10 Kasım Yas Tutma Günü Değildir.

10 Kasım her geldiğinde içimden gelen bir ses haykırmak ister. 1o Kasım yas günü değildir, diye.

“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.”

Bence her 10 Kasım tarihinde, ben de dahil, Atatürk’ün tüm sevenlerinin hatırlaması gereken ilk cümle bu olmalı. Ben bu sözü, Atatürk’ün en önemli vasiyeti olarak algılarım. Çünkü bu söz, aslında onun yapmak istediği, yaptığı ve kimi zaman yapamadığı her şeyi içinde barındırıyor.

Dünya tarihinde kendine bir yer elde etmiş yüzlerce önemli insan, aslında kendi halklarının veya dünyanın tarihinde önemli bir şey yaptıkları için hatırlanırlar. Bu sayede de ölümsüzlüğü yakalamışlardır. Yine de bu insanların ölümü, o dönemlerde yaşayanları çok üzmüştür. Atatürk’ün vefat etmesi sonucu tüm Türk Milleti de büyük bir hüzün duymuştur. İnsanların kaybı elbette büyük üzüntü yaşatabilir. Her sene bu yası tekrar tekrar tutabiliriz. Ama bu sadece o kişiyi kaybettiğimiz duygusunu bize tekrar tekrar yaşatmaktan başka bir işe yaramaz. Oysa insan, sevdiğini ve özlediğini yanında hissetmek ister. Bu yüzden de kaybettiğiniz kişiyi gerçekten seviyorsanız, onun ilkelerini ve hayata bakış açısını kendinizinki ile birleştirirsiniz.

Atatürk gibi büyük ve zeki insanlar, var ettikleri eserler ayakta durdukça, ölümsüz olacaklarını bilirler. O yüzden, bu yazının başındaki Atatürk’ün söylediği cümleyi duyduğumdan bu güne, 10 Kasımlarda sadece marşlar veya şiirler okumuyorum. Televizyonlarda artık herkesin ezberlediği, birbirinin aynısı kelimeleri dinlemiyorum. Senede sadece bir gün yerine, senenin her günü Atatürk’ün sözlerini ve anlamlarını anlamaya, orada gösterdiği hedefleri gerçekleştirip gerçekleştiremediğimize bakıyorum.

Evet, elbette 10 Kasım hüzünlü bir gündür. Dolmabahçe Sarayı’nda hala son gün ki haliyle tutulan odasında o hüznü, her gidişimde hissediyorum zaten. Ama 10 Kasım bir matem günü değildir. Tam aksine, Atatürk’ü hiçbir şekilde görememiş kişilerin Atatürk’ü anlama günüdür. Onu anlamamız ise, sadece onu ölümsüzleştirmez. Aynı zamanda Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’ni de ölümsüzleştirir.

Tam da bu sebeple, Atatürk’ün bir başka sözünü de herkese hatırlatırım.

“İki Mustafa Kemal var. Biri ben, fert olan, fani Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal’den ise sadece “biz” diye bahsedebilirim. Yani sizler. Çalışan köylü, uyanık, münevver, milliyetperver vatandaşlar. İşte o Mustafa Kemal ölmez…”

Bu nedenle, Atatürk ve silah arkadaşlarının liderliğinde kurulan bu Cumhuriyetin yeni yetişmekte olan bireyleri olarak, 10 Kasımları bir anma günü konumundan çıkarıp, bir hesaplaşma günü yapmamız gerekiyor. Atatürk’ü ne kadar anladık, ne kadar onun hedeflerine ulaştık? Böylelikle, fani Mustafa Kemal’in ölüm gününde bile, ikinci Mustafa Kemal’in ölümsüzlüğünü kutlayabiliriz.

Çağrı Sağlık