamen, diğeri ise kısmen, 16.yy.’da deprem sonucu yıkılmış.

Hemen yakında ise Dünyanın Antik 7 Harikasından birisi olan Artemis Tapınağı kalıntıları var. Maalesef, o büyük eserden geriye pek bir şey kalmamış durumda.

 

Şirince

Şirince

Şirince

Şirince, şahsen bizim 1995 yılından beri defaatle gittiğimiz, gelişimine oldukça yakından tanık olduğumuz, normalde güzel bir Ege köyü idi. Di’li geçmiş zaman kullanma sebebimiz, artık köyden daha çok bir nevi turistik nokta konumunda. Efes Antik Kenti‘ne oldukça yakın sayılabilecek bir mesafede olduğundan, buraya gelen yerli veya yabancı turistlerin büyük çoğunluğu bu köye de uğrar. Köyün yerleşimi 15.yy.’a tarihlense de, göreceğiniz evler ve binaların çoğu 19.yy’dan kalma. Köy bir Rum köyü iken, 1. Dünya Savaşı sonrası yapılan mübadelede  yerli halkı Yunanistan’a gönderilmiş.

Eskiden, köy meydanı ve etrafında ağırlıklı olarak bulunan turistik diyebileceğimiz restoran-cafe tarzı yerler, artık neredeyse her yerde. Köyün neredeyse tüm evleri, şarap, yemek ya da el işi hediyelik (çoğu Çin üretimi) mal satılan nokta haline dönmüş durumda. Tıpkı Bursa Cumalıkızık‘ta olduğu gibi. Yinede gidip görülesi bir yer. Ama tepelere doğru çıkarak gezmenizi tavsiye ederiz. Bir de kahvaltı ya da öğle yemeği saatleri haricinde gidin. Yoğunluktan nispeten kurtulmuş olursunuz.

Çeşme

Çeşme

Çeşme

Çeşme, İzmir‘in bir ilçesi olarak günümüzde yerleşimini devam ettiren bir yer. Ancak ilk önemli yerleşim merkezi olması günümüzden çok öncelere dayanmakta. M.Ö. 7. yy esnasında, bugünkü yerleşimin yaklaşık 26 km ötesinde bulunan Ildırı Köyünde bulunan antik Ion devletlerinden birisi olan Erythrai Antik Kenti, bu bölgenin ilk yerleşim alanıdır. Tabii ki bu Yunan tarihçilerine göre. Zira onlar kendilerinin eline geçtikten sonra bir şehrin tarihini var göstermekteler. 11. yy. da aynı zamanda ilk Türk Denizcisi olarak da bilinen Çaka Bey tarafından alınarak Türklerin eline geçmiş olan yerleşim yerinin, 1897 yılında 30,000 kadar nüfusu olduğu kaytlara geçmiş. Bugünkü nüfusu da yaklaşık 42,000 kişi olarak bilinmekte. İlçenin içindeki Osmanlı Çeşmeleri sebebiyle adının bugünkü halini aldığı söyleniyor. İlçenin turistik deniz imkanlarının haricinde, yine Osmanlılardan kalma Çeşme Kalesi ve Arkeoloji Müzesi, ilgi çeken diğer noktaları. Özellikle son dönemlerde daha da ünlenen Alaçatı da, yine ilçeye bağlı bir başka turistik nokta.

açık denizweb

Kilyos : İstanbul’un yazlık yeri

Kilyos : İstanbul’un yazlık yeri

Belgrad Ormanının arasından ilerliyor, hem gözümüze hem ruhumuza bayram ettirerek Kilyos’a geliyoruz. İstanbul’un sayfiye yeri bu şirin beldenin kıymetini sadece yazın bilmek olmaz ki.. Kilyos her mevsim güzel. Koca şehrimizin Karadeniz’e açılan sahili, her daim dalgalı denizi, uçsuz bucaksız kumsalları, çay bahçeleri ve temiz havasıyla emrinize amade.

Biz hafta içi sakin bir sabahı tercih ediyoruz. Amacımız şehrin keşmekeşinden birkaç saat çalabilmek. Yerleşimin çok eski çağlarda başladığı Kilyos, o yıllardan günümüze kadar balıkçı kasabası olarak adını duyurmuş. Kilyos’un yıldızı Roma İmparatorluğu döneminde parlamış. İmparatorluk yıkılınca Bizans topraklarına katılan bu şirin belde, coğrafi konumu ve denize hâkim oluşu sebebiyle uygarlıklar için hep gözde bir yer olmuş. Bu balıkçı kasabası uzun bir süre Cenevizlilerin hâkimiyetinde kalmış. Haçlı Seferleri döneminde bölgede yaşanan kargaşadan sonra Osmanlı hâkimiyetine giren Kilyos, Levanten nüfusuyla her dönem kozmopolit bir yerleşim merkezi olmuş.

Cumhuriyet döneminde Sarıyer ilçesine bağlanan Kilyos’un turizm anlamında gelişmesi 1960’lı yıllara denk gelmekte. İstanbul’un önde gelen ailelerinin yazlıklarının olduğu bölgede bu evlere günümüzde de rastlamak mümkün. Özellikle çarşı içinde gezerken 60’lı yılların kokusu burnunuza gelecek.

Kilyos ‘ta bir başka Ceneviz Kalesi

Bölgenin en önemli tarihi yapısı Cenevizlilerden kalma kale. Askeri alan içinde kalan kale, Sultan 2. Mahmut döneminde restore edilmiş. Kalenin ortasında bir de sarnıç var. Sarnıçların yağmur sularıyla dolması için çok da güzel bir sistem kurulmuş. Taş yapımı kalenin kemerli ve korunaklı muhafız bölümleri aynen korunmuş. Kalenin içinde 8 top bulunuyor. Kale kapısının üzerinde Sultan 2. Mahmut’un bir de tuğrası var. Üç yüksek noktadaki su terazileri kaledeki sarnıçtan su dağıtan sistemin birer parçası durumunda.

Kilyos isminin Rumca ‘kum’ anlamına gelen Kilya sözcüğünden türediği söylenir. Beldenin adı resmi kaynaklarda Kumköy diye geçmekte. Zaten geçmişte Kilyos’un nüfusu ağırlıklı olarak Rumlardan oluşuyormuş.1877 Rus Harbi sonrası göç almaya başlayan beldede, 1923-1924 mübadelesi ile Rumlardan eser kalmamış.

Kilyos’ta bir de anıt ağaç özelliğini taşıyan çınar ağacı bulunmakta. Kilyos Kalesi arenasında bulunan ağacın boyu 28 metre, çevresi 34 metre. Ağacın üzerinde bulunan künyede 563 yaşında olduğu yazılı. Kilyos’un eskileri, bu ağacın İstanbul’un fethi anısına diktirildiğini söylüyorlar.

Kilyos deyince hepinizin aklına hiç şüphe yok ki deniz geliyor. Yaz mevsiminde çok sayıdaki plajlar tatil yörelerini aratmayacak kadar kalabalık oluyor. Özellikle hafta sonları iğne atılsa yere düşmeyecek kadar yoğun olan sahiller, kış mevsiminde oldukça ıssız. Kumsala inip yürüyüş yaptığımızda sahildeki beyaz atları görüyoruz. Adeta kartpostal güzelliğindeki bu manzaraya, atları ürkütmemek için uzaktan bakmayı tercih ediyoruz.

Kumsaldan devam edince sahildeki iki taş iskeleye geliyoruz. Bu iskeleler 18. Yüzyılda yapılmış birer tarihi eser. Köy balıkçıları tarafından aktif olarak kullanılan iskelelerin üzerinde balıkçı ağları onarılmayı bekliyordu. Rüzgârın etkisiyle iyice kabaran denizin coşkusuyla şahane fotoğraflar çektik. Kayıkhanede bir kahve içip Kilyos’a tepeden bakabileceğimiz bir çay bahçesinde çıtır çıtır yanan odun sobasının yanında köy kahvaltısı ettik.

Tarihi eser yönünden çok zengin olmasa da, doğal güzelliği ve deniziyle şehir merkezine 30 km. mesafedeki bu belde sakinliği seven gezginleri bekliyor.

Gonca SAĞLIK

Atatürk ün odasıweb

Pera Palas Atatürk Müzesi

Pera Palas Atatürk Müzesi

Pera Palas Atatürk Müzesi için yine Pera Palas Otel’in önündeyiz. Sade, vakur ve iddialı duruşuyla Tepebaşı’nda boy gösteren bu bina tarihte öyle çok olaya tanıklık etmiş ki. Bu merakla otelin kapısından içeri giriyor ve ilk anda o eşsiz mimarinin etkisi altında kalıyoruz. Birkaç basamak çıkıp Kubbeli Salon’a giriyoruz. Bu salon otelin kalbi desek yanlış olmaz. Bir yorgunluk kahvesi söyleyip etrafı incelemeye başlıyoruz. Koyu bordo rengin hâkim olduğu salonun kubbeleri çok etkileyici. Az ileride bir kütüphane, gösterişli koltuklar, duvarlarda tablolar ve bir piyano. Her gün çay saati adı altında bu piyanodan çıkan şahane melodileri duymak, klasik şarkılara eşlik etmek mümkün. Piyanoyu çalan ise dünyaca ünlü caz sanatçımız İlham Gencer. Bizim kendisini dinleme ve sohbet etme şansımız oldu. Size tavsiyemiz bu fırsatı kaçırmayın, bu etkinlikteki yerinizi alın.

Otelin kendisi müze

Oteli gezmeye başlıyoruz. Kalın ve gösterişli halılarla kaplanmış merdivenlerden usulca çıkarken bu otelde neler yaşandığını şöyle bir hatırlıyoruz. Otelin yapılma nedeninin ucunda bir gezi var. Paris‘ten İstanbul‘a Orient Express treni ile gelmek isteyenler için 1892’de yapılan otel İstanbul’un ilk lüks oteli olma özelliğine sahip. Doğuya seyahat etmek üzere yola çıkan yolcular arasında bürokratlar, yazarlar, sanatçılar, gazeteciler ve zenginler var. Haliyle bu yolcuları ağırlayacak bir lüks otel ihtiyacı doğuyor ve o dönemin İstanbul’unun Avrupa’sı kabul edilen Pera’da (Beyoğlu) 3 yıl gibi kısa bir sürede dönemin en pahalı ithal taşları kullanılarak bir otel inşa ediliyor. Açılışı da şanına yaraşır ihtişamlı bir baloyla yapılıyor.

Pera Palas 1950’li yılına kadar Ortadoğu’nun en gözde otellerinden bir olmuş. Otelde kapı kollarına varıncaya dek her şey ilk günkü özelliğini koruyor. Türkiye’nin ilk elektrikli asansörüne sahip bina, saraydan sonra tek sıcak su kullanılan yapı olarak da tarihteki yerini almış.

İstanbul’u modernleştiren mimar

Binanın mimarı İstanbul’un çok fazla önemli yapısında da ismini görebileceğimiz Alexandre Vallaury.  Osmanlının kalıplaşmış mimari yapısal özelliklerini yıkmasıyla bilinen Vallaury, İstanbul’un modernleşme yolundaki önemli yapılarına yaptığı katkılarla ismini tarihin tozlu sayfalarına yazdırmayı başarmış.

Pera Palas tarihi önemi kadar ağırladığı konuklarıyla da ünlü. Bu konuklardan bazıları, II. Elizabeth, VIII.Edward, Kral Zogo, Maria Callas, Jacqueline Kennedy, Agatha Christie, Pierre Loti, Ernest Hemingway ve ünlü casuslar Mata Hari, Cicero’dur. Fakat bu konuklar arasında öyle bir isim var ki, bir milletin kaderini değiştirmiş, bu toprakların büyük kahramanı olarak adını altın harflerle gönüllere ve tarihe yazdırmış. Bu isim ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten başkası değil. Büyük komutan işgal yıllarında burada kalmış, yıllar içinde burayı adeta ikinci evi gibi kullanmış. Burada kaldığı oda, doğumunun 100. Yılında bir müze haline getirilmiş. Bu sebeple Pera Palas bir müze otel özelliğini taşıyor.

Pera Palas Atatürk Müzesi

Pera Palas’ın muhteşem mimarisi ve özelliklerinin etkisinde kalmışken 101 no’lu odaya geliyoruz. Ata’mızın kaldığı bu müze oda her gün 10.00-11.00, 15.00-16.00 saatleri arasında ücretsiz gezilebiliyor. Odada bir görevli, hem Türkçe hem de İngilizce konuşarak ziyaretçileri bilgilendiriyor.

Odanın içinde gezerken duygulanmamak elde değil. 1917 senesinden sonra bu duvarların içinde bir tarih yazılmış, çok önemli toplantılar yapılmış. Atatürk’ün şahsi eşyalarının sergilendiği oda, çok sevdiği şafak pembesi ve gündoğumu rengiyle döşenmiş. Sergilenen eşyalar çeşitli müze ve müzayedelerden elde edilmiş. Atatürk’ü anlatan yabancı kitaplar, imzalı kartpostallar, aile fotoğrafları, dönemin dergileri ve madalyalarını görmek mümkün. Ortada duran sehpada o döneme ait Ulus, Son Posta ve Cumhuriyet gazeteleri de sanki az önce okunmuş da oraya bırakılmış gibi.

Odada camekân içerisinde sergilenen 2 adet halı dikkatimizi çekiyor. Görevli anlatınca işin esrarengiz yönü tüylerimizi diken diken etmeye yetiyor:

Mucize Halı Hikayesi

1929 yılında zamanın Hindistan mihracelerinden biri Atatürk’ü ziyarete geliyor. Ve Atatürk’e unutulmaz bir hediye vermek istiyor. Bunun için kâhinine farklı bir hediye hazırlaması emrini veriyor. Kâhin de küçük bir halı dokutuyor ve mihraceye sunuyor. Halıyı çok beğenen Mihrace, Atatürk’e hediye ediyor Buraya kadar her şey normal. Asıl şaşırtıcı olan halının üzerindeki şifre. Halının üzerinde bir saat motifi var ve bu saat 09.07’yi gösteriyor. Bilindiği gibi Atatürk’ün ölüm saati 09.05. Ancak beyin, kalp durduktan sonra 2 dakika daha yaşayabiliyor. Yani halıdaki saat Atatürk’ün beyin ölümünün gerçekleştiği saat. Ve saatin etrafı 10 adet kasımpatı çiçeğiyle süslenmiş. Yani 10 Kasım. Bu ilginç detaydan etkilenmemek mümkün değil.

101 no’lu oda her yönüyle bizleri etkisi altına alırken aklımıza şu not geliyor:

İşgal güçleri komutanı General Harrington olmak üzere bir kısım işgal askerleri Pera Palas’ta salonunun bir köşesinde otururlarken Mustafa Kemal, tüm ihtişamıyla Orinet Bar’dan içeri girer ve oturanların dikkatini çeker. Komutanlar, görevlilerden gelenin kim olduğunu sorarlar ve Mustafa Kemal olduğunu öğrenirler. Onlar için Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşı’nın en ünlü komutanlarından biridir. Bu nedenle de masalarına davet etmek isterler. Ancak Mustafa Kemal, her zamanki kıvrak zekâsıyla “Her ne kadar şu anda İstanbul’un sahibi onlar gibi görünse de, yakında gidecekler. Bu nedenle kendileri burada misafirdir. Bizde de misafirler ağırlanır. O yüzden arzu ederlerse onlar benim masama buyurabilirler!” der.

Büyük askeri dehası karşısında tüm dünyanın saygı duyduğu Ata’mızı rahmetle ve minnetle anarken, bir otelin duvarları ardında ne çok giz saklandığına bir kez daha şaşırıyoruz.

Her köşesinde bir sır saklı olan İstanbul’u sevmek için bir nedeni daha heybemize ekleyip, keşfetmeye devam ediyoruz.

Yazı ve Fotoğraflar: Gonca SAĞLIK

womens-power-2245108_640

Turrehberin 2018 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2018 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2018 yılını da, sizlerin ilgi ve alakası sayesinde büyüyerek kapattı. 2015 Eylül ayında, çok eski bir projeyi, yoğun çalışma temposu arasına sıkıştırarak başlatmıştık web sitemizi. Güncel yaşam içerisinde, işten arta kalan zamanlarda, profesyonel işimizin bilgilerini amatör bir ruhla sizlere aktarmaktı amaç. Bu siteyi, ticari bir gelir noktası olarak görmeden, tamamen ücretsiz ve hatta reklamsız bir şekilde 2019 yılına taşıdık.

2019 yılına girdiğimizde gördük ki, binlerce yazı, 10 binlerce fotoğraf ve yüzlerce web sayfası ile oldukça büyük ve yüklü bir web sitesi haline gelmişiz. Bu sitenin hazırlanması ve devam etmesi için destek veren çözüm ortaklarımıza da buradan çok teşekkür ederiz.

Şimdi arzu ederseniz, 2018 yılını sizlerle birlikte nasıl geçirmişiz bir özetle bakalım.

Turrehberin 2018 … Ne yaptık?

  • 2018 senesinde Kullanıcı Sayımız %134,38 artarken, siteye giriş miktarımız da %133,45 artmış oldu.
  • Türkiye %84,57 ile sitemize en çok kullanıcı gönderen ülke olurken, ABD %3,04 ile ikinci, Fransa ise %2,09 oranla üçüncü ülke oldu.
  • Sitemize giriş yapan kullanıcıların %31,04 İstanbul, %10,82’si Ankara, %7,71’i ise İzmir’den oluştu.
  • Site kullanıcılarının % 26,6’sı 25-34 yaş, %19,05’i 35-44 yaş, %17,49 ise 55-64 yaş arasından oluştu.
  • Siteyi mobil olarak kullananların oranı %61,33 iken, bilgisayar üzerinden kullanım %38,67 oldu.
  • Siteyi kullananların %53’ü Organik Arama, %29’u Sosyal Medya, %15’i ise direk giriş gerçekleştirdi.

2019 yılının, tüm gezginler için güzel geçmesi dileklerimizle hepinizi sevgiyle kucaklıyoruz.

 

 

Foça

Foça

Foça

Foça, günümüzde eski ve yeni olarak ayrılmış İzmir’in güzel bir ilçesi. Biz yenisiyle pek fazla ilgilenmeden direk eskisi ile ilgili geniş bir yazıyı burada anlattık. O gezi yazımızın haricinde burada ise daha çok tarihi ile ilgili bilgi vereceğiz.

Adalarında yaşayan foklardan ötürü, ilk kurulduğu zaman olan M.Ö. 1100’lü yıllardan bu yana, Phokaia olarak anılmakta. Aiollar tarafından kurulan şehrin M.Ö 9. yy. da Ion yerleşimi başlamış. Şehirliler denizcilik ve mühendislik dallarında o kadar ileri gitmişler ki, bu gün oldukça ünlü olan deniz ötesi bir çok koloni kurmuşlar. Bunlardan biri İtalya‘nın Velia (Elea) ve Fransa‘nın Marsilya (Massala) kentlerini kurmuşlar.

Günümüze kadar, gerek Persler – ki Foça’ya 7 km mesafede Taş Ev olarak bilinen M.Ö 492 yılına ait ender Anadolu Pers Anıtlarından birini bırakmışlardır. – gerek yerel yönetimler arasında el değiştirmiş. İlk olarak Çaka Bey tarafından Türklerin eline 13.yy’da geçen şehir, sonrasında Saruhanoğulları Beyliğine geçmiş. İstanbul’un fethinden sonra, İstanbul’u savunmak için Ege Denizi’nin önemini bilen Fatih Sultan Mehmet, burayı 1455 yılında fethederek Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katmış.

Günümüzde sakin ve güzel bir sahil ilçesi olarak her ziyaret edeni kendine aşık ediyor.

 

Oman Air

Oman Air Türkiye Ofisi Bahar Kampanyası Başladı

Oman Air Türkiye Ofisi Bahar Kampanyası Başladı

Oman Air Türkiye Ofisi, Kasım 2018 tarihinde açıldıktan sonra, çalışmalarını daha da hızlandırdı. Sinbad’ın memleketi Umman’ın Milli Havayolu olan Oman Air, her yıl Skytrax tarafından yapılan Havayolları derecelendirmesinde de gerçekleştirdiği atakların meyvesini toplamaya başlamıştı. 2018 yılında dünyanın en iyi havayolları sıralamasında birçok havayolu firmasını geçerek 44. sıraya yükselmişti.

Türkiye Ülke Müdürü olan Eda Büyükakkaş ve ekibinin de çalışmalarıyla, oldukça uygun fiyatlar seyahat pazarına sunulmaya başlanmıştı.

Bu çalışmaların bir parçası olarak Oman Air Bahar Kampanyası 1 Mart 2019 Cuma günü itibarıyla başlamış olacak. Kampanya dahilinde seyahat etmek isteyenler Dünya’nın değişik noktalarına gerek Ekonomi, gerekse Business Sınıfı koltuklarda 480 USD’den başlayan fiyatlar ile seyahat edebilecekler.

Seyahat planı yapanlara zevkle duyurulur.

world-1264062_1280

Seyahat Acentesi Daha Çok Önem Kazandı

Seyahat Acentesi Daha Çok Önem Kazandı

Her ne kadar İnternet üzerinden yapılan rezervasyon ve satış işlemleri artsa da, eski usul seyahat acentesi mantığının çok daha önem kazandığı, raporlara girmeye başladı. Son yıllarda ciddi oranda artış gösteren şahsi seyahat planlaması ve buna yönelik satış ve rezervasyon imkanı sunan İnternet siteleri, eski tarz (old school) acenteciliği öldürmek yerine canlandırıyor.

Biz de sizlere, ister kişisel, ister gurupla olsun, neden bir seyahat acentesi üzerinden tatil planlaması ve satın alması yapmanız gerektiğini yazdık.

1) Sizden daha bilgililer

Burada egonuzu bir yana bırakmanız gerekiyor. Siz yılda 3-5 kez geziyor olabilirsiniz. Bunun için kendi planlamanızı da yapabilirsiniz. Ama kabul edin, onlar her gün sizden daha fazla program hazırlayarak fiyatlandırıyor. Birçoğu bunu senelerdir yapıyor. Ve neredeyse dünyanın her yanına. Daha ucuza getirmek için eczaneden almak yerine hiç kendinize ilaç yaptınız mı? Ne alakası var demeyin. Bilmeden gezmek de, çoğu zaman mal ve  can güvenliği açısından tehlikelidir.

2) Seyahat Acentesi Talebe Göre Destinasyon Önerir

Bireysel, aile veya gurup gezisi fark etmez. Her yer, her tür geziye uygun değildir. Küçük guruplar ile gidebildiğiniz yerler, belli sayıların üzerine çıkılmasına uygun olmayabilir. Gece eğlencesi ile ün salmış bir noktaya, küçük bebekle bir aile gezisi yapmak yanlış olur. Acenteler, internet üzerinden size bir şeyler satmak yerine, size nerenin daha iyi geleceğini anlamaya çalışırlar. Buna göre size bir tavsiye verirler.

3) Sizce Kaç Uçak Bileti Sınıfı Var?

En ucuz uçak biletiBu soruya büyük çoğunluğunuz, Ekonomi- First- Business diye cevap verecektir. Oysa neredeyse alfabedeki her harf ile temsil edilen bilet sınıfları bulunmakta. En ucuzu Z Class, iptal edilemeyenler, V klas vs. vs. Siz bilet almak için her hangi bir biletleme sitesine girdiğinizde bunların hiç birini görmezsiniz veya bilemezsiniz. Sadece gitmek istediğiniz tarihe ve sınıfa göre size otomatik bir bilet keser sistem. Oysa o bileti o anda çok daha ucuza, bir acente üzerinden girip alabilirsiniz. Veyahut 15 gün sonra giderseniz, çok daha ucuza alabileceğinizi söyler acente.

4) İnternet siteleri için siz 1 ve 0’sınız.

Internet sitelerinde belirtilen bir çok bilgi aslında gerçek bile olmayabilir. Çünkü bu tür satış sitelerindeki otel, restoran ve benzeri yerlerin bilgi girişini o siteler kendileri yapmamaktadır. Bir internet satış sitesi açısından siz, siteye girip, belli bir süre içinde kredi kartı ile ödeme yapan veya yapmayan birisinizdir. Yani ya 1’siniz ya da 0’sınızdır. Oysa acenteler için X Bey, Y Hanım olarak bir önem taşırsınız. Arzularınız ve taleplerinize en uygun oteli veya restoranı size tavsiye ederler. Nereden mi biliyorlar. Bu onların işi.

5) Şikayet etmek için muhattap bulmak

Şaka gibi gelebilir ama, bir havayolu şirketine şikayet için telefon açsanız, sesli yanıt sistemine yönlendirilirsiniz. Veyahut bir otel satış sitesi konu ise, e-posta atın derler. Ama biletinizi kestirdiğiniz, otel voucher’ınızı aldığınız acente, siz gezinizi bitirip eve geri dönene kadar sırat köprüsü üzerinde gibidir. Başınız sıkıştığında anında arayacağınızı bilirler. Tabi siz yinede bir telefonda saatlerce bekletilmeyi, veya cevabını alamayacağınızı bilmenize rağmen defaatle e-posta atmayı tercih edebilirsiniz.

6) Kurumsallığa karşı bireysellik.

Don Kişot olup Devlere (pardon Yel Değirmenleri’ne) savaş açmak isteyebilirsiniz tabi. Ancak gerek oteller, gerek havayolları firmalarına karşı, seyahat acentesi hep yolcunun yanındadır. Zira yolcuyu oraya yönlendiren ve daha sonra sürekli yüz yüze gelecek olan O’dur. Oluşabilecek istenmeyen durumlarda,  bireysel olarak sizin hiç bir şansınızın olmadığı noktalarda bile seyahat acenteniz, size karşı oluşturulan mağduriyeti kolaylıkla çözebilir.

7) Sanıldığının aksine, seyahat acentesi ile gezmek daha ucuzdur.

Bu nasıl olabilir demeyin. Birçok biletleme firması ve hatta otel sitesi, size kendilerinin çok daha uygun fiyat verdiğini söyleyebilir. Tabii kahvaltı, vergiler, servis ücreti ve ekstra gizli masraflar dahil edilmeden önce. Ancak seyahat acenteleri, çok özel bazı durumlar haricinde ya aynı fiyata, ya da çok daha uygun fiyata size aynı servisi sağlamaktadır. Zira uçak bileti satış fiyatı zaten sabittir. Oteller ve diğer yan turizm servisleri acenteye yaptıkları indirimi size vermezler. Sonuçta siz belkide hayatınızda sadece bir kere o otelde kalacaksınız ama o acente her gün onlarca yolcu gönderecek.

Tüm bunlar, gerek Türkiye’de gerekse yurt dışında, yolcuların daha da bilinçlenmeye başlamaları sonrası, Seyahat Acentesi ile gezmenin çok daha önemli olduğunu göstermeye başladı.

Bu konuda daha önce de yazdığımız bir başka yazı olan “Gezmenin de Adabı Var” başlıklı yazımıza da bir göz atabilirsiniz.

 

Telefonlar 2019

Cep telefonu Malezya’da hala ucuz

Cep telefonu Malezya’da hala ucuz

Cep telefonu teknolojik olarak ilerlemeye ve doğal olarak da pahalanmaya devam eden bir ürün. Özellikle son bir yıl içerisinde Türk Lirasının değer kaybı bu pahalılıkta önemli bir sebep. Telefonlara yapılan taksitlerin azaltılması ise Türk kullanıcıları oldukça zora sokmuş durumda.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, devlet, daha önce 135 lira olan yurt dışından getirilen telefonlar için uygulanan vergiyi, önce 500 liraya çıkardı. Ardından da yıl sonunda yeniden değerlendirme dahilinde 620 liraya eşitledi.

Biz de geçen seneki yazımızda yaptığımız gibi, bu sene de Malezya’da önde gelen üst kalite telefon fiyatlarını karşılaştırdık.

23 Şubat 2019 tarihi itibarıyla 1TL = 0,77 RM üzerinden yaptığımız değerlendirme, kendi marka dükkanlarında satılan fiyatları ile, Malezya’nın hala oldukça ucuz olduğunu gördük.

Iphone Xs Max 512 GB Türkiye’de 14,000 TL’ye satılırken Malezya’da 9,000 TL değerinde. Aradaki 5000 TL fark ile 2 kişi Malezya’ya uçak bileti alabilir veya 1 kişi uçak bileti dahil Kuala Lumpur’a 5 gecelik konaklama dahil gidebilir. Üstelik bu fiyat içine 620 TL’ye çıkan vergiler dahil. Kısaca Türkiye’den alacağınıza, Malezya’ya uçak bileti alıp, Kuala Lumpur’da 5 gece kalıp, aynı telefona sahip olarak dönebilirsiniz.

Samsung S10+ için de durum neredeyse benzer. Türkiye’de 7500 TL’den ön sipariş verilen telefon, Malezya’da yine dışarıdan getirme kayıt vergisi dahil, 4750 TL’ye mal oluyor. Aradaki fark ise 1 kişinin Kuala Lumpur uçak biletine eş değerde.

Huawei Mate 20 Pro’da da işler yine çok benzer.  Türkiye’de 8500 TL olan telefonun yurt dışından getirme kayıt vergisi dahil 5200 TL. Aradaki fark ise 1 uçak bileti ve 1 gece Kuala Lumpur konaklamasına denk.

Bu sene de gelenek bozulmuyor. Yani cep telefonlarınızı Malezya’dan alarak 2 kişi yurt dışı seyahati gerçekleştirebilirsiniz.

 

 

logo

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Güney Amerika

Pasifik

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları