turrehberin.com
womens-power-2245108_640

Turrehberin 2018 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2018 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2018 yılını da, sizlerin ilgi ve alakası sayesinde büyüyerek kapattı. 2015 Eylül ayında, çok eski bir projeyi, yoğun çalışma temposu arasına sıkıştırarak başlatmıştık web sitemizi. Güncel yaşam içerisinde, işten arta kalan zamanlarda, profesyonel işimizin bilgilerini amatör bir ruhla sizlere aktarmaktı amaç. Bu siteyi, ticari bir gelir noktası olarak görmeden, tamamen ücretsiz ve hatta reklamsız bir şekilde 2019 yılına taşıdık.

2019 yılına girdiğimizde gördük ki, binlerce yazı, 10 binlerce fotoğraf ve yüzlerce web sayfası ile oldukça büyük ve yüklü bir web sitesi haline gelmişiz. Bu sitenin hazırlanması ve devam etmesi için destek veren çözüm ortaklarımıza da buradan çok teşekkür ederiz.

Şimdi arzu ederseniz, 2018 yılını sizlerle birlikte nasıl geçirmişiz bir özetle bakalım.

Turrehberin 2018 … Ne yaptık?

  • 2018 senesinde Kullanıcı Sayımız %134,38 artarken, siteye giriş miktarımız da %133,45 artmış oldu.
  • Türkiye %84,57 ile sitemize en çok kullanıcı gönderen ülke olurken, ABD %3,04 ile ikinci, Fransa ise %2,09 oranla üçüncü ülke oldu.
  • Sitemize giriş yapan kullanıcıların %31,04 İstanbul, %10,82’si Ankara, %7,71’i ise İzmir’den oluştu.
  • Site kullanıcılarının % 26,6’sı 25-34 yaş, %19,05’i 35-44 yaş, %17,49 ise 55-64 yaş arasından oluştu.
  • Siteyi mobil olarak kullananların oranı %61,33 iken, bilgisayar üzerinden kullanım %38,67 oldu.
  • Siteyi kullananların %53’ü Organik Arama, %29’u Sosyal Medya, %15’i ise direk giriş gerçekleştirdi.

2019 yılının, tüm gezginler için güzel geçmesi dileklerimizle hepinizi sevgiyle kucaklıyoruz.

 

 

Foça

Foça

Foça

Foça, günümüzde eski ve yeni olarak ayrılmış İzmir’in güzel bir ilçesi. Biz yenisiyle pek fazla ilgilenmeden direk eskisi ile ilgili geniş bir yazıyı burada anlattık. O gezi yazımızın haricinde burada ise daha çok tarihi ile ilgili bilgi vereceğiz.

Adalarında yaşayan foklardan ötürü, ilk kurulduğu zaman olan M.Ö. 1100’lü yıllardan bu yana, Phokaia olarak anılmakta. Aiollar tarafından kurulan şehrin M.Ö 9. yy. da Ion yerleşimi başlamış. Şehirliler denizcilik ve mühendislik dallarında o kadar ileri gitmişler ki, bu gün oldukça ünlü olan deniz ötesi bir çok koloni kurmuşlar. Bunlardan biri İtalya‘nın Velia (Elea) ve Fransa‘nın Marsilya (Massala) kentlerini kurmuşlar.

Günümüze kadar, gerek Persler – ki Foça’ya 7 km mesafede Taş Ev olarak bilinen M.Ö 492 yılına ait ender Anadolu Pers Anıtlarından birini bırakmışlardır. – gerek yerel yönetimler arasında el değiştirmiş. İlk olarak Çaka Bey tarafından Türklerin eline 13.yy’da geçen şehir, sonrasında Saruhanoğulları Beyliğine geçmiş. İstanbul’un fethinden sonra, İstanbul’u savunmak için Ege Denizi’nin önemini bilen Fatih Sultan Mehmet, burayı 1455 yılında fethederek Osmanlı İmparatorluğu topraklarına katmış.

Günümüzde sakin ve güzel bir sahil ilçesi olarak her ziyaret edeni kendine aşık ediyor.

 

Oman Air

Oman Air Türkiye Ofisi Bahar Kampanyası Başladı

Oman Air Türkiye Ofisi Bahar Kampanyası Başladı

Oman Air Türkiye Ofisi, Kasım 2018 tarihinde açıldıktan sonra, çalışmalarını daha da hızlandırdı. Sinbad’ın memleketi Umman’ın Milli Havayolu olan Oman Air, her yıl Skytrax tarafından yapılan Havayolları derecelendirmesinde de gerçekleştirdiği atakların meyvesini toplamaya başlamıştı. 2018 yılında dünyanın en iyi havayolları sıralamasında birçok havayolu firmasını geçerek 44. sıraya yükselmişti.

Türkiye Ülke Müdürü olan Eda Büyükakkaş ve ekibinin de çalışmalarıyla, oldukça uygun fiyatlar seyahat pazarına sunulmaya başlanmıştı.

Bu çalışmaların bir parçası olarak Oman Air Bahar Kampanyası 1 Mart 2019 Cuma günü itibarıyla başlamış olacak. Kampanya dahilinde seyahat etmek isteyenler Dünya’nın değişik noktalarına gerek Ekonomi, gerekse Business Sınıfı koltuklarda 480 USD’den başlayan fiyatlar ile seyahat edebilecekler.

Seyahat planı yapanlara zevkle duyurulur.

world-1264062_1280

Seyahat Acentesi Daha Çok Önem Kazandı

Seyahat Acentesi Daha Çok Önem Kazandı

Her ne kadar İnternet üzerinden yapılan rezervasyon ve satış işlemleri artsa da, eski usul seyahat acentesi mantığının çok daha önem kazandığı, raporlara girmeye başladı. Son yıllarda ciddi oranda artış gösteren şahsi seyahat planlaması ve buna yönelik satış ve rezervasyon imkanı sunan İnternet siteleri, eski tarz (old school) acenteciliği öldürmek yerine canlandırıyor.

Biz de sizlere, ister kişisel, ister gurupla olsun, neden bir seyahat acentesi üzerinden tatil planlaması ve satın alması yapmanız gerektiğini yazdık.

1) Sizden daha bilgililer

Burada egonuzu bir yana bırakmanız gerekiyor. Siz yılda 3-5 kez geziyor olabilirsiniz. Bunun için kendi planlamanızı da yapabilirsiniz. Ama kabul edin, onlar her gün sizden daha fazla program hazırlayarak fiyatlandırıyor. Birçoğu bunu senelerdir yapıyor. Ve neredeyse dünyanın her yanına. Daha ucuza getirmek için eczaneden almak yerine hiç kendinize ilaç yaptınız mı? Ne alakası var demeyin. Bilmeden gezmek de, çoğu zaman mal ve  can güvenliği açısından tehlikelidir.

2) Seyahat Acentesi Talebe Göre Destinasyon Önerir

Bireysel, aile veya gurup gezisi fark etmez. Her yer, her tür geziye uygun değildir. Küçük guruplar ile gidebildiğiniz yerler, belli sayıların üzerine çıkılmasına uygun olmayabilir. Gece eğlencesi ile ün salmış bir noktaya, küçük bebekle bir aile gezisi yapmak yanlış olur. Acenteler, internet üzerinden size bir şeyler satmak yerine, size nerenin daha iyi geleceğini anlamaya çalışırlar. Buna göre size bir tavsiye verirler.

3) Sizce Kaç Uçak Bileti Sınıfı Var?

En ucuz uçak biletiBu soruya büyük çoğunluğunuz, Ekonomi- First- Business diye cevap verecektir. Oysa neredeyse alfabedeki her harf ile temsil edilen bilet sınıfları bulunmakta. En ucuzu Z Class, iptal edilemeyenler, V klas vs. vs. Siz bilet almak için her hangi bir biletleme sitesine girdiğinizde bunların hiç birini görmezsiniz veya bilemezsiniz. Sadece gitmek istediğiniz tarihe ve sınıfa göre size otomatik bir bilet keser sistem. Oysa o bileti o anda çok daha ucuza, bir acente üzerinden girip alabilirsiniz. Veyahut 15 gün sonra giderseniz, çok daha ucuza alabileceğinizi söyler acente.

4) İnternet siteleri için siz 1 ve 0’sınız.

Internet sitelerinde belirtilen bir çok bilgi aslında gerçek bile olmayabilir. Çünkü bu tür satış sitelerindeki otel, restoran ve benzeri yerlerin bilgi girişini o siteler kendileri yapmamaktadır. Bir internet satış sitesi açısından siz, siteye girip, belli bir süre içinde kredi kartı ile ödeme yapan veya yapmayan birisinizdir. Yani ya 1’siniz ya da 0’sınızdır. Oysa acenteler için X Bey, Y Hanım olarak bir önem taşırsınız. Arzularınız ve taleplerinize en uygun oteli veya restoranı size tavsiye ederler. Nereden mi biliyorlar. Bu onların işi.

5) Şikayet etmek için muhattap bulmak

Şaka gibi gelebilir ama, bir havayolu şirketine şikayet için telefon açsanız, sesli yanıt sistemine yönlendirilirsiniz. Veyahut bir otel satış sitesi konu ise, e-posta atın derler. Ama biletinizi kestirdiğiniz, otel voucher’ınızı aldığınız acente, siz gezinizi bitirip eve geri dönene kadar sırat köprüsü üzerinde gibidir. Başınız sıkıştığında anında arayacağınızı bilirler. Tabi siz yinede bir telefonda saatlerce bekletilmeyi, veya cevabını alamayacağınızı bilmenize rağmen defaatle e-posta atmayı tercih edebilirsiniz.

6) Kurumsallığa karşı bireysellik.

Don Kişot olup Devlere (pardon Yel Değirmenleri’ne) savaş açmak isteyebilirsiniz tabi. Ancak gerek oteller, gerek havayolları firmalarına karşı, seyahat acentesi hep yolcunun yanındadır. Zira yolcuyu oraya yönlendiren ve daha sonra sürekli yüz yüze gelecek olan O’dur. Oluşabilecek istenmeyen durumlarda,  bireysel olarak sizin hiç bir şansınızın olmadığı noktalarda bile seyahat acenteniz, size karşı oluşturulan mağduriyeti kolaylıkla çözebilir.

7) Sanıldığının aksine, seyahat acentesi ile gezmek daha ucuzdur.

Bu nasıl olabilir demeyin. Birçok biletleme firması ve hatta otel sitesi, size kendilerinin çok daha uygun fiyat verdiğini söyleyebilir. Tabii kahvaltı, vergiler, servis ücreti ve ekstra gizli masraflar dahil edilmeden önce. Ancak seyahat acenteleri, çok özel bazı durumlar haricinde ya aynı fiyata, ya da çok daha uygun fiyata size aynı servisi sağlamaktadır. Zira uçak bileti satış fiyatı zaten sabittir. Oteller ve diğer yan turizm servisleri acenteye yaptıkları indirimi size vermezler. Sonuçta siz belkide hayatınızda sadece bir kere o otelde kalacaksınız ama o acente her gün onlarca yolcu gönderecek.

Tüm bunlar, gerek Türkiye’de gerekse yurt dışında, yolcuların daha da bilinçlenmeye başlamaları sonrası, Seyahat Acentesi ile gezmenin çok daha önemli olduğunu göstermeye başladı.

Bu konuda daha önce de yazdığımız bir başka yazı olan “Gezmenin de Adabı Var” başlıklı yazımıza da bir göz atabilirsiniz.

 

Telefonlar 2019

Cep telefonu Malezya’da hala ucuz

Cep telefonu Malezya’da hala ucuz

Cep telefonu teknolojik olarak ilerlemeye ve doğal olarak da pahalanmaya devam eden bir ürün. Özellikle son bir yıl içerisinde Türk Lirasının değer kaybı bu pahalılıkta önemli bir sebep. Telefonlara yapılan taksitlerin azaltılması ise Türk kullanıcıları oldukça zora sokmuş durumda.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi, devlet, daha önce 135 lira olan yurt dışından getirilen telefonlar için uygulanan vergiyi, önce 500 liraya çıkardı. Ardından da yıl sonunda yeniden değerlendirme dahilinde 620 liraya eşitledi.

Biz de geçen seneki yazımızda yaptığımız gibi, bu sene de Malezya’da önde gelen üst kalite telefon fiyatlarını karşılaştırdık.

23 Şubat 2019 tarihi itibarıyla 1TL = 0,77 RM üzerinden yaptığımız değerlendirme, kendi marka dükkanlarında satılan fiyatları ile, Malezya’nın hala oldukça ucuz olduğunu gördük.

Iphone Xs Max 512 GB Türkiye’de 14,000 TL’ye satılırken Malezya’da 9,000 TL değerinde. Aradaki 5000 TL fark ile 2 kişi Malezya’ya uçak bileti alabilir veya 1 kişi uçak bileti dahil Kuala Lumpur’a 5 gecelik konaklama dahil gidebilir. Üstelik bu fiyat içine 620 TL’ye çıkan vergiler dahil. Kısaca Türkiye’den alacağınıza, Malezya’ya uçak bileti alıp, Kuala Lumpur’da 5 gece kalıp, aynı telefona sahip olarak dönebilirsiniz.

Samsung S10+ için de durum neredeyse benzer. Türkiye’de 7500 TL’den ön sipariş verilen telefon, Malezya’da yine dışarıdan getirme kayıt vergisi dahil, 4750 TL’ye mal oluyor. Aradaki fark ise 1 kişinin Kuala Lumpur uçak biletine eş değerde.

Huawei Mate 20 Pro’da da işler yine çok benzer.  Türkiye’de 8500 TL olan telefonun yurt dışından getirme kayıt vergisi dahil 5200 TL. Aradaki fark ise 1 uçak bileti ve 1 gece Kuala Lumpur konaklamasına denk.

Bu sene de gelenek bozulmuyor. Yani cep telefonlarınızı Malezya’dan alarak 2 kişi yurt dışı seyahati gerçekleştirebilirsiniz.

 

 

Yedi Uyurlar

Yedi Uyurlar Mağarası

Yedi Uyurlar Mağarası

Yedi Uyurlar Mağarası, Dünya genelinde toplamda 33 ayrı nokta için (şimdiye kadar belirlenen) bir isim. Türkiye’de ise 4 ayrı nokta bunların içerisinde. Bizim burada anlattığımız yer ise Meryem Ana Kilisesi ve Efes Antik Kenti yakınlarında bulunan nokta. Dünyada bu kadar fazla nokta olmasının sebebi ise, sadece İslamiyet’de değil, Hristiyanlık dünyasında da çok bilinen ve tartışılan bir dava olması. Aslen de zaten, Hristiyanlık tarihi ile ilgili bir olay.

Kur’an-ı Kerim’de Kehf Suresi içinde geçen bilgiler, kişi sayısını tam vermemekle birlikte okunduğunda yedi-sekiz kişi olma ihtimalini daha öne çıkarmakta. Hz. Muhammed’in söylediği şekliyle İbn-i Abbas’tan nakledilen ise kişilerin isminin Yemliha, Meksilmina, Mertus, Muhsimilnina, Keşvetuş, Biruns, Dinmus ve Yatnuskalus olduğu şeklinde. Yani sekiz kişi. Yine Kur’an-ı Kerim’de geçen şekliyle, bir gurup puta tapmayan cesur gencin, inançları yüzünden kaçarak bir mağaraya sığındıkları yazar. Bu mağaranın içi geniş ve oyuktur. Gün doğduğunda mağaranın sağına, battığında ise soluna güneş vurur. Burada 300+9 yıl uyurlar. Uyandıktan sonra kaçtıkları şehre geri iner, gelişmeleri görüp tekrar mağaraya çekilip uyumaya devam ederler. Halk daha sonra üzerilerine bir mescit yapar. Özellikle mağara tarifine Lice’deki Yedi Uyur Mağarası daha çok uysa da, Selçuk’ta bulunan bu mağaranın üzerinde bir kilise olması (o dönem tek Tanrı inancı Hristiyanlık) burayı da Hristiyanlar için bir hac noktası yapar. Ancak Ürdün’deki Amman kentinde bulunan mağaranın da, tartışmalarda ön plana çıktığını belirtmek gerekiyor.

Hikaye din haricinde diğer bir takım hikayelerde de bahsedilmekte olduğundan öyle ya da böyle bir doğruluğu var diyebiliriz. Ancak burası o mağara mı derseniz, orası hala karışık.

Mağaraya girişler biz gittiğimizde kapatılmıştı. İçeride lahit de olmak üzere bir mezar alanı bulunmakta. Aynı zamanda 5-6. yy.’la tarihlenen bir de kilise kalıntısı var.

Buranın hemen aşağısında, arabayla gelmiş iseniz aracınızı da park edebileceğiniz yerlere sahip yeme içme alanları bulunmakta. Biz keyifli bir yiyecek molasını da burada verdik. Size de tavsiye ederiz.

 

Efes

Efes Antik Kenti

Efes Antik Kenti

Efes Antik Kenti, her ne kadar bir Grek kenti olarak bilinse de, ilk kuruluşu ve kurucuları tam olarak Grek değil. Hatta Efes ismi bile, şehre Grekler tarafından verilmemiş. Şehir esasen, M.Ö. 1000’li yıllarda Arzawa bölge/krallığı zamanında başkent olarak kullanılmış. Iyon Grek ve Atina’lılar tarafından kurulmuş. O dönem Hititler şehre, Apasa adını vermişler. Günümüzde İzmir‘in Selçuk ilçesi içerisinde bulunan şehir, M.Ö 129 yılında Roma İmparatorluğu’na dahil olmuş.

Şehrin o dönemlerde önemli olmasına sebep, elbetteki Dünyanın 7 Antik Harikası’ndan birisi olarak bilinen Artemis Tapınağı idi. M.Ö 500 yılında tamamlanmış olan tapınağın haricinde Celcus Kütüphanesi de (M.S.117) önemli eserler arasında yer alır. Roma ve Bergama’daki kütüphanelerin ardından Antik Dünya’nın en büyük 3. kütüphanesi imiş. M.S 263 yılında Gotlar tarafından yok edilen şehir, tekrar inşa edilmiş. Ancak zaman içerisinde Küçük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar sebebi ile şehrin deniz ile alakası kesilmiş. Bir deniz ticaret şehri olmaktan uzaklaşan ve 614 yılında deprem yaşayan şehir, o döneme kadar, Bizans İmparatorluğu için de önemini devam ettirmiş. Daha sonra Arapların saldırılarını yaşayan şehir, 1090 yılında Selçuklu tarafından ele geçirildiğinde artık sadece basit bir köy konumundaymış. Bugün eski liman, denize yaklaşık 7 km mesafede bulunmakta. Dünyanın sayılı iyi korunmuş antik kentlerinden birisi olan Efes Antik Kenti’ni vaktiniz olmasa bile vakit oluşturup görmeniz gerekir.

Alaçatı

Alaçatı

Alaçatı

Eskiden İzmir için Alaçatı demek bir şeyler ifade ederdi. Özellikle de rüzgar sörfü yapanlar için eşi bulunmaz bir cennetti diyebiliriz. Ege bölgesindeki bir çok yerleşim yerinde olduğu gibi, Rum ve Türk nüfusun birlikte yaşadığı, taş evlerin bulunduğu, sahilden uzak bir yerleşimdi. Rüzgar sörfçüleri buradaki taş evlerde konaklar, araçları ile sahile giderlerdi. Rüzgar sörfü yaparak akşam geri dönünürdü. Eğlence için gidilen yer ise genelde Çeşme olurdu.

Oysa şimdi, belirli bir zümrenin haricindeki insanlar gelmesin diye özellikle pahalı yapılan, denize sahili olmamasına rağmen, kendini Copacabana‘da zannedenlerin, pareo ile dolaştığı, artık evden başka her şeye dönmüş taş yapıları olan, ruhsuz ve manasız bir yer oldu. “İlla ki gideceğim, ve gereksiz yere pahalı olan şeylerden alarak ne kadar keriz olduğumu dünya aleme ispat edeceğim” diyorsanız mutlaka gidin. Hele bir de tüm sebze isimleri kapıldığı için sadece “Ot Festivali” diyerek üretilen bir festival var. Onu da aman kaçırmayın. Yok böyle bir düşünceniz yoksa, yanından bile geçmeyin. Zerre kadar bir şey kaçırmamış olursunuz. Ama bir şekilde gitmiş iseniz, arabanızı park edecek bir yer bulma şansını da yakalamış iseniz, o zaman Ege’nin başka yerlerinde de görebileceğiniz evleri dışarıdan gezebilirsiniz. Cebinizdeki para fazla geldiyse, hafiflemek için yemek yiyebilirsiniz. Yetmediyse, ufak bir servet vererek, orta halli bir butik otel odasında 1-2 gece kalabilirsiniz bile.

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü, tarihi itibarıyla oldukça eski bir köprü. Ancak bu tarihin büyük kısmı çizimlerde geçmiş. Haliç veya diğer ismi ile “Altın Boynuz”, oldum olası yakaları birbirine bağlanmak istenen bir yer olmuş. Her iki tarafta yaşayanlar için de önemli bir talep imiş bu. Bir tarafta Bizans ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu sarayları, diğer tarafta Ceneviz ve Venedik ticaret kolonileri ile hep işlek bir yer imiş. Eminönü için oldukça önemli bir talep olmuş bu köprü. Detaylı bir şekilde tarihini anlattığımız köprüyü bu sefer size yazı ile değil, video ile anlatmak istedik. Umarız bu önemli köprü ile ilgili çektiğimiz videoyu beğenirsiniz. İyi seyirler, iyi gezmeler.

Meryem Ana

Meryem Ana Kilisesi – Selçuk

Meryem Ana Kilisesi – Selçuk

Selçuk’ta bulunan Meryem Ana Kilisesi, aslında Efes Antik kentine tepeden bakan bir noktada bulunuyor. Ancak antik kentin tepeye doğru yayıldığını da düşünecek olursak antik kente çok da uzak olduğu söylenemez. Aslında buranın keşfi ve önemli bir nokta haline gelmesi, bu tür dini hikayelerde sıklıkla rastlanacak bir tür olan “şans eseri” olmuş diyebiliriz. Almanya‘nın Vestfalya bölgesinde uzun süre yatalak halde yaşayan bir rahibe olan Anna Katharina Emmerick, Hz. İsa ve Hz. Meryem’e yönelik bir tür rüyalar görmektedir. Hiç bilmediği kişi ve yerleri tarif edebilmektedir. Bu ilgi çeker ve dönemin Alman şairlerinden Clemens Brentano, bu görüleri rahibenin ölümünden 11 yıl sonra 1835’de kitap haline getirir. 2. bir kitap ise, şairin elinden, ölümünden sonra 1842 yılında basılır.

Basılan bu iki kitap Hristiyanlar arasında ikilem oluşturur ve yazılanlara inanmayanlar ispat etmek için yola düşer. Kitapta Hz. Meryem’in yaklaşık 9 yıl yaşayıp son günlerini geçirdiği yer “Tam Efes’te değil; az civarında, bazı dostlarının yerleşmiş olduğu yerde oturuyordu. Evi, bir dağın tepesinde, Kudüs’ten gelen yolun solunda, Efes’ten 3,5 mil uzakta bulunmaktaydı. Bu kentin güneyinden, bir takım dar patikalar, yabani bitki örtüsü kaplı bir dağın tepesine ulaştırır. Zirveye doğru engebeli bir yayla vardır. Burası da bitki örtüsü ile kaplıdır ve yaklaşık yarım mil genişliğindedir.” şeklinde anlatılmaktadır. Bu konuyla ilgili bilgiyi buradan da görebilirsiniz. Bu tarifleri takip edenler tarafından 1881 yılında bugün ziyaret edilen nokta bulunur.

İlk girişte su kaynağı ve depolama alanı gibi Roma, daha özelinde Efes döneminden kalma yapılar nedeniyle buranın çok eski bir yapı alanı olduğu ispatlanabilmekte. Geri kalanı ise bir inanç meselesi. Bölgede bulunan ufak bina ve etrafı bir anda hac merkezi haline gelir. Günümüzde de gerek Hristiyan gerekse Müslüman gruplar buraya gelerek ziyaret etmekte. Gerçek şu ki, burası insana huzur veren ruhani bir nokta. İzmir‘e gelip, Efesi gezecekseniz, burayı da programınıza almanız gerek.

 

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları