AlmanyaGezi RehberiMünih

Münih Gezi Rehberi

Tarihi Yerler, Saraylar ve Modern Deneyimler

Münih Gezi Rehberi ile Almanya’nın kültür, tarih ve modern yaşamını bir arada keşfedin. Marienplatz, Frauenkirche, Nymphenburg Sarayı ve Englischer Garten gibi Münih’in en önemli gezilecek yerlerini bu rehberde bulabilirsiniz.

Barok İhtişam: Nymphenburg Sarayı ve Bahçeleri

Nymphenburg Palace, Münih Sarayı Münih Gezi Rehberi
Nymphenburg Palace, Münih Sarayı

Münih’in en güzel ve tarihi yerlerinden biri olan Nymphenburg Palace, yani Münih Sarayı aslında şehrin kuzeydoğu noktasında bulunan bir kale olarak 1385 yılından itibaren hizmet vermeye başlamış. Daha sonra ise 1508-1918 yılları arasında Bavyera dükleri, seçilmişleri ve krallarının sarayı konumuna gelmiş, sürekli eklemeler ile bugünkü halini almış. 1664 ila 1726 yılına kadar sürekli eklemeler ile günümüzdeki şeklini kazanıyor. Bavyera bir dönem krallık haline dönüştüğünde de, saray önemini devam ettirmiş.

Barok mimarinin en güzel örneklerinden biri olan saray, 200 hektarlık bir parkın içinde yer alıyor. Sarayın içindeki odalar, duvar resimleri, mobilyalar ve porselen koleksiyonu, Bavyera tarihinin ve kültürünün izlerini taşımakta. Sarayın bahçesindeki çeşmeler, heykeller, göller ve köşkler de görülmeye değer.

Saray, Rönesans, erken Barok, Rococo ve Neoklasik dönemin izlerini taşıyor. Münih‘in en önemli ziyaret edilmesi gereken noktalarından birisi olan bu saray ve bahçesi, sizi kendisine hayran bırakacak güzellikte. Eğer flaş ve tripod kullanmayacaksanız, fotoğraf çekmeniz için bir sıkıntı yok. Aksi taktirde çekim için izin ve ücret işlemleri var. Saray’ın websitesine giriş yaparak daha detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz.

Nymphenburg Palace, Münih’e gelen turistler için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yerdir. Sarayın giriş ücreti 11.5 eurodur ve rehberli turlar da mevcuttur. Sarayın açılış saatleri mevsime göre değişiyor. Bu yüzden gitmeden önce internet sitesinden kontrol etmeniz tavsiye ediyoruz. Saraya ulaşmak için tramvay, otobüs veya tren kullanabilirsiniz.

Nymphenburg Palace, Bavyera’nın görkemli geçmişini ve sanatsal zenginliğini yansıtan bir yapıdır. Münih’te yapacak çok şey olsa da, bu sarayı görmeden dönmeyin.

Bilim: Deutsches Museum

Deutsches Muzeum
Deutsches Muzeum

Deutsches Muzeum veya Alman müzesi, Münih‘te görmeniz gereken önemli yerlerden birisidir. Almanya’nın ve dünyanın en büyük bilim ve teknoloji müzesi. 1903 yılında kurulan müze, 50.000 metrekarelik bir alanda 28.000’den fazla sergi objesine ev sahipliği yapmakta. Müzede, doğa bilimleri, mühendislik, enerji, iletişim, ulaşım, havacılık, uzay, yeni teknolojiler ve daha birçok konuda interaktif ve eğlenceli deneyimler sunulmakta.

Yılda 1,5 milyondan fazla ziyaretçi alan Alman Müzesi, eski kömür adasının üzerine 1903 yılında kuruluyor. Artık müzenin kurulduğu adanın adı da Müze Adası olmuş durumda. Müzik enstrümanlarından maden araç gereçlerine kadar Almanların teknik ve bilimsel birikimlerinin sergilendiği bir yer. Çocuklar için ayrı bir bölümü de bulunan müze, her yaştan her ziyaretçiyi etkileyecek düzeyde. Ulaşım galerisi için ayrı bir ücret ödemek gerekmekte.

Müzede birçok kafe ve restoran bulunmaktadır. Ayrıca müze dükkanında hediyelik eşya, kitap, oyuncak ve daha birçok şey satın alabilirsiniz. Deutsches Muzeum, hem büyüklerin hem de küçüklerin keyifli vakit geçirebileceği, bilim ve teknolojiye dair merak uyandıran bir yerdir. Münih’e yolunuz düşerse mutlaka uğramanızı tavsiye ederiz. Biletleri online olarak almak isterseniz müzenin web sitesinden alabilirsiniz. Münih Gezi Rehberi içinde bulunması gereken bir yer.

Sanat: Alte Pinakothek / Eski Resim Galerisi

Alte Pinakothek Münih Gezi Rehberi
Alte Pinakothek

Alte Pinakothek ismi Türkçe Eski Resim Galerisi anlamına geliyor. Bu ismin verilme sebebi binanın veya müzenin eskiliğinden değil. Barındırdığı sanat eserleri eski olduğundan bu ismi almış. Buradaki eserler 14.-18. yy. dönemi eserlerden oluşmakta ve Rönesans ile Barok dönemlerinin başyapıtlarını içermekte. Almanya’nın en büyük koleksiyonu olan Alte Pinakothek, aynı zamanda Dürer, Rubens, Rembrandt, da Vinci, Raphael, Titian ve El Greco gibi ünlü sanatçıların pek çok eserine de ev sahipliği yapmakta. Münih için ise önemli bir kültürel nokta.

Alte Pinakothek, 1836 yılında Kral Ludwig I tarafından yaptırılmıştır. Neo-Rönesans tarzındaki binası, II. Dünya Savaşı’nda büyük hasar görmüş ancak 1957 yılında restore edilmiştir. Müze, günümüzde yaklaşık 19.000 metrekarelik bir alana yayılmıştır. Müzenin giriş katında İtalyan, İspanyol ve Fransız ressamların eserleri yer alırken, üst katta Alman, Flaman ve Hollandalı ressamların eserleri sergilenmektedir.

Eksperler tarafından dünyanın sayılı resim galerilerinden sayılan bu galeri tüm ziyaretçileri büyüleyecek kadar zengin bir galeri. Alte Pinakothek’i ziyaret etmek için en az birkaç saat ayırmak gerekiyor. Müzede rehberli turlar, sesli rehberler ve interaktif uygulamalar bulunmakta. Ayrıca müzenin kafe, restoran ve hediyelik eşya dükkanı da var. Pazartesi günleri kapalı olan müze, salı hariç her gün 10:00-18:00 saatleri arasında ziyarete açık. Salı günleri ise 10:00-20:00 saatleri arasında ziyarete açık. Sanatseverler için kaçırılmaması gereken bir müzedir.

Peterskirche Münih / St. Peter Kilisesi

Peterskirche Münih

Münih‘te gezilecek yerler arasında Peterskirche, yani Aziz Petrus Kilisesi, mutlaka görülmesi gereken bir tarihi yapıdır. Bu kilise, Münih’in en eski kilisesi olma özelliğini taşımaktadır. Münih daha şehir olarak tanınmadan önce (1158), burada keşişlerin yaşadığı bir keşişhane bulunmaktaymış. Sonrasında bu noktaya kurulan Peter kilisesi 1180 yılına tarihleniyor. Daha sonra tamamen yanan kilise 1328-1368 yılları arasında daha gotik bir üslupla tekrar yapılmış. Zaman içerisinde Rönesans ve Rococo stili de eklenmiş.

Kilise 2. Dünya savaşı esnasında yine neredeyse tamamen yok edilmiş. 2000 yılına kadar devam eden onarımlar ile bugünkü halini almış.12. yüzyılda inşa edilen kilise, 14. yüzyılda gotik tarzda yeniden yapılmıştır. Kilisenin en dikkat çekici özelliği ise 91 metre yüksekliğindeki kulesidir. Bu kuleye çıkarak Münih’in muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz. Ancak kuleye çıkmak için 306 basamaklı bir merdiveni tırmanmanız gerektiğini unutmayın.

Peterskirche’nin içi de dışı kadar etkileyicidir. Kilisenin içinde barok tarzda süslemeler, renkli vitraylar, altın kaplama sunaklar ve değerli tablolar görebilirsiniz. Ayrıca kilisenin içinde Münih’in koruyucu azizi olarak kabul edilen Aziz Munditia’nın mumyalanmış cesedi de sergileniyor. Bu ceset, 18. yüzyılda Roma’dan getirilmiştir ve her yıl 17 Kasım’da düzenlenen bir törenle halka açılmaktadır.

Peterskirche, Münih’in tarihine ve kültürüne tanıklık etmiş bir kilisedir. Bu kiliseyi ziyaret ederek hem mimari hem de dini açıdan önemli bir yapıyı yakından görmüş olursunuz. Peterskirche, Münih seyahatinizin unutulmaz bir parçası olacak.

Doğa ile Buluşma: Englischer Garten

İngiliz Bahçeis Englisch Garten
Englisch Garten

Englischer Garten veya Türkçe adıyla İngiliz Bahçesi, Münih şehrinin merkez noktasından başlayarak kuzey doğu sınırlarına doğru uzanıyor. 1789 yılında doğum yeri Amerika olan bir İngiliz fizikçi ve termodinamik kuramcısı olan Sir Benjamin Thompson tarafından yapılıyor. Sir Benjamin Thompson sonradan Alman Kutsal Roma İmparatorluğu’nun bir Kontu konumuna gelmiş. Ancak yine de, İngiliz kökenli olduğu için ve yaptığı bu bahçe düzenlemesi dönemin İngiliz bahçe düzenlemelerinin güzel bir örneği olduğu için, bu bahçe İngiliz Bahçesi olarak adlandırılıyor.

Genellikle dönemlerinin ünlü ressamları tarafından çizilen pastoral resimler gibi gözüken İngiliz bahçelerinin içinde olmazsa olmaz denilecek şeyler bulunur. Mesela içlerinde büyük çoğunlukla bir göl barındırırlar. Mümkünse köprüler, eski tapınaklar veya gotik usulde yıkıntılar bir İngiliz bahçesi için şart gibi bir şeydir.

New York‘taki Central Park‘tan çok daha fazla büyük olan bu park, Avrupa’nın en büyük halk parklarından da birisi. Yıl boyu açık olan parkın içerisinde, kafe ve restoranlar bulunmakta. Bu bile Münih Gezi Rehberi içinde bulunması için yeterli bir sebep.

Münih’in Kalbi: Marienplatz

Marienplatz Münih Gezi Rehberi
Marienplatz

Marienplatz ya da Türkçe ismiyle Mary’nin Meydanı, tam 1158 yılından günümüze değin, şehrin meydanı konumunda.  Buraya bu ismin verilmesinin sebebi ise, meydanın göbeğinde göreceğiniz Marien Kolonunun 1678 yılında buraya dikilmesi. Aslında daha önceleri burası tahıl pazarı olduğundan Schrannenplatz olarak adlandırılıyor. Marienplatz Meydanı’nın büyük bir bölümü Neues Rathaus yani yeni belediye binası ile komşu. Bu bina aynı zamanda meşhur Glockenspiel (bir çeşit kuklalı saat)’e de ev sahipliği yapıyor. Gündüz ve gece 11:00 ve 23:00’da buraya gelirseniz, gösteriyi izleyebilirsiniz.

Karşı tarafında ise Altes Rathaus endam ediyor. Yani eski belediye binası. 1310 yılından bugüne eklemeler yapılarak gelen bina 2. Dünya Savaşı esnasında büyük zarar görmüş ve yenilenmiş. Burası Münih‘e gelen herkesin mutlaka uğraması gereken bir yer. Siz istemeseniz bile, Münih’te gezilecek yerlerin başında gelen bir nokta Marienplatz. Dolayısıyla eninde sonunda kendinizi burada bulacaksınız. Özellikle saat 11 veya 23’de burada bulunun ki kuklalı saatin performansını da izleyebilin. Münih Gezi Rehberi için olmazsa olmaz bir yer.

Frauenkirsche

Frauenkirsche Münih Katedrali Münih Gezi Rehberi
Frauenkirsche Münih Katedrali

Frauenkirsche veya resmi web sitesine göre Münih Katedrali, şehrin en eski yapılarından. Şehrin ilk surlarının hemen yanında bulunan daha eski bir kilisenin taban alanı üzerine inşa ediliyor. On ikinci yüz yıl ürünü olan ilk kilisenin üzerine 1468 yılında inşa edilmeye başlanıyor.  Kilise, basit bir tuğla yapı mantığında. Buna rağmen inşaatı 1488 yılına kadar sürüyor. Kubbeleri ise 1524 yılında binaya ekliyorlar. Binanın inşasında önemli olan bir nokta ise girişte baktığınızda, neredeyse tüm pencerelerin, içerideki kolonların arkasına denk gelmesi.

Münih Katedrali’ne girişte tek bir ayak izi göreceksiniz. Siyah bir ayak izi. Yerdeki tarihi taşı sanki yakıp ayağın şeklini vermiş olan bu nokta ile ilgili ise rivayet oldukça fazla. Ama hepsi buraya gelen ve sinirlenen şeytanın o sinir esnasında burayı yakması ile ilgili. Değişik versiyonlarını yerli halktan duyabilirsiniz.

Cagri Saglik

Uluslararası Turizm Pazarlama Direktörü, Tarihçi, Yazar. Birden fazla alana ilgi duyduğum için birden fazla üniversite okudum. Okumayı hiç bırakmadım diyebilirim. Gezmek ve gezdiklerimi anlatmak benim için bir hobi. Turrehberin.com adresi üzerinden bunları aktarmak ise apayrı bir zevk.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu