Bursa Ulu Cami

Ulu Cami, Bursa’nın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli tarihi eserlerinin başında geliyor. Yapıma başlangıç tarihi tam olarak bilinmese de, Sultan I. Bayezid’in Niğbolu Zaferi sonrası yapımına başladığı bilindiğinden başlangıç tarihi 1396 yılı olarak kabul ediliyor. Minber ise 1399 yılında konulduğundan, bu tarihte bitiş yılı olarak kabul edilmiş. Mimarı hakkında da tam bilgi bulunmamakla birlikte, Hacı İvaz veya Ali Neccar’dan birisi olduğu düşünülüyor. 20 kubbeli yapısı ile, Türkiye’de iç mekana en fazla cemaat alabilen camisi. Yapı itibariyle Selçuklu’dan Osmanlı’ya doğru değişen bir mimari yapısı var.

Cami, hem Timur’un Bursa’yı işgali sırasında hem de Fetret Döneminde Karamanoğlu Mehmed Bey’in kuşatmasında, dış çeperine odun konularak yakılmış. 1855 yılında ise bu sefer büyük deprem ile, 20 kubbenin 18’i çökmüş. 1899 yılındaki yangında ise minarelerin ahşap olan külahları yanmış. Bunca olaya rağmen ayakta kalan cami, her afet sonrası bir restorasyon ve kimi zamanda ekleme ile günümüze kadar gelmiş.

Minberi önemli bir ahşap oyma sanatına sahiptir. Doğu yanında güneş sistemi, Batı yanında ise Galaksi Sistemi resmedildiği söylenmekte. Minberin solunda, Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethetmesi sonrası Hilafet ile birlikte Osmanlıya getirilen Kabe-i Şerif’in kapı örtüsü, 1517 yılından beri burada.

Selçuklu mimarisinin bir özelliği olan, tavanda bir noktanın açık bırakılması ve bu noktanın altına Şadırvan yapılması, bu camide de geçerli. Ancak artık günümüzde bu açık kubbe, cam tavan ile kapatılmış durumda.

İç kolonlarda bulunan ve oldukça büyük harfler ile yazılmış yazılarda yoğun ilgi noktası.