Kocatepe camii

Kocatepe Camii

Kocatepe Camii

Kocatepe Camii, Ankara için tartışmalı ve uzun süren bir hikayenin sonucudur. Ankara, Cumhuriyet ile birlikte büyüyen bir şehir olduğundan, kalabalıklaşan şehirde ibadet ihtiyacını karşılamak amacıyla bir cami yapılmak istenmiş. 1944 yılında ortaya çıkan bu fikir uzun zaman hayata geçirilememiş. Tabii bunda 2. Dünya Savaşı ve sonrası ekonomik sıkıntıların da etkisi olmuş. Ardından 1957 yılında dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in de şahsi alakası ile yeni bir proje çalışması başlatılmış. Yine o dönemlerin ünlü mimarlarından Vedat Dalokay’ın hazırladığı modern bir cami projesi onaylanmış. İnşaat 1963 yılında başlamış. Ancak modern bir cami çizimi olması nedeniyle muhafazakar kitlelerin protestosu ile karşılaşılınca bu projede durdurulmuş. Vedat Dalokay, daha sonra bu camiyi Pakistan’da İslamabad kentinde Faysal Camii olarak yapmış. Bugün Faysal Camii dünyanın en büyük ve güzel camilerinden birisi olarak tanınmakta.

Kocatepe Camii ise, 1967 yılında, Sultanahmet Camii kopyası gibi bir proje ile, tekrar inşa edilmeye başlanmış. İnşaatının bir kısmına şahsen de şahit olduğumuz ve açılışına da katılma şansı bulduğumuz camiyi, 1987 yılında dönemin Başbakanı Turgut Özal açtı.

Modern İslam Mimarisi’nin en güzel örneklerinden birisini yapmak yerine, 1500’lü yılların Osmanlı Mimarisini yaklaşık 400 yıl sonra kopyalamak ne kadar iyi oldu tartışılır. Ancak Ankaralıların tüm dünyaca bilinen bir camiye sahip olmaktan çok, İstanbul’daki tarihi bir caminin kopyasına sahip olmayı hak ettiklerini söyleyebiliriz. Tipik bir “altı dükkan üstü cami”  anlayışına sahip Kocatepe Camii, maalesef büyüklüğünden başka ciddi hiçbir özelliği olmayan bir cami konumunda. Yine de görmek isteyenler için ideal bir gezi noktası diyebiliriz. Sonuçta altında alışveriş merkezi var.

1.meclisweb

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Kurtuluş Savaşı Müzesi veya yapılış sebebi olan 1. Türkiye Büyük Millet Meclisi Binası (1.TBMM Binası), Ankara‘da Ulus meydanında bulunan bir müze. Bina ilk etapta, İttihak ve Terakki Cemiyeti Kulüp Binası olarak tasarlanmış ve 1915 yılında yapımına başlanmış. Binanın mimari açıdan iki ayrı önemi bulunmakta. Bunlardan ilki Türk Mimarisi’nin güzel örneklerinden biri olması. Diğeri ise, bina yapımında Ankara taşı olarak bilinen Andezit taşının kullanılmış olması.

2 katlı bina, ilerleyen dönemde 23 Nisan 1920 yılında yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin Millet Meclisi olarak ilan edildiğinde henüz bitmemiş bir haldeymiş. Halkın da yoğun desteğiyle bitirilen bina, 15 Ekim 1924 yılına kadar meclis binası olarak kullanılmaya devam etmiş. Daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası Genel Merkezi olarak da kullanılan bina, bir ara Hukuk Mektebi olarak da kullanılmış.

23 Nisan 1961 yılında müze olarak halkın ziyaretine açılan bina, o günden bu güne bu işlevini devam ettirmekte. Ankara’yı ziyaret eden herkesin görmesi gereken güzel bir müze olduğunu düşünüyoruz.

Augustus Tapınağı

Augustus Tapınağı

Augustus Tapınağı

Augustus Tapınağı, antik Ankara şehrinin, ezelden beri tapınaklarının bulunduğu noktaya yapılmış bir Roma Tapınağı’dır. Bu bölgede M.Ö 800’lü yıllardan beri, tüm mitolojik inançların başlangıcı olarak düşünülen Tanrıça Kybele’nin bir tapınağı bulunmaktaymış. Bu öyle önemli bir tapınakmış ki, bugün Sivrihisar’da bulunan Pessinus Antik Kenti‘ndeki ana tapınaktan buraya rahipler atanırmış.

Roma İmparatorluğu döneminde Ancyra, Galatya Eyaletinin başkenti olunca, dönemin Roma İmparatoru Augustus’a ithafen, bu tapınak aynı yere yapılmış. Tahmini yapılış tarihi olarak M.Ö. 25 yılı verilmekte. Tapınak daha sonra Hristiyanlığın yayılması ile kiliseye dönüştürülmüş. Türklerin şehri ele geçirmesi sonrasında ise, tapınağın hemen yanına bu sefer Hacı Bayram-ı Veli Camii yapılmış.

Anadolu topraklarındaki en iyi korunmuş Roma tapınaklarından birisi olarak günümüzde önemli bir turistik nokta olarak öne çıkmakta.

Ankara Kalesi evleriweb

Ankara Kalesi

Ankara Kalesi

Ankara Kalesi, şüphesiz geçmişi olan her şehirde olduğu gibi, Ankara‘nın en eski yerleşimlerinin bulunduğu noktalardan bir tanesi. Aynı zamanda şehrin en tepe noktalarından birisi. Şu an ki kale elbette ilk yapılanı değil. Ancak M.Ö 2. yy.’da burada bir kalenin varlığı biliniyor. O zamanlar Roma İmparatorluğu Galatya’yı ele geçirince bu kaleyi M.Ö. 217’de onarmışlar. O tarihten itibaren iç kalenin haricinde bu sefer Bizanslıların M.S 668 yılında dış kaleyi yaptırdıkları biliniyor. İç kalede 20, dış kalede 42 kadar kulesi bulunan kale, tarih boyunca sürekli el değiştirmiş ve onarım görmüş. Selçuklu zamanında 1073 yılında ele geçirilen kale daha sonra Haçlı seferlerinde kaybedilip, tekrar 1227 yılında ele geçirilmiş. Kale duvarlarına baktığınızda duvar içinde lahit, heykel parçaları gibi izlere de rastlanmakta. Bu da özellikle Roma İmparatorluğu sonrasında, kalenin acil tamiri için, elde ne varsa kullanıldığını gösteriyor. Bugün gezilebilen bölge iç kale alanı. Özellikle de surların tepesinden çok güzel bir Ankara görünümü sunmakta. Kale içerisindeki evlerin bir kısmı restorana döndürülmüş, bir kısmında ise hala yaşayan halk bulunuyor. El işi satan kadınlara, müzik çalan gençlere sıklıkla rastlanıyor.

Hacı Bayramıveli web

Hacı Bayram Veli Camii

Hacı Bayram Veli Camii

Hacı Bayram Veli Camii, Ankara’nın tarih boyunca en önemli dini noktalarından birisinde bulunan bir cami. Şehrin tarihi boyunca burada, bu cami öncesinde de çeşitli tapınaklar ve ibadet noktaları bulunmuş. Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri aslen Ankara’nın Solfasol köyündenmiş. Asıl adı Numan olan Hacı Bayram-ı Veli, eğitimini yine Ankara’da alıp daha sonra Kayserili Şeyh Hamideddin Aksarayi’nin öğrencisi olmuş. Hicaz ve Şam’a onunla birlikte giderek 3 yıl bu bölgelerde kalmış. Döndüğünde kendi adıyla anılan Bayrami Tarikatını kurmuş ve o dönemde çok fazla mürit toplamış.

Buradaki cami de 1427 yılında, halen yine bitişikte bulunan Augustus Tapınağı’nın yanına, yapılmış. Ancak caminin günümüz hali, daha çok 1700’lü yılların cami mimarisi örneklerini bulundurduğundan, caminin bu dönemde yenilendiğini düşünüyoruz. Türbesi de caminin hemen yanı başında bulunan Hacı Bayram-ı Veli Hazretleri, Arapça ve Farsça’nın Türk diline yerleştiği dönemlerde, Türkçe şiirler yazarak ve yine Türkçe dersler vererek, dilin korunmasında büyük katkı sağlamış.

Yaşamı boyunca bir çok öğrenci yetiştiren Havı Bayram-ı Veli Hazretleri’nin öğrencileri arasında, yine Türk ve Osmanlı tarihine büyük katkıda bulunan, Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin Hazretleri de bulunmakta.

Sultan II. Murat, o zamanlar Edirne‘de bulunan başkente, kendisini vaaz vermesi için çağırmış. Edirne Eski Cami‘de bir Cuma vaazı veren Hacı Bayram-ı Veli’nin vaaz verdiği kürsüde, ona hürmetten, bugüne kadar başka hiç kimse vaaz vermemiş. Halen Edirne’de onun vaaz verdiği kürsü kullanılmamakta.

Hamamönü Ankara

Hamamönü Ankara

Hamamönü Ankara

Ankara’nın Hamamönü bölgesi, şehrin en eski noktalarından birisidir. Altındağ ilçesinde bulunan bölge, daha önceleri epey bir kötü durumdaydı. Ancak son yıllarda gerçekleştirilen renovasyon ve koruma çalışmalarının sonucunda, bugünkü durumuna kavuştu. Tipik Ankara evlerinin ve sokaklarının bulunduğu bölgenin bir diğer özelliği ise İstiklal Marşı Şairi Mehmet Akif Ersoy’un evi de burada, yine şairin kendi ismiyle anılan sokakta bulunmakta.

Ankara Kalesinin iç duvarları içerisinde bulunmayan, ancak kalenin eteklerinde yer alan Hamamönü’ne ismini veren Karacabey Hamamı ile Taceddin Sultan Camisi ve Hacı Musa Camisi’ni de burayı gezmek isteyenlere tavsiye ederiz. Üniversitelilerin de etkisiyle yiyecek içerecek yerlerinin sayısı da azımsanmayacak boyutta. Cumhuriyet tarihi öncesinde ki Ankara’yı yaşamak isteyenlerin günlerini geçirebilecekleri noktalardan birisi.

anadolu medeniyetleri

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Anadolu Medeniyetleri Müzesi

Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi, dünya üzerindeki en önemli arkeoloji müzeleri içerisinde yer almaktadır. Atatürk’ün yeni başkentin merkezinde bir Eti Müzesi açmak isteği ile büyümüş bir müzedir. İlk kuruluş tarihi 1921 yılında Kültür Müdürü Mübarek Galip Bey tarafından olmuş. Atatürk’ün Eti Müzesi fikri, etraftaki illerden de buraya eserlerin gönderilmesiyle son bulmuş. Tarihi eserlerinin yüksek bir sayıya ulaşması,sergilenmesi için daha büyük bir yer gereksinimi beraberinde getirmiş. Bunun üzerine, kendileri de tarihi olan, şu an bulunduğu iki yan yana bina tercih edilmiş. Binaların her ikisinin de, kitabeleri kayıptır ve 1881 yılındaki büyük yangından itibaren kullanılmamaktadır. 1464 yılı tarihli Mahmut Paşa Bedesteni ile II. Murad dönemi (1420-1450) yılları arasında var olan Kurşunlu Han böylece restorasyon geçirip, müzenin binası haline gelmiş.

Bu önemli müze, 1997 yılında Avrupa’da yılın müzesi seçilmiş. Sadece kendi bölgesinde bulunan eserler söz konusu olduğunda dünyanın en zengin ve önemli müzelerinin içerisinde ilk sıralarda bulunan Anadolu Medeniyetleri Müzesi, tarihin en eski dönemlerinden, önemli eserleri ve tarihi kalıntıları, meraklıları için sergilemekte.

MidasSergilenen eserler içerisinde, meşhur Frig Kralı, Eşek Kulaklı Midas’ın mezar odasından çıkarılan eşyalar, tahtı ve kafatası da bulunmakta. Mutlaka vakit ayrılıp, saatlerce gezmeniz gereken yerler içerisinde.

Anıtkabirweb

Anıtkabir

Anıtkabir

Anıtkabir, her halde Ankara için en önemli ziyaret yerlerinden birisi. Sonuçta, Ankara’yı Ankara yapan liderin Anıt Kabir’i. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 yılında hakkın rahmetine kavuştuktan sonra, Türk halkı atasına bir anıt mezar yapmayı ister. Belirlenen projenin, daha önce burada bulunan rasathane yüzünden Rasattepe adıyla anılan yerde yapılmasına karar verilir. Ancak burada M.Ö. 12. yy.’dan kalma Friglere ait tümülüsler de bulunmaktadır. Bunlar arkeolojik kazılar ile çıkarılıp, Anadolu Medeniyetleri Müzesine verildikten sonra, Anıtkabir’in yapımına başlanmış.

Bugün, Aslanlı Yol üzerinden yürüyerek girdiğiniz zaman sizi İstiklal ve Hürriyet Kuleleri karşılar. Bu kulelerin önünde 3’er kişi olmak üzere kadın ve erkek figürleri bulunmaktadır. Kadın figürler, Atatürk’ün vefatını metanet ile karşılayan Türk kadınını temsil ederken, erkek figürler içerisinde bir Mehmetçik, bir çiftçi ve bir eğitim almış Türk genci bulunmaktadır.

Yolun sonuna gelindiğinde sağda Mehmetçik Kulesi ile başlayarak, Zafer Kulesi, Barış Kulesi, 23 Nisan Kulesi, Misakı Milli Kulesi, İnkılap Kulesi, Cumhuriyet Kulesi ve Müdafa-i Hukuk Kulesi bulunuyor. Kulelerin ortasında Tören Meydanı var. Yine Avrupa’nın en uzun tek parça bayrak direği de yine burada yerini almış durumda.

42 basamaklı mermer merdivenlerini çıkarak, dev bronz kapıların açıldığı Şeref Salonuna giriyorsunuz. Şeref salonunda gördüğünüz Mozole ise esasen Atatürk’ün mezarının olduğu yer değil. Buranın altında bir mezar odası bulunmakta ve mezar, bu odada direk toprağa gömülü durumda. Mezarın etrafında tün Cumhuriyet illerinden getirilen toprak ve KKTC toprağı bulunmakta.

Yine Anıtkabir de bulunan müzeler, size hem kurtuluş savaşı hem de Atatürk ile ilgili detaylı bilgileri verebilecek şekilde hazırlanmış durumda.

 

logo

Yurt dışı gezi rehberi olarak hazırlanan Turrehberin'de sizlere, dünyanın birçok noktasını tanıtmanın haricinde, ülkemizden ilgi çeken yerleri de beğeninize sunuyoruz. Çeşitli gezi haberlerinin haricinde, kimi zaman garipsediğimiz olayları da sizlerle paylaşıyoruz. Gezginler için sanal bir Han olmaya başlayan sitemiz için, sizin de tavsiyelerinizi bekleriz. 

Bizi Takip Edin

  • TWITTER

    Bizi takip edin, haberdar olun

  • INSTAGRAM

    Instagram'da da varız

  • PINTEREST

    Bizi Pinlemeyi unutmayın!

  • FACEBOOK

    Takip edin ve Paylaşın

  • YouTube

    Abone olup video izleyebilirsiniz.

  • E-POSTA

    Soru sormak bedava :)

Güney Amerika

Pasifik

Copyright 2015 © All Rights Reserved / Tüm hakları saklıdır.

Hosted by PBS Tasarım

Site Haritası

Gizlilik Kuralları