Truva Antik Kenti

Truva Antik kenti, belki de dünyadaki en önemli antik kentlerden birisi. Çünkü M.Ö 3000’li yıllarda kurulup, aralıksız ve katman katman, şehir yerleşimlerini tarihsel çizgileri ile barındırına bir yapısı var. Destansı Troya Savaşı ve onunla özdeşleşen Truva Atı hikayesi, bu önemli kentin sadece görünen popüler kültür kısmı.

Şehir o kadar eski ki, Homer’in ünlü İlliad eserinde geçen kısmı yani bildiğimiz Truva Savaşı, tahminen M.Ö. 1200-1300’lü yıllarda 7. Truva katmanında gerçekleşiyor.

Kent ilk olarak kurulduğunda Karamenderes (Scamender) Nehri’nin denize döküldüğü ovaya bakan tepede kurulmuş. O zamanlar denize çok yakın olan yerleşim, bir liman kenti olarak hızla büyüyüp zenginleşmiş. Artık denize 5 Km mesafede olmasının sebebi ise, geçtiğimiz 5000 yıl boyunca, Karamenderes Nehri’nin taşıdığı alüvyon topraklar.

Şehir her yıkılışında, şehrin halkı yıkıntıların üzerine yeni şehirlerini kurmuş. 1. Şehir yerleşik halktan farklı kişilerin şehri ele geçirmesi ile kültürel değişiklik nedeniyle 2. şehre sebep olmuş. 2 . Şehir büyük bir yangında yok olmuş ve 3. şehir kurulmuş. Şehir bundan sonra sürekli büyüyerek 4. ve 5. katmanların oluşumuna sebep vermiş. 6. Şehrin depremle yıkıldığı ve bu nedenle meşhur Truva Savaşının yaşandığı 7. Şehrin kurulduğu anlaşılıyor. 7. şehrin sonu herkesin malumu olan Truva Atı.

Sonrasında M.Ö. 546’da Perslilerin istilası yaşanıyor. Şehrin son katmanı ise M.S. 1. yy.da Roma dönemine ait. Bu tarihten sonra ise artık liman bağlantısı çok uzaklarda kalan şehir, bir iç şehir haline geldiğinden eski önemini kaybediyor. Halk ise 9 kere kurduğu şehri bir daha aynı yere kurmuyor ki, şehir harabe olarak unutuluyor.

Türkler Troyalı mı?

İşin ilginç bir yanı ise, Orta Çağ’da Avrupa’lıların, Türkleri eski Truvalılar olarak algılaması. Truva Savaşı sonrası kaçan şehirlilerin Asya’ya yerleşip, güçlenip geri gelerek, savaşın öcünü aldıkları inancına sahiplermiş.

İstanbul’un alınması öncesi şehirde bulunan Kardinal Isidore yazdığı bir mektupta “Troya Prensi” olarak adlandırmış Fatih Sultan Mehmet’i. Fatih’in resmi tarihçisi Kritovulos ise Fatih Sultan Mehmet’in bu bölgeyi ziyaret ettiği zaman

Allah beni bu şehrin ve halkının dostu olarak bugüne kadar sakladı. Biz bu şehrin düşmanlarını yendik ve onların vatanlarını aldık. Burayı Yunanlar, Makedonyalılar, Teselyalılar ve Moralılar ele geçirmişlerdi. Bunların biz Asyalılara karşı kötülüklerini aradan birçok devir ve yıl geçmesine rağmen onların torunlarından aldık.

dediğini yazar.

Türkler gerçekten Troyalı mıydı? Veya Troyalı Helen gerçekten uğruna binlerce kişinin ölebileceği kadar güzel miydi? Bu sorular kafaları kurcalasa da, Truva kenti, mutlaka görülmesi gereken UNESCO Dünya Mirası Listesi içerisinde yer alan bir antik kent.