AnkaraGezerkenTürkiyeÜlke/Şehir Rehberi

Güvenpark

Şehrin orta yerindeki güven parkı

Lisede olduğum yıllar her yaz tatilinde Ankara’da yaşayan teyzemin yanına gelirdik. Büyük şehri, Cumhuriyet’in izlerini ilk keşfedişim annemin bize hediye ettiği bu Ankara gezileriyle başladı. Güvenpark ile ilk tanışmam da işte o yıllara rastlar. Bir gezi sonrası annem ve kız kardeşimle parkın mermer banklarında dinlenip, seyyar satıcıdan aldığımız bir kese kâğıdı dolusu kirazı yememizle başlar. Tüm heybetiyle arz-ı endam eden heykeller ve bir avuç kiraz. İşte hatıramdaki ilk Ankara Güvenpark anısı budur.

Güvenpark’lı yıllar

Uzun yıllar süren Ankara maceramızda bir dönem işyerimizin Kızılay’da olması sebebiyle işe gidiş-dönüşlerde Güvenpark içinden geçerek evimize ulaşırdık. Hatta bizler için parkta heykellerin önünde fotoğraf çektirenler sohbet konusu olurdu. Onlar mutlaka turisttiler. Ankara’ya gezmek için geldikleri kesindi. Ankara’da yaşayanlar için Güvenpark ve bunun gibi simgelerin önünde fotoğraf çektirilmezdi. Ne yanlış bir algı. İşte şimdi bir dönem bizi etkisi altına alan o düşüncelere inat, yazarak ve fotoğraflayarak bu simgeleri o şehrin sakinlerine anlatıyoruz. Çünkü o simgeleri gelip geçen turistler değil, o şehrin sakinleri sahiplenecektir.

Güvenpark’ın hikâyesi genç Cumhuriyet’in taze başkentinin imar planlamasıyla başlar. Modern, çağdaş, örnek ve en önemlisi yeşil bir kent oluşturmak için bir imar planına ihtiyaç vardır. Şehir planlama yarışması açılır ve Atatürk’ün de incelediği başvurular arasından bir seçim yapılır. Yarışmayı Prof. Dr. Hermann Jansen kazanır. Alman şehir plancısı Jansen Ata’mızın istediği yeşil şehir için uygun imar planlarıyla bu bozkır şehrini bambaşka bir renge bürüyecektir. Ağaçlarla çevrili büyük bulvarlar, şehrin orta yerinde yemyeşil bir park ve çağdaş yaşam alanları hedeflenmiştir. İşte şehrin tam orta yerindeki parkın temelleri böyle atıldı.

Güvenpark heykelleri ne anlatıyor

Güvenpark Anıtı’nın üzerindeki heykeller gerçekten göz alıcı, adeta şaheser. Anıtın Kızılay’a bakan cephesinde, biri genç diğeri yaşlı erkeği simgeleyen bronz heykeller dikkat çekici. Yaşlı adamın elindeki sopa düşmek üzere. Bu sopa güvenin simgesi. Zaten parkın adı da Kurtuluş Savaşı’nda yorgun düşen halka güven mesajının verilebilmesi için Güvenpark olmuş. Daha güçlü yapıda betimlenen genç figür ise sopayı alarak güven duygusunu nesilden nesile aktarmayı temsil etmektedir. Bu heykellerin altında Atatürk’ün “Türk Öğün Çalış Güven” sözleri tunç harflerle yazılmıştır. Güvenpark AnıtıBu yazının sağında bulunan bir grup figür polisin, soldaki figürler ise jandarmanın halka yardımını anlatmaktadır. Bu heykelin hep bu yüzü hatırlansa da, arka yüzündeki heykeller de çok önemlidir. İki çıplak erkek tasviri, ulusun yaralarını saran kahramanları anlatır. Bu figürlerden sağda olan modern çağdaki güveni, solda olan ise birliği temsil etmektedir. Diğer figürler de halkı, köylü ve çiftçiyi betimler.

Anıtın Bakanlıklar tarafına bakan yüzündeki heykellerin altında, anıtın yapıldığı tarihin Romen rakamlarıyla yazılmış kabartma figürü de dikkat çeker. Güvenpark ve çevresi, yapıldığı yıllar olan 1930’lardaki ilk planda, yaya ve bisikletlere ayrıcalık tanıyan bir gezinti yolu şeklindeymiş. 1950’li yıllardaki yol genişletme çalışmaları ve 1970’li yıllarda açılan dolmuş ve otobüs duraklarıyla parkın yeşil alan bölgesine bıçak vurulmuş. Dünyanın her yerinde kent meydanları hep önemli olmuştur. İstanbul için Gezi Parkı neyse Ankara için Güvenpark da odur. Bu yeşil alanlar kent meydanlarının nefes alanları, buluşma noktaları ve simgeleridir.

Peki Güvenpark bugün ne durumda? Her Ankara ziyaretimizde mutlaka Kızılay’a gider, Güvenpark’ta gezer, arkadaki parkta bir bankta oturur anıları yad ederiz. Park, Kızılay’ın o hengamesi arasında kaybolmamaya direnir gibi bakar gözlerimize. Sessizce anlaşırız. Arka tarafta yer alan dolmuş ve otobüs duraklarının gürültüsü, bir yerlere yetişmeye çalışan şehir insanının çaresiz telaşları, Ankara’nın keskin soğuğu ve kiraz yediğimiz o beyaz mermer banklar öylece durur. Sessizce. Sadece bilenlerin duyabildiği o çığlık çığlığa sessizlik.

Yazı ve Fotoğraflar: Gonca SAĞLIK

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Bizi sokağa çıkma yasağı olan bugünlerde evimizde otururken Kızılay’a belki de uzun zamandir farkında bile olamadığımız her Ankaralının mutlaka bir anısının olduğu Güvenpark’a götürdünüz. Ne güzel anlatmışsınız. Teşekkürler..

  2. Neredeyse her gün içinden geçtiğimiz Güvenpark hakkında bilmediğimiz ne çok detay varmış, teşekkürler, kaleminize alkış..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu