turrehberin.com
Su kemeri-turrehberin

Yok olmadan önce: Kemerburgaz

Yok olmadan önce: Kemerburgaz

Büyük şehirde yaşıyorsanız mutlaka bir kaçış noktanız vardır. İşte Kemerburgaz, yıllarca İstanbulluların kaçış noktası olmuş. Piknik alanlarıyla bir sayfiye yerini andıran bölge, günümüzde şehirleşmenin esiri olmaktan maalesef kurtulamamış.Kemerburgaz-turrehberin Kemerburgaz ve çok yakınındaki Göktürk İstanbul’a bağlı birer köymüş aslında. Temiz havası, ormanı ve sakinliğiyle inşaat şirketlerinin ve kalabalıktan kaçmaya çalışanların ilgisini çekmekte gecikmemiş. Günümüzde Göktürk sakin olmanın çok ötesinde, trafiği, çirkin ve yoğun yapılaşmasıyla maalesef şehir merkezinden farksız durumda. Fakat Kemerburgaz hala sakin ve kirlenmemiş yapısıyla ilgi çekmekte. Bölgede araziler inşaat firmaları tarafından parsellenmiş, iş makinelerinin gürültüsü o sakinliği çoktan bozmuş. Gelin, o güzellik de betonlaşmadan Kemerburgaz’ı birlikte keşfedelim.

1924 Mübadelesinde Selanik sancağına bağlı Müslüman Türklerin yerleştiği bölgenin eski adı Pirgos (Burgaz) ‘dır. Sonrasında farklı bölgelerden göç aldıysa da Rumeli özelliğini hiç kaybetmemiş. Bölge yıllar önce Sarıyer’e, sonrasında Eyüp ilçesine bağlanmış. Fakat konum olarak Eyüp’e oldukça uzakta. Beldenin en önemli simgesi çevresini saran tarihi su kemerleridir. Bölge çok eski dönemlerden beri şehrin su ihtiyacını karşılayan bir merkez olmuş. Günümüzde dahi kaynak suları kullanılmaya devam edilmektedir. Kemerburgaz, Göktürk ve Bahçeköy girişlerine kadar uzanan kemerlerin temellerinin Roma döneminde atıldığı bilinmektedir. Ancak bugün görülen kemerlerin büyük çoğunluğu Mimar Sinan eseridir. Özellikle Göktürk girişindeki kemer 800 metre uzunluğundadır ve Sinan’ın en muhteşem eserlerinden biridir. Su kemeri-turrehberinBu kemer tarihe Türkiye’nin en uzun su kemeri olarak geçmiştir.

Kemerburgaz nedir?

Kemerburgaz tarih boyunca İstanbul’un mesire yerlerinden biri olmuştur. Deniz kıyısına 15 km. uzaklıktadır. Karadeniz’in Avrupa kıyısının temiz kumsalları oldukça ilgi çekmektedir. Özellikle yaz aylarında aşırı rüzgârlı olduğunu hatırlatmakta fayda var. Beldenin bir diğer cazibe merkezi de İstanbul’u çevreleyen en geniş orman olan Belgrat Ormanı’dır. Özellikle hafta sonları piknikçilerin yoğun ilgisini çeken orman; 6 km’lik yürüyüş parkuruyla sporseverleri mutlu etmektedir. Sakinliği seviyorsanız, hafta sonu bu bölgeden uzak durmanızı tavsiye ederiz.
Kemerburgaz ev-turrehberinBölge insanı geçimlerini uzun yıllar sebze-meyve yetiştiriciliğiyle sağlamışlar. Kısa süre öncesine kadar Camii meydanında bu ürünlere ulaşabiliyor, dalından kopmuş sebzeleri satın alabiliyordunuz. Fakat belediye bu uygulamayı kaldırarak, insanları organik adı altında kurulan pazarlara muhtaç etti. Böylece Kemerburgaz bölgesinin bir özelliği daha yok edilmiş oldu.

İştah açıcı yerler

Sebze tarımının bu kadar çok olduğu Kemerburgaz’ın turşuları da oldukça meşhur. Aklınıza gelen her sebzenin turşusunu çok uygun fiyatta satın alabilir, ikram edilen nefis turşu sularını içebilirsiniz. Turşucular hemen yol üzerindeki birkaç dükkândan ibaret. Özellikle Hacı Salih Turşucusu’nu tavsiye etmek isterim. Turşular-turrehberinDeneyince göreceksiniz, muhteşem. Beldenin bir diğer önemli lezzet durağı ise meydanda bulunan Kardeşler Lokantası. Günün her saati dolu olan bu esnaf lokantası, döneri ve kuru fasulyesiyle ün salmış. Öğlen saatlerinde yer bulmanın imkansız olduğu lokantada saat 14:00 gibi döner tükeniyor haberiniz olsun. Yemek yediniz, şimdi sıra kahvede ve tatlıda. Meydanda yol ağzında eski, küçük, kapısında odunların olduğu bir dükkân göreceksiniz. Tulumbacı-turrehberinKime sorsanız söylerler. İşte Kemerburgaz’ın meşhur tulumbacısı. Öğlen saatlerinden önce giderseniz ve şanslıysanız hanım göbeği de alabilirsiniz.

Tatlıcı-turrehberinTatlıları aldınız. Şimdi istikamet Tarihi Kemerburgaz Kahvesi. Kahve iç-turrehberinMeydandaki bu kahveye kadınlar da çok rahatlıkla girip oturabiliyor. Tarihi dokusu, duvarlarındaki eski fotoğraflar ve Atatürk..Fonda da Zeki Müren çalıyorsa, közde pişen o muhteşem kahvenizi söyleyebilirsiniz. Bu kadar lezzetli Türk kahvesi içebileceğiniz öyle az yer kaldı ki. Kahve makinelerinin ruhsuz lezzetlerine muhtaç edildik. Ama bu kahve başka, köpüğü bol, mekân sahipleri güleryüzlü ve çok saygılı. Tulumba yiyerek kahve keyfi yapın, pişman olmayacaksınız. İlkbaharla birlikte el yapımı limonata satışı da başlıyor, bizden söylemesi.

Sokaklarında kaybolun

Yemekler yendi, kahveler içildi. Şimdi Kemerburgaz sokaklarında kaybolmaya hazır mısınız? Yol boyu güler yüzlü insanlar, kapıda oturan tatlı dilli teyzeler. Çocukluğumuzdaki evler, çiçekli balkonlar… Kemerburgaz’ı her ziyaret bir çeşit zamanda yolculuk. Kahve kemerburgaz-turrehberinBirçok evin kapısı kilitli bile değil. İnsanlar birbirine güveniyor. Sokakta yürürken pencereden uzanan bir teyze bizi evine çay içmeye davet ediyor. Unuttuğumuz mutlulukları burada yaşıyoruz
Kemerburgaz’ı özel kılan çok önemli bir şey daha var..Burada tüm evlerde ve işyerlerinde Türk bayrağı asılı. Al bayrağın gölgesinde gururla bir gezi yapacaksınız. Atasına saygı duyan bölge insanı, yapılan inşaatlardan ve bölgenin Göktürk gibi hızla yabancılaşacak olmasından dolayı çok endişeli. Biz de endişeliyiz. Bu güzelliklerin yok olup gitmemesini öyle çok istiyoruz ki..

Nasıl gidilir:
Kemerburgaz şehrin hem dışında hem çok yakınında bir merkez. Kendi aracınızla gidecekseniz işiniz kolay. Levent, Maslak gibi merkezlere 20 dakika uzaklıkta. Yolda çok fazla kamyon olduğunu hatırlatmakta fayda var. Toplu taşım kullanacaksanız işiniz biraz zor, çünkü çok fazla dolanacaksınız. Şişli’den Göktürk dolmuşları kalkıyor. Otobüs tercih edecekseniz, Mecidiyeköy ve Levent’ten direkt otobüsle ulaşmak mümkün. Bir diğer seçenekler ise Eminönü ve Eyüp üzerinden gelmek. Eminönü’nden tek otobüs ulaşım imkânı sağlarken, Eyüp’ten hem dolmuş hem otobüsle beldeye ulaşmak mümkün.
Gonca SAĞLIK

Sancaklar Yokusu-turrehberin

İkinci Baharını Yaşayan bir semt: Balat

İkinci Baharını Yaşayan bir semt: Balat

İstanbul’un kalbinde, Fener ile Ayvansaray arasında gerçek değerinin anlaşılması için bekleyen bir vaha. Adını eski Yunanca’da ‘saray yeri’ anlamına gelen Palatia’dan alıyor Balat. Bu yazıda anlatmadığımız Balat’te bulunan lezzet noktalarını, Balat’ın tatları adlı yazımızda bulabilirsiniz

Tarih boyunca ağırlıklı olarak Musevilerin, özellikle ‘Sefaradim’ diye adlandırılan İspanyol Musevilerinin yaşadığı semte daha sonraları Rumlar, Ermeniler ve Türkler de yerleşmiş. Bir dönemin gözde semtlerinden olan Balat, zaman içinde kimsesizliğine terk edilmiş. Evler ve tarihi değerler bakımsız kalmış, şehrin güvenlik zafiyetinin yaşandığı bir bölgesi haline gelmiş. Gözden uzak, yıkık-dökük ve kozmopolit yapısıyla zamanla değeri azalan bölge, 2005 senesinde başlayan dönüşüm projesiyle tekrar hayata dönmüş. UNESCO tarafından da koruma altına alındıktan sonra ismi duyulmaya, yerli ve yabancı turistler tarafından ilgi görmeye başlamış. Fotoğrafçıların sokaklarını arşınlamaya başlaması ve sosyal medya kullanımının artmasıyla bölge insan akınına uğramış.

Farklı bir dokuyu keşfedeceğinizi gezinizin ilk dakikalarında anlayacaksınız. Arnavut kaldırımlı sokaklar, iki veya üç katlı cumbalı evler, yalın ayak gezen çocuklar ve kapı önünde el işi örüp komşusuyla sohbet eden kadınlar. İşte Balat’dasınız.

Daha ilk dönemeçte karşınıza çıkan sokakta, evler arasına gerilmiş iplere asılan çamaşırlar dikkatinizi çekecek. Yaşam tüm doğallığıyla sürerken siz mest olacaksınız. Yokuşları tırmanıp Haliç’e tepeden bakma heyecanı yaşarken, rengârenk evlerden bir müzik sesi gelecek kulağınıza. Öylece durup çok eskilere dalacaksınız. İşte o an zaman duracak, zihniniz bambaşka bir döneme gidecek. Tarihin eşsiz dokusuyla donatılmış bir şehirde yaşadığınıza şükrederken, bir bakmışsınız en tepeye tırmanmışsınız.

 

Fener Rum Lisesi

Karşınızda muhteşem mimarisi, rengi ve haşmetiyle Fener Rum Lisesi.Fransa’dan getirtilen kırmızı tuğlalarla inşa edilen okul Kırmızı Mektep olarak da anılmakta. Osmanlı İmparatorluğu döneminde önemli görevlerde bulunan çok sayıda Fenerli Rum’un eğitim gördüğü okul, bugün sadece 20 öğrenciye eğitim vermekte. (Okulun içine giriş ancak özel izinle yapılabildiğinden, uygun açı fotoğraf çekebilmek için bir hayli uğraştık. Balkonundan bizi izleyen mahalleli yaşlı bir teyze evinin çatısından çok daha iyi görüntü alabileceğimizi söyleyerek bizi davet etti. Teyzeyi buradan sevgiyle anıyoruz.) Bölgedeki bir diğer okul ise Yuvakimyon Kız Lisesi. Manzarası harika olan bina şu anda boş durumda. Bu muhteşem yapıyı görüp fotoğraf çektikten sonra, şöyle bir durup Haliç’in eşsiz güzelliğine tepeden bakmayı ihmal etmeyin.

Sancaklar Yokuşu

Bölge her ne kadar yeniden yapılanıyor ise de çoğu bina maalesef içler acısı durumda. Restorasyon haberlerinden heveslenip, gıcır gıcır binalar hayal ediyorsanız, hayal kırıklığı yaşayacağınızı şimdiden söyleyelim. Yenilenmiş ve farklı renklere boyanmış evlerin sayısı ancak bir elin parmakları kadar. Sancaklar Yokuşu’ndan aşağıya doğru inerken karşınıza neredeyse semtin simgesi haline gelmiş bina ve mermer çeşme çıkacak. Binanın pencereleri yıkık dökük, çeşmenin yerinde ise yeller esiyor. Çeşmeyi yerinden söktükleri yetmemiş, yerine bir de pencere açılmış. Tarihi değerleri nasıl hoyratça yok ettiğimizi gördükçe üzülmeyenimiz var mı? Yanından geçip gidiyoruz, bakıyoruz. Sadece bu kadar. Korumak için ne yapıyoruz?

Balat, son yıllarda artan popülerliği sayesinde birçok sanatçının atölye açtığı, hatta yaşamını sürdürdüğü bir yer haline gelmiş. Sahil yolu boyunca kocaman demir kapılar ardındaki yaşam alanları oldukça ilginç. Birçoğu dizi ve filmlerde çekim malzemesi olarak kullanılmış. Kahve içmeyi ve sanatı seviyorsanız yaşadınız. İrili ufaklı birçok sanat galerisi aynı zamanda bir kahve mekânı olarak düzenlenmiş. Sanat eserlerini seyrederek kahvenizi içebilir, beğendiğinizi satın alabilir, hatta şanslıysanız bir sanatçıya denk gelip uzun uzun sohbet edebilirsiniz.

Kahve molasından sonra, bölgenin çok dinli yaşam tarzını yansıtan ibadethanelerini keşfe çıkabilirsiniz. Bölgede Musevi, Hristiyan ve Müslüman cemaate ait çok kıymetli mekanlar bulunmakta. Kiliseler özellikle sahilde tüm haşmetiyle boy göstermekte. Aya Nikola, Aya Yorgi, Fener Rum Patrikhanesi, Aya Dimitri Rum Kilisesi ve Bulgar Stevi Stefan Kilisesi önemli tarihsel zenginliğe sahip yapılar. Balat’da biri ibadete kapalı iki Sinagog bulunmakta. Yanbol ve Ahrida Sinagogları tarihin sessiz tanıkları gibi.

Cibali

Büyük ustanNejat Uygur’un ünlü tiyatro eseri Cibali Karakolu’nu bilmeyenimiz var mı? İşte bu karakola adını veren o meşhur Cibali Kapısı da Balat’ın görülmesi gereken yerlerinden. İstanbul’un fethi sırasında Cebe Ali Bey liderliğindeki Yeniçeriler bu kapıyı kırarak şehre giriş yapmışlardır. Yolun devamında Haliç surları var. Surların büyük kısmı maalesef bakımsız ve harap durumda.

Doğu Roma döneminden kalma güzel bir eser ise Gül Camii. Yapının 11. Yüzyılda inşa edildiği tahmin ediliyor. Dini yapı 1499 yılında camiye çevrilmiş. Bölgenin eşsiz mimari eserlerinden biri de çarşı içinde bulunan Tahta Minareli Camii. Cami, Fatih Sultan Mehmet Han tarafından 1458 yılında yaptırılmış. Uzun bir süre bakımsız kalan bina, 1865 tarihinde yenilenmiş. Yenilenme sürecine dek tahta olan minare günümüzde taştandır. Birçok sanat etkinliğine ev sahipliği yapan Küçük Mustafa Paşa Hamamı da görülmesi gereken eserlerden biri olarak gezi notlarınız arasında yer almalıdır.

Balat’a kadar gelmişken Kariye Müzesi’ni görmeden dönmek olmaz. Dışarıdan sade görünen fakat içi rengarenk ve süslü olan bu Bizans yapısı başlı başına bir yazı konusu olabilir.

Müze gezmeyi seviyorsanız Kadir Has Üniversitesi içindeki Rezan Has Müzesi’ni gezebilirsiniz. 1995 yılına dek Cibali Tütün Fabrikası olarak hizmet etmiş müze Urartular’dan kalma çok kıymetli bir takı koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.

Bölgedeki bir diğer eser ise Kadın Eserleri Kütüphanesi. Eski bir Fener konağının restore edilmesiyle 1990 senesinde kurulan kütüphanede, aile arşivleri, kadın konulu tezler, makaleler ve çok nadir bulunan eserler muhafaza ediliyor. Çoğu kimsenin habersiz olduğu bu kütüphane kadınlar için adeta bir bilgi merkezi durumunda ve yepyeni projeleri hayata geçirmek için çalışmalar yapılmakta.

Balat02-turrehberinBölge, artan değeriyle birlikte emlakçıların ve yatırımcıların gözdesi olmuş durumda. Satılık ve kiralık değerleri oldukça yüksek. Sokak aralarında gezerken dört yandan yenilenen binalardaki inşaat seslerini duyacaksınız. Tek dileğimiz, restorasyonların aslına uygun şekilde yapılması.

Balat Çarşısı

Gezilerin vazgeçilmezini en sona sakladık. Alışveriş. Bölge küçük büyük antikacılarla dolu. Eski eşya severler için bulunmaz fırsat. Üstelik Çukurcuma kadar pahalı değil. Balat’ın merkezinde yer alan Çıfıt Çarşısı ise sizi eskilere götürecek. Osmanlı döneminde Yahudilerin yoğun yaşadığı yerlere ‘Çıfıt’ denirmiş. Çarşı, ismini oradan almış. Ticari zekâlarıyla ünlü olan Yahudiler, farklı ürünlerin farklı bölgelerden satın alınması yerine; tüm ürünlerin bir arada bulunabileceği bu çarşıyı kurmuşlar. Çarşıda eczaneden ayakkabı tamircisine, şekerciden oyuncakçıya, terziden fırına kadar pek çok şeyi bulabilirsiniz. Kaybolmaya yüz tutmuş zanaatkârların dükkânları ise adeta çarşının sembollerinden. Çıfıt Çarşısı günümüzde Balat Çarşısı olarak da anılmakta.

Çarşının hemen devamında Leblebiciler Sokağı üzerinde bir mekân dikkatinizi çekecek. Agora Meyhanesi. Yıllarca Zeki Müren ve Müzeyyen Senar’dan dinlediğimiz o meşhur şarkıyı mırıldanmaya başlamamak içten değil. Tarihi 126 sene öncesine uzanan Agora, dönemin sanatçı, yazar ve ünlü isimlerinin uğrak yeri olmuş. Özdemir Asaf’ın sekiz köşeli meyhanenin müdavimi olduğu ve her köşesinde şiirlerini yazdığı bilinir. Meyhanenin ilk açıldığı yıllardan beri değişmeyen bir özelliği kapısında duran kandil. Bu kandil meyhane açık olduğu sürece yakılı olurmuş. Bu gelenek günümüzde de yaşatılmakta. Yunancada Agora ‘toplanma yeri’ anlamına gelmekte. Bir dönem kapalı olan meyhane son yıllarda eski popülerliğine geri dönmüş durumda.

Şehrinizde turist olmak istiyorsanız bu fırsatı kaçırmayın, Balat’a gidin.

Nasıl gidilir:

Balat’a ulaşmanın en kolay yolu Eminönü meydan’a gelip oradan belediye veya özel halk otobüslerine binmek. Sahil yolunu kullanan otobüslerle bölgeye ulaşmak mümkün. Eyüp yönündeki tüm otobüsler de ulaşım için kullanılabilir. Deniz yoluyla gitmek isteyenler, şehir hatlarının Haliç hattını veya özel deniz taksileri kullanabilirler.

Gonca Sağlık

Ortaköy Camii

Ortaköy: Şehrin Kalbindeki Cennet

Ortaköy : Şehrin kalbindeki cennet

Hadi kalkın Ortaköy’e gidiyoruz. İstanbul’un merkezinde saklı bir köy Ortaköy. Eski komşulukların hala devam ettiği bu güzel köşe, tüm doğallığıyla bizleri bekliyor.
Ortaköy
OrtaköyOrtaköy, Boğaziçi Köprüsü’nün Avrupa ayağında bulunan, ulaşımı çok kolay bir gezi noktası. Yoğun trafiğine, kalabalığına ve keşmekeşine rağmen İstanbul’a dair çok sır saklı bu cennette. Cıvıl cıvıl sahili, kahveleri, restoranları ile yerli ve yabancı turistlerin akın ettiği Ortaköy, bir gezi noktası olmasının yanında mahalle kültürünün yaşayan bir örneği. Üniversitelere yakın olması sebebiyle genç nüfusun yoğun olduğu bölge, özellikle yaz geceleri çok hareketli oluyor.

Ortaköy Camii

Semtin cazibe merkezi hiç şüphesiz Ortaköy Camii. Boğaz’da tüm haşmetiyle yerini alan Camii, Sultan AbdülmecidOrtaköy Camii tarafından ünlü Mimar Nigağos Balyan’a 1853 yılında yaptırılmıştır. Boğaz’da eşsiz bir konumda bulunan Camii barok üslubunda inşa edilmiştir. Gezinizin ilk durağı olarak buraya gidebilir, muhteşem yapının keyfini çıkarabilirsiniz. Camii ziyareti için bir küçük hatırlatma yapmakta fayda var. Caminin bahçe kapısı, namaz saatleri dışında kilitli oluyor. İçeri girebilmek için güvenlik görevlisine ulaşıp kapıyı açtırmanız gerekli.

Ortaköy’ün bu kadar cezbedici olmasının en önemli nedenlerinden biri de üç dini temsil eden yapıların birbirine çok yakın olması. Hani çok dinli şehirlerde Harmoni caddeleri olur ya; burası da bizim Harmoni semtimiz. Bu yapılar Ortaköy Camii, Ayios Fokas Kilisesi ve Etz Ahayim Sinagogu.

Esma Sultan Yalısı

Semtin bir diğer tarihi yapısı ise Esma Sultan Yalısı. Adını Sultan Abdülaziz’in kızı Esma Sultan’dan alan yalı, Osmanlı mülkiyetinden sonra Rum okulu, tütün deposu ve marangozhane olarak da kullanılmış. Günümüzde ziyarete kapalı olan yapı, düğünler ve özel geceler için kullanılmakta. Bu nedenle ancak Camii’ye bakan duvarlarının bir kısmını görebilmekten öteye geçmek zor.Esmasultaneskiyeni-turrehberin

Dört bir yanından tarih fışkıran bir şehirde yaşadığımız için, bazı görüntüler artık çok sıradan geliyor olabilir. (Gezginler ve tarih meraklıları için tabi ki böyle değil. Olmamalı da.. ) Birçoğumuza sıradan gelen bu yapılardan biri de Ortaköy Hamamı. Mimar Sinan eseri olan bu yapı 1990’lı yıllara kadar amacına uygun kullanılmış. 2001’de tamamlanan restorasyondan sonra bir süre gece kulübü olarak kullanılan yapı günümüzde maalesef özgün yapısından çok uzakta, amacından çok farklı şekilde kullanılmakta. Siz ne düşünürsünüz bilemem ama, ben böyle hor kullanılarak değeri bilinmeyen eserlerin, için için ağladıklarını düşünüyorum.

Damat İbrahim Paşa Çeşmesi

Ortaköy ÇeşmeSahile inerken karşınıza Damat İbrahim Paşa Çeşmesi çıkacak. Şöyle bir durup bakın, kalabalıkların içindeki eserleri gözden kaçırmayın. Üzerindeki kitabede Şakir Ahmet Paşa’ya ait beş kıtalık manzume bulunan çeşme, daha görünür olması açısından Beşiktaş Belediyesi tarafından asıl yerinden biraz öne alınmış.

Sahili küçük de olsa eşsiz bir manzaraya sahip. Koskoca İstanbul’da Boğaziçi Köprüsü’nü geniş açıdan fotoğraflayabileceğiniz ender yerlerden biri. Bol bol fotoğraf çekip Boğaz’ın havasını içinize çektikten sonra karnınız acıktı değil mi? O halde soluğu artık efsaneleşmiş kumpircilerin önünde alabilirsiniz. Çeşit çeşit, renk renk malzemelerle dolu kumpirci tezgâhlarının önünde karar vermekte zorlanacağınızdan hiç şüphemiz yok. Burada küçük bir hatırlatma yapmak gerekiyor. Ortaköy kumpirci esnafı bol kepçeci cinsinden. Kumpirlerin boyutları o kadar büyük ki, iki kişi çok rahat doyabilir. Tatlı için içi bol malzemeli waffle tezgâhlarının birinde yerinizi almanızı öneririz. Semtin lezzetleri tabi ki bunlarla sınırlı değil. Ortaköy’de her zevke ve bütçeye uygun mekânlar mevcut. Lüks zincir restoranlardan tutun da, kokoreç ve midyecilere kadar geniş bir yelpaze var. Siz yeter ki kararınızı verin. Fakat ne yaparsanız yapın, eşsiz manzaraya karşı demli bir çay ya da kahvenizi yudumlayın. Sahilde alternatifler çok.
Ortaköy ara sokaklarYemekten sonra semt pazar ve tezgâhlarını gezmeye başlayabilirsiniz. Renk renk boncuklar, takılar, şapkalar ve İstanbul’a ait birçok hediyelik eşyayı bulabileceğiniz tezgâhların olduğu çarşı, özellikle hafta sonu çok kalabalık oluyor. ‘Ben sakinliği severim’ diyenlerdenseniz, hafta içi sabahları gitmenizi tavsiye edebiliriz. Eski eşyalara ilginiz varsa semtin arka sokaklarında 2. el eşya satan dükkânlar tam size göre.
Kumpirciler, takıcılar, wafflecılar

Gezip yorulduysanız, günü bitirmeden sahilden kalkan teknelerle Boğaz turu yapıp günün yorgunluğunu atabilirsiniz.
Bir not da gece hayatını sevenler için. İstanbul’un en popüler eğlence mekânları Ortaköy’de bulunmakta. Aklınızda olsun.

Nasıl gidilir:

Ortaköy’e vapur veya metro-tramvay hattı ile ulaşmak mümkün değil. Taksim’den Ortaköy’e direkt giden otobüsleri kullanabilirsiniz. Bir diğer seçenek ise, İstiklal Caddesi’nden fünikülere binip Kabataş’a inerek, iskele önünden kalkan Ortaköy-Rumeli Hisarüstü-Arnavutköy otobüslerine binmektir. Yürümeyi sevenlerdenseniz (bu bol bol fotoğraf çekebileceğiniz anlamına gelir) Beşiktaş üzerinden Çırağan Caddesi’ni takip ederek merkeze ulaşabilirsiniz. Yol üzerinde keyifli sürprizlerin sizi beklediği sırrını da söylemeden geçemeyeceğim..

Gonca Sağlık

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları