Butrint-turrehberin

Butrint

Butrint

Butrint, Arnavutluk’un güneyinde Saranda isimli şehrin 20 Km dışında bulunan, UNESCO Dünya Mirası Listesi‘ne giren ve yaklaşık 52,000 yıllık geçmişi olan bir yerleşim merkezi. Şehrin göbeği sayılacak alanda Prehistorik dönem kalıntıları bulunmuş. Sonrasında M.Ö 800- 44 yılları arasında Yunan “Polis”i olan yer, sonrasında Roma kolonisi olmuş. 5. yy.’da erken Hristiyan dönemi eserlerinin oluştuğu dini merkezlerden biri haline gelen şehir kısa bir süre Venediklilerin kontrolüne geçmiş. Sonrasında Osmanlı yönetimine geçen Butrint, Osmanlı’nın kontrolü kaybetmesine kadar bir yerleşim yeri olarak kalmış.

berat-turrehberin

Berat

Berat

Berat ve Gorica UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan bir bölge. Şehrin ilk yerlerşimi M.Ö 600’lerde Grekler tarafından yapılıyor. Daha sonra Roma İmparatorluğu ve onun yıkılması ile Bizans İmparatorluğu altına giren şehir, sonraları Slav ve Bulgar akınlarına sahip oluyor. Bugünkü ismi de o dönemden kalma. “Beyaz Şehir” anlamına gelen “Beligrad” adı veriliyor. 1417 yılında Osmanlı İmparatorluğu altına bağlanan şehrin bugünkü dokusu ise neredeyse tamamen Osmanlı. Zaten şehre şöyle bir bakınca, gözünüzün önünde Safranbolu canlanıyor. 2008 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi içerisine dahil edilen şehire geldiğiniz taktirde görmeniz gereken bölgeler içerisinde Kalesi, National Ethnographic Museum Berat, Etnographic Museum ve Gorica‘yı sayabiliriz.

Shkoder katedrali-turrehberin

Shkoder (İşkodra) Katedrali

Shkoder (İşkodra) Katedrali

Shkoder (İşkodra) Katedrali veya St. Stephen Katolik Katedrali olarak da bilinen yapı, Osmanlı döneminde inşa edilen bir katedral. Osmanlı’nın İşkodrayı ele geçirmesinden önce Rozafa kalesinde bulunan kilisenin adı da St. Stephen imiş. Daha sonra kilisenin temelleri üzerine Osmanlı döneminde Cami yapılmış. Osmanlı’nın hüküm sürdüğü ilk 300 yıl içerisinde keşişlerin şehirde yaşamaları yasaklanmış. Ancak 1762’de tekrar izin verilmiş. Keşişler uzun bir süre, Osmanlı yönetiminden bir katedral yapılmasını talep etmişler. En sonunda 1851 yılında I. Abdülmecid izni vermiş. Kilise yapılmış. Ancak 1967 yılında kapatılmış. 1990’da ise tekrar açılmış.

Lead_Mosque,_Shkodër_0214-turrehberin

Buşatlı Mehmet Paşa Camii

Buşatlı Mehmet Paşa Camii

Asıl adı Buşatlı Mehmet Paşa Camii olan ancak halk arasında genelde Kurşunlu Camii olarak anılan bu cami, 1777-78 yılları arasında Buşatlı Mehmet Paşa tarafından Rozafa Kalesi ile Drin nehri arasına yaptırılmış. Yaptırıldığı zamandan günümüze kadar geçen sürede ise yağış dönemlerinde sürekli sular altında kalmış. Cami, İşkodra’nın en eski ve nispeten sağlam kalan camisi. Komunist rejim döneminde iyice harap duruma düşen camiye Kurşunlu denmesinin sebebi, kubbelerinin kurşunla kaplı olması imiş. Ama tabii ki dünya savaşları esnasında o kurşunlar alınmış. Şu an içler acısı durumdaki cami ve hemen yanı başındaki mezarları TİKA restore edecek deniyordu 2015 yılında. Bu cami haricinde şehir içinde Ebu Bekir Camisi de bulunmakta. Yine tipik bir Osmanlı mimarisi olan caminin 1995’te yapılan restorasyon sonrası neredeyse hiç bir orijinal tarafı kalmamış.

İskodra-turrehberin

Rozafa (Razafa) Kalesi

Rozafa (Razafa) Kalesi

Rozafa (Razafa) Kalesi, Shkoder’in en eski yerleşim yeri. Düz bir ovaya hakim olan yaklaşık 150 metre yükseklikteki kalenin etrafı, Bojana ve Drin ırmakları ile çevrelenmiş ve doğal bir güvenlik duvarı izlenimi veriyor. Zaten ilk yerleşimciler olan İliryalılar da hem suyun ve bereketin hem de yüksekte olmanın verdiği güvenlik sebebi ile burayı tercih etmiş olsalar gerek. İliryalıların M.Ö 300’lerde kurduğu şehir daha sonra M.Ö 167 yılında Roma tarafından alınıyor. Bugün kalenin bulunduğu bölge ve çevresi Arnavutluk Arkeolojik Park Alanı olarak belirlenmiş. Kale için en önemli tarih ise 1478 yılında Osmanlıya karşı yaptığı savunma dönemi.

Ethem Bey Camii ve Saat Kulesi-turrehberin

Ethem Bey Camii ve Saat Kulesi

Ethem Bey Camii ve Saat Kulesi

Ethem Bey Camii ve Saat Kulesi’ne inşaatına 1791 yılında Molla Bey tarafından başlanmasına rağmen, Hacı Ethem Bey tarafından 1819 yılında tamamlandığından ötürü Ethem Bey Camisi deniliyor. Bu caminin en büyük özelliği ise dış cephesindeki sanatsal tasvirler. Diğer camilerde rastlanmayacak şekilde, bu caminin dışında köprüler, nehirler, ağaçlar ile bezenmiş.

Cami komünist dönemde tamamen kapatılmış. 1991 yılında tekrar açıldığında ise 10,000 kişi kadar bir komünist grup camiyi işgal ederek tekrar açılmasını protesto etmişler. Ancak bu protesto bir nevi Arnavutluk’ta dini inançların serbest kalmasının önünü açmış. Gerek iç gerekse dış işlemeleri çok güzel.

Hemen yanında ise Saat Kulesi bulunmakta. Bir zamanlar şehrin en uzun yapısı olan saat kulesinin özellikle saatinin başına gelmedik kalmamış. Bugünkü saat, ilk takılan değil. Hatta 3. takılan da değil. 35 metre yükseklikteki saat kulesine ücretsiz çıkabiliyorsunuz.

Tirana-turrehberin

Skanderberg Meydanı

Skanderberg Meydanı

Skanderberg Meydanı, aslında şehrin eski meydanı. Burada bulunan Skanderberg Heykeli‘nin yerinde daha önce Enver Hoca Heykeli bulunmakta imiş. 1968 yılındaki öğrenci olaylarından sonra o kaldırılarak yerine şimdiki konmuş. Gerçi bu meydan anladığımız kadarıyla heykel değiştirme noktasında fazlasıyla hevesli bir meydan, çünkü Enver Hoca heykelinden önce de Joseph Stalin’in heykeli varmış. Tirana’da gezilecek yerler o kadar az ki, böyle bir meydan bile listemize girebiliyor.

Castle_Krija-turrehberin

Skanderberg Kalesi (İskender Bey Kalesi)

Skanderberg (İskender Bey) Kalesi

Skanderberg Kalesi veya İskender Bey Kalesi, aslında Kruja kalesi. Tirana‘ya yaklaşık olarak 35 km. mesafede bulunuyor. Gerek Arnavutluk tarihinde gerekse Osmanlı tarihinde önemli olmasının sebebi ise Skanderberg adındaki Arnavut liderin burada Osmanlı’ya karşı direnmesinden kaynaklanıyor. Skanderberg, 1405 yılında soylu bir aileden doğuyor. 1423 yılında Müslüman olarak İskender Bey ismini alıyor. 1443 yılında hem Hristiyanlığa geri dönüyor hem de Osmanlıya isyan ediyor. Bu tarihten itibaren 1468 yılında ölene kadar hem Sultan II. Murad hem de Fatih Sultan Mehmet+-‘in kendilerinin de şahsen yönettiği ordular dahil olmak üzere onlarca Osmanlı ordusunu Kruja kalesinden püskürten Skanderberg, böylece Arnavutluk’un tarihi karakteri oluyor. Bu kalede, bir süreliğine dahi olsa, Osmanlı’nın Balkanlardaki ilerleyişini durduran bir simge halini alıyor. Kalenin içerisinde her ne kadar kendisi yıkılsa da, nispeten sağlam kalan minaresi ile taban alanı bulunan Fatih Sultan Mehmet Camii bulunmakta. Yine kale içerisinde Bektaşi Tekkesi olan ve günümüzde de taraftarı bulunan Dolma Tekkesi, eski Osmanlı evinden restore edilerek dönüştürülen Etnoğrafya Müzesi ve Skanderberg Müzesi bulunmakta.

logo

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • GOOGLE+

    +1'leyelim lütfen...

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Güney Amerika

Pasifik

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları