turrehberin.com
Göynük Genel

Göynük Gezi Rehberi

Göynük Gezi Rehberi

Her şeyin bir mevsimi varsa, Göynük’ü gezmenin mevsimi de sonbahardır. Aslında birçok gezimizin aksine, hiç planlamadan gittiğimiz bir yerdi Göynük. İstanbul’dan Ankara’ya gitmek için yola çıktığımızda otobanda bizi karşılayan yoğun trafik nedeniyle mecburen alternatif yol arayışına girdik. Çevre yolundan ilk sapağa girip eski yoldan hedefimize ulaşmaya karar vermişken, hadi Göynük’e diyerek rotamızı değiştirdik. İyi ki öyle yapmışız. Göynük’e girer girmez hissettiğimiz o muhteşem sakinlik duygusu, buraya daha önce neden gelmedik sorusunun beynimizde tekrar tekrar dönmesine neden oldu. Aracımızla ilerlerken, sağlı sollu tertemiz bakımlı konakları seyretmeye başlamıştık bile.

Aracımızı park edip sokaklarda gezmeye başlıyoruz. Merkezde bulunan Çınarlar Köprüsü’nü geçerek şırıl şırıl akan suyun kenarındaki çay bahçesinde oturarak yol yorgunluğumuzu atmak istiyoruz. Buranın havası gerçekten büyülü. Merkezde bulunan bu köprünün etrafında tescillenmiş anıt ağaçlar bulunuyor. Köprüden geçince yöresel ürünler satan esnafa rastlıyor, hem alışveriş hem de sohbet ediyoruz. Son yıllarda oldukça fazla turist alan bir merkez olmasına rağmen, hiç el değmemiş hali kendini korumuş. Esnafı sizi gelir geçer turist gibi görüp kazıklamaya çalışmıyor. Tam tersine gönülden yardım edip, hem ürünler hem de Göynük hakkında bilgi veriyorlar.

Eski ismi Koinon Gallicanon olan Göynük isminin, olgun-olgunlaşmış anlamındaki göynümüş kelimesinden geldiği tahmin ediliyor. Bir diğer söylenişe göre de Göynük, keçi kılından yapılan torba anlamına geliyormuş.

Sakin Şehir Göynük

Göynük şehir içiSon yıllarda Göynük’ü ziyaret edenlerin sayısının artmasının en önemli nedenlerinden biri de, ilçenin ‘Sakin Şehir’ unvanını kazanması. Osmanlı’dan günümüze kadar korunarak ve yaşatılarak getirilen tarihi, kültürü ve doğası ile Göynük, bu unvanı fazlasıyla hak ediyor. “Sakin Şehir” unvanına sahip olunması için gereken 70 ölçütü başarı ile yerine getiren Göynük’ün, Uluslararası CittaSlow Birliği’ne üyeliği, adının duyulmasında etkili olmuş.

Nereler Gezilmeli?

Göynük Zafer KulesiGöynük’ün tek meydanı olan geniş alana doğru yürüyoruz. Gelir gelmez ilk dikkatimizi çeken, ilçenin adeta sembolü olan Zafer Kulesi oluyor. 1923 yılında ilçenin Milli Mücadele’ye verdiği desteğin anısına, dönemin kaymakamı Hurşit Bey tarafından yaptırılan bu saat kulesi üç katlı, ahşap olarak inşa edilmiş. Altıgen taş temel üzerine, üç katlı olarak inşa edilen kulede, her katta yuvarlak kemerli, ahşap söveli pencereler ve ahşap balkon korkulukları bulunuyor.  Geçirdiği yangının ardından onarılan kule, Göynük’ün en güzel şehir manzarasına ev sahipliği yapıyor. Kuleye tırmandıkça, Göynük tüm güzelliğiyle bizi selamlıyor. 135 tanesi tarihi ev olmak üzere cami, türbe, çeşme ve hamam gibi toplam 162 sivil mimari eseriyle kentsel sit alanı ilan edilen ilçenin tüm sokaklarında tarihin izlerinin kokusunu duyuyoruz.

Meydanın hemen arkasında Akşemseddin Hazretlerinin türbesi yer alıyor. Zaten Göynük’ün bir diğer adı da Akşemseddin Diyarı olarak geçiyor. 1389 yılında Şam’da doğan ve Fatih Sultan Mehmet’in hocası olarak ünlenen Akşemseddin, Göynük’ten geçerken burayı çok beğeniyor ve bu huzurlu ilçede vefat ediyor. Akşemseddin’in huzurundan etkilendiği ilçenin en merkezi yerinde bulunan makamından etkilenmemek mümkün değil. Türbenin hemen yanı başında bir hamam ve bir de cami bulunuyor. Gazi Süleyman Paşa Cami, 2. Osmanlı Padişahı Orhan Bey’in büyük oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından 1331 ile 1335 yılları arasında yaptırılmış. Bölgedeki ilk Osmanlı eserlerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Kalınabilecek Yerler

1890’da inşa edilen Hükumet Konağı, ilçenin en güzel yapılarından sadece bir tanesi. Göynük’ün önemli tarihi binaları arasında Akşemsettinoğlu, Caferler, Hacı Müderrisoğlu, Gürcüler ve Türksoylar Konaklarını sayabiliriz. Günümüzde bu tarihi evler restore edilerek pansiyon ve otel olarak hizmete açılmış.Göynük Evleri

Göynük’ten hatıra olarak ne alalım?

Mimari yapısı ve yerleşimiyle tam bir Osmanlı kasabası olan Göynük, Batı Karadeniz’in tüm coğrafi özelliklerini barındırıyor. Yüksek dağlar arasında inci gibi parlayan evleriyle Anadolu’daki Türk yaşayış şeklinin tüm özelliklerini görebileceğiniz ilçede, kadınlar geleneksel kıyafetlerini gündelik hayatlarında da kullanmaya devam ediyor. Beyaz üzerine bordo, kırmızı ve kahve tonlarının hakim olduğu çiçeklerle bezeli şallar, kendine özgü bir örtünme biçimini oluşturuyor. Dokumalarını “üçgen” olarak adlandıran Göynüklü kadınlar, tarlada, evde ve sokakta hep bu şalları kullanıyor. İpek Yolu üzerinde aynı hatta yer alan Beypazarı’nın kadınları dokuz güllü desenleri seçerken Göynüklü kadınlar yedi güllüsünü tercih ediyor.

Göynük’ün özellikleri

Göynük’te gerek halk, gerekse yerel yöneticiler tarihin ve kültürün değerini gerçekten çok iyi bilmişler. Göynük’te görüntüyü bozacak hiçbir yapı yok. Osmanlı sivil mimarinin en güzel örneklerinden olan evler bakımlı ve bembeyaz boyalı. Tarihi dokusunu korumakla kalmayan Göynük, geleneklerini yaşatmanın gayretini de gösteriyor. Göynük ile özdeşleşen, el tezgahlarında dokunan, kısa kenarları ve baş üstüne gelen kısmı desenli, ince pamuklu dokumanın birleşmesinden meydana gelen “Tokalı Örtme” 2016 yılında Türk Patent Enstitüsü tarafından “coğrafi işaretlerin korunması” kapsamında tescillenmiş.

Ne Yiyelim?

Peki Göynük’te ne yenir, ne alınır? Biz hemen çarşı içinde bulunan Osmanlı Restoran’da mola verdik. Sahibi ve çalışanları gayet güler yüzlü. Hoş bir esnaf lokantası. Özellikle yöresel elde kesme eriştesini tavsiye ederiz. Evinize götürmek için satın almanız da mümkün. Bir de yöreye özgü uğut tatlısı var ki bin derde deva. Biz ilk kez duyduk ve hemen satın aldık. Buğdayın çimlendirmesiyle yapılan bir çeşit marmelat olan uğut, tamamen doğal. İçinde hiç şeker olmamasına karşı tadı şekerli gibi. Şeker demişken, yöreye özgü şeker fasulyeyi almadan dönmeyin. Lezzetine doyulmuyor bizden söylemesi. Göynük mutfağının en önemli lezzetlerinden biri de elbette tarhana. Hemen hemen her öğünde bir kase tarhana çorbası sofradaki yerini alıyor. Tarhananın yanında yemek için yöreye özgü Keş peynirini almayı unutmayın.

Daha Fazlası?

Göynük’e kadar gitmişken yemyeşil doğanın içindeki Sünnet ve Çubuk göllerini de görebilirsiniz. Bu göller ve çevresi birçok dizi ve film için plato olarak kullanılmış. Çubuk Gölü’nün kenarındaki yel değirmenleri ise, bir dizi için yaptırılmış. Şu anda terk edilmiş durumda olsalar da göl manzarasıyla birlikte eşsiz bir güzellik oluşturdukları kesin. Dileriz ki bu yel değirmenleri turistik açıdan değerlendirilerek kullanıma açılır.

Göynük öyle huzurlu, öyle keyifli bir yer ki, sayfalarca anlatsak yetmez. Sonbahar bitmeden bu güzelliği siz de görün istiyoruz; zira Göynük bunu fazlasıyla hak ediyor.

Fotoğraflar ve Yazı : Gonca SAĞLIK

AtlasGlobal

Atlasglobal battı mı?

Atlasglobal battı mı?

Dün akşam geç saatlerde Atlasglobal’den gelen haber tüm turizm camiasını ve Atlasglobal müşterilerini gerçek anlamda şok etti. Gelen haber, firmanın hem sosyal medya hem de web sitesi üzerinden gelmekteydi. Haber Atlasglobal markasıyla büyüyen firmanın uçuşlarını 26 Kasım 2019 tarihinden itibaren 21 Aralık 2019 tarihine kadar durdurduğu üzerineydi. Tabii bu tüm turizm camiasında Atlasglobal’in battığı olarak algılandı. Firmadan yapılan açıklama şu şekildeydi.

Değerli Yolcularımız,

Havayolumuz tarafından alınan karar ile sizlere farklı bir uçuş deneyimi sunabilmek amacıyla yeniden yapılanma sürecine girmiş bulunmaktayız. 26 Kasım 2019 itibariyle 21 Aralık 2019 tarihine kadar geçici süreyle operasyonlarımıza ara verilmiştir.

Bu süreçte uçuşu gerçekleştirilemeyen yolcularımızın satın aldıkları biletleriyle ilgili 15 Aralık 2019 tarihine kadar gerekli tespitler tarafımızca yapılacaktır.

Siz değerli yolcularımızın iade ve değişiklik talepleri ile ilgili uygulanacak işlemler 16 Aralık 2019 tarihinde web sitemiz üzerinden duyurulacaktır.

Konu ile ilgili sorularınızı ve taleplerinizi callcenter@atlasglb.com e-posta adresine PNR numarasıyla birlikte iletebilirsiniz.

Web sitemizden ve diğer satış kanallarımızdan bilet satış işlemleri 16 Aralık 2019 tarihine kadar kapalı tutulacaktır.

Thomas Cook sonrası Avrupa için bir başka büyük kayıp

Hatırlanacağı üzere dünyanın en büyük ve en eski seyahat acentelerinden birisi olan Thomas Cook yakın zamanda iflasını açıklayarak turizm dünyasından ayrılmıştı. Avrupa henüz bunun şokunu atlatmadan, yine onun kadar önemli bir başka turizm bileşeni olan Atlasglobal bir anlamda iflasını açıklamış oldu. Havayolu şirketi 21 Aralık tarihine kadar uçuşlarını durdurduğunu söylese de, bunun aslında bir anlamda sahneden çekiliş olduğu aşikar.

AtlasGlobal Tarihçesi

14 Mart 2001 yılında, Alman firması olan Öger Holding tarafından AtlasJet olarak kurulan firma tarifesiz (charter) havayolu olarak ilk uçuşunu 1 Haziran 2001 yılında gerçekleştirmişti. Daha sonra ETS ile olan iş çalışmasını ortaklığa taşıyan Öger Holding, AtlasJet’te yeni bir yapılanmaya gitmiş ve Murat Ersoy havayolunun önderliğine getirilmişti.  Bu tarihten sonra AtlasJet hem tarifeli hem de tarifesiz sefer yaparak yolcu ve kargo taşıma ruhsatını almıştı. Böylelikle milli havayolu firması olan Türk Havayolları’nın ardından gerek yurtiçi gerek yurtdışı tarifeli taşımacılık yapan ikinci havayolu firması olmuştu. 1 Şubat 2006 yılında ise ETS, Öger Holding’e ait kalan hisseleri de alarak Murat Ersoy’u Yönetim Kurulu Başkanlığı’na getirmişti. Geçtiğimiz yıllarda ETS’nin sahibi olan Murat Ersoy ve Mehmet Ersoy, yollarını ayırmıştı. Halen Kültür ve Turizm Bakanı olan Mehmet Ersoy ETS’nin sahibi olarak kalırken, Murat Ersoy Atlasjet’in sahibi olmuştu. 2015 yılının Ocak ayında Atlasjet, ismini AtlasGlobal olarak değiştirmiş ve uluslararası ortaklıklara sahip bir havayolu hüviyetine kavuşmuştu.

Atlasglobal neden bu hale geldi?

Atlasglobal’in hızla büyüyen şirket yapılanması ve uçuş ağı, aslında güzel bir iş ağı kurduğu izlenimini vermekteydi. Ancak özellikle son dönemlerde Türk Lirasının diğer tüm para birimleri karşısında değer kaybetmesi, firmanın sonunun başlangıcı oldu diyebiliriz. Bunun üzerine Türkiye Cumhuriyeti tarafından konulan havataşımacılığında uygulanması gereken tavan ücret uygulaması da havayolunun karlılığını azalttı. 2017 yılında iflasın eşiğine gelen havayolu firması o dönemde mali uygulamalar ile kurtarılsa da, başta ETS olmak üzere seyahat acentelerinin Atlasglobal uçuşlarını kullanmamaya başlaması ciddi bir yolcu sayısının kaybına sebebiyet verdi. Sonuç olarak bugün itibarıyla uçuşlarını durduran havayolu sebebiyle hem otel hem de seyahat acentesi sisteminde bulunan ortakları ciddi zararları hanelerine yazdılar. 2020 yılı içerisinde Türk Turizm Endüstrisinde daha başka isimleri de böyle bir sonla haberleştireceğimiz kaygılarımız da bu haber ile artmış oldu.

Anıtkabirweb

10 Kasım Yas Tutma Günü Değildir.

10 Kasım Yas Tutma Günü Değildir.

10 Kasım her geldiğinde içimden gelen bir ses haykırmak ister. 1o Kasım yas günü değildir, diye.

“Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.”

Bence her 10 Kasım tarihinde, ben de dahil, Atatürk’ün tüm sevenlerinin hatırlaması gereken ilk cümle bu olmalı. Ben bu sözü, Atatürk’ün en önemli vasiyeti olarak algılarım. Çünkü bu söz, aslında onun yapmak istediği, yaptığı ve kimi zaman yapamadığı her şeyi içinde barındırıyor.

Dünya tarihinde kendine bir yer elde etmiş yüzlerce önemli insan, aslında kendi halklarının veya dünyanın tarihinde önemli bir şey yaptıkları için hatırlanırlar. Bu sayede de ölümsüzlüğü yakalamışlardır. Yine de bu insanların ölümü, o dönemlerde yaşayanları çok üzmüştür. Atatürk’ün vefat etmesi sonucu tüm Türk Milleti de büyük bir hüzün duymuştur. İnsanların kaybı elbette büyük üzüntü yaşatabilir. Her sene bu yası tekrar tekrar tutabiliriz. Ama bu sadece o kişiyi kaybettiğimiz duygusunu bize tekrar tekrar yaşatmaktan başka bir işe yaramaz. Oysa insan, sevdiğini ve özlediğini yanında hissetmek ister. Bu yüzden de kaybettiğiniz kişiyi gerçekten seviyorsanız, onun ilkelerini ve hayata bakış açısını kendinizinki ile birleştirirsiniz.

Atatürk gibi büyük ve zeki insanlar, var ettikleri eserler ayakta durdukça, ölümsüz olacaklarını bilirler. O yüzden, bu yazının başındaki Atatürk’ün söylediği cümleyi duyduğumdan bu güne, 10 Kasımlarda sadece marşlar veya şiirler okumuyorum. Televizyonlarda artık herkesin ezberlediği, birbirinin aynısı kelimeleri dinlemiyorum. Senede sadece bir gün yerine, senenin her günü Atatürk’ün sözlerini ve anlamlarını anlamaya, orada gösterdiği hedefleri gerçekleştirip gerçekleştiremediğimize bakıyorum.

Evet, elbette 10 Kasım hüzünlü bir gündür. Dolmabahçe Sarayı’nda hala son gün ki haliyle tutulan odasında o hüznü, her gidişimde hissediyorum zaten. Ama 10 Kasım bir matem günü değildir. Tam aksine, Atatürk’ü hiçbir şekilde görememiş kişilerin Atatürk’ü anlama günüdür. Onu anlamamız ise, sadece onu ölümsüzleştirmez. Aynı zamanda Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’ni de ölümsüzleştirir.

Tam da bu sebeple, Atatürk’ün bir başka sözünü de herkese hatırlatırım.

“İki Mustafa Kemal var. Biri ben, fert olan, fani Mustafa Kemal… İkinci Mustafa Kemal’den ise sadece “biz” diye bahsedebilirim. Yani sizler. Çalışan köylü, uyanık, münevver, milliyetperver vatandaşlar. İşte o Mustafa Kemal ölmez…”

Bu nedenle, Atatürk ve silah arkadaşlarının liderliğinde kurulan bu Cumhuriyetin yeni yetişmekte olan bireyleri olarak, 10 Kasımları bir anma günü konumundan çıkarıp, bir hesaplaşma günü yapmamız gerekiyor. Atatürk’ü ne kadar anladık, ne kadar onun hedeflerine ulaştık? Böylelikle, fani Mustafa Kemal’in ölüm gününde bile, ikinci Mustafa Kemal’in ölümsüzlüğünü kutlayabiliriz.

Çağrı Sağlık

Tabiat-Tarihi-Müzesi

Ankara Tabiat Tarihi Müzesi

Ankara Tabiat Tarihi Müzesi

Ankara Tabiat Tarihi Müzesi ‘nin ismi aslında çok daha uzun. Başında Şehit Cuma DAĞ adı da bulunuyor. Şehidimizin soyadı DAĞ olduğu için mi buraya verildi bilemiyoruz ama, önümüze çıkan her şeye bir şehit adı vermek bizce iyi bir şey değil. Herşeyden önce, bu topraklar için o kadar fazla şehit verildi ki, hepsinin ismini bir yere verecek olsak, memlekette isim verecek yer kalmaz. Bu yüzden biz buraya MTA Tabiat Tarihi Müzesi diye hitap edeceğiz.

Müze, öncelikle konuyla alakalı olan bir devlet kurumunun bünyesinde bulunmakta. Dünyada ki emsalleri gibi yapılan bu müzenin, en az emsalleri kadar güzel olduğunu söyleyebiliriz. Gezileri ailecek yaparak güzel ve eğlenceli bir yer.

Giriş katında Planetaryum, dijital küre ve sergi salonu bulunmakta. 1. Kat alanında ise fosil sergileri var. Bu alanda tek hücreli canlılardan bitkilere uzanan bir yelpazede çeşitli fosillere rastlayabiliyorsunuz. 2. kat ise kristaller, minareller ve madencilik ile alakalı eserlerin sergilendiği bir nokta.

Müze Pazartesi günleri hariç her gün 09-17 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Müzenin kendi sitesine ulaşmak için linki tıklamanız yeterli.

MTA Tabiat Tarihi Müzesi’nin hem Ankaralılar hem de başkenti ziyaret edenler için güzel bir ziyaret noktası olduğunu düşünüyoruz. Bizce mutlaka gidilmesi gereken noktalardan birisi.

 

thomascook

Thomas Cook Seyahat Acentesi Battı

Thomas Cook Seyahat Acentesi Battı

Dünyanın en eski ve devam eden seyahat acentesi olan Thomas Cook, bugün itibarıyla iflasını açıkladı. Bu haber dünya turizm endüstrisinde bir bomba etkisi yarattı. Özellikle İngiltere‘nin yurt dışı turizm sektörünün bundan fazlasıyla etkileneceği ön görülüyor.

Baptist bir din adamı ve marangoz olan Thomas Cook isimli iş insanının 1841 yılında kurduğu firma 178 yıldır dünya turizmine yön veren bir noktaya gelmişti. Thomas Cook, 1841 yılında 571 kişiyi yakındaki bir festivale karsız bir şekilde taşıyarak toplu turizm anlayışını da ilk defa uygulamıştı. Bu karsızlık felsefesi günümüzde işe yaramamış gözüküyor.

İngiltere merkezli firmada çalışan 21,000 kişinin işsiz bir konuma düşmüş durumda. Bunun haricinde, 16 ülke ile çok yoğun çalışan firmanın iş ortakları da bu batıştan kötü etkilenecek. Bu 16 ülke içerisinde Türkiye’de bulunmakta.

Thomas CookŞirketin resmi web sitesi tıklandığında çıkan sayfada, resmi olarak şirket işlemlerinin sonlandırıldığı, halen seyahat halinde olan müşterilere Sivil Havacılık Birimi tarafından yardımcı olunacağı bildirilmekte.

Thomas Cook seyahat acentesinin hali hazırda 1 milyondan fazla satın alınmış tur programının olduğu söyleniyor. Bunların 600,000 kadarının şu an tatillerinde olduğu belirtildi. Sivil Havacılığın verdiği bilgiye göre, önümüzdeki 4 güm içerisinde bu kişilerden 150,000 kadarının İngiltere’ye geri getirilmesi için çalışmaların başladığı söyleniyor. Halen 21,000 den fazla turistin şirket üzerinden Türkiye’de bulunmakta.

İngiltere’nin Türkiye‘deki Büyükelçiliği’nin twitter hesabından yaptığı açıklamada ise, şirketin müşterilerinin 23 Eylül – 6 Ekim tarihleri arasında, ülkeye dönüşlerinin sağlanması için çalışmaların başlatıldığı belirtildi.

Thomas Cook Elçilik

Günümüzde internet üzerinden rezervasyon ve satış sitelerinin artması, seyahat acentelerini uzun süredir etkileyen bit unsurdu. Bu tür siteler her ne kadar bireysel turizmde faydalı gibi gözükse de, toplu taşımacılık bu konuda daha kötü etkilenecek gibi görülüyor. Thomas Cook’un iflası ise korkulanın olmaya başladığının en büyük işareti. Şirketin müşterilerinin satın aldıkları paketler sigorta kapsamında. Bu sebeple özellikle turistlerin sıkıntı yaşamayacağı söyleniyor. İngiltere’nin devlet kurumları ise, kurumsal mağduriyeti engellemek için devreye gireceği söyleniyor.

Rahmi koç müzesiweb

Ankara Rahmi Koç Müzesi

Ankara Rahmi Koç Müzesi

Ankara Rahmi Koç Müzesi’ nin her halde Koç ailesi için ayrı bir önemi vardır. Ankara Kalesi‘nin ana girişinin hemen önündeki alanda bulunmakta. Bir başka özelliği ise Ankara’nın ilk sanayi müzesi olması. Müzenin eski At Pazarı diye bilinen bölgede ilk açılışı 2005 yılına tarihleniyor. Türkiye’de bir kaç ayrı noktada müze açan Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı, bu dönemde Çengelhan olarak bilinen binayı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden kiralayarak restore ediyor.

Çengelhan ise, Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan’ın eşi Damat Rüstem Paşa tarafından Ankara’ya yaptırılan bir eser. 1950’li yıllara kadar bir çok amaçla kullanılan hanın avlusunda Rahmi Koç’un babası Vehbşi Koç’un ticaret hayatına atıldığı yıllarda kullandığı dükkan da bulunmakta.

Daha sonra hemen yanında bulunan Safranhan da 2012 yılında kiralanarak 2016 yılına kadar devam eden bir restorasyon çalışması sonrası Ankara Rahmi Koç Müzesi’ne eklenmiş.

Müzenin sergilediği eserlerin büyük çoğunluğu Rahmi Koç koleksiyonuna ait. Müzede çok çeşitli malzemeler sergilenmekte. İlk daktilo ve ilk televizyon gibi ürünlerin haricinde Minneapolis Mulina Turk tarafından üretilen UTSD model traktör gibi oldukça değerli koleksiyon parçaları da bulunmakta.

Ankara Rahmi Koç Müzesi ile ilgili daha geniş bilgiyi, resmi web sitesinde bulabilirsiniz. Ankara kale bölgesine yapacağınız bir gezi esnasında, kaçırmamanız gereken gezi noktalarından birisi olarak programınıza eklemenizi tavsiye ederiz.

Pirinç Han 2web

Pirinç Han

Pirinç Han

Pirinç Han, Ankara‘da At Pazarı bölgesinde bulunan bir han. Aslında 17. yy. da Rumeli Kazaskeri Emin Mehmet Efendi tarafından yaptırılmış olmasına rağmen, bugün gördüğümüz yapı, o zaman yaptırılan yapı değil. 1930 yıllarında o yapının yıkıldığı ve onun yerine bu ahşap Osmanlı konağının han olarak adlandırıldığı biliniyor. Zaten normalde Osmanlı tarzı hanlarda, han meydanında da ufak bir mescit bulunması gibi bir takım özelliklere sahip değil. Ancak bugünkü yapıda oldukça tarihi ve bir başka özelliği ise, şehrin ilk ahşap hanı unvanına sahip olması. Eski hanın yerine bir ilkokul yaptırılmış. Bu konak ise restore edilerek han haline getirilmiş. En son 1985 yılında bir restorasyon geçiren yapı, bugüne kadar, Ankara’nın önemli ziyaret yerlerinden birisi haline geldi. Tabii burayı en çok şehir sakinleri bilmekte, Ankara’yı ziyarete gelenler genelde bu noktayı kaçırmaktalar.

İçinde artık özellikle antikacıların yoğunlaştığı dükkanlar ile dikkat çeken Pirinç hanın duvarlarında ise ünlü Türk Şair Faruk Nafız Çamlıbel’in en ünlü eserlerinden birisi olan Han Duvarları isimli şiirinin son dizeleri bulunmakta.

Ne zaman yolda bir han rastlasam irkilirim,
Çünkü sizde gizlenen dertleri ben bilirim.
Ey köyleri hududa bağlayan yaşlı yollar,
Dönmeyen yolculara ağlayan yaslı yollar!
Ey garip çizgilerle dolu han duvarları,
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları!..

Pirinç han ile ilgili yaptığımız çekim ile sizleri baş başa bırakıyoruz.

 

Salda Gölü

Salda Gölü para için yok edilecek

Salda Gölü para için yok edilecek

Salda Gölü, büyük bir doğa katliamına kurban gitmek üzere. Üstelik buna devlet eliyle ve “Millet Bahçesi” bahanesiyle resmi bir kılıf uydurularak. Daha önce Burdur Gezi Rehberi sayfamızda, sırf koruma amaçlı kısa bir bilgi ile tanıttığımız göl, aslında gerek dünya gerekse Türkiye için önemli doğal alanlardan bir tanesi. Sayfalarımızda, tanıtımını yaptığımız kimi yerleri özellikle çok ön plana çıkartmıyoruz. En büyük sebebi ise işte bu şekilde yozlaştırılarak, yok olmalarını önlemek.

Salda Gölü Nedir?

Salda Gölü, Göller Yöresinin içerisinde bulunan Tektonik yapıya sahip bir göldür. Kıyı kısmı beyaz olduğu için, turistik anlamda “Türkiye’nin Maldivleri” gibi tanıtılıyor olsa da, aslında çok önemli bir tabiat alanıdır. 184 metre derinliğe sahip göl, ülkemizin en derin göllerinden birisi konumunda. 1989 yılında 1. Derece Sit Alanı ilan edilen bölge, 1992 yılında 2. Derece Sit Alanı konumuna indirgenmiştir. O tarihten itibaren de ağır ağır bir yok oluş içine girmiş bir doğa harikasıdır.

Neden bu kadar önemli

Salda Gölü’nün gerek Türkiye gerekse Dünya için önemi, sahip olduğu endemik canlı türlerinin haricinde, göle rengini veren ve arkaik dönemde oluşumu başlamış beyaz kaya türevlerinden kaynaklanmakta. Bakteriyel bir yapıya sahip bu beyaz kayaçlar günümüzde oluşumunu devam ettirmekte ve bu sayede göl, turkuaz bir renge sahip olmakta. Yaklaşık 2 milyon yıl önce oluşan ve günümüzde de bu oluşumu devam ettirmeye çalışan göl, göle akan su kaynaklarının tarım sebebiyle azalması sonucu bu noktadan zaten bir darbe yemiş durumda.

Bunun haricinde bir tür Sığırkuyruğu olan “Verbascum pyroliforme subsp. dudleyanum”, Dünyada sadece burada yetişmekte. Dünya genelinde endemik bir tür olan Dikkuyruk ördekleri ve yine dünyada tehlike altında olup, Türkiye’de soyu tükenmekte olan Aphanius anatoliae isimli tatlı su balığı da yine burada yaşamakta. Aphanius anatoliae

Salda Gölü ve Millet Bahçesi

Böylesi büyük bir öneme sahip Salda Gölü, daha titiz koruma altına alınmak yerine, bölgeye Millet Bahçesi yapılarak, daha çabuk bir yok oluş içerisine sokulmak isteniyor. Elbette devletin böyle bir şeyi can-ı gönülden isteyerek yaptığını düşünmüyoruz. Daha doğrusu düşünmek istemiyoruz. Nitekim Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da Salda Gölü ile ilgili yaptığı açıklamada, “Millet Bahçesi projemizle Salda Gölü’nün çevresinde herhangi bir yapılaşmaya asla izin vermeyeceğiz” demişti. Ancak gelinen noktada bu bölge için, çarpık yapılaşmaya yoğun bir katkı veren TOKİ üzerinden bir ihale açılıyor olması bizde ciddi kaygılar uyandırıyor.

Bizler de, sizleri bu konuda bilgilendirmek, ve ülkemizin bu değerini savunmak için bir bilinç oluşturmak istiyoruz. #Saldayadokunma

Haldun Canpolat

Viyana Rehber Haldun Canpolat

Viyana Rehber / Haldun Canpolat

Haldun Canpolat

Ben Haldun Canpolat, Viyana Rehber' iniz olmaya talibim. Viyana doğumluyum. 2017 yılından beri Avusturya Turizm Bakanlığı tarafından onaylı Kokartlı Tur Rehberlik hizmetleri vermekteyim.

Avusturya ve özellikle başkenti Viyana sayısız kültürel zenginliklere sahip. Değerli Avusturya-Viyana ziyaretçilerine kendi tasarladığım turları hizmete sunmaktan büyük mutluluk duyarım.

Bunun ötesinde her isteğe ve ilgi alana hitap eden gezi programları organize edebilirim.Ayrıca Orta Avrupa´da Budapeşte, Prag, Bratislava, Berlin, Dresden gibi Şehirlerde rehberiniz olurum.

Rehberlik hizmetleri yanı sıra, DMC-MICE ve Incoming hizmetlerimden yararlanabilirsiniz.

Yüksek kalitede en iyi hizmeti sunmak için sizinle çalışmayi heyecanla bekliyorum.

Saygılarımla,

Kontak Bilgilerim:

Telefon     : +43-660 444 80 88
E-Posta     : office@aroopa.guide 
Web sitesi : www.aroopa.guide

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları