Hisar Manzarasıa

Anadolu Hisarı

Anadolu Hisarı

İstanbul’un mahalle dokusunu muhafaza eden semti Anadolu Hisarı ’ndayız. Göksu Deresi’nin güzelliği, meşhur yalıları, çarşısı ve tarihi 1395’li yıllara dayanan ve semte adını veren hisarıyla görülmeye değer bir boğaz semti burası.

Anadolu Hisarı yıllarca Rumeli Hisarı’nın gölgesinde kalmış bir yapı. Haliyle bölge de öyle. Fakat son yıllarda özellikle haftasonları gezi severlerin uğrak yeri olmuş semt. Göksu Deresi’nin kenarındaki mekanların bu ilginin artışındaki etkisi büyük. Her zaman söylediğimiz gibi, gezmeyi seviyorsanız ve vaktiniz varsa hafta içi sabahları tercih edin. Tadına doyamayacaksınız.

Semtin simgesi olan Anadolu Hisarı Boğaz’ın en dar noktasında arz-ı endam eder. Yıldırım Bayezid’ın isteğiyle karakol olarak inşa etirilen hisar, 7 dönümlük arazi üzerine kurulmuş. Yapı, iç ve dış kale ile surlardan oluşuyor. Yapının özellikleri ve tarihsel kaynaklardan anlaşıldığına göre İç kale Yıldırım Bayezid döneminde, dış surlar ise Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılmış. Boğaz’ın hakimiyetini sağlamak ve Karadeniz’e açılan gemilerin güvenliğini sağlamak için inşa ettirilen Anadolu Hisarı, boğazın en dar yerinde bulunuyor.

Baba – Oğul / Anadolu – Rumeli

Hemen karşısındaki Rumeli Hisarı’nın dörtte biri büyüklüğündeki yapı dağınık şekliyle dikkat çekiyor. Zamanla ora alandaki yapılar yıkılarak ortasından yol geçirilmiş. Rumeli Hisarı gibi bütün bir yapı değil, biraz daha bakımsız ve tahrip edilmiş. O dönem güzelliğiyle göz kamaştıran Rumeli Hisarı’ndan ayırt edilebilsin ve dikkat çeksin diye yapıya Güzelce Hisar da denilirmiş.

Anadolu Hisarı Namazgahı

Bölgedeki dikkat çeken bir yapı da kalenin hemen önündeki Namazgah. Kaleyi koruyan askerlerin rahatça namaz kılabilmeleri için Fatih Sultan Mehmet tarafından XVIII. Yüzyılda yaptırılan Anadolu Hisarı Namazgahı yemyeşil bir bahçe içinde ilk günkü güzelliğiyle ziyaretçilerini bekliyor. Kıbleyi gösteren dikili bir taş ve geniş alandan oluşan yapı açık havada ibadet etme olanağını sağlıyor. Benzer taş mihrap ve mimberi bulunan namazgahın birer örneklerini Maçka ve Kadırga’da görmek mümkün.

Komodor Remzi Bey Yalısı / Erdal İnönü Yalısı olarak da bilinir.

Anadolu Hisarı Boğaziçi’nin en gözde ve kıymetli yalılarına da ev sahipliği yapıyor. Komodor Remzi Bey (Erdal İnönü’nin yalısı diye de geçer), Zarif Mustafa Paşa, Nuri Paşa, Bahriyeli Sedat Bey ve Hekimbaşı Salih Efendi yalıları bunlardan bazılarıdır.

Semtte görülmeye değer tarihi eserlerden biri de 1752 yılında Sadrazam Divittar Mehmet Paşa tarafından yaptırılan Küçüksu Kasrı’dır. Türk mimari tarihinde çok önemli bir yere sahip olan kasırın yapımında tamamen ahşap malzeme kullanılmış. Birçok devlet adamına ev sahipliği yapan kasır günümüzde Milli Saraylar’a bağlı ve ziyarete açık. Ayrıca kasrın hemen yanında 3. Selim’in annesi Mihrişah Sultan için yaptırdığı Mihrişah Sultan Çeşmesi de görülmesi gereken diğer bir tarihi eser.

Geçmişin mesire yeriydiler

Anadolu Hisarı denilince akla ilk gelen yerlerden ikisi de Göksu ve Küçüksu mesire yerleridir. İstanbul’daki anılarını ve gezi notlarını yayımlayan Julia Pardoe, Türkçe’ye 18. Yüzyılda İstanbul ismiyle çevrilen The Beauties of Bosphorus adlı kitabında Göksu’ya şu satırlarla anlatmış: “Vadinin kendisi çok güzeldir; çimenler kentin başka hiçbir yerinde olmadığı biçimde parlak ve boldur. Yazın, tatil günü olan Cuma günlerinde her sınıftan insan, akan dere, çiçekler, yapraklar ve güneşin tadını, büyük bir zevkle ve ancak Doğuluların yapabileceği bir şekilde çıkarırlar…”

Osmanlı döneminde Anadolu yakasındaki en rağbet gören mesire yerleri olan Göksu ve Küçüksu günümüzde de oldukça ilgi gören yerler arasında ilk sıradaki yerini koruyor. Osmanlı döneminde vazgeçilmez eğlenceler olan boğaz sefaları, sandal gezintileri, dere kenarındaki ortaoyunları, sanatsal etkinliklerle Göksu ve Küçüksu mesire yerleri doğal güzellikleri ile bugün de ilgi çekiyor. Dere boyunca restoranlar, balık lokantaları ve rengarenk kahveler boy gösteriyor. Özellikle Pazar sabahları kahvaltı için gelmek istediğinizde çok kalabalık olduğunu görüp yer bulamadığınızda sakın şaşırmayın.

Anadolu Hisarı bölgesindeki tüm bu popüler mekanlar içinde bizim size 2 tavsiyemiz olacak. İlki, sahildeki Öğretmenevi. Hem uygun fiyatları hem de Boğaz’ı en güzel haliyle seyredebileceğiniz manzarasıyla eşsiz bir atmosfere sahip. Haftasonları canlı müziğe rastlama olasılığınız yüksek. Bir diğer tavsiyemiz de hemen iskelenin yanındaki çay ocağı. Denize nazır uygun fiyatlı çay içip mahallenin kokusunu içinize çekmek için ideal.

Sonra hemen iskelenin karşısındaki yokuştan yukarı çıkmaya başlayın. Tırmandıkça geride muhteşem bir manzara, ilerde mahallenin eski evleri sizi bekliyor olacak. Mevsim kışsa soba kokuları, yaz ise kuş cıvıltıları eşliğinde her sokakta ayrı bir sürpriz sizi bekliyor olacak.

Gonca SAĞLIK

Nasıl gidilir: Üsküdar İskele’den kalkan Beykoz otobüsleri ve dolmuşlarıyla Hisar’a ulaşmak mümkün. Anadolu Hisarı’nda iskele olmasına rağmen sefer sayıları maalesef çok yetersiz. Sefer saatleriniinternetten veya iskelelerdeki tabelalardan takip etmenizi öneririz.

Anadolu Hisarı

Anadolu Hisarı

Anadolu Hisarı

Anadolu Hisarı, Osmanlıların boğazda yaptırdıkları ilk hisar. Aslında Güzelce Hisar olarak isim verilmiş olsa da, daha sonra karşı yakada Rumeli Hisarı yapılınca, buraya da Anadolu yakasında olduğu için Anadolu Hisarı denmiş. Boğazların güneyden, Akdeniz üzerinden girişlere açık olması ve özellikle Cenevizlilerin Karadeniz’de koloni kurmaları güvenlik ihtiyacı doğurmuş. Bunun üzerine boğazın en dar noktası olan Göksu deresinin denizle buluşma noktasına yapılmış. Yıldırım Bayezid bu kaleyi 1395 yılında yaptırmış. Kalenin iç kale diye anılan bölümü aslında dikdörtgen bir kule. Diğer surların ve kulelerin oluşturduğu ise dış kale olarak anılıyor. 7000 metrekareye yapılmış olan kalenin eskiden denize bitişik olduğu tarihe not düşülmüş. Ancak günümüzde, tahminen derenin taşıdığı alüvyon sebebiyle kale denizden uzaklaşmış durumda. 

Kalenin hemen yanında, buradaki askerlerin kullanımına yönelik, Fatih Sultan Mehmet’in eklettiği Namazgah bulunuyor. Karşı taraftaki Rumeli Hisarının yapımından sonra ilk dönemlerdeki önemini yitiren kalenin etrafı zamanla yerleşim yerine dönmüş. Güzel bir günde çok keyifli gezilerin yapılabileceği bir nokta.

Rumeli Hisarı

Rumeli Hisarı

Rumeli Hisarı

 

Boğaz’ın incilerini keşfe Rumeli Hisarı ile devam ediyoruz. Rumeli Hisarı, ‘hadi Hisar’a kahvaltıya gidelim’ cümlesinin kurulmasına sebep olan bir semt olmaktan çok öte bir öneme sahip. 

Semti keşfetmeye Rumeli Hisarı ile başlamazsak olmaz. Hisarın tarihine kısaca bir göz atalım: Boğazın en dar noktası olan semte ismini veren Rumeli Hisarı 1452 yılında İstanbul’un fethi hazırlıklarında Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmış. Bu muhteşem eser dört ay gibi kısa bir sürede tamamlanmış. İnşaatın planını Fatih bizzat kendisi yapmış. O dönem Rumeli Hisarı’nın ismi Boğazkesen imiş. İnşaat bittikten sonra Yeniçeri birlikleri buraya yerleştirilmiş, Bizans’a giden yardımlar yapının stratejik konumunun avantajıyla çok rahat engellenebilmiş.Rumeli Hisar Topları Surlara yerleştirilen toplar sayesinde düşman gemilerin geçişi durdurulmuş. Fatih Sultan Mehmet 30.000 m2’lik bir alanda inşa edilen bu hisarı yaptırarak, bugün Hisarüstü dediğimiz bölgeyi de güvence altına almayı düşünmüş. Rumeli Hisarı, üçü büyük bir küçük dört kule ve bunları birbirine bağlayan sur duvarlarından meydana gelmiş. Hisar’ın Dağ Kapısı, Hisarpeçe kapısı, Dizdar kapısı ve Sel kapısı olmak üzere dört ana kapısı var. İlk yıllarda Hisarpeçe kapısının önünde bir iskele olduğu rivayet edilmekte. Hisar’ın üç büyük burcu dönemin komutanlarının isimlerini taşımakta. İstanbul’un fethinde çok büyük öneme sahip eser, fetihten sonra daha çok hapishane olarak kullanılmış. 1953 senesinde restore edilerek açık hava tiyatrosu haline getirilen hisarda, birkaç sene öncesine dek yaz aylarında ünlü seslerin konserlerini izleyebilmek mümkündü. Rumeli Hisarı SütunCumhuriyet döneminde yapılan kamulaştırma hareketinden sonra ise önemli bir nüfus Rumeli Hisarı’nın içindeki yerleşim alanlarında yaşamaya başlamış. Boğaziçi’nin en eski Türk yerleşim bölgeleri işte buralardadır.

Rumeli Hisarı günümüzde müze olarak hizmet ediyor. Giriş ücreti 10 TL(2017 itibarıyla). Öğrenci ziyaretleri ücretsiz. Müze kart geçiyor. Giriş için gişeye ödeme yaptıktan hemen sonra yanımıza bir görevli koşuyor ve surlara-burçlara çıkışın yasak olduğunu söylüyor. Tüm surların kapıları kilitli durumda. Biz de biz ziyaretçilere uygun görülen yerlerde gezmeye başlıyoruz. İlk intibamız bu muhteşem yapının gereken ilgiyi görmediği yönünde oluyor. Oysa ziyaret ettiğimiz gün Pazar ve hemen aşağıdaki kahvaltı mekanlarının önü tıklım tıklım kalabalık; her yer insan ve araba dolu..Koskoca Hisar’ı bizimle birlikte 5 kişi geziyordu. İnsanların ilgisizliği kadar, yetkililerin de ilgisiz olduğu kesin. Böyle tarihi bir yapının tam göbeğinde kocaman bir tuvalet binası inşa etmenin başka bir açıklaması olabilir mi? Tuvalet tabi bir ihtiyaç ama daha gözden uzak bir yere yapılamaz mıydı? Bu düşücelerle hırpalanmış, bakımsız ve oldukça kaygan merdivenlerden çıkıyoruz. Karşımızda eşsiz bir manzara ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü. Tam karşıda Anadolu Hisarı. Fatih ve askerlerini saygıyla ve rahmetle anıyor; büyük kahramanlıkları önünde şapka çıkarıyoruz. Zirveden amfi bölümüne iniyoruz. İlk yapıldığı yıllarda burada bir mescid varmış. Zamanla yıkılmış, son yıllarda sadece bir kırık minaresi kalmış. Şimdi ise tüm haşmetiyle kocaman bir mescid sizleri karşılıyor. Ücretli bir müzenin tam ortasında böylesi büyük ve her haliyle yepyeni olduğu belli bir ibadethanenin neden yapıldığını düşünsek de elbet bir bildikleri vardır diyerek gezimize son veriyoruz.

Rumeli Hisarı’ndan işte bu düşüncelerle çıkıyoruz. Sahildeki insan kalabalığının içinden geçerek, bir semti tanımanın en iyi yolu olan ara sokaklara dalıyoruz. Yokuş tırmandıkça karşımıza çıkan evler, ağaçlar ve atmosfer bizi büyülüyor. Oldukça dik yokuşları tırmandıkça görüyoruz ki Hisar kayaların üzerine kurulmuş bir semt. Zirveye tırmandıkça çok çok güzel bir köprü manzarası karşılıyor bizi. Mest oluyor, seyretmeye doyamıyoruz. Sardunyalarla süslü pencereler ve eşsiz manzara eşliğinde yürümeye devam ediyoruz. Koca duvarlar ardında bir kiliseye rastlıyoruz. Rumeli Hisarı KiliseSurp Santuht Ermeni Kilisesi olduğunu öğrendiğimiz yapı ilk dönemlerinde ahşap mimariye sahipmiş. Bu ilk yapı 1816 senesinde yıkılmış, 1856 senesinde tekrar inşa edilerek ibadete açılmış. 1972 senesinde çıkan bir yangında ise tamamen harap olmuş, 6 sene sonra tekrar onarılmış. Bu nedenle mimari açıdan çok da ilgi çekici değil maalesef.

Şahane binalar arasından sokakta kedileri besleyen ihtiyar amcalara selam verip sahile iniyoruz. Boğazın incisi tüm semtler gibi şahane bir İstanbul manzarasıyla karşı karşıyayız. 2. Köprü ve Hisar karşımızda. Hafta sonu olduğu için çok kalabalık. Size tavsiyemiz bu sahile hafta içi sabah saatlerinde gelin ve sakinliğin tadını çıkarın. Sahile iner inmez göz alıcı ve kocaman bir yapı karşılıyor bizi.Yusuf Ziya Paşa Köşkü Bu yapı Yusuf Ziya Paşa Köşkü. Efsane adıyla Perili Köşk. 1900’lü yılların başında inşa edilen köşk, 2002 senesinde özel bir şirket tarafından kiralanmış. Hafta içi ofis, hafta sonları da müze olarak kullanılıyor. Dünyada bu uygulamanın başka bir benzeri var mı bilinmez fakat İstanbul’da böyle bir durumu ilk kez görüyoruz. Hafta sonları bir sanat müzesi haline gelen binada üst düzey yöneticilerin odalarını dahi ziyaret edebiliyorsunuz. Giriş 10 TL. 12 yaş altı çocuklar ücretsiz. Hava şartları uygunsa kule şeklindeki terasa çıkıp manzaraya doyabilirsiniz.

Gezimizin son durağı sahildeki restoranlar oluyor. Her zevke hitap eden mekânlar var. Bir kahve içip sahilin tadını çıkartmak istiyorum derseniz, Nar Cafe’ye bir uğrayın deriz. Çünkü bina oldukça tarihi, asansör yıllar öncesinden kalma. Oda oda düzenlenmiş enfes bir atmosfer.

Nasıl gidilir:

Kabataş ve Taksim’den kalkan Sarıyer, İstinye dereiçi, Reşitpaşa ve Bahçeköy otobüslerine binip, Rumeli Hisarı durağında inmelisiniz.

Yazı ve Fotoğraflar : Gonca Sağlık

logo

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • GOOGLE+

    +1'leyelim lütfen...

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Güney Amerika

Pasifik

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları