turrehberin.com
THY

COvid-19 uçuş kuralları genelge ile belirlendi

COvid-19 uçuş kuralları genelge ile belirlendi

COvid-19 uçuş kuralları 1 Haziran 2020 tarihinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından bir genelge ile belirlendi. Bu genelgenin şimdilik 2020 yıl sonuna kadar kullanılacağı belirtildi. Gerek görüldüğü taktirde bu tarihin uzatılması da söz konusu olabilecek.

Buna göre yeni uçuş kuralları uçağa biniş, uçuş esnası ve uçaktan iniş olmak üzere 3 ayrı durum içinde ele alınmış.

COvid-19 uçuş genel önlemleri

    • Uçaklarda koltuk ceplerine konulan dergi ve broşürler kaldırılacak.
    • Uçaklarda sağ taraf son iki koltuk sırası COVID-19 izolasyon alanı olarak belirlenmeli ve boş bırakılacak.
    • İhtiyacı olan yolcular tarafından kullanılan tekerlekli sandalyeler her kullanımdan sonra temizlenecek ve dezenfeksiyonu sağlanacak

COvid-19 uçuş yolcu önlemleri

  • Uçağa binmeden önce bilet rezervasyonları esnasında kabin içerisinde mümkün olduğunca boş koltuk kalacak şekilde yerleşim yapılmasına özen gösterilecek.
  • Yolculardan Halk Sağlığı Yolcu Tanıtım Formunun (Public Health Passenger Locator Form) doldurulması istenecek.
  • Uçağa biniş sırasında termal kamera sistemi veya yolcuların ateşini ölçmek için herhangi bir uygulaması bulunmayan havalimanlarında, yolcular uçağa binmeden önce temassız ateş ölçer ile kontrolden geçirilecek ve semptom sorgulaması yapılacak.
  • Yolcuda 38º C’nin üstünde ateş, burun akıntısı, öksürük, solunum sıkıntısı gibi semptomlar görülmesi halinde, uçağa kabul edilmeyecek.
  • Biniş sırasında yolcular uçağa sosyal mesafeyi (en az 1 metre) sağlayacak şekilde oturma yerlerine göre kabul edilecek, uçak içinde yolcu hareketliliği azaltılacak. Uçağa biniş sırasında el antiseptiği kullanmaları sağlanacak.
  • Yolcuların uçağa biniş ve iniş sırasında sosyal mesafeyi koruyabilmeleri ve kabin ekibinin yolcu bagajına dokunma ihtiyacını azaltabilmek için kadın el çantası, erkek evrak çantası, dizüstü bilgisayar ve bebek el çantası dışında el bagajı kabine kabul edilmeyecek.
  • Uçak girişinde çocuk pusetlerinin poşetlenmesi sırasında beklenilen alanlarda sosyal mesafeye uyulacak.
  • Uçaklar mümkün olduğunca köprülü pozisyonlara park ettirilmeli ve uçağa giriş bu şekilde yapılacak.
  • Yolcuların biniş kapısından uçağa transferleri otobüsle yapılacaksa, otobüse maksimum kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edilecek.

Uçuş esnasında kabin içi önlemleri

  • Uçak içi emniyet bilgilendirmesinde, COVID-19 kapsamında alınması gereken uçuş tedbirlerine de yer verilecek. Ateş, öksürük, burun akıntısı ve solunum güçlüğü şikayeti olan yolcuların görevlilere bildirilmesi istenecek.
  • Yolcular uçak içerisinde tıbbi maske kullanacak.
  • Bebeklerde (0-2 yaş) boğulma riski nedeniyle maske kullanılmayacak. Çocuklarda (2-12 yaş) uygun boyutlarda maske veya bandana kullanılacak.
  • Kalp, solunum, astım ve otizm gibi uzun süre maske takamayacak rahatsızlıkları olan hasta yolcular doktor raporunu ibraz etmek kaydıyla yüz koruyucu ile seyahat edebilecek.
  • Yolculara verilecek malzemeler mümkünse kişiye özel olacak, mümkün değilse her kullanımdan sonra temizlenip paketlenecek. Yastık ve battaniyelerin 2 saatten uzun uçuşlarda, ambalajlı olarak kullanılması sağlanacak.
  • İki saatten kısa uçuşlarda yiyecek servisi yapılmayacak.
  • Önceden hazırlanmış kapalı ambalajlı/paketlenmiş yiyecek ve içecekler yolculara servis edilecek/satılacak ve mümkün olduğunca uçağa biniş öncesinde yolcuların oturma alanlarına bırakılacak. Uçuş sırasında servis yapılması gerekiyorsa tek bir paket halinde yolcuya servis yapılacak. Uzun menzilli uçuşlarda tek bir paket olacak şekilde servis tekrarlanabilecek.
  • Yeme ve içme sırasında maske çıkartılacağından yan yana oturan yolcular aynı anda yeme ve içmeye başlamayacak. Bir yolcu yeme ve içmesini bitirdikten sonra yanındaki yolcu yeme ve içmeye başlayacak. Bu konuda uyarı anonsu yapılacak.
  • Tuvalet sırası oluşturulmayacak, koridorlarda beklenmeyecek.

COvid-19 uçuş sonrası iniş önlemleri

  • İniş sonrasında kabin içerisindeki teması en aza indirebilmek için yolcuların küçük gruplar halinde ayağa kalkması ve uçaktan indirilmesi sağlanacak. Bununla ilgili anonslar yapılacak.
olimpos-kapak-750x400

Açgözlülüğün yeni kurbanı Olympos

Açgözlülüğün yeni kurbanı Olympos

Son dönemlerde Turizm kaynaklı çıkan bir başka garip iznin kurbanı Olympos olmak üzere. Özellikle son yıllarda devlet eliyle 3 kuruş için katledilen doğal ve tarihi güzelliklerimizin arasına sanırız bir yenisi eklenecek. Yıllar içinde Uzun Göl, Ayder Yaylası gibi yerleri “yerli halk para kazanacak fena mı?” gibilerinden bir kandırmaca ile güya turizme açan bir yönetime sahibiz. Geçen günlerde bu yönetimin son yok ettiği doğal güzellikler listesine maalesef Salda Gölü‘nü de eklemiştik . Artık bu listeye yeni girecek yerin adı da Olympos olarak açıklandı.

Olympos bugüne kadar 1. derece sit alanı iken bu hafta içerisinde 3. derece sit alanı konumuna indirildi. Daha önce çivi bile çakamayacağınız bir yerken şu an bu değişimle neredeyse her türlü şeyin yapılabileceği bir yer haline gelmiş oldu. Tabii kandırma hikayesi yine aynı. Yerel halk buradan daha fazla gelir sağlayacak.

Olympos sadece doğal güzelliği ile değil, aynı zamanda en az 2500 yıllık antik kenti ile de ünlü bir yer. Olypos Antik kenti döneminin ünlü birliği olan Likya birliğinin büyük ticaret şehirlerinden birisiydi. Bizler bu kentin daha da ortaya çıkarılması ve korunmaya alınması haberini beklerken tam tersinin olmasını üzüntüyle karşıladık.

Bizi daha fazla üzen ise, böyle bir haberin faydalı bir iş yapılıyormuş gibi duyurulması oldu. Tüm haber kaynakları noktasına virgülüne dokunmadan alttaki şekilde haberi paylaştılar.

(“En kötü plan plansızlıktan iyidir” diyerek, imar planının ilk başvurusunu yapan Olympos’ta muhtarlık yapmış isimlerden Kumluca Belediyesi meclis üyesi Halil Karataş, “Uzun yıllardan beri üzerinde titizlikle çalışılan Olympos Koruma Amaçlı İmar Planı, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından onaylanmış olup, önümüzdeki günlerde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde ve Kumluca Belediyesi’nde askıya çıkacaktır. Olympos halkı olarak başta Kültür ve Turizm Bakanımızın nezdinde emeği geçen siyasetçi, bürokrat ve teknik olarak çalışan herkese teşekkür ediyoruz” dedi.)

Bugün geçmiştekileri andığı gibi, gelecekte de “Tarih” bugün bu kararları alanları lanetle anacaktır.

AB Bayrağı

Schengen Vizesi şartları ve ücreti değişti

Schengen Vizesi şartları ve ücreti değişti

Avrupa Birliğine üye ülkeleri ziyaret ederken alınması gereken Schengen Vizesi şartları ve ücreti değişti. 2 Şubat 2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, vize uygulamasında yapılan değişiklikler sadece fiyat konusunda olmadı. Bu değişiklikler içerisine uygulama yönünden de değişiklikler getirildi.

Schengen Vizesi yeni şartları

Avrupa Birliği Komisyonu tarafından duyurusu yapılan Schengen Vizesi ile ilgili değişiklikleri ana kaynağından okumak için buradan ulaşabilirsiniz. Sizler için yeni kuralları aşağıdaki şekilde özetledik.

  • Avrupa Birliği üyesi ülkelerden herhangi birinin vatandaşı değilseniz, bu topraklara yapacağınız geziler için vize alma mecburiyetiniz bulunuyor.
  • Daha önce seyahatinizden 3 ay önce başvuru yapmanız gerekirken, artık 6 ay öncesinden başvuru yapabiliyorsunuz.
  • Başvurularınızı elektronik ortamdan yapma şansınız var. Ancak daha önce parmak izinizi vermemiş iseniz, her halükarda Büyükelçilik veya konsolosluklara giderek parmak izinizi vermeniz gerekiyor.
  • Vize başvurunuza cevap 15 gün içerisinde verilmeye devam edecek.
  • Türkiye Cumhuriyeti‘nin “Geri Kabul Anlaşması” tavrı, size vize verilmesini etkileyecek.
  • Seyahat sigortası yaptırma mecburiyeti devam ediyor.
  • Birden fazla Schengen’e üye ülkeye ziyaret yapacak iseniz, en çok kalacağınız ülkeden vize başvurusu yapmak zorundasınız.
  • Eğer birden fazla ülkeye ziyaret edeceksiniz ama her birinde eşit süreli konaklama yapacaksınız, o zaman da Schengen bölgesine ilk hangi ülkeden giriş yaptığınız önem kazanıyor. Bu durumda Schengen vizenizi ilk giriş yapacağınız ülkeden almak zorundasınız.
  • Schengen Bölgesine çok seyahat ediyorsanız ve giriş çıkış tarihleriniz ile ilgili bir sıkıntı hiç yaşamadıysanız, size artık daha uzun süreli ve çoklu giriş çıkış vizesi verilecek. Bu süreç 1 yıl ile başlayacak ve en çok 5 yıllık çoklu giriş-çıkış vizesine kadar devam edecek.

Vize Ücretleri Değişti

Schengen vizesi almak isterseniz, artık daha fazla para vereceksiniz. Yaş guruplarına göre farklı fiyat uygulaması ise devam ediyor. Buna göre:-

0-6 Yaş arası için herhangi bir vize ücreti alınmıyor.

6-12 Yaş arası için vize ücreti 40€ olarak belirlendi.

12 yaş ve üstü için vize ücreti %33 artarak 80€ oldu.

Hırvatistan, Bulgaristan, G. Kıbrıs, İrlanda ve Romanya için vize ücreti 60€’da sabit bırakıldı.

Ayrıca 6-18 yaş için, üye ülkelere vize ücreti almama hakkı da verildi. Böylece ülkeler, kendi turizm politikaları çerçevelerinde, bu yaş grubu ziyaretçilerden vize ücreti almayabilecek.

Korona COvid-19

Coronavirus Korona Virüsü Seyahati Zorlaştırıyor

Coronavirus Korona Virüsü Seyahati Zorlaştırıyor

Tüm dünya son bir haftadır “Coronavirus” veya Türkçe ismi ile Korona Virüsü ile ilgili haberler ile çalkalanıyor. Tabii bu çalkalanmanın gerçek bir boyutu olmakla beraber, bu kadar büyümesinin asıl sebebi, sosyal medya üzerinden sorumsuz kişilerce paylaşılan manipülatif haberler. Ülkemizde de FOX TV’de yayınlanan bir doktor dizisi, 20. bölümünde Malezya‘dan gelen bir yolcu ile hastalığın Türkiye‘ye girdiğini söyleyen bir replik içeriyor. Hikaye tamamen kurgu olsa da, hem Malezya hem de Korona Virüsü bir gerçek. Ne yazık ki diziyi yapanlar, uluslararası ticaret ve ülkeler arası ilişki gibi daha önemli konuları dikkate alacak bir sorumluluk seviyesine sahip değiller. Bu tür bir çok manipülatör, hastalığın kendinden daha çok, kendilerinin ondan çıkarabilecekleri kârı düşünerek hareket ediyor. Bu ise sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada insanların panik seviyesini arttırıyor.

Biz de seyahat etme planı olanlar için bu virüsü ve yayılma durumunu objektif bir biçimde yazmaya karar verdik. soru ve cevaplar ile Korona Virüsü hakkında ki detaylar ile, virüs hakkında sürekli bilgi alabileceğiniz bir haritayı yazımıza ekledik.

Korona Virüsü Nedir?

Coronavirus olarak bilinen virüs, aslında 2003 yılında yine Çin’den yayılmaya başlayan SARS ve 2012 yılında Suudi Arabistan ve Bahreyn’de yayılan MERS virüslerinin de dahil olduğu bir virüs grubunun adı. Bu viral patojen, çeşitli solunum yolu rahatsızlıklarına sebebiyet veriyor. Kişilerin bağışıklık sistemine göre farklı tepkiler verdiği virüs, özellikle bebek/çocuk ve yaşlı kişiler ile bağışıklık sistemi düşük olan kişilerde ölümle sonuçlanabiliyor.

Coronavirus belirtileri nelerdir?

Resmi adı 2019-nCov olan virüsün hastalık belirtileri maalesef herkes de görülebilecek türden. Hapşırma, öksürme, nezle gibi basit soğuk algınlıklarında görülen semptomlar ile aynı. Bu da virüsün tespitini zorlaştırıyor. Ama en büyük sıkıntı, bağışıklık sistemine göre insanların virüsü kapmalarından 14 gün sonraya kadar bunu anlayamayabilmeleri. Yani kısaca sağlam bir vücudunuz varsa, virüsü kapsanız bile 14 gün boyunca bundan haberdar olmayabilirsiniz. Özellikle Çin’e son 2 hafta içinde seyahat etmiş kişilerin hasta olmasalar bile hastaneye başvurarak bunu belirtmeleri tavsiye ediliyor. Virüs ancak laboratuvar testleri sonucunda tespit edilebildiğinden, bu çok önemli.

Virüsün dünyaya dağılımı şu an için nasıl

Korona Virüsü yayılımı ile ilgili en kesin ve net bilgiyi anında öğrenebileceğimiz tek yer, John Hopkins (ABD) Üniversitesi araştırmacılarının yapmış olduğu virüs yayılım haritası olarak görülüyor.

Bu yazıyı hazırladığımız esnada alınan ekran görüntüsünden de anlaşılabileceği gibi, toplamda 7783 kişinin bu hastalandığı, 170 ölüm ve 133 tamamen iyileşme olduğunu ve ana yayılım bölgelerini görebiliyorsunuz. Virüs yayılımı şu an için sadece seyahat yoluyla gerçekleştiğinden, haritada oluşan kırmızı noktaların, Çin’den gelen yolcular olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu bağlamda Çin en tehlikeli alan olmakla beraber, ardından Tayland, Hongkong, Japonya ve Singapur gibi, Çin ile daha alakalı ülkeler olduğunu görüyoruz. Haritaya bu linkten ulaşabilirsiniz.

Korona Virüsü nasıl bulaşıyor?

Her ne kadar bir kaç gündür “Yarasa Çorbası” gibi şeyler özellikle sosyal medyada yer alsa da, virüsün canlı hayvan pazarı veya bir balık türünden geldiği düşünülüyor. Çinli yetkililer hastalığın ana kaynağının haricinde, insandan insana da bulaşabildiğini açıkladılar. Almanya ve Japonya da, kendi ülkeleri içerisinde yerel temas nedeniyle Çin’i ziyaret etmemiş kişilerin hastalandığı bilgisini verdi. Genel bilgi ise, hasta veya virüs taşıyıcısı kişiler ile yakın temas halinde hastalığın bulaştığı şeklinde.

Havayolları Çin’e uçuşlarını durduruyorlar

Son birkaç gün içerisinde, birçok havayolu şirketi, Çin’e giden ve Çin’den gelen uçuşlarını durduklarını bildirmeye başladı. En son olarak İngiliz Havayolu Şirketi olan British Airways 23 Şubat 2020 tarihine kadar uçuşları durdurduğunu açıkladı.  Almanya Havayolu Şirketi olan Lufthansa da 29 Şubat tarihine kadar uçuşlarını durdurduğunu açıkladı. Türk Havayolları da bu konuda bir karar alacağa benziyor. Yakın zamanda başka havayollarının da bu listeye girebileceğini düşünebiliriz. Bir anlamda seyahat noktasında Çin’e bir tecrit uygulanmakta diyebiliriz.

Bu şartlarda seyahat etmeli miyim?

Halen tüm dünyada hasta olanların %98,65’i yani neredeyse tamamı Çin içinde bulunmakta. Diğer ülkelerde bulunanların büyük çoğunluğu da Çin’den bu ülkelere gelenlerden. Dolayısıyla Çin haricindeki ülkelere seyahat etmenizde bir sıkıntı olduğunu düşünmüyoruz. Hastalığa karşı bir aşının geliştirilmekte olduğu bilgisini de göz önüne alırsak, belki de 1-2 hafta içerisinde bu sorunun çözüleceği gerçeği de bulunmakta. Dolayısıyla, eğer seyahat planlarınızı Şubat sonrası için yapıyorsanız, planlamanıza devam edebilirsiniz. Ama Türkiye Cumhuriyeti Dış İşleri Bakanlığı’nın vatandaşlar için yaptığı Çin’e seyahat etmeme uyarısını da dikkate almanızı tavsiye ederiz.

gezerken

Seyahat ve Fotoğraf

Seyahat ve Fotoğraf

Seyahat ve fotoğraf, bizim için gezilerimizin asıl amacını oluşturuyor diyebiliriz. Bu zevkler konusunda yalnız da değiliz. Sadece Türkiye‘de değil, tüm dünyada gezen insanların bolca fotoğraf çektiği bilinen bir gerçek. Hatta kimi ülkelerin turistleri için sadece fotoğraf çekmek amaçlı gezdiklerine yönelik bir inanış da var. Bu konuda en ünlenmiş turistlerin başında Japon turistler gelmekte. Biz de bu yazımızda sizlere, seyahat ederken nasıl güzel ve beğeni toplayacak fotoğraflar çekebileceğinizin sırlarını vereceğiz. Hazırsanız başlayalım mı?

1 – Gideceğiniz şehirleri veya yerleri çalışın

Bir seyahate çıkmadan önce, mutlaka ama mutlaka gideceğiniz yerleri iyi bir şekilde çalışın. Orada nereleri görmek isteyebileceğinizi, ilginizi çekebilecek noktaları belirleyin. Bu aynı zamanda bir gezi rotası oluşturmanızı da sağlayacak.

2 – Fotoğraf için yanınıza aldığınız makineyi iyi tanıyın

Artık çoğu kişi cep telefonları ile fotoğraf çekiyor. Ama yine de fotoğraflarınızı neyle çekecekseniz, o makinenin tüm çekim modlarını ve ayarlarını iyice öğrenin. Kısa süre içinde fotoğraf çekmeniz gerekebilir. Bir kenarda durup, hangi ayarda fotoğraf çekeceğinizi düşünmeyi son ana bırakmak, fotoğraf öncesi dikkatinizi dağıtacaktır. Aile seyahat

3 – Doğru yerde konaklayın

Özellikle büyük şehirlere gittiğinizde konaklama için tercih noktaları fazlalaşır. Elbette seyahat için ayırdığınız bütçeye göre bir otelde kalmak isteyeceksiniz ama, kaldığınız yerin size güzel bir şehir manzarasını fotoğraflamanıza izin vermesi güzel olmaz mıydı. Belki de en güzel fotoğrafınızı, kaldığınız odanın penceresinden çekeceksiniz. Kim bilebilir?

4- Beğendiğiniz fotoğrafçıları takip edin, fotoğraflarını inceleyin

Dünyanın neredeyse her yerinin fotoğrafı çekildi. O yüzden beğendiğiniz bir fotoğrafçı varsa ve o sizin gideceğiniz yerleri daha önce fotoğraflamış ise, mutlaka onları inceleyin. Işığı nasıl almış, açıyı nereden yakalamış veya neye odaklanmış inceleyin. Belki de sizin şansınız daha iyi olacak ve onun yakalayamadığı bir güzelliği yakalayacaksınız. Ünlü bir fotoğrafçının yakaladığından çok daha iyi bir pozu yakalayıp fotoğraflayabilirsiniz.

5 – Fotoğraf çekmek için erken kalkıp yola çıkın

Yorgun olabilirsiniz ama fotoğrafçılık hobiniz ise erken kalkmalısınız. Çünkü fotoğraf çekmek için yakalayacağınız en iyi ışık genelde güneşin doğuşunun 1 saat sonrası veya batmasından 1 saat öncesidir. Günün geri kalan kısmında ışık nispeten dik bir açıyla geleceğinden ötürü, fotoğrafınızı kötü yönde etkileyecektir. Tabii, çok kalabalık bir ortamda bir sürü insanın kapladığı bir alanda istediğiniz pozu yakalamak da zor olacaktır. Tek Başına Gezmek seyahat

6 – Bir ustaya çırak olun

İnsanların ortak özelliği, görerek öğrenme kapasitelerinin yüksek olmasıdır. Dolayısıyla kendinize fotoğraf ve seyahat konusunda akıl verebilecek birine öğrenci olmaya çalışın. Size nasıl fotoğraf çekmeniz gerektiğini öğretecektir. Böylece en kısa sürede beceri ve bilginizi arttıracaksınız.

7 – Gittiğiniz yerin dilinden birkaç kelime öğrenin

Gittiğiniz yerin dili sizinkinden farklı ise, birkaç kelime de olsa öğrenmeye çalışın. Özellikle “Merhaba”, “Günaydın”, “Teşekkürler” gibi kelimeleri öğrenirseniz, hem yereller size çabuk ısınır hem de iyi ilişkiler kurmanızı sağlar. Gezi esnasında bunun faydasını fazlasıyla yaşayacaksınız.

8 – Yerel tavsiyeler alın

Unutmamanız gereken en önemli şey, sizin orada sadece kısa bir süre bulunduğunuz. O yüzden yerel insanlardan, fotoğraflanması gereken güzel manzaralar, özellikli yerler gibi konularda destek alın. Hatta belki fotoğraflamak istediğiniz yerin en iyi karesinin nereden olabileceğini size söyleyebilirler. Bu size, sizin için çok önemli olan zamandan tasarruf sağlayacaktır. Seyahat, yerel destekle çok daha kolay yapılır.

9 – Seyahat esnasında ve fotoğraf çekerken insana saygı duyun

Unutmamak gerekir ki, hepimiz insanız. Fotoğrafının çekilmemesini söyleyen veya hissettiren birisinin fotoğrafını çekmek için ısrarcı olmayın. Veya fotoğrafını çektiğiniz kişi, sizden fotoğrafı göndermenizi isterse, mutlaka gönderin. İnsanların isteklerine veya taleplerine saygı duyun.

10 – Yüksüz seyahat edin

Fotoğraf çekmek için en önemli şey, o duyguya girebilmektir. Sırtınızda veya üstünüzde bir sürü eşya ve yük varken ve siz bundan rahatsızlık duyarken iyi bir kare yakalamanız çok zordur. O yüzden mümkün olduğunca rahat ve huzurlu bir şekilde gezmek için yükünüzü hafif tutun.

11 – Zaman kavramını iyi kullanın

Bir yeri veya şeyi fotoğraflamak için acele etmeyin. Kimi zaman tam açıyı veya ışığı yakalamak için aynı yerde belki saatlerce beklemeniz gerekebilir. Hatta bazen aynı noktadan günlerce fotoğraf çekmeyi deneyebilirsiniz. O yüzden zamanlamayı ve zamanı dengeli ve iyi planlamalısınız.

12 – Kendi yaşadığınız yeri küçümsemeyin

Fotoğrafçılık bir tutkudur. Nerede yaşıyorsanız yaşayın, bu tutkunuzu her yerde yapabilirsiniz. Özellikle yaşadığınız şehirde kameranızla birlikte gezin. Nasıl pozlar yakalayacaksınız bir bilseniz? Böylece kendi şehrinizi de gezmiş olacaksınız. Hatta tarihe bir not olarak şehrinizin “o an”larını miras bırakacaksınız.

13 – Seyahatten vazgeçmeyin

Çok gezen mi çok okuyan mı bilir?” diye sorarlar ya. Çok gezen daha iyi bilir diyelim biz. Hakikaten de öyle. Her ne kadar masraflı olsa da, her bütçeye uygun geziler planlayabilirsiniz. Özellikle de İnternet çağında bu artık çok daha kolay. O yüzden seyahat etmekten hiç vazgeçmeyin. banneryeni seyahat

14 – Güzel bir fotoğraf bahanesiz kişilerden çıkar

Dünyada birçok şeyi iyi bir şekilde yapmak için, kaliteli malzeme kullanmak gerekir. Ama fotoğrafçılık için böyle bir ihtiyaç yoktur. Makinenizin ne olduğu, gezi masrafları, profesyonel malzeme gibi şeyler, iyi bir kare yakalamak için gereken şeyler listesine girmez. Herkesin gıpta ile bakıp kıskanacağı fotoğrafları çekmek için öncelikli gereken şey, “fotoğraf aşkı“dır. Bahanesiz çekim yapanlar, güzel kareler yakalar. 9 eşya Fotoğraf

15 – Fotoğrafı çekmeden önce hissedin

İnsanoğlu fotoğraf çekmeyi, anı ölümsüzleştirmek için keşfetmiştir. Çünkü yaşanılan saniyenin bir daha yaşanması imkansızdır. Bu yüzden, hafızalarında yer etsin, baktıkça hatırlansın diye fotoğraf çekilir. İşte tam da bu yüzden, vizörden gördüğünüz her şeyi çekmemelisiniz. Önce bir rahatlayıp duygularınızı hissetmeniz gerekir. Duygularınızı veya bulunduğunuz yerin size hissettirdiklerini poza yansıtmalısınız.

16 – Doğal ışık en iyisidir

Günümüz fotoğrafçılığında her türlüsünden dijital düzeltme, ışık oyunları ve hatta olmayanı varmış gösterme şansı var. Ancak bir kareyi tartışmasız güzel kılan, orada doğal ışık kullanılmış olmasıdır. Flaş olmadan, yapay veya dijital ışık kullanmadan, filtre uygulamadan, olduğu gibi çekilen kareler her zaman için daha değerlidir.  Batang Ai Seyahat

17 – En az bir tepe fotoğrafı çekin

Seyahat ettiğiniz yerin kuş bakışı, tepeden bir noktadan çekilmiş en az bir fotoğrafınız olsun. Gittiğiniz yerleri tepeden görebileceğiniz bir noktadan çekmeyi unutmayın. İnanın pişman olmayacaksınız. Belki de en güzel kareniz, bu kare olacaktır. spaccanapoli-turrehberin fotoğraf

18 – Klişeler klişedir

Herkesin çektiği, herkesin sosyal medyada paylaştığı bir kareyi siz de paylaşmak isteyebilirsiniz. Ama düşünün, herkes Pisa kulesini düzeltmeye çalışırken fotoğraflatıyor kendini. Sizin bir farkınız olsun. Başka bir bakış açısı geliştirin. İlginçliği yakalayın.

19 – Yavaş seyahat edin

Koştura koştura yapılan bir gezinin ne tadı olur ne de ruhu. Bir geziden tat almak için o geziyi ruhunuzda hissetmeniz gerekir. O yüzden gezinizi ağırdan alın. Bir daha ki sefer olmayacakmış gibi, eze eze, yedire yedire gezin. Belki gerçekten de, oraları bir daha görme imkanınız olmayacak. O yüzden çekeceğiniz fotoğrafları da hatırlamak isteyeceğiniz türden karelerden çekin.

20 – Vizör sadece çekmek içindir

Ve son olarak, elinizdeki kameranın vizöründen bakarak gezmeyin. Gezerken o kareye sokmayın kendinizi. Sadece ve sadece, açıyı, ışığı ve pozu netleştirdiğiniz zaman vizörden bakın. Onun dışında gezdiğiniz yerlerin ve seyahatin tadını, kendi gözlerinizle görmenin keyfine varın.

Fotoğraf sanatı, insanın bakış açısını yalın bir şekilde sunduğu ve kendine özgü şekilde bu bakış açısını yansıttığı bir sanattır. Teknolojinin geliştiği her noktada bu bakış açısını sergileyen yine insanın ta kendisi olacaktır.

 

womens-power-2245108_640

Turrehberin 2019 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2019 Yılında Sizlerle Birlikte Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2019 yılında, sizlerin de verdiği destekle birlikte büyümesine devam etti. İlk olarak 2015 yılının Eylül ayında yayına başlayan Turrehberin.com, o dönemlerde tam anlamıyla bir emekleme dönemi geçiriyordu.

Amatör bir ruha sahip profesyonel bir web sitesi ile, halkımıza seyahat kültürünü ve gezmenin inceliklerini anlatarak paylaşımlarda bulunmayı amaçladık. Dünyanın ve Türkiye’nin binlerce gezi noktasını, fotoğraf ve videolar ile sizlere tanıttık. Gerek web sitesini, gerekse sosyal medya kanallarını bu amaçta birleştirdik. İşin en güzel yanı ise bunu, baştan sonra sadece iki kişi, karı-koca olarak gerçekleştirdik.

Bu nedenle Turrehberin 2019 yılında ilerleme kaydetmeye devam edince, biz de çok mutlu olduk. Bizlere gerek e-posta, gerekse sosyal medya mesajlarınız ile verdiğiniz desteklerin üzerine böyle bir sonucu almak bizi de çok çok mutlu etti. 2018 yılı sonunda da benzer bir başarı yakalamıştık. 2018 için yazdığımız yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

2019’da bize gösterdiğiniz teveccühe teşekkür ederiz. İstatistiklere gelince.

 Turrehberin 2019 İstatistikleri

  • 2019 yılında web sitemizi ziyaret eden tekil kişi sayısı %27 arttı.
  • Sosyal Medya takipçi sayımız geçen seneye oranla %63 arttı.
  • Siteye en çok ziyaretçi gönderen ülkeler listesinde ilk 3’ü,  %84,6 ile Türkiye, %5 Amerika Birleşik Devletleri, %2,39 ile Almanya oluşturdu.
  • Siteyi ziyaret edenlerin %40’ı İstanbul, %11’i Ankara, %7,5’i ise İzmir’dendi.
  • Turrehberin 2019 yılında %31 ile en çok 25-34 yaş grubunca ziyaret edilirken, %20 ile 35-44 yaş ve %14 ile 18-24 yaş grubu ilk 3’ü tamamladı.
  • Sitemizi ziyaret edenlerin %70’i Organik Arama Motoru üzerinden gelirken, %18’i sosyal, %11’i ise direk giriş yaptı.
  • Sitemiz ziyaret edilirken %64 oranla cep telefonları, %34 oranla ise bilgisayar kullanıldı.

2020 yılında sizlerle beraber gezmeye devam etmek dileğiyle.

thomascook

Thomas Cook Seyahat Acentesi Battı

Thomas Cook Seyahat Acentesi Battı

Dünyanın en eski ve devam eden seyahat acentesi olan Thomas Cook, bugün itibarıyla iflasını açıkladı. Bu haber dünya turizm endüstrisinde bir bomba etkisi yarattı. Özellikle İngiltere‘nin yurt dışı turizm sektörünün bundan fazlasıyla etkileneceği ön görülüyor.

Baptist bir din adamı ve marangoz olan Thomas Cook isimli iş insanının 1841 yılında kurduğu firma 178 yıldır dünya turizmine yön veren bir noktaya gelmişti. Thomas Cook, 1841 yılında 571 kişiyi yakındaki bir festivale karsız bir şekilde taşıyarak toplu turizm anlayışını da ilk defa uygulamıştı. Bu karsızlık felsefesi günümüzde işe yaramamış gözüküyor.

İngiltere merkezli firmada çalışan 21,000 kişinin işsiz bir konuma düşmüş durumda. Bunun haricinde, 16 ülke ile çok yoğun çalışan firmanın iş ortakları da bu batıştan kötü etkilenecek. Bu 16 ülke içerisinde Türkiye’de bulunmakta.

Thomas CookŞirketin resmi web sitesi tıklandığında çıkan sayfada, resmi olarak şirket işlemlerinin sonlandırıldığı, halen seyahat halinde olan müşterilere Sivil Havacılık Birimi tarafından yardımcı olunacağı bildirilmekte.

Thomas Cook seyahat acentesinin hali hazırda 1 milyondan fazla satın alınmış tur programının olduğu söyleniyor. Bunların 600,000 kadarının şu an tatillerinde olduğu belirtildi. Sivil Havacılığın verdiği bilgiye göre, önümüzdeki 4 güm içerisinde bu kişilerden 150,000 kadarının İngiltere’ye geri getirilmesi için çalışmaların başladığı söyleniyor. Halen 21,000 den fazla turistin şirket üzerinden Türkiye’de bulunmakta.

İngiltere’nin Türkiye‘deki Büyükelçiliği’nin twitter hesabından yaptığı açıklamada ise, şirketin müşterilerinin 23 Eylül – 6 Ekim tarihleri arasında, ülkeye dönüşlerinin sağlanması için çalışmaların başlatıldığı belirtildi.

Thomas Cook Elçilik

Günümüzde internet üzerinden rezervasyon ve satış sitelerinin artması, seyahat acentelerini uzun süredir etkileyen bit unsurdu. Bu tür siteler her ne kadar bireysel turizmde faydalı gibi gözükse de, toplu taşımacılık bu konuda daha kötü etkilenecek gibi görülüyor. Thomas Cook’un iflası ise korkulanın olmaya başladığının en büyük işareti. Şirketin müşterilerinin satın aldıkları paketler sigorta kapsamında. Bu sebeple özellikle turistlerin sıkıntı yaşamayacağı söyleniyor. İngiltere’nin devlet kurumları ise, kurumsal mağduriyeti engellemek için devreye gireceği söyleniyor.

Cep telefonları

Cep telefonu harcı’ na büyük zam!

Cep telefonu harcına büyük zam!

Halk tarafından cep telefonu harcı olarak bilinen “Yolcu beraberinde getirilen telefon kullanım izin harcı” maktu harç tutarı değişti. Yeni harç tutarı 1,500 TL olarak belirlendi. Bu rakam Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Artık yurt dışına çıkan vatandaşların, beraberlerinde telefon alarak gelmeleri neredeyse imkansız olacak. Uzun süredir uygulanmakta olan bu harç, ilk başlarda ufak rakamlar ile başlamıştı. O dönemlerde, vatandaşın yurt dışından cep telefonu alması önüne çıkartılan bürokratik bir basamak olarak görülmüştü. En son 2018 yılının Kasım ayında 170,7 TL gibi yüksek olan bir rakamdan 500 TL’ye çıkartılan harç miktarı, yurt dışına giden vatandaşlardan büyük tepki toplamıştı. Son gelen zam ile birlikte henüz bir sene dolmadan harca yapılan artış, böylelikle 170 TL’den 1500 TL’ye çıkmış oldu. Artış zam oranı ise %882 olarak gerçekleşti.

Malezya‘da 683 TL’ye Türkiye’de ise 1099 TL’ye satılan ve son derece basit bir akıllı telefon olan Huawei Y6 gibi ucuz sayılabilecek bir telefonu bile yurt dışından alsanız, ülkeye döndüğünüzde cep telefonu harcı yüzünden, bu telefonun maliyeti sizin için 2183 TL olacak.

Ancak Iphone XS Max 512 GB gibi, Türkiye’de 14,000 TL’ye satılan bir cep telefonunu Malezya’da 9,657 TL’den alıp üzerine 1500 TL harç ödemesini yaparsanız 2,800 TL ucuza alabiliyor olacaksınız.

Uzun lafın kısası, devlet vatandaşına, yurt dışından telefon almanı yasaklıyorum dedi.

 

Göbeklitepe

Göbeklitepe

Göbeklitepe

Göbeklitepe, Şanlıurfa’nın yaklaşık 22 km uzaklığında bulunan Örencik Köyü sınırları içerisinde yer alıyor. Aslında 1963 yılından beri, varlığı bilinen ama pek araştırılmamış ve değerinin farkına varılamamış bir yer. İlk araştırmalar yüzey araştırması, yani tarihi ve hatta antik parçaların toprak üstünde bulunması şeklinde 1963 yılında başlıyor ve bu bölgede bir şeylerin olabileceği not ediliyor. Kısaca toprak kazıldığı taktirde altında bir şeyler olabileceği belirleniyor. Ne yazık ki, o tarihlerde yapılan bu çalışma yeterli bir önem arz etmediği için, Göbeklitepe’nin tüm dünyaca bilinirliği, ancak 1994 yılında Alman Arkeolog Klaus Schmidt tarafından yapılan araştırma ile geliyor. Klaus Schmidt, daha önce Anadolu’da yaptığı çalışmalarda ama özellikle Nevali Çori olarak adlandırılan bölgedeki kazılarda rastlanan buluntulara denk yapıların olabileceğini öne sürüyor. Çok kısa sürede ise, bu tahminlerinde haklı olduğu ortaya çıkıyor.


Göbeklitepe Neyi İfade Ediyor

Göbeklitepe’yi anlamak için size kısa bir bilgi vermemiz gerekiyor. Buradaki buluntular bizi Çanak Çömlek Neolitik Çağ dönemine bağlıyor. Normalde bu dönem, insanların yeni yeni tarım ve hayvancılık ile uğraşmaya başladığı bir dönem. Kısaca yerleşik hayata ve ticarete başlandığı bir dönem olarak görebiliriz. Ancak Göbeklitepe bir yerleşim alanı veya bir köy değil. Buradaki buluntular ise en azından şimdilik, yakın çevrede bu tür bir yerleşimin olmadığını göstermekte. Elimizdeki ispatlanmış tek gerçek ise, çıkan buluntuların bizleri M.Ö 10,000’li yıllara götürdüğü. Yani günümüzden yaklaşık 12,000 yıl önce yaşamış insanların bize bıraktıkları bir miras. Bu miras ile birlikte bildiğimiz insanlık tarihi tekrar yazılmak zorunda kalacak gibi. Bu nedenle, artık Atatürk Barajı suları altında kalan Nevali Çori gibi, insanlık tarihi için çok önemli bir nokta diyebiliriz.

Burayı Nasıl Gezmelisiniz?

Göbeklitepe, arabanıza atlayıp, gidip görebileceğiniz bir yer değil. Tabii ki fiziksel olarak böyle bir şey yapabilirsiniz ancak böyle yaparsanız gördüğünüz hiçbir şeyi anlayamayacağınızın garantisini verebiliriz. Her şeyden önce burayı gezmek için Şanlıurfa’ya geldiğinizde, ilk gitmeniz gereken yer Şanlıurfa Arkeoloji ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi. Adından da anlaşılacağı gibi burada iki ayrı müze sergi alanı var. Arkeoloji müzesini mümkünse bir tur eşliğinde ve işini iyi bilen bir rehberin anlatımıyla gezmelisiniz. Böylece Göbeklitepe’yi gördüğünüzde, neye baktığınızı çok daha iyi anlayacaksınız. Biz bu konuda şanslıydık. Rehberimiz, bölgeyi çok uzun süredir bilen ve bu bölgede çalışan, aynı zamanda bir Sanat Tarihçisi olan Cenk Bulut olunca, sorduğumuz her sorunun cevabını alarak gezdik.

Balıklıgöl Heykeli

Bu arada, Şanlıurfa Müzesi içerisinde yer alan ve en az Göbeklitepe kadar önemli olan bir başka şey ise Balıklıgöl Heykeli. Bu heykele verilen bir başka isim ise Urfa Adamı.

Balıklıgöl Heykeli, tabanda açılan bir deliğe oturtulacak şekilde yapılmış, yüz hattı belirgin, göz kısmı obsidian ile süslenmiş neolitik dönemden yani yaklaşık olarak 11,500 yıl öncesinden bize bakıyor. Heykel dünyanın bulunan en eski gerçek boyutta yapılmış heykeli olarak anılıyor. 1.80 metre yüksekliğindeki heykelde dikkat çeken bir özellik ise, ellerinin duruşunun hem Göbeklitepe hem de Nevali Çori’dekiler gibi yandan sarkıp önde birleşik olması. Erkeklik organın da detaylandırıldığı heykel, tarihte var olan ilk Tanrının bir Tanrıça yani dişi olduğu bilgisini de şüpheli kılıyor. Yani insanların inandığı ilk Tanrı, şimdiye kadar bilindiği gibi bir dişi değil, bir erkek olma ihtimali çok daha yüksek. Bu müzede Göbeklitepe de bulunan bir çok kalıntıyı da görme şansınız var. Tabii açıklamaları ile beraber.


Şanlıurfa Müzesindeki Göbeklitepe

Müzedeki Göbeklitepe dememizin asıl nedeni, Göbeklitepe’yi ziyaret edemeyecek olsanız bile, orada göreceğiniz kalıntıların kopyalarının, müze içerisinde de sergileniyor olması. Hatta, kalıntıları görecek dahi olsanız, bu müzeye yine de gelmelisiniz. Çünkü Göbeklitepe’de gezebileceğiniz alan, doğal olarak sizin alanın içerisine girmenizi engelleyecek şekilde yapılmış. Ancak müzede, birebir kopyalarının arasında, kafanızda onlarca soru ve meraklı gözlerle gezebilme şansınız var.

Göbeklitepe Müze

Göbeklitepe hakkında bilinenler

Bunca ön ve yan bilgi verdikten sonra, size artık Göbekli’yi anlatmanın zamanı geldi. Daha iyi anlayabilmeniz için verdiğimiz bilgilerin sizi sıkmadığını umarak, asıl bilgilere geçebiliriz.

Göbekli bir tapınak mı?

İlk bulunduğu zaman akla ilk gelen şey, buranın bir tapınak veya ritüel alanı olduğu yönündeydi. Hatta Dünyanın en eski tapınağı keşfedildi diye düşünüldü. Zira benzer bir yapı olan Stonehenge de tam olarak ne olduğu bilinmeyen bir yerdi. Gerçi orası Göbekli’den yaklaşık 4500 yıl sonra yapılmıştı. Sonradan Stonehenge için mezarlık olduğu görüşü ağırlık kazandı. Göbekli ise bir tapınak izlenimi vermekten çok, bir toplanma alanı hüviyetinde. Buraya tapınak gözüyle bakmak, buradan çıkanlara ters düşüyor. Herhangi bir sunak veya adak alanı olmaması, kazı esnasında adak olarak sunulan canlı kalıntılarının olmaması da, tapınak olmama ihtimalini arttırıyor.


Buranın inşaatı nasıl gerçekleşti?

Herşeyden önce, Göbeklitepe’de bulunan taşların, hemen etrafta bulunan taşlardan olduğunu söylemek gerek. Yani özellikle T şeklindeki taşlar, yatay halinde etraftaki taşlardan yontularak yapılıp buraya taşınmışlar. Bir diğer önemli nokta ise, en büyük dairesel yapının, en eskisi olması. En derin noktadan yüzeye doğru gelindikçe, bu dairesel yapılar hem küçülüyor, hem de T taşların boyu kısalıyor. Üzerlerindeki işçilik de daha gelişigüzel bir hal alıyor. Kısaca en eski yapı en güzel ve en büyüğü.Göbekli ufak daire

Göbeklitepe’yi yapanlar burada mı yaşıyorlardı?T taş

Hayır. En azından şimdilik bilinen gerçek, etrafta bir yerleşim izi ve mezarlığa rastlanılmamış olması. O dönemde insanlar daha ufak topluluklar halinde ve avcı/toplayıcı şeklinde yaşamlarını sürdürüyorlardı. Zaten burayı önemli kılan nokta, ufak topluluklar halinde yaşayanların bir araya gelerek, belkide yüzlerce taş ustasının ve işçinin, ihtiyaçlarını karşılayarak burayı yapmalarına imkan sağlamaları. Bu çok ciddi bir hiyerarşi ve çalışma düzeni gerektiriyor.

T Taşlar neyi ifade ediyor?

Göbeklitepe’de bulunan T şeklindeki taşların insanları temsil ettiği söylenmekte. Zaten bunu taşlara bakınca da anlayabiliyorsunuz. Taşların yan kesimlerinden ön taraflarına geçen, kol ve el motifleri var. Ancak Balıklıgöl Heykelini yapabilenlerin neden T taşlara insan yüzü yapmadıkları bir başka tartışma konusu. Gerek alanın değişik yerlerinde gerekse T taşlar üzerinde hayvan motiflerine rastlıyorsunuz. Ancak bunlar, mitolojik yaratıklar değil. Tamamı bu bölgede yaşayan vahşi hayvanların motifleri. Belki bir güç, belki de koruma anlamı ifade etsin diye konulmuş olabilirler. Daha önceleri buranın üstü açık bir alan olduğu düşünülse de, özellikle D Yapısı olarak adlandırılan dairenin gerek tabanı gerekse duvarlarındaki sıvaların iyi korunmuş olması, üstlerinin kapalı olarak inşa edildiğini göstermekte. Yani bu daireler, ortada bulunan 2 büyük ve yanlarda bulunan 10 kadar daha küçük T taşları kullanılarak tepeleri kapatılmış alanlardı.


Göbeklitepe’de T taşların haricinde ne bulundu?

Göbeklitepe’de bulunanlar daha çok buradaki üretim ve tüketim faaliyetlerine yönelik şeyler. Etraf alanda çok sayıda taş işçiliği ile ilgili kullanılan malzemelerin bulunması, buradaki heykel ve taşların yine burada yapıldıklarına işaret ediyor. Bunun haricinde yine çok fazla miktarda avlanmış hayvan kemikleri bulunmuş durumda. Tamamı et tüketimi için avlanan hayvanlar bunlar. Yani ehlileştirilmemiş olanlar. Bunun yanı sıra yine yemek için toplanmış bitki kalıntıları da bulunmakta. Daha da önemlisi, hacimleri 160 litreye kadar ulaşan ve içinde bira tutulduğu düşünülen büyük kaplar var. Kapların bilimsel incelemesi sonucunda alkollü içecek barındırdığı düşünülüyor. Tüm bunlar buranın bir anlamda şölen etkinlikliklerine de ev sahipliği yaptığı izlenimini oluşturuyor.  Doğum yapan kadın

Yine bir başka dikkat çekici nokta ise, tüm Göbeklitepe alanı içerisinde, kadın şeklinde bir heykel, çizim veya kadınlar ile ilgili bir malzeme olarak tek bir taş üstü kazılmış figür bulunmuş durumda. Bu figürde çok net bir şekilde bacakları iki yana açılmış kadın motifi var. Cinsel organ bölümünde ise dışarıya doğru çıkmakta olan bir şeyler çizilmiş. Bunun bir doğum sahnesi olma ihtimali var. Eğer öyle ise, dünya tarihinin en eski doğum sahnesini gösteren bir kalıntı olduğunu söyleyebiliriz. Bu kalıntıyı Şanlıurfa Müzesinde görebilmektesiniz.

Göbeklitepe terk mi edildi?

Yazının başlarında da belirtildiği gibi, aslında bu alan, genel olarak değişik zaman dilimlerinde, aynı amaç için üst üste yapılmış bir yapılar topluluğu. Burada geçen zaman dilimi ise binlerce yıl olarak ölçülüyor. Bir dairenin üstüne veya yanına, değişik zaman dilimlerinde daha küçük olmakla birlikte başkaları eklenmiş. En üst katmanlara gelindiğinde ise, T taşlar daha küçük, üstlerinde bulunan motifler ise daha özensiz yapılmış durumda. Arkeologlar bu durumu, bu alanın önemini gittikçe yitirmesinden dolayı giderek küçülen yapıların, daha az emekle inşa edildiği şeklinde açıklamaktalar.

Göbeklitepe Hayvan Heykelleri

Bunun yanı sıra, Göbeklitepe’deki bu dairelerin tamamının bilinçli bir şekilde, önce içleri temizlenip, ardından üstlerinin toprakla örtüldüğü düşünülüyor. Hatta arkeologlar, bu sebeple, burayı yapan veya kullananlara ait kalıntıların bulunamadığını düşünüyorlar.

Yakın noktalarda bir yerleşim yerinin olmaması, burayı bir sebeple bir toplanma alanı olarak düşündürürken, yerleşim yerlerinin büyüyerek nüfuslarının artması sonucu, bu tür toplanma alanlarının ortak bir nokta yerine, yerleşim yeri yakınına yapıldığı ve bu sebeple Göbeklitepe’nin kullanımının giderek azaldığı görüşü öne sürülüyor. Bu az kullanım nedeniyle en son noktada, üstünün tamamen kapatıldığı ve unutulmaya terk edildiği düşünülüyor.

Ancak yerel halk için burası her zaman kutsiyet arz eden bir tepe olarak anılmış.

Sonuç olarak

Göbeklitepe, bir kaç yıl öncesine kadar gerek yerli gerekse yabancı turistin pek bilmediği bir yer olsa da, günümüzde gerek Bakanlık gerekse turizm paydaşları tarafından yapılan çalışmalar ile hak ettiği üne kavuşmakta olan bir yer. Henüz tam bilinirlik seviyesine ulaştığı söylenemez ancak, yapılan çalışmalar önümüzdeki bir kaç yıl için daha umut verici. Buluntular hem tüm dünya, hem de Türkiye için son derece önemli. Onun hakkında bizim burada yazdıklarımız dahil, şu ana kadar bilinen her şey, burada veya başka bir alanda yapılacak yeni bir keşifle, tamamen yanlış bir duruma düşebilir. Ama sonuç olarak, UNESCO Dünya Mirası Listesi içerisine giren bu tarihi yeri mutlaka görmeniz gerekir diyebiliriz.

womens-power-2245108_640

Turrehberin 2018 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2018 Yılında Büyümeye Devam Etti

Turrehberin 2018 yılını da, sizlerin ilgi ve alakası sayesinde büyüyerek kapattı. 2015 Eylül ayında, çok eski bir projeyi, yoğun çalışma temposu arasına sıkıştırarak başlatmıştık web sitemizi. Güncel yaşam içerisinde, işten arta kalan zamanlarda, profesyonel işimizin bilgilerini amatör bir ruhla sizlere aktarmaktı amaç. Bu siteyi, ticari bir gelir noktası olarak görmeden, tamamen ücretsiz ve hatta reklamsız bir şekilde 2019 yılına taşıdık.

2019 yılına girdiğimizde gördük ki, binlerce yazı, 10 binlerce fotoğraf ve yüzlerce web sayfası ile oldukça büyük ve yüklü bir web sitesi haline gelmişiz. Bu sitenin hazırlanması ve devam etmesi için destek veren çözüm ortaklarımıza da buradan çok teşekkür ederiz.

Şimdi arzu ederseniz, 2018 yılını sizlerle birlikte nasıl geçirmişiz bir özetle bakalım.

Turrehberin 2018 … Ne yaptık?

  • 2018 senesinde Kullanıcı Sayımız %134,38 artarken, siteye giriş miktarımız da %133,45 artmış oldu.
  • Türkiye %84,57 ile sitemize en çok kullanıcı gönderen ülke olurken, ABD %3,04 ile ikinci, Fransa ise %2,09 oranla üçüncü ülke oldu.
  • Sitemize giriş yapan kullanıcıların %31,04 İstanbul, %10,82’si Ankara, %7,71’i ise İzmir’den oluştu.
  • Site kullanıcılarının % 26,6’sı 25-34 yaş, %19,05’i 35-44 yaş, %17,49 ise 55-64 yaş arasından oluştu.
  • Siteyi mobil olarak kullananların oranı %61,33 iken, bilgisayar üzerinden kullanım %38,67 oldu.
  • Siteyi kullananların %53’ü Organik Arama, %29’u Sosyal Medya, %15’i ise direk giriş gerçekleştirdi.

2019 yılının, tüm gezginler için güzel geçmesi dileklerimizle hepinizi sevgiyle kucaklıyoruz.

 

 

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları