Gökçeada ve Bozcaada

Gökçe Ada ve Bozca Ada, gerek stratejik konumları, gerekse sahip oldukları güzellikleri nedeniyle, tarih boyunca odak noktası olmuş iki güzide ada.

Gökçe Ada bunun haricinde aynı zamanda Türkiye’nin en büyük adası konumunda. Bizans döneminde, Bizans İmparatorluğuna bağlı ufak bir Latin devleti olan ve Cenevizli bir aile tarafından yönetilen ada, Osmanlı’nın İstanbul’u alması sonucu, vergiye bağlanarak yönetilirken 1460’larda Venedik bir dönem adayı ele geçirmiş. 1470’den itibaren ise ada tekrar Osmanlı’ya tabi olmuş. Balkan Savaşları’nda Yunanlılar tarafından alınan ada, 1923 Lozan Anlaşması ile resmen tekrar Türkiye Cumhuriyeti’ne geçmiş. Adanın yapısı gereği, hem Poyraz hem de Lodos rüzgarlarını aldığından, her an rüzgarlı denilebilir. Tabi bu nem olayını tamamen bitiriyor. Özellikle rüzgar sörfü için ideal noktalardan biri olan adanın, rüzgara göre gitmeyi tercih edeceğiniz, Aydınlık Plajı, Laz Koyu, Yıldızkoy ve Yuvalı Plajı gibi şaheser noktaları var.

Bozcada ise, Türkiye’nin 3. Büyük adası ve aynı zamanda Gökçeada’nın bir anlamda kader ortağı olan bir başka cennet köşe. Tarih boyunca, aynı Gökçeada gibi birçok medeniyet tarafından yönetilen ada, çok uzun yıllar Türk ve Rum yerleşimi olarak kalmış. Poyraz ve Lodosa göre koy seçme olayı burada da devam ediyor. Bozcaada Kalesi, Mermer Burnu (Akvaryum Koyu olarak da biliniyor), Habbele ve meşhur Ayazma plajı adanın önde gelen noktaları arasında. Zamanı unutup keyif yapılacak yerler arasında. Ancak yazın çok kalabalık olduğunu söylememiz gerek.