ucak-bileti

Uçak Bileti Almanın En Uygun Zamanı

Uçak Bileti Almanın En Uygun Zamanı

Uçak bileti, her seyahat etmek isteyenin en korkulu masraf kapısı. Özellikle de günümüzde, rahat ve hızlı seyahat etmenin anahtarı olan uçaklar gittikçe pahalandığı için tam bir korkulu rüya desek yeridir. Daha önceki yazılarımızdan birinde, ucuz uçak bileti bulmanın püf noktalarını yazmıştık. Bu yöntemler hala baki. Şimdiki yazımız ise daha bilimsel ve araştırmalara dayalı.

Amerika merkezli bir İnternet bilet satış noktası olan CheapAir.com her sene gerçekleştirdiği en uygun bilet alma araştırmasını 2018 verilerine göre yeniledi.

Firma yenilemiş olduğu araştırmasında 917 Milyon bileti ve 8000’den fazla pazarı incelemiş. Bildiğiniz gibi, çoğu büyük havayolu şirketi, artık İnternet ve bot sistemini kullanarak, uçağın biletlemeye açılması ve sonrasında düzenli olarak fiyatlar ile oynayarak, biletlerden elde edilebilecek maksimum kar ve doluluk oranını ayarlamaya çalışıyor. Firmanın çalışmasındaki ilginç noktalardan bir tanesi, uçağın bilet satışına açılmasından, uçtuğu zamana kadar geçen sürede, bilet fiyatlarının ortalama 62 kere değiştiği şeklinde. Yapılan çalışma da, biletinizi ne zaman alırsanız, daha ucuza veya pahalıya geleceği yönünde. Elbetteki bizim gibi seyahat etmeyi seven kitleler için bulunmaz bir rapor. Sizin için özetleyip, hap haline getirdiğimiz biletleme dönemleri bakalım nasılmış.

Açılış Fiyatı (Uçuştan 169-319 gün öncesi)

Erken rezervasyon kavramı otel ve tur gibi turizm bileşenlerinde ucuzluk ile birlikte anılsa da, anlaşılan havayolları bunu pek umursamıyor. Çünkü havayollarının uçaklarının bilet satışlarına açtıkları ilk dönem aslında sanılanın aksine en ucuz dönemleri değilmiş. Bileti erken almanın, istenilen hedefe bilet bulabilme açısından avantajı olsa da, ortalama +50$ fazladan ödeme yapmanız gerekecek. Yani bu sefer “Ne kadar erken, o kadar iyi” değil.

Kafam Rahat Dönemi (Uçuştan 122-168 gün öncesi)

Uçuş tarihinden yaklaşık 4-6 ay öncesinde alınan biletler için gittiğiniz yerin popülerliğine göre belki de en uygun zaman bu zaman. Çok popüler bir yere uçacaksanız bu dönemde bilet almakta fayda var. Ama orta derece popüler bir yere uçacaksanız, yine de +20$ gibi bir parayı fazladan vermiş olabilirsiniz. Her halükarda “Kafam rahat olsun” diyenler için uçak bileti alınması gereken dönem işte bu zaman aralığı.

En Uygun Uçak Bileti Dönemi (Uçuştan 21-121 gün öncesi)

Eğer bir önceki dönemde biletinizi almadıysanız, bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız. Yine popülerlik derecesine göre geç bile kalmış olabilirsiniz. Ancak ortalama olarak bu dönemde alınacak olan biletler, en uygun fiyatlı biletler olarak istatistiklere yansımış.

Şansını Zorlama Dönemi (Uçuştan 14-20 gün öncesi)

Anladık. Kumarı oynamayı seviyorsunuz. Kötü haber şu ki, bu döneme kadar beklediyseniz, artık fazla bir şey ummayın. Hatta büyük ihtimalle fazladan bir fiyat vermeniz gerekiyor artık. Kısaca artık uçak dolmaya başladı. Yeterince yer kalmadı. Havayolları ise sizi etkileyen fiyattan çok, kendilerini kâra geçirecek fiyatlara dönmeye başladı. Tabii eğer gittiğiniz yer çok popüler değilse veya sezonu değilse, o taktirde hala uygun fiyata uçak bileti bulabilirsiniz.

Ateşle Oynama Dönemi (Uçuştan 7-13 gün öncesi)

Hani derler ya, ateş pahası diye. İşte o dönem bu dönem. Artık yerler iyice azaldı. Havayolları tok satıcı konumuna geldi. Sizin bütçeniz de onları pek ilgilendirmiyor. Mecburen gitmenin dışında, bilet almak için uygun zaman çoktan kaçtı. Ama mecbursanız, el mahkum bu fiyata bileti alacaksınız. Muhtemelen de en ucuz fiyatın ortalama +85$ kadar fazlasını ödeyeceksiniz. Kabullenin artık. Geç kaldınız.

“Bu fiyata uçak bileti mi olur” dönemi (Uçuştan 0-6 gün öncesi)

Başlık durumu aynen anlatıyor. Popüler bir uçuş noktası için büyük ihtimalle business veya first class koltuklardan başka koltuk kalmadı. Popüler olmayan bir yer için ise, hala ekonomi koltuklarında yer varsa da, havayolları sizin acil uçmanız gerektiğini biliyorlar. Dolayısıyla ne fiyat verirlerse alacaksınız el mahkum. İşte bu dönem ortalama +208$ fazladan para vererek uçacağınız dönem.

Peki biletleme günlerinin uçak bileti fiyatına katkısı var mı?

Biletinizi hangi gün aldığınızın öyle abartılacak bir katkısı yok. Çünkü firmanın yaptığı çalışmada, bilet kesim günleri arasında sadece %0.6’lık bir fark olduğu ortaya çıkmış.

Ancak hangi günlerde uçtuğunuz, bilete vereceğiniz parayı ciddi değiştiriyor.

Bu çalışma Salı ve Çarşamba günü uçulan uçakların bilet fiyatlarının en uygun fiyatlar olduğunu ortaya çıkarmış. Pazar günü uçmanın bedeli ise, normal fiyatın yaklaşık 2 katını verecek olmak. Yani siz siz olun, Salı ve Çarşamba gidin ama Pazar günü dönmeyin.

Uygun fiyata gezmek isteyenlere katkısı olması dileğiyle

(CheapAir.Com firmasının pazar çalışma sonuçlarıdır.)

 

 

Türk Pasaportlar

2019 Pasaport Fiyatları

2019 Pasaport Fiyatları

2019 Pasaport fiyatları, devletin kıymetli evrak yeniden değerleme işlemi sonrasında zamlanarak yeniden belirlendi. Her yıl düzenli olarak yapılan bu yeniden değerleme işlemleri sonrasında, daha önceki yıllarda uzun geçerlilik süresi olan pasaportlardan temin eden vatandaşlar ne kadar karlı bir iş yaptıklarını bir kere daha anlamış oldu. Yeni pasaport başvurusu yapacak olanları ise bir düşünce aldı.

Bu yıl %23.73 zam alan pasaportlar, yurt dışı seyahat hayali kuranları epey bir üzdü. Yeni yapılan değerleme pasaport ve diğer nüfus işlemleri için internet başvuru merkezi olan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün web sitesinde de duyuruldu.

Buna göre 1 yıllık pasaport ücreti 308.80 liradan 381.90 liraya çıktı. 10 yıllık pasaport bedeli ise 764 liradan 945.10 liraya çıkmış oldu.

Pasaport başvurularının nasıl yapıldığına dair detaylı yazımızı “Pasaport Nasıl Alınır” yazımızdan okuyabilirsiniz.

 

tek başına gezmek

Tek başına gezmek … için altın kurallar

Tek başına gezmek … için altın kurallar

Tek başına gezmek, aslında bir gezi için pek tercih edilen bir şey değildi. Özellikle de son birkaç seneye kadar. Çünkü gezmek, her şeyden önce, bir şeyleri paylaşmaktır. Bir gezinin ardından elde kalan en önemli şey, anılardır. Ve bu anılar için çekilir onca fotoğraf. O fotoğraf karesi içerisinde olanlar ile paylaşılır anılar, sanki daha geziden yeni dönülmüş gibi.

Ama artık dediğimiz gibi yalnız seyahatler çoğalmaya başladı. Hatta 2018 yılı Visa Global Seyahat Araştırması sonucuna göre, seyahate çıkanların %42’si, kendini rahatlatmak veya ödüllendirmek amacıyla seyahat ediyor. %47’si ise aile veya sevdikleri ile vakit geçirmek için seyahat ediyor.

Teknoloji sayesinde aşırı bireyselleşen insanlık için, yine teknolojinin katkısı ile bireysel seyahat etmek de çok kolaylaştı. Tek başına gezenlere “Ne için tek başına geziyorsun?” diye sorsanız, size birçok sebep sıralayabilirler. Tarihi, gidilecek yeri, harcanacak bütçeyi, istediğin yere istediğin zaman gitmeyi, istediğin şey için istediğin parayı vermeyi, istediğin yerde istediğin kadar kalabilme özgürlüğü gibi. Tabiidir ki, tüm bunlar hemen hemen herkesi cezbedecektir. Bunlara diyecek bir şey yok.

Böyle bir seyahatin getirebileceği sadece 2 şey olabilir. Huzur ve Kaygı. Bizim bu yazımız, huzurdan daha çok kaygıya dönen gezilerden uzak durabilmeniz için yazıldı. Tek başınıza seyahat ederken, kaygıdan uzak kalmanızı sağlayacak altın öğütler listemiz için, çayınızı ya da kahvenizi hazırlayıp, okumaya başlayın.

Daha huzurlu tek kişilik seyahatler için altın kurallar

1. Kendinize yemek ısmarlayın

Tek başınıza gezerken sürekli sokak yemekleri veya atıştırmalıklar ile gününüzü geçirmeyin. Bu geziye kendiniz için çıktıysanız, ağız tadınıza uygun, güzel bir restorana gidip, yemek istediğiniz şeyleri kendinize ısmarlayın. Sanki o günden sonra bir daha hiç yemek yemeyecekmiş gibi bir yemek ve restoran olsun. Hem zaten “Nerede, ne yiyelim?” sorusuna “Sen bilirsin” cevabını verecek kimse de yok.

2. Etraftaki insanları izleyin.

Oturduğunuz kafe veya restoranlarda cadde/sokak masaları veya cam kenarı masaları tercih edin. Böylelikle, önünüzden geçen bir sürü insanı izleme şansı bulacaksınız. Onların kendi düşünceleri içinde dışarıya yansıttıkları size çok bilgi verir. Birbiri ile tartışan, espri yapan, gülen insanları izlemek çok değişik ama güzel bir tat verir insana. Özel not: Güneş gözlüğü kullanmak tavsiye edilir. Özellikle bön bön bakma tarzı olanlar için.

3. Yerel halk ile takılın

Gidip sokakta gördüğünüz ilk kişi ile anlaşın, gününüzü birlikte geçirin demiyoruz. Belki seyahate çıkmadan önce çevrenizden, gideceğiniz yere daha önce gitmiş birileri ve onların yerli tanıdıkları vardır. Veya güvenilir olması gerektiğini düşündüğünüz kişiler karşınıza çıkabilir. Onlara geziniz ile ilgili tavsiyeler vermelerini rica edin. “Şurada şunu, burada bunu yap” gibilerinden.

4.Kaş göz yara yara yerel dil konuşun.

Artık her şey cep telefonlarına kadar indi. Dolayısıyla internet bağlantılı veya bağlatısız kullanabileceğiniz bir sürü program var. O programlar vasıtasıyla, büyük ihtimalle hem sizin için, hem de karşınızdaki için yabancı bir dil olan İngilizce ile konuşmak yerine, siz yerel halkın dilinde konuşun. Aşırı sempatik bir hareket olacağından, hemen hemen herkes size destek olmak isteyecektir.

5. Cep telefonunu yerine koy.

Eğer özel bir adrese gitmiyorsan, sadece sokak ve caddelerde kafana göre takılıyorsan, cep telefonunu yeri olan cebine koy. Kafanı kaldır, ve görerek gez. Nerede olduğunu gösteren bir haritanın üzerindeki mavi noktadan çok daha fazlasını göreceğin kesin.

6. Hatta telefonu toptan kapatın

Eğer gerçekten cesursanız, veya telefonunuzun şarjı bitmekte ise, telefonu toptan kapatın. Telefonsuz bir şekilde yolunuzu yine bulursunuz. Belki biraz fazla yürümek zorunda kalabilirsiniz ama, karşınıza nasıl bir sürpriz çıkacak bilinmez.

7. Doğada zaman harcayın

Yalnız gezen birisine gidip Everest’e tırman demiyoruz elbet. Veya bir uçaktan Sahra çölüne paraşütle atla gibi bir tavsiyemiz olamaz. Ancak, gerek kafanızı, gerekse ruhunuzu dinlendirmek için, bir parkta veya sahilde veyahut bir arberatumda geçirilecek süre sizi kendinize getirecektir.

8. Kalabalığa karışın

“Yeşillikler bana göre değil, ben kalabalıkta kendimi iyi hissederim” derseniz, o zaman şehrin kalabalığına karışın. Bir yerel Pazar veya festival bunun için ideal noktalar olabilir. Belki de bir halk konserine denk gelirsiniz. Gezdiğiniz destinasyonda ilk önce, şehirde/kasabada ne aktiviteler olduğunu mutlaka kontrol edin.

9. Daha dikkatli olun

Tabii ki herkes şahsi güvenliği için özen gösterir. Biz bunu kastetmiyoruz. Kafanızı döndürdüğünüz her yeri görün. Sadece bakmayın. Yabancı bir ortamda, ilginizi ve dikkatinizi çekecek çok şey görebilirsiniz. Ancak onların çok az bir kısmını evinize götürebileceksiniz. O yüzden gözünüz daha dikkatli bakmalı.

10. Akıllı olun

Ziyaret edeceğiniz yer ne kadar güvenli olursa olsun, siz öncelikle kendi güvenliğinizden sorumlusunuz. Bu yüzden hiçbir zaman “Bana bir şey olmaz” kafasıyla tek başınıza geziye çıkmayın.

11. Bencil olun

Tek başına gezmek deyince en güzel kısmı sanırız ki bencil olabilmektir. Sonuçta tek başınıza gezmek istemenizin en önemli sebebi istediğinizi yapmak değil miydi? O yüzden, en çok yapmayı istediğiniz şeyleri yapın. Mesela lüks bir masaj salonunda kendinize bir SPA hizmeti satın alın. Kendinizi şımartın.

12. Başkalarının olmadığı bir tura katılın.

Bazı turlar başka insanlar katılmadan yapılamayabilir. Ama gün geçtikçe, maaliyeti biraz artıyor olsa da, tek başınıza bir tura katılabiliyorsunuz. Yani tur sadece sizin için yapılmış olsun. Bunu seyahat acenteleri üzerinden rahatlıkla ayarlayabilirsiniz.

13. Müze ve anıtlardan öğrenin

Kimi zaman bir müzede gördüğünüz ufak bir parça, tüm öğrendiklerinizi sorgulamanıza sebep verebilir. O yüzden öğrenmenin en kolay yollarından olan müze ziyaretlerinizi, gezinizden eksik etmeyin.

14. Seyahat Günlüğü Tutun

Fotoğraflar her zaman elinizin altında olmayabilir. Veya fotoğraflar hislerinizi sözleriniz kadar taşıyamayabilir. Kara kalem çizerek, bilet, fotoğraf hatta harita yapıştırarak anılarınızı yazın. İstediğinizi yazın. Yıllar sonra sizi tekrar o geziye götürecekler. Emin olabilirsiniz. Tek başına gezmek bakarsınız yazarlık duyularınızı arttırır.

15. Bir gösteriye katılın

Bazı şeyler mutlaka denenmelidir. Bir Çin Operası, bir Broadway Müzikali, veya çok sevdiğiniz bir müzik grubunun konseri. Festivaller de buna dahil tabi. Dilini anlamasanız bile, mutlaka gittiğiniz yerdeki o esnada gösterimi olan bir performansı izleyin. Biletini de seyahat günlüğünüze eklersiniz.

16. Sizi çağıran her dükkana girin

Başlığı daha da açmamıza gerek var mı? Sizi içine çekebilecek her dükkana girin. Bakarsınız tam da aradığınız şeyi orada bulacaksınız. Bu şansı neden kaçırasınız ki. Tek başına gezmek, tek başına alışveriş imkanını da beraberinde getiriyor.

17. Kartpostal gönderin.

Hiç modası kalmadı diyebilirsiniz. Ama düşünsenize, evdekilere veya eş-dosta, çıktığınız geziden bir kartpostal alıp atıyorsunuz. “O gezide o dakika aklımda sen vardın” demekten daha iyi ne gösterebilir sevginizi.

18. Zamanın tadını çıkarın.

Bazı anlar vardır, hiç bitmesin istersiniz. İşte gezerken öyle bir zamana denk gelirseniz, durun ve anın tadını çıkarın. Kovalayan yok, çekiştiren yok. Niye bırakasınız?

19. Güzel bir kitap ve müzik getirin.

Eskiden olsa, kasetler ve kalın kalın kitaplar ile gezmek ayrı bir sıkıntı olurdu. Ancak şimdi bir kulaklık ve dijital şarkı çalarlar ile, bir elektronik kitap okuyucu ile, kilolarca kitap ve yüzlerce kaset ufacık cihazlara girmiş oluyor. Değerlendirin.

20. Seçimlerinizi yargılamayın

Kendi seçimlerinizi zorlamayın. Sakın “Keşke” kelimesini kendiniz için kullanmayın. Keşke diyeceğiniz şeyleri de yapmak için uğraşmayın. Tadını çıkaracağınız şeyler yapın, daha da önemlisi tadını çıkarın.

21. İçgüdülerinize güvenin

Bu gerek güvenlik gerekse gezinizin tadı açısından önemli. Her hâlükârda, içgüdüler genelde insanların hareketlerini en fazla etkileyen sebeplerdir. Belki sizi bir beladan korur, veya gezinizin hazinesini keşfetmenizi sağlar.

22. Kendinizi tanıyın

Ve turunuzu bitirmek üzeresiniz. Artık sadece kendinizin ne istediğini, nelerden hoşlandığını çok iyi biliyor olmalısınız. Henüz daha tam kavrayamamışsanız, gezide bir yerlerde bir şeyleri keyfinize göre yapamadınız demektir. Tek başına gezmek isteyen birisi, bir turunu bitirdiğinde kendini mutlaka tanımış olmalıdır. Tanıyamadıysanız, bir geziye daha ihtiyacınız var demektir.

Türk Pasaportlar

Pasaport nasıl alınır, pasaport harçları ve pasaport randevusu

Pasaport nasıl alınır

Bu yazımızda sizlerin, “Pasaport nasıl alınır?”, “Pasaport harçları ne kadardır?” ve “Pasaport randevusu nereden ve nasıl yapılır?” sorularına cevap vereceğiz. Yıllara göre değişkenlik gösterse de, bu yazıyı sürekli olarak güncelleyeceğiz. Yazımız içerisindeki resmi linkler üzerinden devletin pasaport başvuru sitesine de yönlendirme yapacağız.

Halen güncel olan bilgi olarak, nüfus cüzdanları ile Gürcistan, Ukrayna ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giriş yapabiliyorsunuz. Ancak Ukrayna için yeni nüfus kağıdına (çipli olan) sahip olmanız gerekli. Bu ülkelerin haricindeki tüm ülkelere girerken, en az 6 ay geçerli (uçuş günü itibarıyla) bir pasaporta ihtiyacınız var. Pasaportlar süre olarak 6 ay, 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl ile 4 ve üstü yıllar olmak üzere en fazla 10 yıllık olarak alınabiliyor. Alınan süreye göre değişen pasaport ücretleri her yıl yenilendiğinden, ilk defa pasaport alanlara ve pasaportunu yenileyecek olanlara tavsiyemiz alabildikleri en uzun süreli pasaportu almaları olacak.

Pasaport başvurusu nereye yapılır

Eskiden, şehirlerdeki il ve ilçe emniyet müdürlüklerine yapılan başvurular, 2 Nisan 2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, İl ve ilçe Nüfus Müdürlükleri üzerinden verilmeye başlandı. Bu yeni uygulama ile Nüfus Müdürlükleri, Pasaport, Nüfus Cüzdanı ve Sürücü Belgesi için başvurulan noktalar olarak görevlendirildi. Buralarda oluşabilecek kalabalıkları önlemek amaçlı bir randevu sistemi de geliştirildi. Artık pasaport almak için randevu almak zorundasınız.

Pasaport Randevusu Nasıl Alınır

Pasaport randevusu alabilmek için iki ayrı yol belirlenmiş durumda. Bunlardan ilki ALO 199 telefon hattını arayarak şahsi veya aile olarak pasaport almaya yönelik bir görüşme sonucunda randevunuzu almak. Bizim burada anlatacağımız ikinci yol ise internet üzerinden, Nüfus Genel Müdürlüğü’nün ilgili web sitesi ile randevu almak. Web sitesine ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Siteye girdiğinizde öncelikle sitenin açılış sayfasından Pasaport yazan kısma tıklamanız gerekecek.

Burada karşınıza Yeşil Pasaport, Gri Pasaport ve Bordo Pasaport seçenekleri çıkıyor. Yeşil Pasaport üst düzey Devlet Memurları ile belirli kıstaslar altında olmak şartıyla aileleri içindir. Gri Pasaport Devlet görevi ile yurtdışına çıkış yapacaklara ait pasaporttur. Kalan herkes Umuma Mahsus olan bordo pasaport seçeneğine tıklamalı.

Karşınıza bir uyarı mesajı çıkacak. Bu mesajda kısaca, randevuya gelmeden önce, pasaport bedelinin belirtilen kurumlara ödenmesi ve ödeme makbuzunun randevu esnasında beraberinizde getirilmesi gerektiği söyleniyor. “Okudum” kutucuğunu işaretleyerek devam ediyorsunuz. Bu sefer pasaportu Türkiye’den mi yoksa yurt dışından mı alacağınız sorusuna cevap vermeniz lazım. Ardından T.C Kimlik Kartı olup olmadığı soruluyor. Ona da cevap verdikten sonra başvuru merkezinizi seçme noktası geliyor.

Burada ise başvuruyu kendiniz için mi yoksa aileniz için mi yaptığınız soruluyor. Gerekli bilgileri girerek, hangi il ve hangi ilçe biriminden randevu almak istediğinizi tercih ediyorsunuz. Aşağıdaki kısma T.C Kimlik Numarası, Ad, Soyad ve ekranda görünen kodu girip devam tuşuna basıyorsunuz. Güvenlik sorularını cevaplayıp, iletişim bilgilerinizi girdikten sonra size e-posta ile bir doğrulama kodu geliyor. Bu doğrulama kodunu 15 dakika içinde ekranda görülen yere yazıp devam ettiğinizde, randevu sistemine geçmiş oluyorsunuz.

Pasaport harçları ne kadar

Pasaport harçları, her sene devletin değerli evrak ücret zammı ile değişen bir ücretlendirme sistemine bağlıdır. Aldığınız pasaportun süresine göre de değişiklik söz konusu. Bu yüzden, pasaport alırken, alınabilecek en uzun süreli pasaportu almak daha mantıklı. 10 Yıllık pasaportu alarak 10 yıl boyunca gerçekleşecek olan zamlardan kurtulmuş olursunuz. Özellikle her sene her hangi bir sebepten yurt dışına çıkacaksanız, çok daha kârlı bir iş yapmış olursunuz.

 

Tabloda da görüldüğü gibi, 1 yıllık pasaport 308.80 TL’ye alınıyorken, 10 yıllık pasaport 764.00 TL’ye alınabiliyor. 10 yıl içerisinde 3 kere pasaport yeniler iseniz, 10 yıllık bir pasaporta vereceğinizden çok daha fazla para ödemiş olursunuz.

Pasaport harçları nereye yatırılır

Pasaport harçlarını Maliye Bakanlığı veznesine veya anlaşmalı bankalara yapabiliyorsunuz. Anlaşmalı bankaların herhangi bir şubesine gittiğinizde, vezneye kaç yıllık pasaport almak istediğinizi söylediğinizde ve ilgili rakamı verdiğinizde bir makbuz verecekler. O makbuz önemli ve randevu esnasında istenen belgeler içerisinde.
Anlaşmalı bankaları ise aşağıdaki listede görebilirsiniz.

• AKBANK T.A.Ş.
• AKTİF YATIRIM BANKASI A.Ş.
• ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.
• ALTERNATİFBANK A.Ş.
• ANADOLUBANK A.Ş.
• ARAP TÜRK BANKASI A.Ş.
• CITIBANK A.Ş.
• DENİZBANK A.Ş.
• BURGAN BANK A.Ş.
• FİBABANKA A.Ş.
• FİNANSBANK A.Ş.
• HSBC BANK A.Ş.
• ICBC TURKEY BANK A.Ş.
• ING BANK A.Ş.
• KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.
• ODEA BANK A.Ş.
• PTT Şubeleri,
• ŞEKERBANK T.A.Ş.
• T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.
• TURKISHBANK A.Ş.
• TURKLAND BANK A.Ş.
• TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE GARANTİ BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O.
• VAKIF KATILIM BANKASI A.Ş.
• YAPI VE KREDİ BANKASI A.Ş.
• ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş

Pasaport Başvurusunda istenen belgeler

Umuma Mahsus (Bordo) Pasaportlar için istenen belgeler:

1) Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı veya geçici kimlik belgesinin aslı
2) Harç ve cüzdan bedeli makbuzu
3) 2 adet biyometrik fotoğraf
4) Öğrenci belgesi (Harçsız pasaport talep edenler için)
5) Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için muvafakat belgesi
6) Varsa eski pasaport

Hizmet Damgalı (Gri) Pasaportlar için istenen belgeler:

1) Nüfus Cüzdanı, T.C. kimlik kartı veya geçici kimlik belgesinin aslı
2) 2 adet biyometrik fotoğraf
3) Pasaport defter bedelinin ödendiğine dair dekont
4) Görev onayı ve talep formu
5) Öğrenime devam eden çocuklar için öğrenci belgesi
6) Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için muvafakat belgesi
7) Varsa eski pasaport
8) Engelli olan çocuklar için sağlık raporu.

Hususi Damgalı (Yeşil) Pasaportlar için istenen belgeler:

1) Nüfus Cüzdanı, T.C. kimlik kartı veya geçici kimlik belgesinin aslı
2) 2 adet biyometrik fotoğraf
3) Pasaport defter bedelinin ödendiğine dair dekont
4) Hususi damgalı pasaport talep formu (Emekli veya çekilme nedeniyle hususi damgalı pasaport başvurusunda bulunan hak sahiplerinden talep formu yerine bir defaya mahsus mensubu bulunduğu kurum tarafından düzenlenmiş unvanı ve kadro derecesini gösterir resmi belge istenir.)
5) Öğrenime devam eden çocuklar için öğrenci belgesi
6) Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için muvafakat belgesi
7) Varsa eski pasaport
8) Engelli olan çocuklar için sağlık raporu.

Böylelikle “Pasaport nasıl alınır?” sorusu başta olmak üzere, pasaport randevusu ve pasaport harçları konusunda verebileceğimiz bilgilerin sonuna geldik. Özetlemek gerekirse, önce ALO 199 veya websitesi üzerinden randevunuzu alıyorsunuz. Ardından pasaport harç bedelinizi size uygun bir noktadan ödüyorsunuz. Sonrasında ise istenen belgeler ile birlikte randevunuza gidiyorsunuz. Pasaport Randevusu saatinizi kaçırmamanız gerekiyor. Verilen saati kaçırdığınız taktirde, zamanında gelenlerin işlemleri bittikten sonra size bakıyorlar. Ancak bu oldukça riskli.

Konuyla ilgili sorularınız olursa, yorumlar kısmına yazmanızı rica ederiz. İlginizi çekerse Pasaport Tarihi ile ilgili yazımıza da bir göz gezdirebilirsiniz.

İyi gezmeler dileriz.

Türk Pasaportlar

Pasaport tarihi

Pasaport tarihi

Pasaport tarihi deyince akla ilk gelen geçerlilik süresi olsa da burada gerçekten tarihi ile ilgili bir anlatım vereceğiz. Pasaport deyince herkesin aklına gelen, biometrik fotoğraf ile başvurulan, tonla para ödenip alınan, ardından da vize başvurularında elçilik veya konsolosluklardan ilk istenen evrak geliyor değil mi? Peki Pasaport tarihini biliyor musunuz? Hikayesi hakkında bilginiz var mı? Veya hangi pasaportların en güçlü, hangilerinin en zayıf olduklarını biliyor musunuz? Gelin, nedir ne değildir öğrenelim bu pasaport olayını.

Pasaport ne demek?

İngilizce olarak Passport olarak isimlendirilen belgenin orijinal ismi nereden çıktı diye araştırmadan önce, biz de tam olarak bilmiyorduk. İsim olarak İtalyanca olduğunu zannettiğimiz kelimenin etimolojik kökeni Fransızca çıktı. Meğerse “Passport” değil “Passeport” imiş orijinal hali. Bizi ilk şaşırtan bu oldu ama devamı da ilginç. İzmir’deki Pasaport gibi, bir çok liman kentinde var olan bölgelere aynı isim verildiğinden, bu kelimenin anlamında bulunan “Port” kısmını limanlara bağlamıştık. Ancak o da yanlış çıktı. Burada kullanılan “port” liman değil sur kapısı imiş. Zira eskiden beri limanlar normalde serbest giriş alanları imiş. Ancak limanlardan içeri şehir kapısından girmek için izin gerekirmiş.

İlk Pasaport nerede kullanıldı?

Tarihte bu tür bir belgenin varlığı ile ilgili ilk bilgi, belki şaşıracaksınız ama, Tevrat ve Zebur’u kapsayan Musevi kutsal kitabı olarak anılan “Tanah” da kullanılmış. Pers Kralı I. Artaxerxes‘in emrinde çalışan Nehemiah, kutsal kitaptaki metinlere göre, Kraldan kendisini “Yahudia” topraklarında ki yöneticilere tanıtması için bir yazı vermesini talep etmiş. Böylece başka krallıkta rahatlıkla dolaşabileceğini söylemiş. Bu sayede JerusalemKudüs kentine gitmiş. Aslında bu belge tam olarak da bu oluyor. Kişinin kim olduğunu, hangi ülkenin bireyi olduğunu ve kimin izniyle sınır dışına çıktığını gösteren bir belge. Böylelikle pasaport tarihi için ilk başlangıç noktası olarak bu metni kabul etmiş oluyoruz.

Orta Çağ dönemlerinde ise İslam Halifelerinin, Müslümanlardan Zekat, Gayr-i Müslimlerden ise Cizye alınması karşılığında seyahat izin kağıdı verdiğini görüyoruz. Daha sonra ise ilk olarak İngiliz Kralı V. Henry, adamlarının başka ülkelere rahatlıkla girip çıkabilmeleri amacıyla bir evrak oluşturmuş. Hatta bu evraka yönelik ilk yazılı kayıt da “1414 yılı Parlamento kuralları” isimli belgede, 1540 yılında bulunmuş.

Osmanlı’nında “Sultan’ın İmparatorluğundan” diye sunulan bir Sınır Çıkış Belgesi var.

Osmanlı-Rus Pasaport Belgesi

Sonraki dönemlerde özellikle matbaa ve tren yollarının gelişimi, seyahat kültürünün de yayılmasına sebep vermiş. Böylelikle sadece tüccarlar değil, gezip görmek isteyenler de (o zamanlar henüz turist kavramı yok) bu belgeye sahip olmaya başlamış.

Günümüz kullanımıyla Pasaport

Birinci Dünya Savaşı sonrası bol miktarda göç ve kaçış oluşunca, pasaport kavramı yeni bir kullanım amacına kavuşmuş. Kimliğini ispat edebilme. Bu yüzden sahte evraklardan kaçınmak için belgelere yüz fotoğrafı ve tasvir kısımları da eklenmiş. 50’li yaşlarda şişman çirkin ve benzeri. Tabii İngiliz vatandaşları bunun ne derece insanlık dışı bir uygulama olduğu konusunda 1920 yılında isyan edince, Milletler Ligi (Günümüz ismiyle Birleşmiş Milletler) 1920 – 1926 – 1927 yıllarında toplanarak bir kurallar silsilesi oluşturmuş. Ama günümüzdeki halini ancak 1980 yılında alabilmiş. Pasaport tarihinde en önemli gelişme de sonuç olarak bu tarihte gerçekleşmiş.

En Güçlü ve Güçsüz Pasaportlar

Pasaportların gücü veya güçsüzlüğü, kaç farklı ülke tarafından vize istenmeden giriş sağlayabilmesi ile ölçülüyor. Toplamda 199 ülkenin pasaportlarının karşılaştırıldığı listenin 2018 yılı güncellemesine göre dünyanın en değerli pasaportu 164 ülkeye vizesiz girebilen Singapur Pasaportu. İkinci sırayı 163 ülke ile Güney Kore, üçüncü sırayı 162 vizesiz giriş ile Almanya ve Japonya alıyor. Yani ticaret hala pasaport için önemli ve geçerli bir sebep.

Aynı şekilde en kötüler incelendiğinde Afganistan, Irak, Pakistan ve Suriye en güçsüz 4 ülke pasaportu olarak son sıraları paylaşıyor.

Efendim. Türkiye’mi dediniz. Sıralama da 111 ülkeye vizesiz girebilme özelliği ile 89. sırada.

Gelecekte belki pasaport tarihini etkileyecek daha değişik olaylar gerçekleşebilir. Belki de pasaportlar gereksiz evraklar olarak sadece tarihi bir belge olarak kalacaklar. Bakalım, zaman bize ne gösterecek.

 

ucak-bileti

En ucuz uçak bileti nasıl bulunur?

En ucuz uçak bileti nasıl bulunur?

Arkadaşlarınız çatır çatır gezerken sizin aklınız “En ucuz uçak bileti nasıl bulunur?” sorusuyla uğraşıyorsa, hiç sıkılmadan aşağıdaki tavsiyelerimize göz atın. Seyahat etmek planlı olmayı gerektiren bir iş. O yüzden de biraz uğraşmanız gerekecek. Gelin hep beraber, sizin için en ucuz uçak biletini bulalım.

1) Bilgisayarda Gizli Arama Yapın

Bugün artık yolcuların büyük kısmı, biletlerini alırken havayolu şirketlerinin İnternet sayfasına girip arama yaparak alıyor. Havayolu şirketleri ise bu alışkanlıkla teknolojiyi birleştirip, karlılıklarını arttırmak istiyorlar. Bu nedenle eğer belirli bir tarih ve yer için birden fazla kere bilet araması yaparsanız, her seferinde fiyatın artması ile karşı karşıya kalacaksınız. İşte tam da bu yüzden, internet üzerinde arama yaparken “Gizli Sayfa” açarak arama yapın. Böylece bu hileden kurtulursunuz.

2) Uçuş arama motorlarını kulanın

Uçuş arama motorları artık yeni bir teknoloji değil. Ancak kendilerini sürekli yenileyerek ek özellikler kazanıyorlar.  Skyscanner ve Momondo gibi arama motorları iyi sonuçlar verebiliyor. Biz hem arama, hem de satın alma için Turna‘yı kullanıyoruz. Sadece promosyon değil, puan kazanmak ve kredi kartına taksit gibi imkanları ile, Turna birden fazla kere kazandırmış oluyor.

3) En ucuza uçabileceğiniz günü bulun

Seyahat ederken esnek olmak çok önemli. O yüzden en ucuza uçabileceğiniz günü bulmaya çalışın. Turna‘da bunun için site üzerinde gidiş geliş tarihlerinizi ayarlayabileceğiniz bir skala da bulunmakta.

4 ) LCC (Düşük Bütçeli Taşıyıcı) taşıyıcılar ile uçmaya başlayın

Aynı çıkıştan aynı hedefe uçan firmaların hepsi lüks olmayı hedeflemez. Kimisi sadece hizmete odaklanır. THY ile Anadolu Jet, buna en güzel örneklerden. Dolayısıyla siz de, uçtuğunuz bölge için uygun olan küçük ama ekonomik olan firmaları tercih edin.

5) Ara bağlantıları ayrı almayı deneyin

Havayolları değiştirerek veya ara bağlantı uçuşunu ayrıca alarak uçak biletinden kara geçme imkanınız çok yüksek. Mesela İstanbulKuala LumpurLangkawi uçacaksanız, İstanbul – Kuala Lumpur’u ayrı, Kuala Lumpur – Langkawi’yi ayrı almaya çalışın.

6) Kara veya demiryolu bağlantıları dikkate değer

Kimi zaman kalabalık ve popüler bir havalimanı yerine, yakınlardaki az kullanılan bir havalimanına inerek, aradaki yolu tren veya otobüs ile almak çok daha ucuz fiyat almanızı sağlar. Özellikle de indiğiniz ufak havalimanı etrafı size güzel gezi imkanları da sunarsa.

7) Ucuza yönelin

Şimdiye kadar hep gitmek istediğiniz yere göre arama yaptınız. Bu sefer fiyata göre arayalım. Eğer seyahat tarihiniz esnek değilse, o tarihlerde en uygun uçulacak noktaları bulmaya çalışın. Bakalım nerelere promosyon var.

8) Sabahın körü, gecenin zifiri

Çok ters zamanlarda olan uçuşlar, ister istemez daha uygun fiyatlar verirler. Maliyeti kurtarmak gerek ne de olsa. Özellikle bir noktaya birden fazla uçan havayolları bunu çok uygular. Çok erken veya çok geç bir saatte seyahat edin. Kârda olacaksınız.

9) Puan Toplayın

Gerek havayollarının sadık müşterilerine uyguladıkları sistemleri kullanarak, gerekse Turna gibi firmaların puanlarını toplayarak çifte ücretsiz bilet kazanma şansınız var. Değerlendirin.

10) Erken Rezervasyon

Erken rezervasyon her zaman iyidir. Gerek firmalar, gerekse müşteriler hep sever. Ancak yapılan bir araştırma, uçuş tarihine 6 hafta kalan rezervasyonların daha uygun fiyatlı olduğunu göstermiş. Denemekten zarar gelmez.

11) Pazartesi al – Cuma Uç

Her ne hikmetse, pazartesi günleri uçakların bilet fiyatlarının en düşük olduğu günler olarak dikkat çekiyor. Tabii sürekli dolu olan rotalar için konuşmuyoruz. Gerçi onlarda bile fiyatlar düşebiliyor. Pazartesi sendromunu değerlendirip biletinizi Pazartesi alırsanız ve aldığınız bilet herhangi bir Cuma günü içinse ucuza aldınız denebilir. Çünkü kimse işten çıkıp Cuma günü uçmayı istemez.

12) VPN Kullanın

VPN denilen sistem, sizin internete nereden girdiğinizin belli olmasını engelleyen sistem. Bu sistemi kullanırsanız, havayollarının değişik bölgeler için uyguladıkları pahalı fiyatlardan kurtulup, daha uygun fiyatlarından faydalanabilirsiniz. Çünkü havayolları ülkelere veya bölgelere göre farklı fiyat politikaları uygular.

 

 

teknolojik turizm

Teknolojik Turizm – Eski Dönemin Sonu

Teknolojik Turizm – Eski dönemin sonu.

Bireysel farklılaşma ve teknolojinin ilerleyiş hızına bakarak Teknolojik Turizm eski dönemi sonlandırıyor diyebiliriz. Eskiden seyyah veya gezgin diye adlandırılabilmek için, ömrünüzün epey bir kısmını at veya deve sırtında, farklı ülke ve/veya kıtalarda harcamanız gerekirdi. Ancak günümüzde 30 yaşınızı doldurmadan, Evliya Çelebi’nin bir ömür gezdiği yerlerin 2-3 katını rahat rahat gezebiliyorsunuz. Bu da turizm sektörünü çok hızlı ve kapsamlı hareket etmeye zorluyor. Ancak maalesef, gerek kurumlar, gerekse bireyler, bu hizmeti sağlayabilecek kapasitede değiller.

Alışılmış sistem nasıl işliyor.

Hepimizin içine doğduğu sistemde turizmin 4 ana bacağı ve 1 destek noktası var. Müşteri, Seyahat Acentesi, Ulaşım Bileşenleri ve Konaklama bu ana bacakları oluştururken, medya ve iletişim ise destek noktası. Çok standart olan bu sistemde, acente ve tur operatörleri, ulaşım bileşenlerini ve konaklama noktalarını kullanarak, müşterilerin genel kabul gösterdiği programları hazırlarlar. Medya ve iletişim kaynakları bu turların tanıtımı ve reklamı için mecra görevi görür. En nihayetinde müşteri gitmek istediği yer için fiyat / program karşılaştırması yapar ve satın alır. Bu sistemde en birincil risk seyahat acentesi veya tur operatöründedir. Zira gerek ulaşım, gerekse konaklama, para almadıkları işi yapmazlar. Ancak seyahat acentesi, bu riske girer, satışından emin olmasa da reklam yaparak müşterisine turu satmaya çalışır. Ardından da müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak için kıvranır. Konaklama ve ulaşım bileşenleri de müşteri memnuniyetini gözetler ancak onlar için bu işlem parayı garanti altına aldıktan sonra gerçekleşir. Bu sistemde müşteri, gerek yasalar, gerekse ticari sebeplerden ötürü hat safhada korunur. Terslikler yaşansa da büyük çoğunlukla müşterinin memnun olacağı şekilde düzeltilir.

Yavaş yavaş içine girdiğimiz sistem.

Peki Teknolojik Turizm nasıl işliyor. Bunu bir örnekle anlatmak gerek. İnternette merak edip bir ülkeye veya şehre yönelik arama yaptınız. Veya telefonunuz üzerinden yaşadığınız şehirden başka bir yerde sosyal medya hesaplarınızdan birine girdiniz. Öyleyse artık mega meta data unsurunun bir parçası oldunuz demektir. İnternet üzerinde girdiğiniz her yerde artık size o ülke veya şehir ile ilgili reklamlar gösterilmeye başlar. İşte bu sistem turizm için de işlemeye başladı. Özellikle havayolları ve oteller, ayrıca çevirim içi acente diyebileceğimiz web siteleri ve onların akıllı telefonlar için ürettikleri uygulamalar sizi verileri içine alır. Çevirim içi denilen acenteler, kredi kartınızdan parayı çekmek kaydı ile size en uygun fiyatlı uçak bileti, otel ve hatta restoran rezervasyonlarını yaparlar. Tabii üye olmanız birincil şarttır. Böylelikle her an ulaşılabilir olursunuz. Bu sistemde tüm riskler müşterinin omzundadır. Çünkü her hangi bir ters durumda, en fazla e-mail adresi ile şikayet kabul edilir. Kısaca ne yaptığınızı çok iyi bilmeniz gerekiyor. Zira yapay zekaya karşı yalnızsınız.

Müşteri için çevirim içi olmak.

Dünya üzerinde sayısı her yıl artmakta olan, seyahat temalı uygulamalar ve web siteleri bizi artık bir ayrımın eşiğine getirdi. Yapay zekanın insancıl tepkiler vereceğini sanan, veya sadece biraz daha ucuza gitmek uğruna tüm riskleri üzerine müşterilere karşı, alışılageldik turizmin sonuna gelmek üzereyiz. Aslında tamamen insan odaklı ve insan hizmeti ile sağlanan bir servis olan turizmde var olmak, ancak hizmeti veren taraf olarak mümkün durumda. Bu noktada havayolları ve otellerin çok büyük etkilenmeler yaşamayacağı açık. Ancak seyahat acenteleri, hizmet verme şekillerini çevirim içine geçirmedikleri takdirde, şirket bazında var olma savaşı vermeye başlayacaklar.

Çağrı Sağlık

Hediyelikler-turrehberin

Yurtdışı gezisinde hediyelik ne almalı…

Yurtdışı gezisinde alınması gereken hediyelikler..

Eğer siz de, “Yurtdışı gezisinde hediyelik ne almalı?” sorusuyla kıvrananlardansanız, bilin ki yalnız değilsiniz. Bir çok kişi aynı bilinmezlik içerisinde kaybolup, kendini “Duty free” adıyla kandıran yerlerde teselli arıyor. Halbuki “Duty Free” ler hem “Duty”li hem de hiç “Free” değil. Eğer henüz yanınızda yoksa, bir çay / kahve eşliğinde sizi hem gezdirelim, hem de bilgilendirelim. Bakalım ülkeler, hediyelikleri ile sizi etkileyecebilecekler mi?

Yurtdışı

Hemen hemen herkes, ilk yurtdışı çıkışlarında bir çok kişiden “duty free” yani “vergiden muaf” alışveriş alanlarını duymuşlardır. Bunların en sık rastlananı, özellikle ülkelerin giriş kapıları olan, uluslararası hava limanlarıdır. Ancak yanlış bilinen bir gerçek, hava limanları her vergiden muaf olmadığı gibi, aynı zamanda ucuz da değillerdir. Bunun en büyük sebebi, artık uçağa binip gidecek bir yabancıya daha ucuz fiyata bir şey satmanın anlamının olmaması, ikinci büyük sebebi ise havaalanı dükkanlarının kiralarının çok yüksek olması.

Hediyelik

Bir de tabi ne alacağınız da, en az ne kadara aldığınız kadar önemli bir durum. Hatta çoğu zaman çok daha önemli olabiliyor. Düşünsenize tüm arkadaşlarınızı kıskandıracak, düşmanı karpuz gibi ortadan çatlatacak o güzelim eşsiz şey (artık her ne ise), salonunuzun ortasında dururken, elbette aldığınız fiyat pek önemli olmayacak. Zaten bire bin katarak anlatacaksınız. “Aslında 10.000 dolardı da pazarlık ile 2000 dolara kaptım” deyivereceksiniz.

Ne almalı

Şakası bir yana, ne almak gerektiği ile ilgili soruyu aslında bizim ülke ve şehir rehberleri sayfamızda gideceğiniz ülkelerin sayfalarından da okuyarak öğrenebilirsiniz. Ama size tüm siteyi gezdirmektense, bir iyilik yapıp aşağıya özetleyelim dedik.

A.B.D.
Elektronik, Texas’tan kovboy şapkası, Chicago’dan Pırlanta yok o pahalı ise Blues içerikli hediyelik alınabilir.
Bahamalar 
Hasır şapkalar, deniz kabukları, hasır şapkalar.
Dominik Cumhuriyeti
Deniz kabukları, deniz kabukları, deniz kabukları…
Arjantin
Mate, kesinlikle Espadrilles denilen ayakkabı ve alabiliyorsanız TANGO…
Brezilya
Rio karnaval kıyafeti. Dikkat edin içindeki de gelmesin 🙂
İngiltere
Tam kraliçelere layık, 5 çayınıza renk katacak Porselen çay takımları. İngiliz süeterleri de iyi seçim.
Fransa
Mum, çikolata ve Şal
İtalya
Zeytinyağı ve Modena Balzamik Sirkesi
Finlandiya
Ahşap eşya
Danimarka
Porselen bebek ya da bir Viking.
Belçika
Çikolata ve Dantel
Almanya
Elbetteki Bira Kupası
Avusturya
Kristal… Hem de Swarovski marka.
Çekya
Likör takımı, özellikle kristalden yapılmış olanları
Bosna Hersek
Sürahi… Buraya özgü olanları
Arnavutluk
Rakı
Bulgaristan
El oyması ürünler
Azerbaycan
Çok nadir rastlarsınız ama bulursanız, petrolden çizilmiş resimler alın. Bulamazsanız halı.
Fas
Yerel seramikler
Malezya
Batik kumaş ve kıyafetler
Endonezya
Kris adı altında kıvrımlı hançer
Avustralya
Bumerang
Macaristan
Toz biber / pul biber (Paprika)
İrlanda
Whiskey
Japonya
Elektronik
Polonya
Kehribar Taşı
Rusya
Matruşka Bebekler ve kilitli kutular
Güney Afrika Cumhuriyeti
Amarula
Türkiye
Bakır Kahve seti ve onunla birlikte 1 paket de lokum.

Başka tavsiyesi olanlar, yorumlar üzerinden bu sayfaya ekleyebilir. İlerleyen zamanlarda fazla tavsiye alan hediyelikleri de yazıya ekleriz. Böylelikle yaşayan bir hediyelik listemiz olur.

İyi gezmeler ve iyi alış verişler.

Singapore

Seyahat ve Turizm’in Dünya Rekorları

Guiness Dünya Rekorları 

Seyahat İle İlgili 28 Rekor

Guiness Dünya Rekorları, seyahat sektörüne yönelik rekorlarında içinde olduğu yeni rekorlarını açıkladı. Biz de sizler için, seyahat ile ilgili olanlarını aşağıda sunduk. Bakalım kırmak isteyeceğiniz veya görmek isteyeceğiniz rekorlar var mı?

Meşhur Rotalar-turrehberin

Dünyanın En Ünlü 10 Rotası

Dünyanın En Ünlü 10 Rotası

Dünyanın En Ünlü 10 Rotası belirlenirken, ilk kim kullandı veya kimin tavsiyesi ile ünlendi belli olmasa da, gezginler in asırlardır ettikleri rotalarından bahsediyoruz. Kimileri ise sonradan bu rotalara dahil edildi. Biz de, tüm dünyadan gezginlerin takip ettiği bu rotaların en ünlü 10 tanesini sizlere sunuyoruz.

1- Grand Tour

Özellikle Roma’da ki Hacı kiliselerini görmek için başlayan ve arkasından zenginlik ve entellektüellik göstergesi haline gelen, bu yüzden de yüksek sosyete içerisindeki çok zengin, hatta aşırı zenginlerin yaptığı meşhur “Grand Tour/ Büyük Tur”, aslında tam bir Avrupa Turu idi. Genelde Dover-İngiltere‘den başlayıp denizi geçerek Ostend’e gelip, oradan Alp’leri geçecek ekipman ve insanları temin ettikten sonra Paris‘e geçilirmiş. Cenevre üzerinden Torino’ya devam edilip, bir kaç ay Floransa‘da kalınırmış. Pisa, Bologna, Padova, Venedik gezilerek Roma‘ya ve orada da bir süre kaldıktan sonra Napoli‘ ve Pompeii görülüp Innsbruck‘a geçilirmiş. Ardından sırası ile Viyana, Dresden, Berlin, Postdam ile Münih görülüp en son Heidelberg‘de konaklanarak Almanca konuşulan topraklara son verilirmiş. Flanders/ Belçika bölgesine geri dönülerek buradan tekrar İngiltere’ye geri dönerlermiş. Güzel bir tur değil mi?

2 – Tokaida Yolu

Feodal Japonya’da, her sene feodal lordlar, Tokaida Yolu ile Shogun’a (Şogun) bağlılıklarını sunmak için Edo’ya (Tokyo) yürürlermiş. Günümüzde Kyoto – Tokyo arası hızlı tren hattı olan bu yol hala kısmen de olsa burada duruyor. Tek farkı, eski zamanlarda tek yönde 1 hafta süren yolculuk artık bir kaç saat sadece.

3 – Mekke Hac Yolu

Bu yolun en büyük özelliği, rota olarak sabit bir rotası olmaksızın, varış noktasının Mekke olması. Tabii tüm İslam alemi için en önemli kente, her inanın hayatında en az bir kere gelmesi gerekliliği burayı sadece çok kullanılan bir rota yapmaktan alıkoyuyor. Bu aynı zamanda farklı bölgelerden belirli bir zamanda ve sürekli yapılan en büyük insan toplanması oluyor.

4- Mekong Nehri

Mekong Nehri, Tibet Platosundan başlayıp, Vietnam’dan Güney Çin Denizine dökülen ve yaklaşık 4350 Kilometrelik bir nehir. Çok eskiden günümüze, Batı Çin’den Güney Doğu Asya’ya uzanan bir ticaret rotası olmuş aynı zamanda. Günümüzde de kullanılmaya devam ediyor. Ancak özellikle sellerden ötürü nehrin üzerinde navigasyon oldukça zor. Çin haricinde Myanmar, Laos, Tayland, Kamboçya ve Vietnam da, nehrin geçiş yaptığı diğer ülkeler.

5 – Trans Sibirya Demiryolu

Trans-Sibirya Demeryolu, dünyanın en önemli ve uzun demiryollarından birisi. Aslında ilk 3’ün tamamı bu hattın içinde bulunduğu hatlar.  Moskova’dan başlayarak Vladivostok’a kadar giden 9,289 km.’lik uzunluk, en uzun tren yolu hattı olarak geçiyor. 1891 – 1916 yılları arasında yapılan ve hizmete açılan hat üzerinde bir çok şehir ve kasaba bulunmakta. Bu hat üzerinde Moskova’dan Vladivostok’a gitmek isterseniz uyaralım. Toplamda 8 gün sürüyor.

6 – Route of Santiago de Compostela

Bir başka hac yolu da, Hristiyan dünyasından. Yaklaşık 1,500 km. içeren ve Aziz James yolu olarak da bilinen rota, UNESCO Dünya Mirası Listesi içerisine de girdi. İber yarımadasının kuzeyindeki bu rota yaklaşık 100 kadar kasabayı geçen bir yürüyüş yolu. Ancak bu yol üzerindeki kiliseler de, bu rota yüzünden ünlenmiş durumda. Bu rotanın asıl amacı Santiago de Compostela Katedrali’ndeki Aziz James’in (Yakup) mezarını ziyaret.

7 – 80 Günde Devr-i Alem (Dünya Yolculuğu)

Siz bunun, Jules Verne’nin bir hikayesi olarak biliyor olabilirsiniz. Peki Nellie Bly (gerçek adı Elizabeth Jane Cochran) isimli ünlü bir Amerikalı kadın gazetecinin, Jules Verne ile girdiği iddia sonrasında (Juls Verne 75 günde bitiremeyeceğini söylüyor.) 72 gün 6 saat 11 dakika da bitirdiğini biliyor musunuz. Gerçi artık havayollarının dünya turu biletleri ile bu iş daha kısa ve kolay yapılabiliyor.

8- İpek Yolu

İpek Yolu, sanırız her kesin bildiği en azından hayatında bir kere duyduğu bir yol. Tarih boyunca, çok erken dönemlerden bu yana ticaret hattı olarak bilinen bu rota, bir şekilde bugün de devam etmekte. Daha çok kuvvetli şehir ve devletler üzerinden, tabii ortamlara göre (çöl, dağ vs.) oluşan rota üzerinde Anadolu ve özellikle İstanbul önemli bir noktayı oluşturuyordu.

9 – Garden Route

Garden Route veya Afrika ismiyle “Tuinroete” Mossel Koyu ile Storm Nehri arasında uzanan 300 km.’lik bir rotadır. Buraya “Garden Route / Bahçe Rotası” denmesinin en önemli sebebi, bu 300 km içinde çok farklı habitatlar görebilmeniz. Seyahat acentelerinin bu rota için 7 günlük paket programları bulunuyor.

10 – Route 66

Buraya yazdığımız rotalar içerisinde en genç ve belkide hala en popüler olanı Amerika Birleşik Devletlerini doğudan batıya geçen “Route 66″dir. Toplamda 3940 km tutan yol, Chicago‘dan başlayarak Illinois, Missouri, Kansas, Oklahoma, Texas, New Mexico, ve Arizona’yı geçerek California’daki Santa Monica’da son buluyor. Bugün bu rotayı Harley Davidson motorsikletler ile geçmek ayrı bir zevk.

logo

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Güney Amerika

Pasifik

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları