turrehberin.com
thomascook

Thomas Cook Seyahat Acentesi Battı

Thomas Cook Seyahat Acentesi Battı

Dünyanın en eski ve devam eden seyahat acentesi olan Thomas Cook, bugün itibarıyla iflasını açıkladı. Bu haber dünya turizm endüstrisinde bir bomba etkisi yarattı. Özellikle İngiltere‘nin yurt dışı turizm sektörünün bundan fazlasıyla etkileneceği ön görülüyor.

Baptist bir din adamı ve marangoz olan Thomas Cook isimli iş insanının 1841 yılında kurduğu firma 178 yıldır dünya turizmine yön veren bir noktaya gelmişti. Thomas Cook, 1841 yılında 571 kişiyi yakındaki bir festivale karsız bir şekilde taşıyarak toplu turizm anlayışını da ilk defa uygulamıştı. Bu karsızlık felsefesi günümüzde işe yaramamış gözüküyor.

İngiltere merkezli firmada çalışan 21,000 kişinin işsiz bir konuma düşmüş durumda. Bunun haricinde, 16 ülke ile çok yoğun çalışan firmanın iş ortakları da bu batıştan kötü etkilenecek. Bu 16 ülke içerisinde Türkiye’de bulunmakta.

Thomas CookŞirketin resmi web sitesi tıklandığında çıkan sayfada, resmi olarak şirket işlemlerinin sonlandırıldığı, halen seyahat halinde olan müşterilere Sivil Havacılık Birimi tarafından yardımcı olunacağı bildirilmekte.

Thomas Cook seyahat acentesinin hali hazırda 1 milyondan fazla satın alınmış tur programının olduğu söyleniyor. Bunların 600,000 kadarının şu an tatillerinde olduğu belirtildi. Sivil Havacılığın verdiği bilgiye göre, önümüzdeki 4 güm içerisinde bu kişilerden 150,000 kadarının İngiltere’ye geri getirilmesi için çalışmaların başladığı söyleniyor. Halen 21,000 den fazla turistin şirket üzerinden Türkiye’de bulunmakta.

İngiltere’nin Türkiye‘deki Büyükelçiliği’nin twitter hesabından yaptığı açıklamada ise, şirketin müşterilerinin 23 Eylül – 6 Ekim tarihleri arasında, ülkeye dönüşlerinin sağlanması için çalışmaların başlatıldığı belirtildi.

Thomas Cook Elçilik

Günümüzde internet üzerinden rezervasyon ve satış sitelerinin artması, seyahat acentelerini uzun süredir etkileyen bit unsurdu. Bu tür siteler her ne kadar bireysel turizmde faydalı gibi gözükse de, toplu taşımacılık bu konuda daha kötü etkilenecek gibi görülüyor. Thomas Cook’un iflası ise korkulanın olmaya başladığının en büyük işareti. Şirketin müşterilerinin satın aldıkları paketler sigorta kapsamında. Bu sebeple özellikle turistlerin sıkıntı yaşamayacağı söyleniyor. İngiltere’nin devlet kurumları ise, kurumsal mağduriyeti engellemek için devreye gireceği söyleniyor.

Cep telefonları

Cep telefonu harcı’ na büyük zam!

Cep telefonu harcına büyük zam!

Halk tarafından cep telefonu harcı olarak bilinen “Yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı” maktu harç tutarı değişti. Yeni harç tutarı 1,500 TL olarak belirlendi. Bu rakam Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Artık yurt dışına çıkan vatandaşların, beraberlerinde telefon alarak gelmeleri neredeyse imkansız olacak. Uzun süredir uygulanmakta olan bu harç, ilk başlarda ufak rakamlar ile başlamıştı. O dönemlerde, vatandaşın yurt dışından cep telefonu alması önüne çıkartılan bürokratik bir basamak olarak görülmüştü. En son 2018 yılının Kasım ayında 170,7 TL gibi yüksek olan bir rakamdan 500 TL’ye çıkartılan harç miktarı, yurt dışına giden vatandaşlardan büyük tepki toplamıştı. Son gelen zam ile birlikte henüz bir sene dolmadan harca yapılan artış, böylelikle 170 TL’den 1500 TL’ye çıkmış oldu. Artış zam oranı ise %882 olarak gerçekleşti.

Malezya‘da 683 TL’ye Türkiye’de ise 1099 TL’ye satılan ve son derece basit bir akıllı telefon olan Huawei Y6 gibi ucuz sayılabilecek bir telefonu bile yurt dışından alsanız, ülkeye döndüğünüzde cep telefonu harcı yüzünden, bu telefonun maliyeti sizin için 2183 TL olacak.

Ancak Iphone XS Max 512 GB gibi, Türkiye’de 14,000 TL’ye satılan bir cep telefonunu Malezya’da 9,657 TL’den alıp üzerine 1500 TL harç ödemesini yaparsanız 2,800 TL ucuza alabiliyor olacaksınız.

Uzun lafın kısası, devlet vatandaşına, yurt dışından telefon almanı yasaklıyorum dedi.

 

Göbeklitepe

Göbeklitepe

Göbeklitepe

Göbeklitepe, Şanlıurfa’nın yaklaşık 22 km uzaklığında bulunan Örencik Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Aslında 1963 yılından beri, varlığı bilinen ama pek araştırılmamış ve değerinin farkına varılamamış bir yer. İlk araştırmalar yüzey araştırması, yani tarihi ve hatta antik parçaların toprak üstünde bulunması şeklinde 1963 yılında başlıyor ve bu bölgede bir şeylerin olabileceği not ediliyor. Kısaca toprak kazıldığı taktirde altında bir şeyler olabileceği belirleniyor. Ne yazık ki, o tarihlerde yapılan bu çalışma yeterli bir önem arz etmediği için, Göbeklitepe’nin tüm dünyaca bilinirliği, ancak 1994 yılında Alman Arkeolog Klaus Schmidt tarafından yapılan araştırma ile geliyor. Klaus Schmidt, daha önce Anadolu’da yaptığı çalışmalarda ama özellikle Nevali Çori olarak adlandırılan bölgedeki kazılarda rastlanan buluntulara denk yapıların olabileceğini öne sürüyor. Çok kısa sürede ise, bu tahminlerinde haklı olduğu ortaya çıkıyor.


Göbeklitepe Neyi İfade Ediyor

Göbeklitepe’yi anlamak için size kısa bir bilgi vermemiz gerekiyor. Buradaki buluntular bizi Çanak Çömlek Neolitik Çağ dönemine bağlıyor. Normalde bu dönem, insanların yeni yeni tarım ve hayvancılık ile uğraşmaya başladığı bir dönem. Kısaca yerleşik hayata ve ticarete başlandığı bir dönem olarak görebiliriz. Ancak Göbeklitepe bir yerleşim alanı veya bir köy değil. Buradaki buluntular ise en azından şimdilik, yakın çevrede bu tür bir yerleşimin olmadığını göstermekte. Elimizdeki ispatlanmış tek gerçek ise, çıkan buluntuların bizleri M.Ö 10,000’li yıllara götürdüğü. Yani günümüzden yaklaşık 12,000 yıl önce yaşamış insanların bize bıraktıkları bir miras. Bu miras ile birlikte bildiğimiz insanlık tarihi tekrar yazılmak zorunda kalacak gibi. Bu nedenle, artık Atatürk Barajı suları altında kalan Nevali Çori gibi, insanlık tarihi için çok önemli bir nokta diyebiliriz.

Burayı Nasıl Gezmelisiniz?

Göbeklitepe, arabanıza atlayıp, gidip görebileceğiniz bir yer değil. Tabii ki fiziksel olarak böyle bir şey yapabilirsiniz ancak böyle yaparsanız gördüğünüz hiçbir şeyi anlayamayacağınızın garantisini verebiliriz. Her şeyden önce burayı gezmek için Şanlıurfa’ya geldiğinizde, ilk gitmeniz gereken yer Şanlıurfa Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi. Adından da anlaşılacağı gibi burada iki ayrı müze sergi alanı var. Arkeoloji müzesini mümkünse bir tur eşliğinde ve işini iyi bilen bir rehberin anlatımıyla gezmelisiniz. Böylece Göbeklitepe’yi gördüğünüzde, neye baktığınızı çok daha iyi anlayacaksınız. Biz bu konuda şanslıydık. Rehberimiz, bölgeyi çok uzun süredir bilen ve bu bölgede çalışan, aynı zamanda bir Sanat Tarihçisi olan Cenk Bulut olunca, sorduğumuz her sorunun cevabını alarak gezdik.

Balıklıgöl Heykeli

Bu arada, Şanlıurfa Müzesi içerisinde yer alan ve en az Göbeklitepe kadar önemli olan bir başka şey ise Balıklıgöl Heykeli. Bu heykele verilen bir başka isim ise Urfa Adamı.

Balıklıgöl Heykeli, tabanda açılan bir deliğe oturtulacak şekilde yapılmış, yüz hattı belirgin, göz kısmı obsidian ile süslenmiş neolitik dönemden yani yaklaşık olarak 11,500 yıl öncesinden bize bakıyor. Heykel dünyanın bulunan en eski gerçek boyutta yapılmış heykeli olarak anılıyor. 1.80 metre yüksekliğindeki heykelde dikkat çeken bir özellik ise, ellerinin duruşunun hem Göbeklitepe hem de Nevali Çori’dekiler gibi yandan sarkıp önde birleşik olması. Erkeklik organın da detaylandırıldığı heykel, tarihte var olan ilk Tanrının bir Tanrıça yani dişi olduğu bilgisini de şüpheli kılıyor. Yani insanların inandığı ilk Tanrı, şimdiye kadar bilindiği gibi bir dişi değil, bir erkek olma ihtimali çok daha yüksek. Bu müzede Göbeklitepe de bulunan bir çok kalıntıyı da görme şansınız var. Tabii açıklamaları ile beraber.


Şanlıurfa Müzesindeki Göbeklitepe

Müzedeki Göbeklitepe dememizin asıl nedeni, Göbeklitepe’yi ziyaret edemeyecek olsanız bile, orada göreceğiniz kalıntıların kopyalarının, müze içerisinde de sergileniyor olması. Hatta, kalıntıları görecek dahi olsanız, bu müzeye yine de gelmelisiniz. Çünkü Göbeklitepe’de gezebileceğiniz alan, doğal olarak sizin alanın içerisine girmenizi engelleyecek şekilde yapılmış. Ancak müzede, birebir kopyalarının arasında, kafanızda onlarca soru ve meraklı gözlerle gezebilme şansınız var.

Göbeklitepe Müze

Göbeklitepe hakkında bilinenler

Bunca ön ve yan bilgi verdikten sonra, size artık Göbekli’yi anlatmanın zamanı geldi. Daha iyi anlayabilmeniz için verdiğimiz bilgilerin sizi sıkmadığını umarak, asıl bilgilere geçebiliriz.

Göbekli bir tapınak mı?

İlk bulunduğu zaman akla ilk gelen şey, buranın bir tapınak veya ritüel alanı olduğu yönündeydi. Hatta Dünyanın en eski tapınağı keşfedildi diye düşünüldü. Zira benzer bir yapı olan Stonehenge de tam olarak ne olduğu bilinmeyen bir yerdi. Gerçi orası Göbekli’den yaklaşık 4500 yıl sonra yapılmıştı. Sonradan Stonehenge için mezarlık olduğu görüşü ağırlık kazandı. Göbekli ise bir tapınak izlenimi vermekten çok, bir toplanma alanı hüviyetinde. Buraya tapınak gözüyle bakmak, buradan çıkanlara ters düşüyor. Herhangi bir sunak veya adak alanı olmaması, kazı esnasında adak olarak sunulan canlı kalıntılarının olmaması da, tapınak olmama ihtimalini arttırıyor.


Buranın inşaatı nasıl gerçekleşti?

Herşeyden önce, Göbeklitepe’de bulunan taşların, hemen etrafta bulunan taşlardan olduğunu söylemek gerek. Yani özellikle T şeklindeki taşlar, yatay halinde etraftaki taşlardan yontularak yapılıp buraya taşınmışlar. Bir diğer önemli nokta ise, en büyük dairesel yapının, en eskisi olması. En derin noktadan yüzeye doğru gelindikçe, bu dairesel yapılar hem küçülüyor, hem de T taşların boyu kısalıyor. Üzerlerindeki işçilik de daha gelişigüzel bir hal alıyor. Kısaca en eski yapı en güzel ve en büyüğü.Göbekli ufak daire

Göbeklitepe’yi yapanlar burada mı yaşıyorlardı?T taş

Hayır. En azından şimdilik bilinen gerçek, etrafta bir yerleşim izi ve mezarlığa rastlanılmamış olması. O dönemde insanlar daha ufak topluluklar halinde ve avcı/toplayıcı şeklinde yaşamlarını sürdürüyorlardı. Zaten burayı önemli kılan nokta, ufak topluluklar halinde yaşayanların bir araya gelerek, belkide yüzlerce taş ustasının ve işçinin, ihtiyaçlarını karşılayarak burayı yapmalarına imkan sağlamaları. Bu çok ciddi bir hiyerarşi ve çalışma düzeni gerektiriyor.

T Taşlar neyi ifade ediyor?

Göbeklitepe’de bulunan T şeklindeki taşların insanları temsil ettiği söylenmekte. Zaten bunu taşlara bakınca da anlayabiliyorsunuz. Taşların yan kesimlerinden ön taraflarına geçen, kol ve el motifleri var. Ancak Balıklıgöl Heykelini yapabilenlerin neden T taşlara insan yüzü yapmadıkları bir başka tartışma konusu. Gerek alanın değişik yerlerinde gerekse T taşlar üzerinde hayvan motiflerine rastlıyorsunuz. Ancak bunlar, mitolojik yaratıklar değil. Tamamı bu bölgede yaşayan vahşi hayvanların motifleri. Belki bir güç, belki de koruma anlamı ifade etsin diye konulmuş olabilirler. Daha önceleri buranın üstü açık bir alan olduğu düşünülse de, özellikle D Yapısı olarak adlandırılan dairenin gerek tabanı gerekse duvarlarındaki sıvaların iyi korunmuş olması, üstlerinin kapalı olarak inşa edildiğini göstermekte. Yani bu daireler, ortada bulunan 2 büyük ve yanlarda bulunan 10 kadar daha küçük T taşları kullanılarak tepeleri kapatılmış alanlardı.


Göbeklitepe’de T taşların haricinde ne bulundu?

Göbeklitepe’de bulunanlar daha çok buradaki üretim ve tüketim faaliyetlerine yönelik şeyler. Etraf alanda çok sayıda taş işçiliği ile ilgili kullanılan malzemelerin bulunması, buradaki heykel ve taşların yine burada yapıldıklarına işaret ediyor. Bunun haricinde yine çok fazla miktarda avlanmış hayvan kemikleri bulunmuş durumda. Tamamı et tüketimi için avlanan hayvanlar bunlar. Yani ehlileştirilmemiş olanlar. Bunun yanı sıra yine yemek için toplanmış bitki kalıntıları da bulunmakta. Daha da önemlisi, hacimleri 160 litreye kadar ulaşan ve içinde bira tutulduğu düşünülen büyük kaplar var. Kapların bilimsel incelemesi sonucunda alkollü içecek barındırdığı düşünülüyor. Tüm bunlar buranın bir anlamda şölen etkinlikliklerine de ev sahipliği yaptığı izlenimini oluşturuyor.  Doğum yapan kadın

Yine bir başka dikkat çekici nokta ise, tüm Göbeklitepe alanı içerisinde, kadın şeklinde bir heykel, çizim veya kadınlar ile ilgili bir malzeme olarak tek bir taş üstü kazılmış figür bulunmuş durumda. Bu figürde çok net bir şekilde bacakları iki yana açılmış kadın motifi var. Cinsel organ bölümünde ise dışarıya doğru çıkmakta olan bir şeyler çizilmiş. Bunun bir doğum sahnesi olma ihtimali var. Eğer öyle ise, dünya tarihinin en eski doğum sahnesini gösteren bir kalıntı olduğunu söyleyebiliriz. Bu kalıntıyı Şanlıurfa Müzesinde görebilmektesiniz.

Göbeklitepe terk mi edildi?

Yazının başlarında da belirtildiği gibi, aslında bu alan, genel olarak değişik zaman dilimlerinde, aynı amaç için üst üste yapılmış bir yapılar topluluğu. Burada geçen zaman dilimi ise binlerce yıl olarak ölçülüyor. Bir dairenin üstüne veya yanına, değişik zaman dilimlerinde daha küçük olmakla birlikte başkaları eklenmiş. En üst katmanlara gelindiğinde ise, T taşlar daha küçük, üstlerinde bulunan motifler ise daha özensiz yapılmış durumda. Arkeologlar bu durumu, bu alanın önemini gittikçe yitirmesinden dolayı giderek küçülen yapıların, daha az emekle inşa edildiği şeklinde açıklamaktalar.

Göbeklitepe Hayvan Heykelleri

Bunun yanı sıra, Göbeklitepe’deki bu dairelerin tamamının bilinçli bir şekilde, önce içleri temizlenip, ardından üstlerinin toprakla örtüldüğü düşünülüyor. Hatta arkeologlar, bu sebeple, burayı yapan veya kullananlara ait kalıntıların bulunamadığını düşünüyorlar.

Yakın noktalarda bir yerleşim yerinin olmaması, burayı bir sebeple bir toplanma alanı olarak düşündürürken, yerleşim yerlerinin büyüyerek nüfuslarının artması sonucu, bu tür toplanma alanlarının ortak bir nokta yerine, yerleşim yeri yakınına yapıldığı ve bu sebeple Göbeklitepe’nin kullanımının giderek azaldığı görüşü öne sürülüyor. Bu az kullanım nedeniyle en son noktada, üstünün tamamen kapatıldığı ve unutulmaya terk edildiği düşünülüyor.

Ancak yerel halk için burası her zaman kutsiyet arz eden bir tepe olarak anılmış.

Sonuç olarak

Göbeklitepe, bir kaç yıl öncesine kadar gerek yerli gerekse yabancı turistin pek bilmediği bir yer olsa da, günümüzde gerek Bakanlık gerekse turizm paydaşları tarafından yapılan çalışmalar ile hak ettiği üne kavuşmakta olan bir yer. Henüz tam bilinirlik seviyesine ulaştığı söylenemez ancak, yapılan çalışmalar önümüzdeki bir kaç yıl için daha umut verici. Buluntular hem tüm dünya, hem de Türkiye için son derece önemli. Onun hakkında bizim burada yazdıklarımız dahil, şu ana kadar bilinen her şey, burada veya başka bir alanda yapılacak yeni bir keşifle, tamamen yanlış bir duruma düşebilir. Ama sonuç olarak, UNESCO Dünya Mirası Listesi içerisine giren bu tarihi yeri mutlaka görmeniz gerekir diyebiliriz.

womens-power-2245108_640

Turrehberin 2018 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2018 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2018 yılını da, sizlerin ilgi ve alakası sayesinde büyüyerek kapattı. 2015 Eylül ayında, çok eski bir projeyi, yoğun çalışma temposu arasına sıkıştırarak başlatmıştık web sitemizi. Güncel yaşam içerisinde, işten arta kalan zamanlarda, profesyonel işimizin bilgilerini amatör bir ruhla sizlere aktarmaktı amaç. Bu siteyi, ticari bir gelir noktası olarak görmeden, tamamen ücretsiz ve hatta reklamsız bir şekilde 2019 yılına taşıdık.

2019 yılına girdiğimizde gördük ki, binlerce yazı, 10 binlerce fotoğraf ve yüzlerce web sayfası ile oldukça büyük ve yüklü bir web sitesi haline gelmişiz. Bu sitenin hazırlanması ve devam etmesi için destek veren çözüm ortaklarımıza da buradan çok teşekkür ederiz.

Şimdi arzu ederseniz, 2018 yılını sizlerle birlikte nasıl geçirmişiz bir özetle bakalım.

Turrehberin 2018 … Ne yaptık?

  • 2018 senesinde Kullanıcı Sayımız %134,38 artarken, siteye giriş miktarımız da %133,45 artmış oldu.
  • Türkiye %84,57 ile sitemize en çok kullanıcı gönderen ülke olurken, ABD %3,04 ile ikinci, Fransa ise %2,09 oranla üçüncü ülke oldu.
  • Sitemize giriş yapan kullanıcıların %31,04 İstanbul, %10,82’si Ankara, %7,71’i ise İzmir’den oluştu.
  • Site kullanıcılarının % 26,6’sı 25-34 yaş, %19,05’i 35-44 yaş, %17,49 ise 55-64 yaş arasından oluştu.
  • Siteyi mobil olarak kullananların oranı %61,33 iken, bilgisayar üzerinden kullanım %38,67 oldu.
  • Siteyi kullananların %53’ü Organik Arama, %29’u Sosyal Medya, %15’i ise direk giriş gerçekleştirdi.

2019 yılının, tüm gezginler için güzel geçmesi dileklerimizle hepinizi sevgiyle kucaklıyoruz.

 

 

world-1264062_1280

Seyahat Acentesi Daha Çok Önem Kazandı

Seyahat Acentesi Daha Çok Önem Kazandı

Her ne kadar İnternet üzerinden yapılan rezervasyon ve satış işlemleri artsa da, eski usul seyahat acentesi mantığının çok daha önem kazandığı, raporlara girmeye başladı. Son yıllarda ciddi oranda artış gösteren şahsi seyahat planlaması ve buna yönelik satış ve rezervasyon imkanı sunan İnternet siteleri, eski tarz (old school) acenteciliği öldürmek yerine canlandırıyor.

Biz de sizlere, ister kişisel, ister gurupla olsun, neden bir seyahat acentesi üzerinden tatil planlaması ve satın alması yapmanız gerektiğini yazdık.

1) Sizden daha bilgililer

Burada egonuzu bir yana bırakmanız gerekiyor. Siz yılda 3-5 kez geziyor olabilirsiniz. Bunun için kendi planlamanızı da yapabilirsiniz. Ama kabul edin, onlar her gün sizden daha fazla program hazırlayarak fiyatlandırıyor. Birçoğu bunu senelerdir yapıyor. Ve neredeyse dünyanın her yanına. Daha ucuza getirmek için eczaneden almak yerine hiç kendinize ilaç yaptınız mı? Ne alakası var demeyin. Bilmeden gezmek de, çoğu zaman mal ve  can güvenliği açısından tehlikelidir.

2) Seyahat Acentesi Talebe Göre Destinasyon Önerir

Bireysel, aile veya gurup gezisi fark etmez. Her yer, her tür geziye uygun değildir. Küçük guruplar ile gidebildiğiniz yerler, belli sayıların üzerine çıkılmasına uygun olmayabilir. Gece eğlencesi ile ün salmış bir noktaya, küçük bebekle bir aile gezisi yapmak yanlış olur. Acenteler, internet üzerinden size bir şeyler satmak yerine, size nerenin daha iyi geleceğini anlamaya çalışırlar. Buna göre size bir tavsiye verirler.

3) Sizce Kaç Uçak Bileti Sınıfı Var?

En ucuz uçak biletiBu soruya büyük çoğunluğunuz, Ekonomi- First- Business diye cevap verecektir. Oysa neredeyse alfabedeki her harf ile temsil edilen bilet sınıfları bulunmakta. En ucuzu Z Class, iptal edilemeyenler, V klas vs. vs. Siz bilet almak için her hangi bir biletleme sitesine girdiğinizde bunların hiç birini görmezsiniz veya bilemezsiniz. Sadece gitmek istediğiniz tarihe ve sınıfa göre size otomatik bir bilet keser sistem. Oysa o bileti o anda çok daha ucuza, bir acente üzerinden girip alabilirsiniz. Veyahut 15 gün sonra giderseniz, çok daha ucuza alabileceğinizi söyler acente.

4) İnternet siteleri için siz 1 ve 0’sınız.

Internet sitelerinde belirtilen bir çok bilgi aslında gerçek bile olmayabilir. Çünkü bu tür satış sitelerindeki otel, restoran ve benzeri yerlerin bilgi girişini o siteler kendileri yapmamaktadır. Bir internet satış sitesi açısından siz, siteye girip, belli bir süre içinde kredi kartı ile ödeme yapan veya yapmayan birisinizdir. Yani ya 1’siniz ya da 0’sınızdır. Oysa acenteler için X Bey, Y Hanım olarak bir önem taşırsınız. Arzularınız ve taleplerinize en uygun oteli veya restoranı size tavsiye ederler. Nereden mi biliyorlar. Bu onların işi.

5) Şikayet etmek için muhattap bulmak

Şaka gibi gelebilir ama, bir havayolu şirketine şikayet için telefon açsanız, sesli yanıt sistemine yönlendirilirsiniz. Veyahut bir otel satış sitesi konu ise, e-posta atın derler. Ama biletinizi kestirdiğiniz, otel voucher’ınızı aldığınız acente, siz gezinizi bitirip eve geri dönene kadar sırat köprüsü üzerinde gibidir. Başınız sıkıştığında anında arayacağınızı bilirler. Tabi siz yinede bir telefonda saatlerce bekletilmeyi, veya cevabını alamayacağınızı bilmenize rağmen defaatle e-posta atmayı tercih edebilirsiniz.

6) Kurumsallığa karşı bireysellik.

Don Kişot olup Devlere (pardon Yel Değirmenleri’ne) savaş açmak isteyebilirsiniz tabi. Ancak gerek oteller, gerek havayolları firmalarına karşı, seyahat acentesi hep yolcunun yanındadır. Zira yolcuyu oraya yönlendiren ve daha sonra sürekli yüz yüze gelecek olan O’dur. Oluşabilecek istenmeyen durumlarda,  bireysel olarak sizin hiç bir şansınızın olmadığı noktalarda bile seyahat acenteniz, size karşı oluşturulan mağduriyeti kolaylıkla çözebilir.

7) Sanıldığının aksine, seyahat acentesi ile gezmek daha ucuzdur.

Bu nasıl olabilir demeyin. Birçok biletleme firması ve hatta otel sitesi, size kendilerinin çok daha uygun fiyat verdiğini söyleyebilir. Tabii kahvaltı, vergiler, servis ücreti ve ekstra gizli masraflar dahil edilmeden önce. Ancak seyahat acenteleri, çok özel bazı durumlar haricinde ya aynı fiyata, ya da çok daha uygun fiyata size aynı servisi sağlamaktadır. Zira uçak bileti satış fiyatı zaten sabittir. Oteller ve diğer yan turizm servisleri acenteye yaptıkları indirimi size vermezler. Sonuçta siz belkide hayatınızda sadece bir kere o otelde kalacaksınız ama o acente her gün onlarca yolcu gönderecek.

Tüm bunlar, gerek Türkiye’de gerekse yurt dışında, yolcuların daha da bilinçlenmeye başlamaları sonrası, Seyahat Acentesi ile gezmenin çok daha önemli olduğunu göstermeye başladı.

Bu konuda daha önce de yazdığımız bir başka yazı olan “Gezmenin de Adabı Var” başlıklı yazımıza da bir göz atabilirsiniz.

 

ucak-bileti

Uçak Bileti Almanın En Uygun Zamanı

Uçak Bileti Almanın En Uygun Zamanı

Uçak bileti, her seyahat etmek isteyenin en korkulu masraf kapısı. Özellikle de günümüzde, rahat ve hızlı seyahat etmenin anahtarı olan uçaklar gittikçe pahalandığı için tam bir korkulu rüya desek yeridir. Daha önceki yazılarımızdan birinde, ucuz uçak bileti bulmanın püf noktalarını yazmıştık. Bu yöntemler hala baki. Şimdiki yazımız ise daha bilimsel ve araştırmalara dayalı.

Amerika merkezli bir İnternet bilet satış noktası olan CheapAir.com her sene gerçekleştirdiği en uygun bilet alma araştırmasını 2018 verilerine göre yeniledi.

Firma yenilemiş olduğu araştırmasında 917 Milyon bileti ve 8000’den fazla pazarı incelemiş. Bildiğiniz gibi, çoğu büyük havayolu şirketi, artık İnternet ve bot sistemini kullanarak, uçağın biletlemeye açılması ve sonrasında düzenli olarak fiyatlar ile oynayarak, biletlerden elde edilebilecek maksimum kar ve doluluk oranını ayarlamaya çalışıyor. Firmanın çalışmasındaki ilginç noktalardan bir tanesi, uçağın bilet satışına açılmasından, uçtuğu zamana kadar geçen sürede, bilet fiyatlarının ortalama 62 kere değiştiği şeklinde. Yapılan çalışma da, biletinizi ne zaman alırsanız, daha ucuza veya pahalıya geleceği yönünde. Elbetteki bizim gibi seyahat etmeyi seven kitleler için bulunmaz bir rapor. Sizin için özetleyip, hap haline getirdiğimiz biletleme dönemleri bakalım nasılmış.

Açılış Fiyatı (Uçuştan 169-319 gün öncesi)

Erken rezervasyon kavramı otel ve tur gibi turizm bileşenlerinde ucuzluk ile birlikte anılsa da, anlaşılan havayolları bunu pek umursamıyor. Çünkü havayollarının uçaklarının bilet satışlarına açtıkları ilk dönem aslında sanılanın aksine en ucuz dönemleri değilmiş. Bileti erken almanın, istenilen hedefe bilet bulabilme açısından avantajı olsa da, ortalama +50$ fazladan ödeme yapmanız gerekecek. Yani bu sefer “Ne kadar erken, o kadar iyi” değil.

Kafam Rahat Dönemi (Uçuştan 122-168 gün öncesi)

Uçuş tarihinden yaklaşık 4-6 ay öncesinde alınan biletler için gittiğiniz yerin popülerliğine göre belki de en uygun zaman bu zaman. Çok popüler bir yere uçacaksanız bu dönemde bilet almakta fayda var. Ama orta derece popüler bir yere uçacaksanız, yine de +20$ gibi bir parayı fazladan vermiş olabilirsiniz. Her halükarda “Kafam rahat olsun” diyenler için uçak bileti alınması gereken dönem işte bu zaman aralığı.

En Uygun Uçak Bileti Dönemi (Uçuştan 21-121 gün öncesi)

Eğer bir önceki dönemde biletinizi almadıysanız, bu dönemi kesinlikle kaçırmamalısınız. Yine popülerlik derecesine göre geç bile kalmış olabilirsiniz. Ancak ortalama olarak bu dönemde alınacak olan biletler, en uygun fiyatlı biletler olarak istatistiklere yansımış.

Şansını Zorlama Dönemi (Uçuştan 14-20 gün öncesi)

Anladık. Kumarı oynamayı seviyorsunuz. Kötü haber şu ki, bu döneme kadar beklediyseniz, artık fazla bir şey ummayın. Hatta büyük ihtimalle fazladan bir fiyat vermeniz gerekiyor artık. Kısaca artık uçak dolmaya başladı. Yeterince yer kalmadı. Havayolları ise sizi etkileyen fiyattan çok, kendilerini kâra geçirecek fiyatlara dönmeye başladı. Tabii eğer gittiğiniz yer çok popüler değilse veya sezonu değilse, o taktirde hala uygun fiyata uçak bileti bulabilirsiniz.

Ateşle Oynama Dönemi (Uçuştan 7-13 gün öncesi)

Hani derler ya, ateş pahası diye. İşte o dönem bu dönem. Artık yerler iyice azaldı. Havayolları tok satıcı konumuna geldi. Sizin bütçeniz de onları pek ilgilendirmiyor. Mecburen gitmenin dışında, bilet almak için uygun zaman çoktan kaçtı. Ama mecbursanız, el mahkum bu fiyata bileti alacaksınız. Muhtemelen de en ucuz fiyatın ortalama +85$ kadar fazlasını ödeyeceksiniz. Kabullenin artık. Geç kaldınız.

“Bu fiyata uçak bileti mi olur” dönemi (Uçuştan 0-6 gün öncesi)

Başlık durumu aynen anlatıyor. Popüler bir uçuş noktası için büyük ihtimalle business veya first class koltuklardan başka koltuk kalmadı. Popüler olmayan bir yer için ise, hala ekonomi koltuklarında yer varsa da, havayolları sizin acil uçmanız gerektiğini biliyorlar. Dolayısıyla ne fiyat verirlerse alacaksınız el mahkum. İşte bu dönem ortalama +208$ fazladan para vererek uçacağınız dönem.

Peki biletleme günlerinin uçak bileti fiyatına katkısı var mı?

Biletinizi hangi gün aldığınızın öyle abartılacak bir katkısı yok. Çünkü firmanın yaptığı çalışmada, bilet kesim günleri arasında sadece %0.6’lık bir fark olduğu ortaya çıkmış.

Ancak hangi günlerde uçtuğunuz, bilete vereceğiniz parayı ciddi değiştiriyor.

Bu çalışma Salı ve Çarşamba günü uçulan uçakların bilet fiyatlarının en uygun fiyatlar olduğunu ortaya çıkarmış. Pazar günü uçmanın bedeli ise, normal fiyatın yaklaşık 2 katını verecek olmak. Yani siz siz olun, Salı ve Çarşamba gidin ama Pazar günü dönmeyin.

Uygun fiyata gezmek isteyenlere katkısı olması dileğiyle

(CheapAir.Com firmasının pazar çalışma sonuçlarıdır.)

 

 

Türk Pasaportlar

2019 Pasaport Fiyatları

2019 Pasaport Fiyatları

2019 Pasaport fiyatları, devletin kıymetli evrak yeniden değerleme işlemi sonrasında zamlanarak yeniden belirlendi. Her yıl düzenli olarak yapılan bu yeniden değerleme işlemleri sonrasında, daha önceki yıllarda uzun geçerlilik süresi olan pasaportlardan temin eden vatandaşlar ne kadar karlı bir iş yaptıklarını bir kere daha anlamış oldu. Yeni pasaport başvurusu yapacak olanları ise bir düşünce aldı.

Bu yıl %23.73 zam alan pasaportlar, yurt dışı seyahat hayali kuranları epey bir üzdü. Yeni yapılan değerleme pasaport ve diğer nüfus işlemleri için internet başvuru merkezi olan Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün web sitesinde de duyuruldu.

Buna göre 1 yıllık pasaport ücreti 308.80 liradan 381.90 liraya çıktı. 10 yıllık pasaport bedeli ise 764 liradan 945.10 liraya çıkmış oldu.

Pasaport başvurularının nasıl yapıldığına dair detaylı yazımızı “Pasaport Nasıl Alınır” yazımızdan okuyabilirsiniz.

 

tek başına gezmek

Tek başına gezmek … için altın kurallar

Tek başına gezmek … için altın kurallar

Tek başına gezmek, aslında bir gezi için pek tercih edilen bir şey değildi. Özellikle de son birkaç seneye kadar. Çünkü gezmek, her şeyden önce, bir şeyleri paylaşmaktır. Bir gezinin ardından elde kalan en önemli şey, anılardır. Ve bu anılar için çekilir onca fotoğraf. O fotoğraf karesi içerisinde olanlar ile paylaşılır anılar, sanki daha geziden yeni dönülmüş gibi.

Ama artık dediğimiz gibi yalnız seyahatler çoğalmaya başladı. Hatta 2018 yılı Visa Global Seyahat Araştırması sonucuna göre, seyahate çıkanların %42’si, kendini rahatlatmak veya ödüllendirmek amacıyla seyahat ediyor. %47’si ise aile veya sevdikleri ile vakit geçirmek için seyahat ediyor.

Teknoloji sayesinde aşırı bireyselleşen insanlık için, yine teknolojinin katkısı ile bireysel seyahat etmek de çok kolaylaştı. Tek başına gezenlere “Ne için tek başına geziyorsun?” diye sorsanız, size birçok sebep sıralayabilirler. Tarihi, gidilecek yeri, harcanacak bütçeyi, istediğin yere istediğin zaman gitmeyi, istediğin şey için istediğin parayı vermeyi, istediğin yerde istediğin kadar kalabilme özgürlüğü gibi. Tabiidir ki, tüm bunlar hemen hemen herkesi cezbedecektir. Bunlara diyecek bir şey yok.

Böyle bir seyahatin getirebileceği sadece 2 şey olabilir. Huzur ve Kaygı. Bizim bu yazımız, huzurdan daha çok kaygıya dönen gezilerden uzak durabilmeniz için yazıldı. Tek başınıza seyahat ederken, kaygıdan uzak kalmanızı sağlayacak altın öğütler listemiz için, çayınızı ya da kahvenizi hazırlayıp, okumaya başlayın.

Daha huzurlu tek kişilik seyahatler için altın kurallar

1. Kendinize yemek ısmarlayın

Tek başınıza gezerken sürekli sokak yemekleri veya atıştırmalıklar ile gününüzü geçirmeyin. Bu geziye kendiniz için çıktıysanız, ağız tadınıza uygun, güzel bir restorana gidip, yemek istediğiniz şeyleri kendinize ısmarlayın. Sanki o günden sonra bir daha hiç yemek yemeyecekmiş gibi bir yemek ve restoran olsun. Hem zaten “Nerede, ne yiyelim?” sorusuna “Sen bilirsin” cevabını verecek kimse de yok.

2. Etraftaki insanları izleyin.

Oturduğunuz kafe veya restoranlarda cadde/sokak masaları veya cam kenarı masaları tercih edin. Böylelikle, önünüzden geçen bir sürü insanı izleme şansı bulacaksınız. Onların kendi düşünceleri içinde dışarıya yansıttıkları size çok bilgi verir. Birbiri ile tartışan, espri yapan, gülen insanları izlemek çok değişik ama güzel bir tat verir insana. Özel not: Güneş gözlüğü kullanmak tavsiye edilir. Özellikle bön bön bakma tarzı olanlar için.

3. Yerel halk ile takılın

Gidip sokakta gördüğünüz ilk kişi ile anlaşın, gününüzü birlikte geçirin demiyoruz. Belki seyahate çıkmadan önce çevrenizden, gideceğiniz yere daha önce gitmiş birileri ve onların yerli tanıdıkları vardır. Veya güvenilir olması gerektiğini düşündüğünüz kişiler karşınıza çıkabilir. Onlara geziniz ile ilgili tavsiyeler vermelerini rica edin. “Şurada şunu, burada bunu yap” gibilerinden.

4.Kaş göz yara yara yerel dil konuşun.

Artık her şey cep telefonlarına kadar indi. Dolayısıyla internet bağlantılı veya bağlatısız kullanabileceğiniz bir sürü program var. O programlar vasıtasıyla, büyük ihtimalle hem sizin için, hem de karşınızdaki için yabancı bir dil olan İngilizce ile konuşmak yerine, siz yerel halkın dilinde konuşun. Aşırı sempatik bir hareket olacağından, hemen hemen herkes size destek olmak isteyecektir.

5. Cep telefonunu yerine koy.

Eğer özel bir adrese gitmiyorsan, sadece sokak ve caddelerde kafana göre takılıyorsan, cep telefonunu yeri olan cebine koy. Kafanı kaldır, ve görerek gez. Nerede olduğunu gösteren bir haritanın üzerindeki mavi noktadan çok daha fazlasını göreceğin kesin.

6. Hatta telefonu toptan kapatın

Eğer gerçekten cesursanız, veya telefonunuzun şarjı bitmekte ise, telefonu toptan kapatın. Telefonsuz bir şekilde yolunuzu yine bulursunuz. Belki biraz fazla yürümek zorunda kalabilirsiniz ama, karşınıza nasıl bir sürpriz çıkacak bilinmez.

7. Doğada zaman harcayın

Yalnız gezen birisine gidip Everest’e tırman demiyoruz elbet. Veya bir uçaktan Sahra çölüne paraşütle atla gibi bir tavsiyemiz olamaz. Ancak, gerek kafanızı, gerekse ruhunuzu dinlendirmek için, bir parkta veya sahilde veyahut bir arberatumda geçirilecek süre sizi kendinize getirecektir.

8. Kalabalığa karışın

“Yeşillikler bana göre değil, ben kalabalıkta kendimi iyi hissederim” derseniz, o zaman şehrin kalabalığına karışın. Bir yerel Pazar veya festival bunun için ideal noktalar olabilir. Belki de bir halk konserine denk gelirsiniz. Gezdiğiniz destinasyonda ilk önce, şehirde/kasabada ne aktiviteler olduğunu mutlaka kontrol edin.

9. Daha dikkatli olun

Tabii ki herkes şahsi güvenliği için özen gösterir. Biz bunu kastetmiyoruz. Kafanızı döndürdüğünüz her yeri görün. Sadece bakmayın. Yabancı bir ortamda, ilginizi ve dikkatinizi çekecek çok şey görebilirsiniz. Ancak onların çok az bir kısmını evinize götürebileceksiniz. O yüzden gözünüz daha dikkatli bakmalı.

10. Akıllı olun

Ziyaret edeceğiniz yer ne kadar güvenli olursa olsun, siz öncelikle kendi güvenliğinizden sorumlusunuz. Bu yüzden hiçbir zaman “Bana bir şey olmaz” kafasıyla tek başınıza geziye çıkmayın.

11. Bencil olun

Tek başına gezmek deyince en güzel kısmı sanırız ki bencil olabilmektir. Sonuçta tek başınıza gezmek istemenizin en önemli sebebi istediğinizi yapmak değil miydi? O yüzden, en çok yapmayı istediğiniz şeyleri yapın. Mesela lüks bir masaj salonunda kendinize bir SPA hizmeti satın alın. Kendinizi şımartın.

12. Başkalarının olmadığı bir tura katılın.

Bazı turlar başka insanlar katılmadan yapılamayabilir. Ama gün geçtikçe, maaliyeti biraz artıyor olsa da, tek başınıza bir tura katılabiliyorsunuz. Yani tur sadece sizin için yapılmış olsun. Bunu seyahat acenteleri üzerinden rahatlıkla ayarlayabilirsiniz.

13. Müze ve anıtlardan öğrenin

Kimi zaman bir müzede gördüğünüz ufak bir parça, tüm öğrendiklerinizi sorgulamanıza sebep verebilir. O yüzden öğrenmenin en kolay yollarından olan müze ziyaretlerinizi, gezinizden eksik etmeyin.

14. Seyahat Günlüğü Tutun

Fotoğraflar her zaman elinizin altında olmayabilir. Veya fotoğraflar hislerinizi sözleriniz kadar taşıyamayabilir. Kara kalem çizerek, bilet, fotoğraf hatta harita yapıştırarak anılarınızı yazın. İstediğinizi yazın. Yıllar sonra sizi tekrar o geziye götürecekler. Emin olabilirsiniz. Tek başına gezmek bakarsınız yazarlık duyularınızı arttırır.

15. Bir gösteriye katılın

Bazı şeyler mutlaka denenmelidir. Bir Çin Operası, bir Broadway Müzikali, veya çok sevdiğiniz bir müzik grubunun konseri. Festivaller de buna dahil tabi. Dilini anlamasanız bile, mutlaka gittiğiniz yerdeki o esnada gösterimi olan bir performansı izleyin. Biletini de seyahat günlüğünüze eklersiniz.

16. Sizi çağıran her dükkana girin

Başlığı daha da açmamıza gerek var mı? Sizi içine çekebilecek her dükkana girin. Bakarsınız tam da aradığınız şeyi orada bulacaksınız. Bu şansı neden kaçırasınız ki. Tek başına gezmek, tek başına alışveriş imkanını da beraberinde getiriyor.

17. Kartpostal gönderin.

Hiç modası kalmadı diyebilirsiniz. Ama düşünsenize, evdekilere veya eş-dosta, çıktığınız geziden bir kartpostal alıp atıyorsunuz. “O gezide o dakika aklımda sen vardın” demekten daha iyi ne gösterebilir sevginizi.

18. Zamanın tadını çıkarın.

Bazı anlar vardır, hiç bitmesin istersiniz. İşte gezerken öyle bir zamana denk gelirseniz, durun ve anın tadını çıkarın. Kovalayan yok, çekiştiren yok. Niye bırakasınız?

19. Güzel bir kitap ve müzik getirin.

Eskiden olsa, kasetler ve kalın kalın kitaplar ile gezmek ayrı bir sıkıntı olurdu. Ancak şimdi bir kulaklık ve dijital şarkı çalarlar ile, bir elektronik kitap okuyucu ile, kilolarca kitap ve yüzlerce kaset ufacık cihazlara girmiş oluyor. Değerlendirin.

20. Seçimlerinizi yargılamayın

Kendi seçimlerinizi zorlamayın. Sakın “Keşke” kelimesini kendiniz için kullanmayın. Keşke diyeceğiniz şeyleri de yapmak için uğraşmayın. Tadını çıkaracağınız şeyler yapın, daha da önemlisi tadını çıkarın.

21. İçgüdülerinize güvenin

Bu gerek güvenlik gerekse gezinizin tadı açısından önemli. Her hâlükârda, içgüdüler genelde insanların hareketlerini en fazla etkileyen sebeplerdir. Belki sizi bir beladan korur, veya gezinizin hazinesini keşfetmenizi sağlar.

22. Kendinizi tanıyın

Ve turunuzu bitirmek üzeresiniz. Artık sadece kendinizin ne istediğini, nelerden hoşlandığını çok iyi biliyor olmalısınız. Henüz daha tam kavrayamamışsanız, gezide bir yerlerde bir şeyleri keyfinize göre yapamadınız demektir. Tek başına gezmek isteyen birisi, bir turunu bitirdiğinde kendini mutlaka tanımış olmalıdır. Tanıyamadıysanız, bir geziye daha ihtiyacınız var demektir.

Türk Pasaportlar

Pasaport nasıl alınır, pasaport harçları ve pasaport randevusu

Pasaport nasıl alınır

Bu yazımızda sizlerin, “Pasaport nasıl alınır?”, “Pasaport harçları ne kadardır?” ve “Pasaport randevusu nereden ve nasıl yapılır?” sorularına cevap vereceğiz. Yıllara göre değişkenlik gösterse de, bu yazıyı sürekli olarak güncelleyeceğiz. Yazımız içerisindeki resmi linkler üzerinden devletin pasaport başvuru sitesine de yönlendirme yapacağız.

Halen güncel olan bilgi olarak, nüfus cüzdanları ile Gürcistan, Ukrayna ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giriş yapabiliyorsunuz. Ancak Ukrayna için yeni nüfus kağıdına (çipli olan) sahip olmanız gerekli. Bu ülkelerin haricindeki tüm ülkelere girerken, en az 6 ay geçerli (uçuş günü itibarıyla) bir pasaporta ihtiyacınız var. Pasaportlar süre olarak 6 ay, 1 yıl, 2 yıl, 3 yıl ile 4 ve üstü yıllar olmak üzere en fazla 10 yıllık olarak alınabiliyor. Alınan süreye göre değişen pasaport ücretleri her yıl yenilendiğinden, ilk defa pasaport alanlara ve pasaportunu yenileyecek olanlara tavsiyemiz alabildikleri en uzun süreli pasaportu almaları olacak.

Pasaport başvurusu nereye yapılır

Eskiden, şehirlerdeki il ve ilçe emniyet müdürlüklerine yapılan başvurular, 2 Nisan 2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, İl ve ilçe Nüfus Müdürlükleri üzerinden verilmeye başlandı. Bu yeni uygulama ile Nüfus Müdürlükleri, Pasaport, Nüfus Cüzdanı ve Sürücü Belgesi için başvurulan noktalar olarak görevlendirildi. Buralarda oluşabilecek kalabalıkları önlemek amaçlı bir randevu sistemi de geliştirildi. Artık pasaport almak için randevu almak zorundasınız.

Pasaport Randevusu Nasıl Alınır

Pasaport randevusu alabilmek için iki ayrı yol belirlenmiş durumda. Bunlardan ilki ALO 199 telefon hattını arayarak şahsi veya aile olarak pasaport almaya yönelik bir görüşme sonucunda randevunuzu almak. Bizim burada anlatacağımız ikinci yol ise internet üzerinden, Nüfus Genel Müdürlüğü’nün ilgili web sitesi ile randevu almak. Web sitesine ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Siteye girdiğinizde öncelikle sitenin açılış sayfasından Pasaport yazan kısma tıklamanız gerekecek.

Burada karşınıza Yeşil Pasaport, Gri Pasaport ve Bordo Pasaport seçenekleri çıkıyor. Yeşil Pasaport üst düzey Devlet Memurları ile belirli kıstaslar altında olmak şartıyla aileleri içindir. Gri Pasaport Devlet görevi ile yurtdışına çıkış yapacaklara ait pasaporttur. Kalan herkes Umuma Mahsus olan bordo pasaport seçeneğine tıklamalı.

Karşınıza bir uyarı mesajı çıkacak. Bu mesajda kısaca, randevuya gelmeden önce, pasaport bedelinin belirtilen kurumlara ödenmesi ve ödeme makbuzunun randevu esnasında beraberinizde getirilmesi gerektiği söyleniyor. “Okudum” kutucuğunu işaretleyerek devam ediyorsunuz. Bu sefer pasaportu Türkiye’den mi yoksa yurt dışından mı alacağınız sorusuna cevap vermeniz lazım. Ardından T.C Kimlik Kartı olup olmadığı soruluyor. Ona da cevap verdikten sonra başvuru merkezinizi seçme noktası geliyor.

Burada ise başvuruyu kendiniz için mi yoksa aileniz için mi yaptığınız soruluyor. Gerekli bilgileri girerek, hangi il ve hangi ilçe biriminden randevu almak istediğinizi tercih ediyorsunuz. Aşağıdaki kısma T.C Kimlik Numarası, Ad, Soyad ve ekranda görünen kodu girip devam tuşuna basıyorsunuz. Güvenlik sorularını cevaplayıp, iletişim bilgilerinizi girdikten sonra size e-posta ile bir doğrulama kodu geliyor. Bu doğrulama kodunu 15 dakika içinde ekranda görülen yere yazıp devam ettiğinizde, randevu sistemine geçmiş oluyorsunuz.

Pasaport harçları ne kadar

Pasaport harçları, her sene devletin değerli evrak ücret zammı ile değişen bir ücretlendirme sistemine bağlıdır. Aldığınız pasaportun süresine göre de değişiklik söz konusu. Bu yüzden, pasaport alırken, alınabilecek en uzun süreli pasaportu almak daha mantıklı. 10 Yıllık pasaportu alarak 10 yıl boyunca gerçekleşecek olan zamlardan kurtulmuş olursunuz. Özellikle her sene her hangi bir sebepten yurt dışına çıkacaksanız, çok daha kârlı bir iş yapmış olursunuz.

 

Tabloda da görüldüğü gibi, 1 yıllık pasaport 308.80 TL’ye alınıyorken, 10 yıllık pasaport 764.00 TL’ye alınabiliyor. 10 yıl içerisinde 3 kere pasaport yeniler iseniz, 10 yıllık bir pasaporta vereceğinizden çok daha fazla para ödemiş olursunuz.

Pasaport harçları nereye yatırılır

Pasaport harçlarını Maliye Bakanlığı veznesine veya anlaşmalı bankalara yapabiliyorsunuz. Anlaşmalı bankaların herhangi bir şubesine gittiğinizde, vezneye kaç yıllık pasaport almak istediğinizi söylediğinizde ve ilgili rakamı verdiğinizde bir makbuz verecekler. O makbuz önemli ve randevu esnasında istenen belgeler içerisinde.
Anlaşmalı bankaları ise aşağıdaki listede görebilirsiniz.

• AKBANK T.A.Ş.
• AKTİF YATIRIM BANKASI A.Ş.
• ALBARAKA TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.
• ALTERNATİFBANK A.Ş.
• ANADOLUBANK A.Ş.
• ARAP TÜRK BANKASI A.Ş.
• CITIBANK A.Ş.
• DENİZBANK A.Ş.
• BURGAN BANK A.Ş.
• FİBABANKA A.Ş.
• FİNANSBANK A.Ş.
• HSBC BANK A.Ş.
• ICBC TURKEY BANK A.Ş.
• ING BANK A.Ş.
• KUVEYT TÜRK KATILIM BANKASI A.Ş.
• ODEA BANK A.Ş.
• PTT Şubeleri,
• ŞEKERBANK T.A.Ş.
• T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş.
• TURKISHBANK A.Ş.
• TURKLAND BANK A.Ş.
• TÜRK EKONOMİ BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE FİNANS KATILIM BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE GARANTİ BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE HALK BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE İŞ BANKASI A.Ş.
• TÜRKİYE VAKIFLAR BANKASI T.A.O.
• VAKIF KATILIM BANKASI A.Ş.
• YAPI VE KREDİ BANKASI A.Ş.
• ZİRAAT KATILIM BANKASI A.Ş

Pasaport Başvurusunda istenen belgeler

Umuma Mahsus (Bordo) Pasaportlar için istenen belgeler:

1) Nüfus Cüzdanı, T.C. Kimlik Kartı veya geçici kimlik belgesinin aslı
2) Harç ve cüzdan bedeli makbuzu
3) 2 adet biyometrik fotoğraf
4) Öğrenci belgesi (Harçsız pasaport talep edenler için)
5) Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için muvafakat belgesi
6) Varsa eski pasaport

Hizmet Damgalı (Gri) Pasaportlar için istenen belgeler:

1) Nüfus Cüzdanı, T.C. kimlik kartı veya geçici kimlik belgesinin aslı
2) 2 adet biyometrik fotoğraf
3) Pasaport defter bedelinin ödendiğine dair dekont
4) Görev onayı ve talep formu
5) Öğrenime devam eden çocuklar için öğrenci belgesi
6) Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için muvafakat belgesi
7) Varsa eski pasaport
8) Engelli olan çocuklar için sağlık raporu.

Hususi Damgalı (Yeşil) Pasaportlar için istenen belgeler:

1) Nüfus Cüzdanı, T.C. kimlik kartı veya geçici kimlik belgesinin aslı
2) 2 adet biyometrik fotoğraf
3) Pasaport defter bedelinin ödendiğine dair dekont
4) Hususi damgalı pasaport talep formu (Emekli veya çekilme nedeniyle hususi damgalı pasaport başvurusunda bulunan hak sahiplerinden talep formu yerine bir defaya mahsus mensubu bulunduğu kurum tarafından düzenlenmiş unvanı ve kadro derecesini gösterir resmi belge istenir.)
5) Öğrenime devam eden çocuklar için öğrenci belgesi
6) Ergin olmayanlar veya kısıtlılar için muvafakat belgesi
7) Varsa eski pasaport
8) Engelli olan çocuklar için sağlık raporu.

Böylelikle “Pasaport nasıl alınır?” sorusu başta olmak üzere, pasaport randevusu ve pasaport harçları konusunda verebileceğimiz bilgilerin sonuna geldik. Özetlemek gerekirse, önce ALO 199 veya websitesi üzerinden randevunuzu alıyorsunuz. Ardından pasaport harç bedelinizi size uygun bir noktadan ödüyorsunuz. Sonrasında ise istenen belgeler ile birlikte randevunuza gidiyorsunuz. Pasaport Randevusu saatinizi kaçırmamanız gerekiyor. Verilen saati kaçırdığınız taktirde, zamanında gelenlerin işlemleri bittikten sonra size bakıyorlar. Ancak bu oldukça riskli.

Konuyla ilgili sorularınız olursa, yorumlar kısmına yazmanızı rica ederiz. İlginizi çekerse Pasaport Tarihi ile ilgili yazımıza da bir göz gezdirebilirsiniz.

İyi gezmeler dileriz.

Türk Pasaportlar

Pasaport tarihi

Pasaport tarihi

Pasaport tarihi deyince akla ilk gelen geçerlilik süresi olsa da burada gerçekten tarihi ile ilgili bir anlatım vereceğiz. Pasaport deyince herkesin aklına gelen, biometrik fotoğraf ile başvurulan, tonla para ödenip alınan, ardından da vize başvurularında elçilik veya konsolosluklardan ilk istenen evrak geliyor değil mi? Peki Pasaport tarihini biliyor musunuz? Hikayesi hakkında bilginiz var mı? Veya hangi pasaportların en güçlü, hangilerinin en zayıf olduklarını biliyor musunuz? Gelin, nedir ne değildir öğrenelim bu pasaport olayını.

Pasaport ne demek?

İngilizce olarak Passport olarak isimlendirilen belgenin orijinal ismi nereden çıktı diye araştırmadan önce, biz de tam olarak bilmiyorduk. İsim olarak İtalyanca olduğunu zannettiğimiz kelimenin etimolojik kökeni Fransızca çıktı. Meğerse “Passport” değil “Passeport” imiş orijinal hali. Bizi ilk şaşırtan bu oldu ama devamı da ilginç. İzmir’deki Pasaport gibi, bir çok liman kentinde var olan bölgelere aynı isim verildiğinden, bu kelimenin anlamında bulunan “Port” kısmını limanlara bağlamıştık. Ancak o da yanlış çıktı. Burada kullanılan “port” liman değil sur kapısı imiş. Zira eskiden beri limanlar normalde serbest giriş alanları imiş. Ancak limanlardan içeri şehir kapısından girmek için izin gerekirmiş.

İlk Pasaport nerede kullanıldı?

Tarihte bu tür bir belgenin varlığı ile ilgili ilk bilgi, belki şaşıracaksınız ama, Tevrat ve Zebur’u kapsayan Musevi kutsal kitabı olarak anılan “Tanah” da kullanılmış. Pers Kralı I. Artaxerxes‘in emrinde çalışan Nehemiah, kutsal kitaptaki metinlere göre, Kraldan kendisini “Yahudia” topraklarında ki yöneticilere tanıtması için bir yazı vermesini talep etmiş. Böylece başka krallıkta rahatlıkla dolaşabileceğini söylemiş. Bu sayede JerusalemKudüs kentine gitmiş. Aslında bu belge tam olarak da bu oluyor. Kişinin kim olduğunu, hangi ülkenin bireyi olduğunu ve kimin izniyle sınır dışına çıktığını gösteren bir belge. Böylelikle pasaport tarihi için ilk başlangıç noktası olarak bu metni kabul etmiş oluyoruz.

Orta Çağ dönemlerinde ise İslam Halifelerinin, Müslümanlardan Zekat, Gayr-i Müslimlerden ise Cizye alınması karşılığında seyahat izin kağıdı verdiğini görüyoruz. Daha sonra ise ilk olarak İngiliz Kralı V. Henry, adamlarının başka ülkelere rahatlıkla girip çıkabilmeleri amacıyla bir evrak oluşturmuş. Hatta bu evraka yönelik ilk yazılı kayıt da “1414 yılı Parlamento kuralları” isimli belgede, 1540 yılında bulunmuş.

Osmanlı’nında “Sultan’ın İmparatorluğundan” diye sunulan bir Sınır Çıkış Belgesi var.

Osmanlı-Rus Pasaport Belgesi

Sonraki dönemlerde özellikle matbaa ve tren yollarının gelişimi, seyahat kültürünün de yayılmasına sebep vermiş. Böylelikle sadece tüccarlar değil, gezip görmek isteyenler de (o zamanlar henüz turist kavramı yok) bu belgeye sahip olmaya başlamış.

Günümüz kullanımıyla Pasaport

Birinci Dünya Savaşı sonrası bol miktarda göç ve kaçış oluşunca, pasaport kavramı yeni bir kullanım amacına kavuşmuş. Kimliğini ispat edebilme. Bu yüzden sahte evraklardan kaçınmak için belgelere yüz fotoğrafı ve tasvir kısımları da eklenmiş. 50’li yaşlarda şişman çirkin ve benzeri. Tabii İngiliz vatandaşları bunun ne derece insanlık dışı bir uygulama olduğu konusunda 1920 yılında isyan edince, Milletler Ligi (Günümüz ismiyle Birleşmiş Milletler) 1920 – 1926 – 1927 yıllarında toplanarak bir kurallar silsilesi oluşturmuş. Ama günümüzdeki halini ancak 1980 yılında alabilmiş. Pasaport tarihinde en önemli gelişme de sonuç olarak bu tarihte gerçekleşmiş.

En Güçlü ve Güçsüz Pasaportlar

Pasaportların gücü veya güçsüzlüğü, kaç farklı ülke tarafından vize istenmeden giriş sağlayabilmesi ile ölçülüyor. Toplamda 199 ülkenin pasaportlarının karşılaştırıldığı listenin 2018 yılı güncellemesine göre dünyanın en değerli pasaportu 164 ülkeye vizesiz girebilen Singapur Pasaportu. İkinci sırayı 163 ülke ile Güney Kore, üçüncü sırayı 162 vizesiz giriş ile Almanya ve Japonya alıyor. Yani ticaret hala pasaport için önemli ve geçerli bir sebep.

Aynı şekilde en kötüler incelendiğinde Afganistan, Irak, Pakistan ve Suriye en güçsüz 4 ülke pasaportu olarak son sıraları paylaşıyor.

Efendim. Türkiye’mi dediniz. Sıralama da 111 ülkeye vizesiz girebilme özelliği ile 89. sırada.

Gelecekte belki pasaport tarihini etkileyecek daha değişik olaylar gerçekleşebilir. Belki de pasaportlar gereksiz evraklar olarak sadece tarihi bir belge olarak kalacaklar. Bakalım, zaman bize ne gösterecek.

 

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları